romantik komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romantik komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2023 Salı

Ticket to Paradise

 Bu film gösterime girdiğinde İpek bana haber vermişti. Pandemiden beri sinemaya gitmemiştim ve bu filmi sinemada izlemek için can atıyordum. Derken annem düştü ve kollarını kırdı. Sonra tabii dışarı çıktığım günler oldu ama mümkün olduğu kadar evde onun yanında olmak istedim. İş güç de bitmiyordu haliyle sinemaya falan gitmedim. 
Derken online düştü ve yakın zaman evvel izledim bu filmi ben.

Filmin imdb puanı 6,2. 
Öyle çok sevdiğim filmler var ki benim puanı altılarda olan. Üstelik George Clooney ve Julia Roberts yani puanı bir olsa bile izlerdim. Nitekim beğendim. Çok keyifliydi. Bu kadar olur. Hoşça vakit geçireceğiniz bir laylaylom film izlemek isteyenlere.
George hayranı olanlara ise görsel şölen mahiyetinde ♥ 

31 Ağustos 2019 Cumartesi

27 Dresses

Ay ben filmi nasıl atlamışım!
Buralar iyice film bloguna dönmüştü ben bu filmi izlediğimde ama iyi film buldum mu yazmak istiyordum, çünkü film bulmak zor. Yine de film yazmaya bayağı uzun bir ara verdim sanıyorum, artık vakti geldi.

Benim tavsiyelerim önemli.
Herkes ödüllü filmmiş, sanat filmiymiş izlemek istemeyebilir benim gibi.
Ben sizler için yazıyorum ve buluyorum bu filmleri kardeşlerim :))

Mesela nereden buluyorum. Bir film ya da oyuncu için imdb'ye giriyorum, onu sevdiyseniz bunlardan da hoşlanabilirsiniz çıkıyor ya, oradan çok faydalanıyorum.
Genelde de yanıltmıyor.
Bu film bu şekilde izlediklerimden. Gerçekten şimdiye kadar izlememiş olmam şaşırtıcı.

Arkadaşlarının düğün gününde tüm sorumluluğu üstlenen onlar için canla başla çalışan gerçek aşkı da hep uzaktan izleyen bir nedimenin hikayesi.
Ah seveceksiniz♥

20 Haziran 2019 Perşembe

Isn't it Romantic

İşte beklentimden yüksek çıkan bir film.
Tam ihtiyacınız olduğunda tam ihtiyacınız olan filme denk gelirsiniz ya..
İşte ben de tam böyle bir film izlemek istediğimde bu filme denk geldim ♥


Nasıl izlemeye başladım bilmiyorum çünkü çok ön yargılıydım. Ama izleyince anladım ki ben baş rolü başka bir sarışın oyuncuyla karıştırmışım. Diğer sarışının filmlerini sevmiyorum. O açıdan şimdi nasıl oldu da izlemişim bilmiyorum :)
Eğlenceli, komik, romantik.
Klişelerle geçen klişelerle dalga geçen,yormayan sıkmayan güzel bir filmdi.
Eğer böyle bir film arıyorsanız ben tavsiye ederim.

21 Ekim 2018 Pazar

Set It Up

Artık gerçekten umudu kesmiştim, yok yani artık romantik komedi yapmıyorlar.
Love Rosie izledim en son ve dedim ki yuh!
Love Rosie imdb puanı 7.2 olan film ve benim romantik komediye olan inancımı bitirdi. Bunlar artık komik ve gülünç olmak adına her türlü pisliği yapar ve buna güler hale gelmişler.

Romantik komedi izlemek istediğim bir gün dedim ki eski izlediklerimden izleyeceğim yani yeni bir şey izlemeye gerek yok!
Ama her nereden kaydetmişsem Set It Up'ı kaydetmişim ve bu son dedim, bu film de güzel çıkmazsa tamam, bitti, izlemiyorum artık yeni bir şey. Lucy Liu oynuyor bir de, kıyamam ona. Ally McBeal'den beri severim ya, suratsız cool rolleriyle hele..

Neyse, Netflix filmiymiş. Ne varsa Netflix'te mi var artık nedir ;)
Kendilerine nefes aldırmayan patronlarının arasını yapmaya ve bu sayede onlar aşık olurken kendilerine zaman ayırabileceklerini düşünen iki asistanın komik halleri.
Güzel ve dozajında keyif veren bir filmdi.

