21 Ağustos 2021 Cumartesi

Arachnoid Mater

 Bu bir seri ve serinin ilk kitabı: Pia Mater. 
Pia Mater yazımı okumadıysanız tıklayınız.

Öncelikle bu kitabı okumaya başladığımda bir seri olduğunu bilmediğimi ama okumaya başlayıp seri olduğunu öğrenince çok sevindiğimi söylemek isterim. 
Hala bu seriye karşı olan hislerimi bilmeyen varsa en derin şekilde anlatabildiğimi umuyorum:)



Pia Mater biter bitmez başladım. Ay dedim sıkıcı mı olur, araya başka kitap mı soksam, ama tabii kitap elimde olmasa gene neyse biraz beklerdim de rafta duruyordu nasıl dayanırdım, hemen başladım.

Pia Mater'ın kurgusuyla kafamızı allak bullak eden Serkan Karaismailoğlu bu kitapta da aynı vuruculukta hikayesine devam ederken, yine kaynak gösterdiği bilgileri en basit haliyle bizlere sunarak norönlarımıza bayram yaşatıyor.

Temposu hiç düşmeyen bir kurgu okuyorsunuz bir kere. Tam hee böyle miymiş anladım derken hikayenin başka yönünü öğreniyorsunuz. O açıdan da asla bunaltmayan ama beni en çok arada verilen bilgilerle mest eden serinin ikinci kitabı.

Ve serinin 3. kitabı da dün yani 19 ağustosta görücüye çıktı. 
Okumayanlar varsa hadi gene iyisiniz, peş peşe okuyabileceksiniz. 
Okuyun okutun, bana da yorum yazın.

Benim de sıradaki kitabım Dura Mater olacak inşallah

20 Ağustos 2021 Cuma

Pia Mater

 Kitap alırken, bu satın alırken de olur birinden ödünç alırken de, neye dikkat edersiniz?
İllaki size birinin önermesi mi lazım? Yoksa kapağı ya da adı mı?
Böyle sorularla başladığıma göre benim cevaplarımla devam etmemiz gerekir.
Ben tam olarak şuna dikkat ederim diyemem. Bazen adı, bazen kapağı, bazen bir yorum bazen bir alıntı.
Pia Mater bana sorarsanız oldukça popüler bir kitap. Okumadan önce de çok kişinin elinde gördüm ama dikkatimi çekmedi. Kapağı hayır, ismi hayır. 
Ama sonra bir arkadaşım alıntı paylaştı. Alıntıyı hatırlamıyorum ama onu okuyunca dedim ki bu kitabı okumalıyım. 
İyi ki okumuşum.



Kitap.. hmmm.. nasıl desem ortadan başlıyor, sonra başa sarıp ortaya gelip devam ediyoruz. 
İlk açılışta daha ilk bölümde çok gerildim. Okuyanlar ve hatırlayanlar hatırlayacaktır, hiç böyle olmamıştım dar alanda kalan benmişim gibi darlandım. Bu şekildemi devam edecek, okuyamam diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Konusunda değinemeyceğim. Ya ben zaten bu konu işini beceremiyorum hepsini anlatasım geliyor. Ama kitap sadece bir roman değil, Karaismailoğlu adeta okuduğu makaleleri bizim seviyemize indirerek açıklamış, romanın yanında okurken birçok şey de öğreniyorsunuz.

Çok beğendim. Çok.
Hemen ardından serinin ikinci kitabı Arachnoid Mater'ı da okudum. Onun yorumu da hemen bu yazının ardından geliyoooor!

30 Temmuz 2021 Cuma

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2

 Ahmet Şerif İzgören, çok sevilen videoları defalarca izlense doyulmayan, güler yüzlü, çalışkan ülkesini çok sever bir yazar, akademisyen. Kitaplarındaki dil konuşur gibi çok akıcı, çoğunu bir oturuşta okuyabilirsiniz belki ve sonra döner tekrar bakarsınız.
Paylaşım dünyasında, kitaplarında yazdıkları şeylere, videolarda, instagramda, twitterda rastlamak mümkün. Bu kitabın ilkini mesela; "Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır"ı bu aralar okusanız birçok yer çok tanıdık gelecektir, daha önce okumuş ya da dinlemiş olmanız muhtemeldir. Ama bu kitabın ne kadar ihtiyacımız olan gerçekleri söylediğini değiştirmez.


