9 Aralık 2016 Cuma

Kelebek Adası Videosu

Uzun zaman sonra YouTube kanalıma bir video yüklemişken, bunu buradan duyurmamak olur mu?
Olmaz!
Olmamalı!
Aslında Sarah Jio'nun tüm kitaplarına toplu bir video çekmek istiyorum ama, çekmek, sonrasında kesmek + yüklemek zahmetli geliyor.
Sonra yorum da yapmıyorsunuz.
Ben istiyorum ki eleştiri de olsa yorum yapın. Eleştireceksiniz ki ben hatalarımı görüp düzelteceğim.
Yok Seyhan sen harikasın o yüzden eleştirmiyoruz, diyorsanız da..
Deyin yani bunu da deyin, belki teşvik olur :)

Neyse bak, onca lafın üstüne videomu koyuyorum, izlemek yorum yapmak size kalmış.



Bu arada kanalıma abone olmayanlar varsa onları da abone olmaya davet ediyorum.

8 Aralık 2016 Perşembe

Pyo Na-Ri 'nin Gelinliği

Jealousy Incarnate sevgimi belli etmek adına ve izlemeyenlere spoiler olsun diye tabii, Pyo Na-Ri'nin gelinliğine ayrı post yapmak istedim.

DİKKAT SPOILER!!

2016 gelinleri ve gelinlikleri arasında bir değerlendirme yapsam dereceye girerdi.
İnanılmaz sade.
Ve kısa kollu!
Hani, olmuyor ki, dekoltesiz güzel gelinlik yok ki!, diyenlere güzel bir örnek.
Üstelik kabarık bile değil.







Amma abarttın, nesi güzel?, diyebilirsiniz.
Aslında bu gelinliği, iki kez giydi dizide. İlkinde bir fotoğraf çekimi içindi. Gelinliğin oynadığı karaktere gittiği için de bu kadar sevmiş olabilirim ama cidden, ekran görüntüsü gelinliğin hakkını vermiyor.
Bu arada o çekimde - izleyenler bilir- giyilen gelinliklerin her biri ayrı güzeldi. Ve çok başka tarzlardaydı. Hepsinin görüntüsünü almış olsam en az birine bayılırdınız. Eminim.

Jealousy Incarnate yazılarımın bir soru gelmeyeceğinden korkmayın. Yazarsam sadece birkaç tane daha yazarım bu konu hakkında 😉

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

haydar-colakoglu-teb

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Jealousy Incarnate


Ta ta ta taammmmmm!!
Yaşasın dedirten, ay bi' bölüm daha mı izlesem diye sorduran, güldüren duygulandıran, özlediğim tarzda bir dizi: Jealousy Incarnate!

Başrollerinde, çok sevgili pek sevgili Gong Hye-Jin oynayan bu dizimiz kore dizilerini neden sevdiğimizin bir kanıtı adeta.
Gong Hyo-Jin ile aramızı Master's Sun isimli diziyle düzeltmiştik hatırlarsanız. Ona gelene kadar başka dizilerini de izlemiş ama sinir olmaktan vazgeçmemiştim.
Gong Hyo-Jin'e dizide, Jo Jung-Suk ve Go Kyung-Pyo eşlik ediyor. Ama ne eşlik!!


Konuyu yazıyordum sildim, çok gereksiz olacak. Ne gerek var güzel diyorsam nesi güzel ondan bahsetmeliyim. Konuyu zaten her yerde bulursunuz.😊
Bir kere çok komik, ilk bölümler kahkahalarla güldürüyordu.
Sonra tabii arada dibine kadar romantizim ve duygusallık vardı, işinden çıkılmaz durumlar vardı.
Yan karakterler çok eğlenceli, çok sağlamdı. Ben genelde yan karakterlerin hikayelerinde acayip sıkılırım, çoğunu gereksiz bulurum ama bu dizide sevmediğim bir yön bulamadım. Üstelik dizi 24 bölüm!
Dizi Pyo Na-Ri umutsuzca 3 yıl boyunca Lee Hwa-Shin'i sevmiş, Lee Hwa shin ise tabii kaba saba biri olmakla beraber asla yüz vermemiştir sözleşmeli hava durumu spikeri olan tatlı mı tatlı Pyo Na-Ri'ye.
Dizide bir de ikinci harika erkek olmalı değil mi? O da Go Kyung-Pyo'nun canlandırdığı mükemmel ötesi Go Jung-Won. Ama nasıl harika, nasıl muhteşem.
İlk bölümler dedim ki, bunu seçsin Allah'ım n'olur, bir kere de benim dediğimi yapsınlar harika adamı seçsinler. Bu kaba saba ayıyı seçmesin lütfen lütfen lütfen...
Derken çıkmaya başladılar. Ama bu arada birinci adam da perişan deli gibi seviyor artık kızı. Ay nasıl kahredici bir şey, ölüyorum izlerken.
İkisi de harika.
İnsan resmen ben olsam kimi seçerdim diye düşünüyor yine de işin içinde çıkamıyor.
O duyguyu çok güzel yaşattılar.
He bu arada birinci adamla ikinci adam çok samimi iki dost.
Kız arkadaşların arasını bozmaktan da korkuyor, siz de bozulsun istemiyorsunuz falan.
Olaylar olaylar..
Meme kanserine ise hiç aklınıza gelmeyecek bir yönden dikkat çekiyorlardı.
Beğendim.
Tekrar izleyeceğim az kore dizisi vardır, bu da onlardan biri.
Neredeyse her bölümden sonra bloga yorum yazmak istedim.