Bu arada imdb puanı 6.5, ancak Love Rosie'yi ikiye katlar

21 Eylül 2018 Cuma

Edebiyat Ve Patates Turtası Derneği

Edebiyat ve Patates Turtası Derneğinden bahsedeceğim ama müsaadenizle öncesinde Something Borrowed'den bahsedeyim, aynı yanılgılara düşmeyin. Çünkü ben biliyorsunuz sadece sizin için izliyorum 😂

Nerede o eski filmer hakikaten ya!
Doksanlarda izlediğim romantik komediler nerede? Tükendi mi? NE?! Ben mi büyüdüm?! Sanmıyorum ama neyse haklı da olabilirsiniz.
Something Borrowed Türkçeye Ödünç Sevgili olarak çevrilmiş 2011 yapımı bir film. Türü için romantik komedi denmiş. John Krasinski, Kate Hudson ve Once upon a time dizisinin Pamuk Prensesi Ginnifer Goodwin oynuyor.


Yaşasın! dedim, Aranan kan bulundu. Bir hevesle izlemeye başladım ve sıkılmadım da aslında ama tabii umduğumu bulamadım. Bir de bilemiyorum en iyi arkadaşının sevgilisiyle yatmanın nesi romantik? Bir de John Krasinski'nin gereksiz mi gereksiz bir rolü varmış.
İlle de merak edenler için fragmanı izlesinler yeter derim.
Senaryo filme döndürülmeden evvel elime verilseydi, gerçekten harika bir filme çevirebilirdim ama artık çok geç.
Yine de John Krasinski izlemeye devam. Tutturacaksın John sana inanıyorum, gerekiyorsa kendin yaz adamım!

The Guernsey Literary and Potato Peel Pie Society isimli filme gelirsek...


İkinci dünya savaşı ve nazileri görünce biraz bozuldum açıkçası çünkü samimiyetsiz bir günah çıkarma olarak görüyorum bunu ve ne yaparlarsa yapsınlar hoşuma gitmiyor.
Ama bu film öyle değil. Aslında bir kitaptan uyarlama. Ve kitaplarla alakalı.
İkinci dünya savaşı sıralarında hiçbir şeyleri yokken her şeylerini paylaşan bir grup insanın kitaplar sayesinde hayata tutunuşu, kitabın birinden çıkan bir adrese yazmaları ve o adresten de bir yazara ulaşmaları.. Yazarın bu grup karşısında çok etkilenip onlarla tanışmaya gitmesi de falan da filan.
Güzel etkileyici yalnız uzun bir film. İki saat kadar. İki saat olmasa daha güzel olurmuş. Benim gibi İngiliz dizilerini izleyenler için filmde oynayanların simaları oldukça tanıdık.
Bu filme müsaade var izleyebilirsiniz. 😂

17 Şubat 2017 Cuma

Blended

Romantik komedi denilince akla gelen ilk filmlerden olan 50 ilk öpücük'te Drew Barrymoore ve Adam Sandler'ı izlemiştik.
Daha sonra beraber film çektiklerini bile duymamıştım görmemiştim.
Kuzenlerle bir gece ne izlesek derken ve onca duymadığım film arasında duymadığım bu filme rastlayınca bu olsun bu olsun dedim ve bu izledik.

Jim çok sevdiği eşini kaybetmiş Lauren ise sorumsuz kocasından ayrılmıştır. Bunların körlemesine randevusuyla açılıyor film. İnanılmaz sıkılıyor ikisi de ve hiç sevmiyorlar birbirlerini.
Lauren'in kız arkaşı Jen de erkek arkadaşı ile bir tatile gidecektir ancak vazgeçmiştir. Parası ödenmiş bir Afrika tatili Lauren'e çok iyi bir fikir gibi gelir ancak bilin bakalım Afrika'ya gittiğinde orada kiminle karşılaşacaktır :)
Tahmin etmesi çok da zor değil, değil mi? :)

Neyse işte çok keyifliydi izlemesi.
Benim gibi haberiniz yoksa bu filmden şöyle rahat, eğlenceli bir film izlemek istediğinizde izlemek üzere aklınızda bulunsun mesela.

22 Eylül 2016 Perşembe

The Nanny Diaries

Ben dadılı şefli filmleri çok severim.
Hiç söylemiş miydim?
Bu film de eski olmasına rağmen bir türlü izlememiştim.
Eski dediysem 2007 yapımı. Eh yani her şeyi gününde tüketen bir toplum için oldukça eski sayılır.
Belki de bu yüzden alt yazılı bulmanız biraz zor olacak.

Üniversiteden mezun olduktan sonra kendi alanında iş bulamayan Annie, zengin bir ailenin oğluna dadılık yapmaya başlar.
Çocuk oldukça şımarık, anne oldukça kibirli, baba oldukça ilgisiz.
Annie çok uzak olduğu bir dünyaya giriş yapmıştır uyum sağlama sırasında bizi oldukça keyifli anlar beklemektedir.
Filmde Scarlett Johansson'a Chris Evans eşlik ettiğini bilgisini de verelim.