Neden böyle başladım. Çünkü ikinci kitabın başında Ahmet Şerif İzgören diyor ki, bu kitapla önceki arasında neredeyse 20 yıl var. O kitap için öyle güzel dönüşler aldım ki ikincisi için kendimi borçlu hissettim. Bunu yazarkende daha önce bir yerde bahsetmediğim, yazmadığım konular olmasına dikkat ettim.
Gerçekten de öyle. Ha bence ana temamız olan çalışmak, vazgeçmemek, başkaları için yaşamamak aynı. Tabii ki bu sosyal medya, ekran başında geçirdiğimiz süreler de eklenecekti.
Neyse Ahmet Şerif İzgören'in daha önce bahsetmediği, kitabı okuyacaklar için tekrar olmayacak yazılarını okuyacaksınız bu kitapta. Ama tutup bir sene sonra okursanız ve yoo bunu ben bir yerde okumuştum/görmüştüm/duymuştum.. e o da geç kalmışsınız demektir :)

Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde, okuma süremizin iyice azaldığı şu günlerde, kendinizi iyi hissettirecek ferahlatacak bir kitap önerisiydi.
Dikkate almanız dileğiyle.

28 Temmuz 2021 Çarşamba

Diana'nın Yeğeni Kitty Spencer'ın Düğünü

Öncelikle Kitty Spencer'ı bi' hatırlayalım.
Meghan&Harry düğününün en gözde ismiydi belki de.
Ona müstakil bir yazı bile yazmıştım. (Hatırlamak istenler Kitty Spencer tık tık)
Uzun zamandır yazmayışımı hele hele düğün dernek yazmayı çoktan bırakışımı Kitty Spencer için bozuyorum.
Oh be özlemişim!!


Öncelikle gelinliği ilk gördüğümde çok beğendiğimi söylemeden geçemem. Ne kadar zarif, ne kadar güzel dedim, şimdiki kızlar bu geline özenecekler ama onlar giydiğinde böyle durmayacak ama olsun dedim. Çok beğendim kısaca. 

Ancak yanındaki kim?
Babası Charles Spencer'ı tanımasam babası diyeceğim.


Kitty'nin evlendiği adam ünlü moda milyoner Micheal Lewis. Kitty'den 32 yaş büyük. Haber sitelerinin yazdığına göre Kitty'nin babası Charles Spencer'dan  5 yaş büyük.

Bitti mi? Bitmedi. 
İtalya'da gerçekleşen düğüne İngiliz Kraliyet ailesinden kimse takılmadı. Salgın hastalıktan ötürü çok da şaapmamak lazım, dedikodu kazanı kaynatmayalım hemen.
Dahası.. Kitty gelinlik dışında birbirinden güzel 4 kıyafet daha giydi.
Görelim.





Açıkçası o gelinliği zaten bi' kere giyeceksin bir kere giy ama tadını çıkar değil mi?
Diğer elbiseler de öyle.
Çok güzeller!! Neden sadece yarım saat kalsın üstünde. Bir daha giyemeyeceksin..
Elbiseler Docla&Gabbana.
Aslında bakarsanız çok birbirine benziyor. 
Hepsini de çok beğendim keşke benim olsa. 🙈
En çok hangisini beğendim diye düşünüyorum karar veremiyorum. Siz en çok hangisini beğendiniz?

2 Haziran 2021 Çarşamba

Friends Reunion

 Ne düşünüyorum biliyor musunuz? 
Şimdi bu "Arkadaşlar" 17 yıl aradan sonra bir program için bir araya geldiler, eskileri yad ettiler. Ama birileri mesela dönemin gençleri bir yıl önce izlemeye başlamış mesela, sevmemiş bırakmış ya da sevmiş devam etmiş tüm bölümler bitmeden bir de bunlar reunion yapmış.
Hiç benim izlediğim zevki alabilir mi?

Ki ben de 17 yıl önce izlemiş bitirmiş değilim.
Ben hatırlıyorum bir ara (her popüler dizi gibi) Türk tvlerinde vardı birkaç bölüm izledik hatta bazı bölümleri döne döne izledik ama o kadar. Ben de birkaç yıl önce tüm bölümleri bitirdim. 
Yine de çok güzeldi bu bölümü izlemek.
Hele 17 yıl önce izlemiş bayılmış sonra aklına geldikçe sevdiği bölümleri izlemişler için daha güzeldir eminim. 