Ve müzikleri.. Bu da bir ilk benim için,müzikleri hiç dikkatimi çekmez aslında.

Çok güzeldi...

6 Aralık 2016 Salı

Hırsız


Ay bu üstsüz adamı buraya koymaya çok utanıyorum ama Caleb bu, yabancı değil.
Tarryn Fisher'in Fırsatçı serisinin son kitabında anlatıcı merakla beklediğim Caleb Drake.
Bu kitabı kuzenim bana hediye alacaktı, onu bekledim ama keşke beklemeseydim arayı bu kadar açmadan okusaydım, diyorum çünkü bazı kilit kısımları unutmuşum. Zaten kuzenim de almadı ben aldım. Hıh!

Büyüdükçe romanlarla insanlar arasında bağ hafifliyor bence.
Yani bende öyle oldu, delicesine sevdiğim karakterlere rastlamıyorum kitaplarda sanki.
Bunu da artık olgunlaşıp iyice seçici olmama bağlıyorum.
İşte Caleb seçilmişlerden.
İlk kitaptan itibaren kendisine hayranım.

Tarryn Fisher karakterleri bildiğiniz karakterlere benzemez. Hani ana karakter her zaman doğruyu yapar ya bunlar öyle değil, her karakterin ezik olduğu, baskın olduğu yanlar ve yalan söyledikleri yerler var.
Her kitabın sonunda yuh dedirtip karakterleri çözdüğümüzü sandığımız noktada afallatıyordu Tarryn bizi.
Caleb hakkında da bekliyordum bir şeyler.
Ondan soğumama neden olacak şeyler okuyacağım sanıyordum ama bence Caleb daha ne kadar mükemmel olabilirdi ki?

Bu kitabın konusunu bana sormayın. Konuyu anlatsam serinin yanında çok atıl kalır ama genel olarak hadi konuyu size özetliyeyim.
-Dibine kadar SPOILER yalnız, uyarmadı demeyin.
Caleb ilk görüşte Olivia'ya aşık olmuş uzun süre peşinden koşmuş, onu unutmak için başkalarıyla da beraber olmuş en sonunda Olivia ile birlikte olmaya başlamıştır ancak zorlu bir ilişkidir ve ilk hatada Olivia bana oha dedirten bir şekilde Caleb'i kendinden uzaklaştırmıştır.
Bütün bunları Fırsatçı kitabında Olivia'nın ağzından dinledik.
İkinci kitapta Leah karşımıza çıkıyor, inanılmaz... hmmm.. küfür etmeden Leah'dan bahsedilmez ki.
Tehlikeli Kızıl kitabında Leah'ın ağzından Caleb için verdiği savaşı dinliyoruz ama Leah'nın ahlak anlayışı yok, etik kelimesini daha önce hiç duymamış, ona her şey mübah. 
Düşünebiliyor musunuz sevenleri ayırmak için nelere katlanır, intikam almak için neleri yapabilir?
Serinin son kitabı Hırsız ise Caleb'in ahh nedir bu kadınlardan çektiği dercesine yeniden Olivia'yı kazanmaya çalışmasını anlatıyor.
-Spoiler bitti-
Her kitabın sonunda karakterden nefret aşamasına geleceğim için Caleb'ten de soğuyacağımı düşündüm ama ı ıhh! Ya da kitaptaki kadınlardan öyle nefret ettim ki Caleb'in yaptıklarını bana normal geldi bilmiyorum, Caleb ilk kitaptan itibaren favorimdi, öyle de final yaptı.

