30 Eylül 2012 Pazar

İşin Aslı

İlk defa mı yapıyorum bunu?
Bu yazı dünki yazının devamı niteliğinde.
O yüzden kaçıran varsa önce dünki yazıyı okumalı ;)

Dünki yazı, hemcinslerimin seveceğini düşündüğüm bir masaldı.
Adı üstünde masal!
Bir de gerçekler var ki onu da Cemcir, geçen haftaki "İşler Güçler" bölümünde dillendirdi.


Burada asıl  olay ikinci dakikanın başlarından itibaren başlayan türkü.
"Kızlar dura dura hiç olur, oğlan dura dura koç olur"

Teselli istemeyenlere acımasız gerçekler :)

Not: Cemcir'in Aşkın'ı terkedişi, Kural'ın Feride'ye İlan-ı Aşk edişi benim için şimdiden efsaneleşmiş sahneler arasında yer aldı. Diziyi ısrarla izlemeyenler varsa hani, size seslendim ;)

28 Eylül 2012 Cuma

Mutlu Bekarlara :)

Once Upon A Time isimli diziyi izliyorum kaç gündür.
Fena sardı, az önce sezon finali yapıldı, neyse ki yeni sezon için fazla beklemeyeceğim.
İsterim ki gerilimi, romantizmi, fantastik bir dizide birleştiren bu orjinal yapımı izleyin.

Şimdi gelelim asıl konuya.
Bugün sizlere bir masal anlatacağım.
Mutlu evlilerden özür dileyerek, mutlu bekarlara armağan ettiğim bir masal :)


İşte bu tebessüm tadında olsun her anınız :D
Hayırlı Cuma'lar, mutlu hafta sonları..

23 Eylül 2012 Pazar

Seyhan'da Sonbahar

Tamam tamam itiraf ediyorum.
Bu yazıyı sadece bannerımı farkedin diye yazıyorum :)

Son bir kaç bannerımda olduğu gibi bu bannerı da Ayşecim hazırladı.
Ayşem Ayşem benim güzel Ayşem...

Ben hiç bir şey istemedim ki..
Ayşe'ye diyorum ki, böyle güzellikler karşıma çıkıyorsa belki de ben iyi bir insanımdır.

Ne kadar sevdim, ne kadar mutluyum...
Ayşem Ayşem benim güzel Ayşem...

Bu vesileyle bu fotoğrafı da paylaşmış olayım: Sonbahar seni seviyorum isimli çalışmam.


Birşey yazacaktım unuttum :)

21 Eylül 2012 Cuma

Kitaplı Cafe

Sonbahar tüm güzelliklerini şu sıra hissettiriyor olsun, ben size yazdan kalma bir yazı sunayım.
Genelde tam tersini yaparım, değil mi?

Böyle bir yer hayal ediyordum ben. Tam olarak böyle değil ama fikir aynı.
Cafe. Ve kitaplar.
Benimki biraz daha Amerikanvari. Ne de olsa Amerikan kültürüyle iç içe büyümüş biriyim :)

Arada derede, sessiz sakin ama bulması hiçte zor olmayan bir cafe; Kitaplı Cafe.
Altunizade'de.
Hadi daha net olayım sizin için; Altunizade Kültür Merkezi karşısı.

Cafe'nin her köşesinde kitaplar, gazeteler, dergiler.. Çayınızı içerken yanınızda getirdiğiniz kitabınızı okuyabilir ya da raftan herhangi bir kitabı da seçebilirsiniz.

Bahçesi de pek güzel. Salıncağı bile var.
Şehrin göbeğinde ama şehrin tantanasından çoook uzakta.
İnsan burada koca bir günü geçirebilir rahatlıkla.


Hani bazen derim ya yolunuz düşerse gidin diye..
Buraya yolunuzu düşürün ;)

19 Eylül 2012 Çarşamba

Oscar Nasıl Wilde Oldu?

Canan bu kitaptan iki kere bahsetti, OkurYatar'daki yazısını da sayarsak etti üç!
Gözü kapalı tavsiye ettiğinden, bir çok insana hediye ettiğinden bahsediyor, ben de atlıyorum; bana da hediye et.
Bu kaçıncı arkadaşım?! Ben istiyorum, onlar gönderiyor, bazısı istemeden gönderiyor. Benim akça pakça yüzüm kap kapa oldu istemekten :)


Yazar bir 'İngiliz Dili ve Edebiyatı' profesörü. Ben severim bilirsiniz.
Okuyunca derslerinin ne kadar eğlendirici ve eğitici olduğunu az çok anlıyorsunuz.