Keyifli insanı yormayan güldüren bir film.

5 Kasım 2015 Perşembe

Kocan Kadar Konuş

Aslında bu filmi izleyeli oldu biraz.
Daha da yazmazdım ancak baktım tvde gösterilecek hemen yazayım, dedim.

Kitap da çok konuşulmuştu, aşırı övgü okuduğum için beklentimi karşılamayacağını düşünerek uzak durdum. Filmi de haliyle ilgimi çekmedi.
Aslında Murat Yıldırım'a bayılırım. Hem sonra Ezgi Molla'da nerede oynamış da sevimli gelmemiş ki bana?
Kitabı okumadan filmi izlemek bana yakışmayacaktı ama izledim. Evet bunu yaptım.

Otuzunda hala evlenmemiş toplum baskısı üzerinde derinlemesine hisseden bir kitap kurdumuz var baş rolde. Kimler kimler kendini bu rolle özdeşleştirdi acaba :)
Öküz bir sevgilisi var aslında o kadar da umutsuz değil. Hımm ya da lafımı geri aldım o kadar umutsuz.
Aile fertleri duruma el atacak ama ben size filmi anlatmayayım.
Çok esprili ve keyifli bir film.
O kız nasıl o hale geldi orayı hazmedemiyorum ama görmezden gelebilirim. Çünkü karşı taraf Murat Yıldırım. Daha azı için öyle aptallaşmasına dayanamazdım.

Filmi izledikten sonra evli-bekar tüm kadınlara ama yaşı biraz büyük olanlara önerdim.
Yirmilerine yeni girmiş birinin izlemesiyle otuzlarına yeni girmiş birinin izlemesi aynı şey değil.

Bir de bir şey soracağım, insanın Murat Yıldırım gibi lise arkadaşı mı olur ya?!
:))
Kocan Kadar Konuş isimli kitabı kitapçılardan temin edebilir (-ki ben bir de okumak istiyorum) kitabın filmini online olarak izleyebileceğiniz siteler bulabilir ya da perşembe -akşamıydı galiba- tvde izleyebilirsiniz.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Miss Pettigrew Lives For A Day

Bir gün çok canım sıkkın.
Normalde film/dizi orucundayım. İzlemiyorum.
Ama dedim ya çok sıkkın canım. Bir film izlemek için izin verdim kendime.
Öyle bir film olsun ki kısa olsun, eğlenceli olsun, yormasın.
Sonra nereden not almışsam bir fransız filmi izledim.
Ne kadar ağır, ne kadar uzun, ne kadar sıkıcıydı.. yani istediğimin tam tersi.

Aynı gün bir de sık kullanılanlara eklediğim bu filmi gördüm 90 dk ve o kadar eğlenceli görünüyordu ki...
Ama izleyemezdim. Değil miydi ki hakkımı kaybetmiştim, üstelik can sıkıntıma bir de baş ağrısı ve sinir eklenmişti.

Aradan belki aylar geçti. Ben film izlemek istediğim ilk anda bu filmi izledim. Cidden tam ihtiyacım olan eğlenceli, kısa film  buymuş.
Meğer Winifred Watson'ın 1938 tarihli romanından uyarlamaymış.

Konusunu anlatmamayı tercih ediyorum :) ama sizin için fragman ekliyorum.



Lee Pace de oyuncular arasında -ki "Pushing Daisies" hatıralarım canlandı.
Harika burunlu Amy Adams'ı anmadan geçemeyeceğim. Nasıl şeker, nasıl yakışıyor her mimiği.
Amerikan yapımlarının yeri ayrı ya..
Siz ne dersiniz?

9 Ekim 2014 Perşembe

Son Adım Aşk

Bir Adım Sen, Bir Adım Ben, Son Adım Aşk.
Bir Kimberly Fisk romanı.
Bir Debbie Macomber tavsiyesi.
Debbie Macomber  önerisiyle hevesle okuyup hayal kırıklığına uğradığım bir kitabım olmuştu geçmişte.
Bu da böyle mi olacak? diye düşünmedim değil.
Veee olmadıııı!!!


Daha önce bir çok iş girişimi iflasla sonuçlanmış Jenny aylar önce elim bir kazada kaybettiği nişanlısıyla beraber kurduğu özel hava yolu şirketine sıkı sıkıya bağlıdır. Ancak nişanlısının borç aldığı Jared ortaya çıkıp parasını istediğinde ona verecek tek kuruşu, ailesinden istemeye ise yüzü yoktur.
Jenny karşılayamadığı para yüzünden ortak edinmek zorunda kaldığı Jared'a borcunu ödemek için canla başla çalışacakken, Jared ise Jenny işi batırmadan parasını kurtarmanın derdine girecek birbirleriyle uğraşırken adım adım aşka ulaşacaklardır.
Tam bir romantik komedi. Tam!
Tahmin edilebilir bir hikaye olmasına karşın insan elinden bırakmak istemiyor.