Bu seri yetişkin kategorisinde. Bu tarz kitapları sevenlere öneriyorum. Ama önerdiğim kimse benim kadar sevmedi:)
Bu serinin kapaklarını sevmediğimi daha önce seriyle alakalı yazılarımda bahsetmiştim. İlki hediye gelmeseydi ben bu seriyi mümkün değil almazdım :) Bana göre kapakları çok ucuz :/
Yalnız yazarın üslubuyla tanışınca artık yazarın ismini gördüğünüz her işi okumak istiyorsunuz. Yine şunu söylemem gerekir ki serinin ilk kitabındaki esprilere, anlatıma, benzetmelere diğer kitaplar yetişemiyor, hatta her kitapta o biraz daha düşüyor. Yine de güzel.
Bu arada Tarryn Fisher çok çatlak bir kadın bence.

Amma yazmışım he!

5 Aralık 2016 Pazartesi

Gülben Ergen & Erhan Çelik Boşanması

Düğününü yazdığım çiftin boşanmalarını yazmak biraz tuhafıma gitti açıkçası.
Bu yıl da çok düğün oldu ama bence hala onunki kadar güzel bir gelinlik giyilmedi ve öyle güzel fotoğraflar çekilmedi.

Bu yazıyı yazmama annem vesile oldu öncelikle onu söylemem lazım.
Haberleri izlerken dedi ki; "Bu adam nasıl Gülben'le evlenmiş anlamıyorum?"
Onu kimse anlamıyor zaten, dedim.
Allah Allah nasıl evlenmiş, dedi tekrar.
Zaten boşanıyorlar, dedim.
Sonra bana kahkaha attıran ama kendisinin son derece ciddi olduğu düşüncesini dile getirdi:
Boşanmalarını onaylamıyorum ama neden evlenmişler?
😂😂😂😂
Daha evleneli iki yıl olmuştu. Onlar için bile kısa bir süre bu. Boşanmalarını beklemiyordum. Kimse beklemiyordu.
Üstelik annem de onaylamıyor! Ancak gerçekten oluyor bu boşanma.
Annem onaylamadığı halde boşandıklarına inanamıyorum!

Benim, sizin dikkatinizi çekmek istediğim başka bir nokta var. (Gerçi magazin hesaplarını bunu kaçırmış olması mümkün değil ama benim onlardan hiç haberim yok.)

Bu haber çıktığında Erhan Çelik de Gülben Ergen de hesaplarından haberi doğruladı. Mesele doğrulama şekilleri.
İkisinde de ben onu boşuyorum havası vardı.

İlk olarak Erhan Çelik Boşanma haberini Twitter üzerinden duyurdu. Çok kibar gözüken bu duyuruda "... çok güzel olan evliliğiMİZİN.... ayrılığın daha iyi olacağını düşünüyoRUM..." ifadeleri hemen göze çapıyordu. Durun tam metni görmeyenler için koyayım.

Yukarıdaki basın duyurusunu gören Gülben durur mu, yapıştırmış cevabı:


Hani bunlara gerek var mıydı? Bilemiyorum. Ne olurdu yani Erhan Çelik "doğru tercihin yollarımızı ayırmak olduğunu düşünüyoRUZ" deseydi. Buna mukabil, Gülben Ergen de "yoluMUZA ayrı ayrı devam etmeye karar verDİK" deseydi. İkisinin de şuncacık nezaketten yoksun olmalarına bir anlam veremedim.

Gülben'in Mahsun Kırmızıgül'ün filminde oynama inadı yüzünden bu evliliğin bittiği, Erhan'ın evden ayrılırken yanına Gülben'in oğullarının tişörtlerini aldığı haberi de söylentiler arasında.

Bu arada Gülben'in duyurusu Erhan'ınkinin yanında çok 'şov' kokmuyor mu? 

4 Aralık 2016 Pazar

Shakira'nın Ailesi

Geçtiğimiz günlerde İspanya'nın Barcelona kentinde düzenlenen bir ödül törenine katılan 39 yaşındaki Shakira bugünkü konuğumuz.
Kocası Gerard Pique ve tatlı çocukları Sasha ve Milan'la katıldığı ödül töreninden tabii ki eli boş dönmemiş Shakira.


(yukardaki 👆foto justjared)
Bu arada Shakira'nın pembe saçlarını henüz görmediyseniz onu da ekliyeyim :)


Güzel kadın ama çok edepsiz.
😂