18 Kasım 2013 Pazartesi

En Güzel Kusur

Hepimizin hoşuna giden renkli gözler ve gamzeler..
Peki bunun aslında birer kusur olduğunu biliyor muyuz?

Gamze aslında doku eksikliğidir.
Renkli göz ise pigment eksikliğidir yani ki arkadaşlar kusurdur!

Hemen kızmayın canım dinleyin!

Hastalık değil eksikliktir. Eksiklik değil nedendir.
Bazı eksikliklerin çok güzel sonuçları olmasının kanıtıdır.

(Richard Armitage, Henry Cavill, ve bildiğiniz üzere Kıvanç Tatlıtuğ)

Bence mavi göz en çok kumral erkeklere yakışır ki, Kıvanç istisnadır.

Mavi göz kusursa en güzel kusurdur, diye düşünüyordum... Ta ki.. Hyun Bin'in gamzelerini görene kadar...

Haksız mıyım?

16 Kasım 2013 Cumartesi

Ruhi Mücerret

Gamze bana bu kitabı hediye etmeseydi ben daha ne kadar Murat Menteş dilinden bîhaber yaşayıp gidecektim acaba?
Hiç sevmem kendisini. Onu ekranda gördüm mü kanal değiştiririm, öyle elektriğimiz uymaz.
Ama gelin görün ki kitaba bayıldım.
Bir insan nasıl böyle yazabilir, bu benzetmeler, bu kelimeler nasıl aklına gelir de ortaya böylesi bir kitap çıkar..


Bir dakika çok hızlı başladım. Bir nefes alayım ve devam edeyim.
Ruhi Mücerret 100 yaşında bir İstiklal Savaşı gazisidir ve tüm yılı ülkenin dört bir yanında olan kutlamalara katılarak geçirir.
Kitap Avni Vav ile açılıyor. Yani ilk anlatıcı o. Kısa bir süreliğine.
Dürüst olmak gerekirse "Heh", dedim, "Tam tahmin ettiğim gibi hiç sevmedim".
Çok peşin hükümlüyümdür ben çook! Sadece bir kaç sayfa sonra kitaba ısındım, dile alıştım sonrasını biliyorsunuz; bayıldım ben bu kitaba.
Ha öyle ahım şahım muhteşem bir hikaye mi? Değil!
Ama öyle olmasına gerek yok. Bunu yazmak mesele. Bunu böyle yazabilmek mesele.
Altını çize çize okuyacaksınız hatta bir yerden sonra çizmekten vazgeçeceksiniz, ben size öyle söyleyeyim.
Şimdi işaretli yerlere bakıyorum ve tekrar kitabın beni çağırdığını hissediyorum.

Benden bu kadar yeter, bakalım Nabrut ne demiş?

Not: Bu çaylı fotoğraf yetersiz ışık kurbanı, ama yine de kullanmak istedim ^_^

14 Kasım 2013 Perşembe

Ay em et Şazeli

Bir gün eve dönerken önünden geçip "Aa burada bir yer açılmış" diye fark etmiştim.
Nermin abla da, 'ay ne o öyle isminde meymenet yok', diye dalga geçmişti.


Sonra bir baktım oradan buradan alakasız insanlar buraya geliyor. Facebook'ta etiketlemeler falan.
Bir insan tee nerelerden kalkıp neden buraya gelir?
Merak ettim ve bir gün gittim tabii.
Ah önceden nasıl bir yer olduğunu bilmezsiniz siz, buranın yerlisi bilir ancak.. neyse.
Ben öncesini bildiğim için bana o kadar güzel geldi ki anlatamam.


Ama hemen belirteyim restaurant kısmındaki servis ne kadar ilgiliyse, cafe kısmındaki ilgi o kadar berbat.

Burada takılan gençleri görmeniz lazım.
Bize yakın olduğu için saat sorunumuz olmuyor, kahvaltı veya akşam. Ama öyle kötü bir elektiriği var ki o gelen kokoşların.. 
Nasıl inceliyorlar sizi anlatılmaz. 

Güzel bir yer evet, ama -sözüm meclisten dışarı- oraya gelenlerin çoğu gösteriş derdinde, tüm bekarların ise arayış içinde olduğunu söylemem için sosyolog olmama gerek yok.

Güzel bir yer evet, özellikle yaz akşamları o kadar güzel bir esintiyle oturuyorsunuz ki.. Tabii nargile kokusundan ya da içenlerin görüntüsünden rahatsız olmuyorsanız.

Güzel bir yer evet, ama hadi diyelim ki hiç bir olumsuz yanı yok, hadi diyelim çok asil insanlar gelenler, yaw elini atsam benim bir akrabama değer :)

Güzel bir yer evet, özellikle otoparkını görmeniz lazım, o ne lüks arabalardır öyle :))

Güzel bir yer evet, ama bana uzak olsa bir kere gördükten sonra şahsen gitmeyi tercih etmem.


Bakın bu yazıyı da, Si Belle Chocolatier'e gelirseniz aç açına kahve içmeyin diye yazıyorum kıymetinizi bilin.
Önce Şazeli'de karnınızı doyurun -ki eti meşhurdur etini yemeniz gerekir, sonra kahveye Si Belle'ye geçin. Dib dibe değil ama yürüme mesafesinde ;)

Not: Yakında bizim buralara tur düzenlemem gerekecek. Tarihi kuru fasulyeci, Hıngal mantı, Si Belle Chocolatier birbirine pek de uzak sayılmaz. Ayrıca Büyük ve Küçük Çamlıca'lara da yakın.