Güzel bir yaz kitabı olabilirmiş ama sonbahardayız artık. Sonbahara yaz sıcaklığı getirmek ise size kalmış ;)

25 Haziran 2014 Çarşamba

Rab Ne Bana Di Jodi

Sende rabbimi gördüm.
Vaay.. nasıl yani?

Hint filmlerini izlemeyi bıraktığımı düşünmediniz, değil mi?
Çünkü izliyorum, bıkana kadar izlemeye devam. Böyle güzel filmlere denk gelirsem bıkmam da biraz zor olacak gibi.

Taani filmimizin esas kızı. Düğün günü evleneceği kişiyi kaybetmiştir. Taani'yi Anushka Sharma canlandırıyor. Söylememe gerek var mı bilmem ama bu hatun da pek güzel. :)
Suri esas oğlanımız. Bu rolde Shahrukh Khan'ı izliyoruz. Taani'nin babasının favori öğrencisidir ve babası ölüm döşeğindeyken bu ikisinden evlenmelerini rica eder. Taani için hayat bitmiştir. Evlense ne olacaktır evlenmese ne, mantığıyla kabul eder, babasını ve Suri' yi memnun eder ancak Suri'ye artık kimseyi sevemeyeceğini ve aşkın sadece ızdırap verdiğini, aşık olmadığı için çok şanslı olduğunu söyleyerek bütün yolları tıkar adeta.
Oysa Suri, Taani'ye ilk görüşte aşık olmuştur.


Bakalım Taani, Suri'ye nasıl aşık olacaktır?
Güzel güzel tüm filmi anlatacağımı sanmadınız değil mi? Bana göre fazla bile bilgi verdim. Ben filmi izlemeye başladığımda bu kadar bile bilgim yoktu.
Romantik komedi, danslar, eğlence ve hüzün bir arada. Müzikler harika! Dans sahneleri oldukça fazla ama konumuz buna müsait. İzleyince anlayacaksınız beni :) Bu arada danslar şahane!


Yalnız bu  filmi bana önerdiniz ama bence bu film izlenmeden evvel "Avaramu" isimli hint klasiğini izlemem gerektiğini söyleyebilirdiniz. Benim zaten listemde, izlemek istiyorum da bu filmde Avaramu'ya gönderme var. Neyse ki göndermeleri anlayacak kadar Hint sinema bilgim var:P
"Dhoom 3"den bahsettiklerinde de anladım da neden filmin sonunda Kajol'a, Rani Mukherjee'ye teşekkür edildi onu anlamadım. Filme konuk oldular da ben tanımadım mı yoksa! :s
Lütfen biri bana açıklasın ^.^

26 Mart 2014 Çarşamba

Austenland

Böyle beni çözmüş kişilerden seveceğimi bilecekleri tavsiyeler gelmiyor mu?
Mest oluyorum.

Austen diyarı, ah süper..
Jane Austen sevenlere yönelik bir kamp düşünün. Jane Austen romanlarındaki gibi yaşanan bir yer.
Austen severlere yönelik bir tatil imkanı.
Kostümler, atlar, arabalar..
Ve tabii aşklar..


30 yaşındaki esas kızımızın hayalindeki erkek Mr. Darcy'dir. Hayalindeki erkeğin hayali bir karakter olması kadar cesur bir şey olabilir mi şu hayatta.
Ben seni anlıyorum Jane!
Keri Russel tarafından canlandırılan kızımızın adı Jane bu arada. Esas oğlandan spoiler olmaması için bahsetmiyorum.
Film yeteri kadar komik yeteri kadar romantikti bence. Özellikle Jennifer Coolindge tarafından canlandırılan Mrs. Charming'e ve sözde ingiliz aksanına kahkahalarla güldüm.



Filmin imdb puanı yüksek sayılmaz ama zaten bu tarz puanlamalarda romantik komedilerin pek şansı yoktur. Romantik komedi severleri, romantik komedi severler anlar.
Austenland'in kıymetini de Jane Austen severler!
:)
Kitaplarıyla benzeştiği ve bu durum gözlere sokulmadan yapıldığı için alkışı hak eden bir film.
Esas oğlanın asaleti, kızın çıkarsız saflığı, gözüktüğü gibi olmayan insanlar.. Bunlar Jane Austen kitaplarında rastlayabileceğiniz türden karakterler..
Tabii bir sanat eseri değil, ancak ben çok sevdim.
Orijinal dili ve yüksek çözünürlükte izlemenizi tavsiye ederim.