Bazı sahnelerde duygulandık, bazısında güldük, Matt LeBlanc'ın aldığı kilolara şaşırdık, aralarının iyi olmasına sevindik..
Böyle güzel bir işti.

Sanatçılar için de güzel bir duygudur, yaptığınız bir işten 17 yıl sonra bile övgü görmek mesela..

Neyse bakın şuraya bir link bırakayım. Daha önce Friends dizisine konuk o
lan ünlülerden bahsetmişim. Keşke devam etseymişim, çünkü bu kadar değildi konuklar tabii, yorulup bırakmışım. E takdir görmeyince böyle, yılıyorsun. Ama kendim için devam etseymişim iyi olurmuş.
Yazı güzel yazımı okuyun: Friends'e konuk olan friendler

12 Nisan 2021 Pazartesi

Suzan Defter

Herhalde Kitap kulüplerim olmasa bu son birkaç ayda hiç kitap okuamaycaktım.
Neden bilmiyorum?
Yani bir insanın vakti nasıl olmaz okumaya? 
Ey okumayan insanlar, nasıl okumuyorsunuz? Ne ile meşgulsunuz.

Kitap kulüplerimizde de maalesef pek de doğru seçimlere denk gelmedim. Gene de onlar okumaya vesile oldu. 
Bu ayda edebiyat yolu kitap kulübümüzün kitabı Suzan Defter idi.

Ayfer Tunç güçlü bir kalem. 
Bazı şeylerin etrafında dönüp dolsa da, merak ettireyim derken insanı bunaltsa da güzel, güçlü bir kalem.

Ama bu kitap, çok zayıf bir hikaye.
Günlük tarzında. Bir biriyle alakasız iki kişinin günlükleri bir sayfada biri diğerinde diğerinin günlüğü var. bölüm bölüm değil yani sayfa sayfa ayrılmış ve bu okumayı çok zorlaştırıyor. 
Bu da eksilerinden.
Zayıflığına gelince.. 100. sayfaya geldiğinde artık buhikayenin bir yere varmayacağını anladım ve bittikten sonra da neden anlattı ki bunu şimdi dedim. Derya'nın abisine olan aşkını hastalıklı buldum, kahramanvari bir altyapısı olsa anlaşılabilirdi ama neden bu hayranlık? 
Gene Suzan'da garip bir bağı var. Bu bağ, bu aşk, geçmiş anlatılmasına rağmen lüzumsuz, hastalıklı bir şekilde havada kalıyor. Gereksiz neden değinildiği belli olmayan karakterlerde mevcut.
Bayılanlar var biliyorum ama cidden hiç sevmedim. 
Bunu da buradan diyeyim de, daha güvenli, bloggerlara linç olmuyor artık :)
Gene de sen ne anlarsın diyecekler varsa, evet ben ne anlarım arkadaşlar en güzelini, en doğrusunuz siz bilirsiniz :)) 

21 Mart 2021 Pazar

Ayrılık Vakti

 Jodi Picoult’un


daha önce bir kitabını okudum ve çok sevdim. Sonra sahaflardan gördükçe aldım, çekilişini gördüm mü katıldım, hediye geldi falan derken birkaç tane kitabım oldu ama bir türlü okuyamadım. 

Aylin’in kitap kulübü sürüyor aylardır, Mart ayı kitabını da bana seçtirdiler sağ olsunlar, ben de uzun zamandır raflarda duran Jodi Picoultlardan birini seçiverdim. 


Ay ne bileyim böyle çıkacağını😒 başlar çok güzeldi ohh dedim herkes bayılacak, ortalara gelince amme uzatmış Aylin beni gebertecek dedim, sonunda da bu mu?! Dedim. 

O kadar saçmaydı ki! Gel de spoiler verme yani! Tabii ki kimse tahmin edemez böyle bi sonu, çünkü ana jenna nasıl.. neyse.. kitap kulübün canlı yayınında kimse tutmasın beni, spoilersız olmaz. 

Gelecek ay görüşürüz.