Kitapla ilişkin notlarımı bir türlü bulamadım. Size aklımda kadarıyla bahsedip şuanda geç kaldığım yere mümkün olduğunca geç gitmeyi başarmayı hedefledim bugün :)

Kitap, kitap kurtlarının hele hele yazarların hayatlarına ilgi duyan kitap kurtlarının özellikle okuması gereken bir kitap. Ama anlatımı o kadar güzel, kolay anlaşılır -ki bu noktada sanırım çevirmene teşekkür etmemiz gerekiyor- ve eğlenceli ki, herkes severek okuyup şaşırabilir.
Şaşırabilirsiniz çünkü bir Shakespeare kolay yetişmiyor. 
Ölümsüz olmanın bedelini yaşarken vermiş, ölümsüzlüğün, bu popülerliğin sefasını sürememiş, bir çok hissimize tercüman olmuş insanlar.. 

Neredeyse, nerede o eski yazarlar, diyeceğim :)

Çok severek okudum, çok etkilendim. 
Kendisi için en üzüldüğüm hayat hikayesi de Edgar Allan Poe'ya ait ( diye minik bir not düşeyim.)

17 Eylül 2012 Pazartesi

Arabalı Çanta

İşe yaramayı seviyorum..

İşe yaramayı seviyorum derken; öyle çalışayım, didineyim, onun bunun işini göreyim, sırtımı alın basamak niyetine kullanın, değil.
Böyle oturayım akıl vereyim.
Çok var bende biliyor musun, ne olur ki insanlar da nasiplensin işte :)

Neydi ki konumuz? Akıl vere vere bende kalmamış anlaşılan.

Ben çanta diktim.
Kumaş almıştım dikmek için, sonra vazgeçmiştim ki aylar olmuş, sonra bir baktım oturmuşum dikiyorum.


Öyle şahane bir şey değil biliyorum ama o kadar kullanışlı ki..
Sonra çok hafif. Yani rahat. Bu ara hep bunu takıyorum diyebilirim.
Abim çantayı benim diktiğime inanmadı, hemen sana etiket bastıralım, markan olsun, demeye başladı.
Valla bu çocuk bir gün beni zorlaya zorlaya iş kadını, butik sahibi falan yapacak diye ödüm kopuyor.
Özledim keratayı he! Söylene söylene gitti gene bir iş gezisine.
Ben en iyisi çantamı takıp koluma gideyim diğer abime.


O kadar akıldan bahsettim size de vermeden gitmem.
Bu kumaşlara "dak" deniliyor ama dak mı yazılıyor duck mı bilemem.
Bunlar döşemelik kumaşlardır. Koltuk kaplatırsınız, perde ve masa örtüsü yaparsınız. Çok zorlarsanız işte böyle çanta yaparsınız.
Ama etek yapıp üzerine 150-200 TL fiyat koyarsanız olmaz. Yani olur da, ayıp olur.
Döşemelik kumaş nihayetinde.

Benden söylemesi. Astarı da ne cici değil mi?

16 Eylül 2012 Pazar

Doğru Makyaj İle Genç Görünün


İlerleyen ve artan rakamlara karşı genç kalmak mümkün! Sayıları bir tarafa bırakın ve ayna
karşısına geçin. Kaç yaşınızdasınız? Kendinizi hissettiğiniz ve görmek istediğiniz yaşta olduğunuzu
biliyorsunuz. Rakamların oluşturduğu göz yanılsamasına karşı koyun ve yapacağınız birkaç küçük
uygulama ile makyaj ile istediğiniz yaşta görünün.

Makyaj öncesi önem vermeniz gereken en önemli konulardan biri cilt bakımınız. Mutlaka cilt
tipinize uygun cilt bakımınızı aksatmamanız çok önemlidir. Makyaj öncesi nemlendirilmiş bir cilt,
yaşınıza göre makyaj için gereklidir. Kuru ve nemsiz bir cilt sizi olduğundan daha yaşlı gösterebilir.
Makyajınızda kullanacağınız fondöteni göz çevreniz haricinde uygulamalısınız. Göz çevrenizde
kalıplaşma riski taşıyacak fondöten çizgilerinizi ortaya çıkaracaktır.

2012 yaz aylarının makyaj ve güzellik trendleri arasında yerini alan kalın kaşlar sizi olduğunuzdan
daha genç ve yüzünüzü ince gösterecek bir detaydır. Kaş kalemi ile kalınlaştıracağınız kaşlarınızı, kaş
fırçası ile dağıtıp, şekil verebilirsiniz.

Göz makyajınızda ilk dikkat etmeniz gerekenler arasında kaş ve göz arası boşluğunuz. Bu boşluğu
artırmak ve açık tonlarda renkler ile canlandırmak yüzünüze ışıltı katarken aynı zamanda istediğiniz
görünümü elde edebileceksiniz. Göz makyajınızda sedefli ve parlak tonlardan uzak durarak mat
renkleri tercih etmeniz avantajınız olacaktır.

Allık kullanımında koyu tonlar yerine şeftali veya pembe tonları seçin ve elmacık kemiklerinizin tam
üzerine uygulayın. Yorgun bir görünümden böylelikle arınmış olacaksınız.

Ruj kullanımında tercihleriniz pastel ve açık tonlar olmalı. Kalem kullanmadan ruj sürmekten
kaçınmalı ve rujunuz ile kalem rengi aynı tonlarda olmalı.