İyi ki böyle bir yer gerçekte yok, yoksa gitmek için yanıp tutuşurdum ^.^

3 Ocak 2014 Cuma

Film Önerisi İsteyen?

O kadar uzun zamandır film postu yazmıyordum ki, suçluluk duyuyorum.
Benim önerim olmadan film izleyemeyenlere karşı mahcubum :P

Aslında çok az film izliyorum. Post yazacak kadar biriktiğinde ise.. şey afilli bir neden bulamayacağım.. canım istemiyor. Canımı istemediği şeyleri yaptırmaktan vazgeçeli çok oluyor. Tavsiye ederim ^_^

Life As We Know It
(Başımıza Gelenler)


Başrollerinde yakışıklılar yakışıklı Josh Duhamel ile güzeller güzeli Katherine Heigl'in oynadığı romantik-komedi.
Çok komik ya da çok romantik değil. Yeteri kadar ikisinden de. Nicedir izlemek istediğim ancak fırsat bulduğum film. Ben severek izledim.

Konusuna gelince.. Bir çiftin en yakın arkadaşlarını çift yapmaya çalışması ancak bu kişilerin birbirlerinden nefret etmesinin akabinde, aynı çiftin bebeklerinin vaftiz ebeveyn olmaları, daha sonrasında vaftiz ebeveyn olmalarının getirdiği yükümlülükler.
Vay be sıfır spoiler ile konu anlattım size :)

Away We Go ve The Rebound


Away We Go filminin tek özelliği başrolü John Krasinski'nin oynaması. Benim için  öyle yani yoksa imdb puanı 7.1 ki bu oldukça iyi bir puan. John Krasinski severlerin sıkılmayacağı bir film ama gerisine tavsiye etmem.
The Rebound filminde eşinden ayrılıp yeni bir hayat kuran bu yeni hayatta genç bir de aşık bulan Catherine Zeta Jones'u izliyoruz. Beklentimi karşılamadığı yetmiyormuş gibi sıkıldım bile. Biraz uzun tutmuşlar bu konuya göre. Yine de İstanbul'u böylesi bir Hollywood yapımında görmek -kısa bir süreliğine de olsa- güzel.

Bir daha film yazımızda görüşmeden önce bir çok başka konuda görüşmek üzere ;)

13 Kasım 2013 Çarşamba

Lie To Me

Listemde olup bir türlü fırsat bulamadığım bir dizinin daha üstünü çiziyorum.
Listeme sadık kalmayı severim, dizi süper çıkınca daha da!

Yoon Eun Hye'nin bir çok dizisini izledim. (bknz Goong, Coffee Prince, Miss You)
Hayranı olmak bu diziye kısmetmiş :)


İşte bu sözler Gong Ah Jung'u 'evliyim' diye yalan söylemeye iter ve ortalık karışır. Haksız mı ama? Vaktiyle arkadaşı, kızın ilk aşkına kancayı takmış. Onlar evlenmiş, Ah Jung ise bir daha kimseyi sevememiş.

Boşluk dolduran arkadaşları Hyun Ki Joon ile evlendiğini ortaya atar ve dedikodu öyle bir yayılır ki işin içinden çıkması zor bir hal alır.



Hyun Ki Joon baştan aşağı karizma. Ulusal yakışıklı! Hyun Ki Joon rolünde izlediğimiz Kang Ji Hwan, dünyanın her yerindeki yakışıklı standartına uygun.

Neyse ne diyorduk :)

Yüzük gösterme dersi alın! Bu yüzüğü gördüğü zaman çıkardığı ses için bile bu dizi izlenir!

Çok eğlenceli, birbiri ardına izlemekten keyif alacağınız bölümler sayesinde 16 bölüm nasıl bitecek anlamaycaksınız.
Biraz Nabrut esintileri yok mu bu yazıda? Ekran görüntüleri almalar falan, he? Üzüm üzüme baka baka kararır, diye bir ata sözü olmasaydı ben icat ederdim.
Nabrut'un Lie To Me yazısını okumadan geçmeyin. Hatta bu yazıya bırakacağı yorumu da okumalısınız gibi bir his var içimde.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

City Hunter - Lee Min Hoo - Ve Stili

City Hunter. Bitmeyen dizimiz oldu.
Aksilikler mi girdi araya yoksa Ramazan mı bilemedim. Yavaş ilerledik diziyi izlerken.


Ben şimdi diziyi yorumlarken biraz konuyu dağıtacağım, o yüzden diziyi izlemiş olanlar yorum bırakırsa, diziyi izlemek isteyenler için güzel bir referans olur. Aynı zamanda izlemeyi düşünenler yorumları okumayı ihmal etmesinler, demek oluyor bu.


