11 Ekim 2020 Pazar
Yılın Son Ama Dev Kitap Alışverişi | Hepsi Kitapyurdu
Siz bu satırları okurken acaba ben hangi kitabı okuyor olurum? Tahmini olan var mı?
7 Ekim 2020 Çarşamba
Sevdiğim Şeyler #1
Ben geçenlerde odamı taşıdım. Haliyle birçok ıvır zıvır bende olduğunu bile unuttuğum eşya gün yüzüne çıktı. Onların içinde çokça defter, günlük, liste hatta fatura buldum. Bu defterlerden birinde blog için yazı notlarım vardı. O notlardan yola çıkarak aa ben bunlar hakkında yazmadım yazayım diyerek bu yazıyı hazırlamaya koyuldum. Bunun bir seri olması bekleniyor ama hayat gailesi. Unutmazsak veya nasip olursa diyelim ve sevdiğim şeylere bana ve profilime uygun bir konuyla başlayalım:
Şapkalar!
Hiç şaşırmadınız değil mi?
Hemen görsellerle destekliyeyim ve buna İngiltere Kraliçesi ile başlayayım.
16 Eylül 2020 Çarşamba
Ali Ulvi Kurucu Hatıratı
Bu aralar okuduğum hiçbir kitabı bloga yazmadım. Aklımdan ne geçiyordu acaba? Dönüp dönüp blogdan yardım aldığım öyle çoktur ki benim. Kitapları ayırırım birinde takılırım mesela okumuş muydum bunu? Ya da konusu neydi bunun? Bloğa yazmamışsam öyle kalakalırım. Ama bir de yazmışsam tüm hatıralar geri gelir.
Bu kitabın da blogda olması lazım!
Şimdiye kadar okuduğum en güzel hatırat!
Bakmayın siz burada bahsetmediğime az buz okumadım ben de! Hatırat okumayı sever misiniz başlıklı bir youtube videom var. İzlemediyseniz öneririm. Melek bu kitabı şiddetle önerir.
Melek sayesinde hatıratlara merak saldım ama çok da benim tarzım olmadığını söyleyebilirim.
Bu kitap hariç! Beş ciltlik bir seri ve sanırım ben dört cildini illaki okuyacağım.
Hadis hocam da yıllar önce 5 kitaplık bir öneri tweeti atmıştı, orada da ilk sıradaydı bu kitap. O zaman alayım diye bakmıştım ama tükenmişti. Sonra Melek güya bana da getirecek, o da bir türlü getirmedi. Sonra derken Nesibe'nin bagajında görmeyeyim mi bu kitabı! Çok sevindim. Nesibe neden bu kadar sevindiğime bir türlü anlam veremedi. :)
Hatırat işte. Konusuna değinmiyorum. İlgisini çeken varsa ilk fırsatta okusun derim.
14 Eylül 2020 Pazartesi
Woman in Gold
Filmin afişi izlemek için kafi! Helen Mirren ve Ryan Reynolds "Seyhancım izlemek istediğini biliyoruz" der gibi bakıyorlar. E tabii ben de izledim.
Ünlü ressam Gustav Klimt'i bilir misiniz? Açıkçası ben Avusturya'ya gittiğimde öğrenmiştim. Araya Avusturya'ya gittiğimi de sıkıştırdım. Aslında bu kadar ünlü bir adamı resimle ilgilenmiyorsanız tanımamanız normal demek istemiş de olabilirim. Belki de sizin niyetiniz kötü :))) Neyse sapıyorum konudan!
Spoiler istemeyen buradan gerisini okumasın çünkü, bildiğin filmi özetleyeceğim. Normalde hiç yapmadığım şey biliyorum ama konuşasım varsa demek ki..
Film geçmişle gelecek arasında gidip geliyor. Maria Altmann'ı ilk tanıdığımızda Amerika'da yaşayan bir kadın ancak vaktiyle Nazi zulmünden kaçmış. Ailesi toplama kampında ölmüş/öldürülmüş..
Maria Altmann'ın gençlik günlerinde dönüyoruz. Avusturya'da yaşayan Yahudi zengin bir aileye mensup. Gustav Klimt'in çok ünlü bir tablosunda resmedilen kadın Maria Altmann'ın yengesi Adele. Ve o tablo evlerinde asılı ancak..
Ancak Nazi olaylarının ortasında Nazi coğrafyasındalar. Her şeylerini bırakıp kaçtıktan sonra eşyaları yağmalanıyor. Aslında kaçabilsin - kaçamasın tüm yahudilerin değerleri eşyaları bu şekilde çalınmış/el konulmuş/yağmalanmış. Artık nasıl adlandırırsanız.
Doksanlarda Avusturya imajını kurtarmak için Yahudilerden alınan eşyaların, sanat eserlerin iadesini yapacağını duyuruyor. İşte Maria da yengesinin tablosunu alabileceğini düşünerek Avusturya kökenli Yahudi bir avukat olan Randy'e bir şansı olup olmayacağını danışıyor. Çünkü Adele'nin portresi Maria için aile yadigarı olsa da çok değerli ve Viyana için bir sembol! Randy başlangıçta para için bu işe girişse de sonradan bu iş bir şeref meselesine dönüyor. Hasılı kelam Maria ve Randy olmaz denileni başarıyor davayı kazanıyorlar. Maria kazandığı parayı yardım kuruluşlarına ve akrabalarına dağıtıyor. Randy kendi hukuk firmasını açıyor ve tarihi eserlerin iadesi konusunda uzmanlaşıyor. Gerçek hayat hikayesi olmasa yaw he he derdiniz. Ama işte gerçek hayat hikayesi.
Şimdi ben bu kadar şeyi aslında başka bir şey için yazdım ama halim kalmadı. Gaza geldiğim bir gün bu yazıya referans vererek anlatırım.
Nasıl beğendiniz mi filmi? :)
11 Eylül 2020 Cuma
Ve Diğer Kutsal Şeyler
7 Eylül 2020 Pazartesi
Ailecek Şaşkınız ve Baba Parası
4 Eylül 2020 Cuma
Zengo
Bu Yasemin'i çok severim. Acayip tatlı bir kız. Karadenizli anne tiplemesine ise bayılıyorum. Zengo talihsiz bir dönemde vizyona girdi. Tabii sinemaya gitmek pek mümkün olmadı. Netflix'e gelince ise heme izleyeyim dedim.
Çok üzülerek söylüyorum yarısına kadar zor geldim. Bağrış çağrış konuşma, esprili olması gereken güldürmeyen diyaloglar.. devam edemezdim.
Yolu açık olsun Yasemin'in, bir dakikalık güldüren videolar çekebiliyor diye bir saatlik film senaryosuna kalkışmadan evvel senaryo kısmında yardım alabilirdi diye düşünüyorum. Yetenekli kız ona diyecek bir şeyim yok, yalnız her şeyi becerecek diye bir kaide de yok tabii.. ben gene instagramdan takibe devam..