Not2: Görseller internetten.

Not3: Bütün bunları yazdıktan sonra hafta sonu büyük ihtimal orada olacağım gerçeği ne büyük bir ironidir varın siz düşünün :)

13 Kasım 2013 Çarşamba

Lie To Me

Listemde olup bir türlü fırsat bulamadığım bir dizinin daha üstünü çiziyorum.
Listeme sadık kalmayı severim, dizi süper çıkınca daha da!

Yoon Eun Hye'nin bir çok dizisini izledim. (bknz Goong, Coffee Prince, Miss You)
Hayranı olmak bu diziye kısmetmiş :)


İşte bu sözler Gong Ah Jung'u 'evliyim' diye yalan söylemeye iter ve ortalık karışır. Haksız mı ama? Vaktiyle arkadaşı, kızın ilk aşkına kancayı takmış. Onlar evlenmiş, Ah Jung ise bir daha kimseyi sevememiş.

Boşluk dolduran arkadaşları Hyun Ki Joon ile evlendiğini ortaya atar ve dedikodu öyle bir yayılır ki işin içinden çıkması zor bir hal alır.



Hyun Ki Joon baştan aşağı karizma. Ulusal yakışıklı! Hyun Ki Joon rolünde izlediğimiz Kang Ji Hwan, dünyanın her yerindeki yakışıklı standartına uygun.

Neyse ne diyorduk :)

Yüzük gösterme dersi alın! Bu yüzüğü gördüğü zaman çıkardığı ses için bile bu dizi izlenir!

Çok eğlenceli, birbiri ardına izlemekten keyif alacağınız bölümler sayesinde 16 bölüm nasıl bitecek anlamaycaksınız.
Biraz Nabrut esintileri yok mu bu yazıda? Ekran görüntüleri almalar falan, he? Üzüm üzüme baka baka kararır, diye bir ata sözü olmasaydı ben icat ederdim.
Nabrut'un Lie To Me yazısını okumadan geçmeyin. Hatta bu yazıya bırakacağı yorumu da okumalısınız gibi bir his var içimde.

Sarah Jio'dan Türk Okurlara Not Ve Böğürtlen Kışı Çekiliş Sonucu


Yazar; Sarah Jio, kitap; imzalı olunca katılım çok güzeldi.
Arkadya Yayınlarına bana bu imkanı sundukları için teşekkür ediyorum.

Kazananları açıklamadan evvel bir iki kelam edebilir miyim?

Öncelikle bu çekilişler kitap olduğu için çekinmeden katılın. Okuyacaksanız, okumayı seviyorsanız yani, çekinmeyin ve katılın.
Ben de nerede rast gelirsem katılıyorum hatta kazandım bile bir sefer.
Yayın evlerini özellikle Facebook'tan takip etmek çok zevkli, bunu bir külfet sanmayın.

Keşke okumak isteyen herkese okumak istediği kitapları hediye edebilsem...

 


Nergis ve Şeyma, Şansınız bol olsun, size yazmadıysam siz bana yazın :)

Çekilişe katılan herkesin şartları yerine getirip getirmediğini kontrol edemedim ama kazananları kontrol ettim efendim.

Bir sonraki çekiliş için takipte kalın, bence twitterdan da ;)

12 Kasım 2013 Salı

'Böğürtlen Kışı' Kapakları Ve Çekilişin Son Günü

Böğürtlen kışı kitabını kazanmanız için hala şansınız var.
Ama bugün son gün.
Hala katılmadıysanız bu yazıya giderek kitabı hak edin.
Unutmayın yorum bırakan 2 kişiye, imzalı gidecek bu kitap!

Kitabın orjinal kapağını göstermek istiyorum size:


Ve Almaya Kapağını:
Yanlış anlamadıysam Norveç kapağı:


Yine yanlış anlamadıysam Polonya kapağı (ki en sevmediğim şüphesiz bu oldu):


Ve bizimkiyle kapanış:


İtiraf etmem gerekir ki orijinal kapağı da, Norveç kapağı da çok güzel. Ama acaba onların püsküllü ayraçları var mı?!
Sanmam.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Sarah Jio'yu Tanıyalım

Sarah Jio'nun üçüncü kitabı olan "Böğürtlen Kışı"nı kazanmak için hala şansınız devam ediyor.
Ama az zamanınız var! :)
Kazanma şansınız bu linkte!

Biz de bu vesileyle, ülkemizde giderek bir hayran kitlesine sahip olan yazarımızı tanıyalım.


Yazarı Arkadya Yayınlarının bizi Mart Menekşeleriyle tanıştırmasıyla tanıdık.
Güzel bir kapak, püsküllü ayraçlar.. Arkadya Yayınları da, Sarah Jio'da hayatımıza usulca girmiş oldular; bundan bir yıl önce!


Sarah Jio evli ve üç çocuk annesi. Bir de özellikle belirtilen, çorap çalmaktan hoşlanan köpekleriyle yılın dokuz ayının yağışlı geçtiğini bildiğimiz Seattle'da yaşamaktadır.
Asıl mesleği gazetecilik olan Jio, kitap çalışmalarının yanı sıra, çeşitli gazete ve dergilere makaleler yazmaya devam etmektedir.


Dilimize üç kitabı çevrilen Sarah Jio'nun çevrilmesini beklediğimiz iki kitabı daha var!
Merakla ve heyecanla bekliyorum.