Lee Min Hoo.
1987 doğumlu Kore'nin sayılı estetiksiz güzellerinden biri olan Lee Min Hoo bu dizide benimle aynı zamanda doğmuş Lee Yun Seong'u, Nam-ı diğer City Hunter'ı canlandırıyor.
Hay Allah bak yaşım çıktı ortaya. Ama sevinmedim değil. Bana ne oluyorsa?! :)

Bir intikam uğruna daha kırkı çıkmadan annesinden koparılan bebecik türlü eğitimlerden geçerek kusursuz bir intikam makinesine dönüşüyor.. derken, hayır, vicdan sahibi bir City Hunter'a.. Hayır hayır 'şiti hantır'a dönüşüyor.
Çok tatlı değil miydi şiti hantır demeleri? ^.^

Bu yazı uzun olacak besbelli...


Lee Min Hoo olur da aşk olmaz mı? Olur. O da var. Bizim gibi romantizm severleri kesmez ama var. Hatta ben bu kadar bile beklemediğim için çok bile geldi.

Bolca entrika var. Anlatamayacağım kadar çok, çünkü anlamadım *_*

Ve muhteşem dövüş sahneleri var. Ne kadar yakışmış Lee Min Hoo'ya anlatamam.
Gülüşü kadar güzel dövüşü.
Ahanda şair oldum. Sabredin. Unutmayın beni seviyorsunuz.

Sonra iyi mi kötü mü anlamadığımız ama yakışıklı olduğu konusunda hemfikir olduğumuz savcı var:


Diziye girdiği andan itibaren surat ifadesi değişmeyen yardımcımız var. Adamın tipini gördükçe güldüm. Bi' değiştir mimiklerini ya bi' şaşırt beni:


Lee Min Hoo var. Onu demiştik değil mi? Lee Min Hoo'nun kısa ve renkli pantolonları var. Hatta leopar pantolonu...
Neyse unutmak istiyorum..
Yine de bu kıyafetleri kimse onun gibi taşıyamaz.


Çok ilginç saç kesimleri var.
Ya şu çocuğun saçlarını gözlerinin önünden bir çekin diye çıldırarak izledim mi? Evet ama muhteşem saç kesimli olan bir tek o değildi.
Savcının saç modeli, o kiralık katil midir nedir onun saç kesimi, Mr. Spock'ın Kore versiyonun saç kesimlerine ne demeli?


Kore'de kuaförler iyi para alıyor olmalı. Zira ciddi bir emek var.
Kadınların saç kesimleri ne kadar güzel ve sade ve klasikse erkekleri bir o kadar değişik.


Bay 'Uzun Bacak' ve Bay 'Daha Uzun Bacak'.


Dizide Kim Na Na'yi canlandıran, 1986 doğumlu Park Min Young -esasen bir model olan oyuncu- ve Lee Min Hoo ile bu diziden sonra sevgili olmuşlar. Ben kızı sıradan bulmuştum ama sonradan onayı verdim. Şimdi ise nasıl sıradan bulmuşum diye şaşırıyorum.


Bir dizi ve bir dizi yorumu daha burada son bulurken yapımda ve yayında emeği geçen tüm Korelilere, izlerken bize entrikaları açıklayan Büş'e, bitmedi bu dizi diye söylenen Nabrut'a ve biz koreyi skandallardan korurken AGD izleyen DürriYekta'ya teşekkürleri bir borç bilirim.

Not: Ben BOF için izlediğim en kötü sondu demiştim. Düzeltiyorum bu dizi tüm kötü sonlara on basar :)

24 Mayıs 2013 Cuma

City Hall Ve Queen In Hyun's Man

Hiç yapmadığım bir şeyi yapıp iki diziyi bir yazıda yorumlayacağım.
Haliyle kısa olacak.
Yazmamaktan iyidir. Çünkü ikisi de izlemeye değer diziler.
Böyle dedim ya artık yazının geri kalanını okumazmışsınız :)

City Hall


Esas kızımızı "My name is Kim Sam Soon"dan (Kim Sun Ah), Esas oğlanı "Greatest Love"dan (Cha Seung Won) tanıdığımız bir dizi.

Kim Sam Soon'dan tanıyorum dediğime bakmayın o bilgi bana verilmese mümkün değil kadını tanıyamazdım. Kadın, verdiği kilolarla incelirken sesi de incelmiş sanırım. Nasıl bi' değişim?!
Ama nasıl çılgın, nasıl komik.
Özellikle ilk bölümlerde çok eğlendim. Sonra romantizm dozu da, komedi dozu da güzel bir seviyede ilerledi.
Dizinin konusu bu, derken bakıyorsunuz yan hikaye, dizi gelişiyor da gelişiyor.
Esas oğlanımız ise burada daha genç. Ve yelekli takım elbiseleri sayesinde ben bu halini daha çok seviyorum ama Nabrut olgun hali daha iyi diyor.
O yüzden siz iki diziyi de izleyip kararı kendiniz verin bence :)
Ve mutlaka Nabrut'un bu dizi için yazdığı yazıyı okuyun! (Ben tekrar okudum mesela ^_^ )

Queen In Hyun's Man


Bu kızımızı da (Yoo In-na) "Greatest Love"dan tanıyormuşuz. O kadar bahsi geçti diziyi izleyin madem ;)
Bu kıza o dizide nasıl deli, oldum nasıl uyuz oldum, nasıl gıcık oldum?! Hatta, izlemeyelim, bile dedim.
Ancak bu dizide; nasıl şeker, nasıl tatlı.. Ayy sırf bu kızın halleri, o güzel ağlayışı için bile izlenir.
Bu kızı ağlarken görünce insan insanlığından utanıyor.
Romantik-komedi- fantastik türünde. İzlenmeli bence. Bu yazı da muhakkak okunmalı ;)

7 Mayıs 2013 Salı

Couples - Sunny - Chiling Romance (Güney Kore Filmleri)

Artık düzenli olarak yazacağım desem de, işler her zaman beklediği gibi gitmeyebiliyor.
Hem hayatı dolu dolu yaşayıp hem sosyal medyaya vakit ayırabilen insanlara şaşıp kalıyorum.
Ben de onlardan biri olmak istiyorum :)

Uzun zamandır film yorumlamamıştık değil mi?

Coupless


Bu film için söyleyecek çok belirgin bir şeyim yok aslında. Oyuncular ve ara hikayeler çok güzel. Kaderin ağlarını nasıl ördüğüne dair incelikler harika. Sadece film biraz uzun, biraz kısa tutup azıcık daha romantizmi arttırsalarmış muhteşem olacakmış. Başrolümüzü -ki adının sonradan Ju-hyuk Kim olduğunu öğrendim, çok beğendim ve kızı da -Yun-ji Lee, ona çok yakıştırdım.
Bence izlenmeli, ama geniş bir vakitte ;) Bakalım Nabrut ne demiş bu film hakkında?

Sunny


Bayılırım böyle filmlere!
Öncelikle online izlerken biraz sorun yaşadım ama ısrarla izledim. Şimdilerde 40'lı yaşlarını süren ve 10'lu yaşlarında bir grup olan ve grup adları da "Sunny"  olan kız arkadaşları konu alıyor. ^_^
Kendimden yerler bulduğum bu filmi bizim kızlara  izletmek isterdim ama onlar bırakın izlemeyi, güney kore postu oldugunu görünce yazıyı okumazlar bile :)

Chilling Romance


Hala izlemeyen var mı?
Listemin en başlarında olmasına rağmen nasıl bu kadar geç izlerim?!
Ben ciddi ciddi korktum filmi izlerken. Güldüm de. E film aynı zamanda romantik de..
Yani izlenmez mi? Konusunu okumayın bile, kurulun köşenize ve basın play tuşuna...

25 Nisan 2013 Perşembe

The Greatest Love

안녕하세요!!
Bu dizi aslında benim ödevimdi.
Şöyle ki, biliyorsunuz twitter film clubımız sayesinde Büşra ve Nabrutsuz dizi-film izleyemez oldum. Bu arada gittikçe genişliyoruz;)
Ancak onlar bu diziyi izlemişlerdi, ben izlememiştim. O yüzden onlarsız bu diziyi izlemek ödevimdi.
Ben Greatest Love'ın romantizm yüklü eğlenceli dakikaları içinde kaybolurken onlar I'm Sorry I Love You ile ile hüzünden depresyona gark oluyorlardı, evet elbette onların da ödevi vardı :)


Dok Go Jin kalbinden rahatsız çok ama çok ünlü bir film yıldızıdır. Gu Ae Jung ise bir dönemin çok popüler kız grubunun dağılmasına neden olmuş ve toplum tarafından pek sevilmeyen, antipatik ünlüler kategorisinde yer alan bir solisttir.

Hayatımda bu kadar çirkin giyinen bir başrol daha görmedim. Hele ki her fırsatta korelilerin modada öncü olduklarını gözlemlerken bu kadının birbirinden zevksiz kıyafet tercihleri, üç kuruşluk göz zevkimin.. nasıl desem yani.. Olan da gitti yani.


Ancak, Dok Go Jin yıllar önce kalbinden ameliyat olurken, doktorunun  Gu Ae Jung'ın söylediği şarkıyı dinlemesinden midir bilinmez, boylu poslu karizmatik mega starımız Dok Go Jin bu sünepeye aşık oluyor.
Kız sünepe falan ama çok güzel bir kalbi var.
Öyle de yiğidi öldürür hakkını yemem!


Dok Go aşık oldu dedik de, o da öyle kolay değil biliyorsunuz, türlü kabalık zorbalığına katlandı Gu Ae Jung.
Zaten bu kore dizilerinin başında esas oğlan ne kadar kabaysa, sonunda o kadar harika bir aşık çıkıyor.
Reply'deki esas oğlanımız hariç, onun yeri işte bu yüzden çok ayrı ;)


Misal yukarı paylaştığım görsel, program için kurbağa kostumu giymiş Gu Ae Jung'ın turnikelerden geçemediğini görünce Dok Go Jin biranda geliyor kucaklayıp turnikelerden geçiriyor ve hiç birşey demeden gidiyor.


Çok sevdiğim sahnelerden biriydi.
Bir diğer sahne Dok Go Jin'in ameliyatından önce, Gu Ae Jung'ın çıkacak olan single parçasını terasta dinledikleri sahne. Aaa bir de arabadan uzanıp kızı öptüğü sahne var. Uzun zaman oldu ben bu diziyi izleyeli, bu kadar şey hatırlamam ne hoş ^_^


Bu dizinin en şahane yanı şüphesiz, göz kamaştıran bir yan rol olan; doktor. Utanır insan bu kadar güzel yan rol olunur mu?!


Gu Ae Jung'ın bir de dünya tatlısı yeğeni vardı ki sormayın. Doktorun ona aldığı kurabiyeleri yerken kendini Dok Go Jin'e ihanet ediyor gibi hissettiği, Dok'un da onu teselli ettiği sahne muhteşemdi!

- Seni düşünüp yememeye çalıştım..
- Tüm hayatın yedi yılı kapsıyor başkalarını düşünmemelisin!

Çok uzun bir yazı oldu, ama bu yazının birçok görselini bana temin eden Nabrut'a bu dizi hakkında yazı yazdıramayınca yazdım da yazdım, daha yazardım da saat gecenin üçü.

28 Şubat 2013 Perşembe

Türk Sineması

Hafta sonu yaklaşırken bir amme hizmeti.
Son haftalarda gittiğim bir kaç filmin yorumu.

Hükümet Kadın ile başlayalım.

Afişi sizi yanıtmasın hiç fena bir film değildi.
Bir kere kahkaha attım o kısımda da benden başka kimse gülmedi.
Ama salon yerlere yattı gülmekten.
O kadar gülünecek ne vardı anlamadım. Hatta Şeyda, hiç mi espri duymamış bunlar ilk defa mı sinemaya geliyorlar, gibi cuk oturan bir tespitte bulundu.
Şahane değil belki ama güzel. Güldüren, düşündüren, duygulandıran, hoşça vakit geçirmeniz için ideal bir film.

Romantik Komedi Bekarlığa Veda


Hükümet Kadında gösterilen fragmanı üzerine bu filme de gitmeye karar verdik. Ancak nasıl unutmuşum ben birincisini sevmemiştim ki ikincisine gidiyordum.
İlk yarı sıkıntıdan çatladım ikinci yarı açılır dedim, ikinci yarı ilk yarıya rağmen daha güzeldi.
Engin Altan Düzyatan ise çoook (ama çooooookkk) güzeldi.

Kelebeğin Rüyası


Merakla, heyecanla ilgiyle beklediğim filmdi.
Salon hıncahınç doluydu, tek boş koltuk bizim çantalarımı koymak için de bilet aldığımız koltuktu.
Bu filmi kötülemeye içim el vermiyor ama sıkıldım izlerken.
Biliyorum bir kaç ateşli taraftar diyecek ki, anlamıyorsun filmden. Ben de zaten salondan çıkarken bunu dedim, anlamıyorum herhalde filmden. Ama bir kişi ağlamadı bizim salonda!
Ağlayanlar acaba nerede ağladı, diye günlerdir düşünüyorum, yok.
Sanat filminden hallice, yani biraz daha fazla replik olan bir filmdi bana göre.
Yalnız oyuncular muhteşem. Kıvanç Tatlıtuğ muhteşem üstü bir insan, bir oyuncu.

Beni yalnız bırakmayın. Bu filmlere gittiğinizi biliyorum. Yorumlarda güzel şeyler söyleyin ki, öyle meydanı boş bulup atıp tutmuş gibi olmayayım :)