9 Ocak 2016 Cumartesi

Melissa McCarthy Ve Verdiği Kilolar

Gilmore Girl'ü izlemiş miydiniz?
Bir dönem de ona takmıştım. Girlmore kızları söyle dursun o dizideki oyuncuları çok severim.
Melissa McCarthy de onlardan biri.
İsmen bilmeseniz de görünce hatırlarsınız belki.
Kilolu, çok tontiş, acayip güzel ve tatlı bir kadın.
Ve inanılmaz komik! Hiç olmazsa Bridemaids filmindeki halleri yeter.

Kilo verdiğini okuduğum başlıkta sadece kafası vardı, ayy, dedim, ne kadar verdi, nasıl verdi, çirkinleşti mi acaba? Ve haberi tıkladım.


Önce, verdiği fotoğrafa baktığınızda hala toplu ve çok hoş bir kadın görüyorsunuz.
Ama önce önceki hali sonra sonraki haline bakınca : Wow!
İnanılmaz!

Kilo vermeye devam eder mi bilmem ama daha vermesine gerek yok bence. Çok şeker, değil mi?
Acaba oynadığı roller de değişir mi?
Şimdi bunu merak ediyorum.
Görsel kaynak: Toofab & Hollywoodtake

8 Ocak 2016 Cuma

Queen {Hint filmi}

Nicedir yazmadığım hint filmleri kategorisini, nice zaman önce izlediğim Queen ile canlandıralım.

Atiye'ye çok benzettiğim Kangana Ranaut'un canlandığırdığı Queen, düğüne azıcık zaman kalmış, nişanlısını çok seven genç bir kızdır.
Düğün arifesinde, Raj Kumar Yadav'ın canlandırdığı Vijay isimli nişanlısı  buluşmak ister. Evden bile zor çıkan Queen bir heves nişanlısıyla buluşmaya gittiğinde nişanlısının onunla evlenmek istemediğini öğrenir.
Ve tabii ki yerinde kim olsa aynı tepkileri vereceği üzere dünyası başına yıkılır.

Kimseyle konuşmayan, karalar bağlayan Queen, en sonunda balayına gitmeye karar verir.
Ailesi de kızları, yeter ki toparlasın, diye tek başına gitmesine izin verirler.
Ve filmde Queen'in Avrupada bir başına başına gelenleri ve kendini keşfetmesini izleriz.

Çok sevdim ben filmi.
Avrupa kısmındaki oyuncuları pek beğenmesem de tam benlik bir filmdi. Yürü be kızım helal sana, dedim :)
En sevdiğim sahneleri anlatsam spoiler olur mu?
Büyük annesinin, yataktan çıkmayıp televizyon izleyeceksen neden parise gittin? diye sorduğu kısmı çok güzeldi. Kızın Avrupada bir başına dolanıp döndükten sonra komşuya gidecekken, ailesinin, tek nasıl dönecek diye endişelenmesi süperdi :)
İtalyan'la olan kısmı gereksiz buldum, biraz zorlama.

Hint filmi sevip de henüz izlememişler varsa izlesinler.
Bana da böyle yeni nesil Hint filmleri önerebilirsiniz. benim tarzım özellikli Hint/Avrupa, hint/ABD ortak yapım olanlar sanırım.

7 Ocak 2016 Perşembe

Ah bir de Sılanın Ceketi var ki...

Sinem Kobal'ın ceket/elbisesini paylaştığımda aklıma geldi, bir de siz beğenince, heh, dedim bizimkiler bir de Sıla'nınkini görsün.
İlk gördüğümde bayılmıştım.
Hani bazen olur bir şeyi ilkin çok beğenirsiniz ama zamanla geçer. Ayy nasıl da sevmişim? dersiniz.
Bana çok olur. Özellikle kendi giydiğim şeylerde :D

Sıla'nın bu ceketinin de ekran görüntüsünü almıştım. Bakıyorum bakıyorum bıkmıyorum.
Bakıyorum bakıyorum bıkmıyorum. ( Burhan Altintop geldi aklıma 'öldü mü lan o? bakiyimm?')
Demek cidden güzel!
Cengiz Abazoğlu marifetiymiş efendim bu güzellik.

Ben dedim ki bizim tesettür butikleri, stylistleri bunu diz boylarında çalışsın şöyle kalitesinden, kapış kapış gider. Mesela ilk başta ben alırım.
Sonra tabii taklitleri de çıkar butikte 400 tl ye satılanı en son Ümraniye'de 40 tl ye bulursunuz. Kıyafetten de soğursunuz hasılı.
Neyse oralara girmeyeyim ama işte bendeki vizyon, ileri görüşlülük diğerlerinde yok.
:)
Olmayan şeyleri değil olanları konuşalım, cidden ama, güzel değil mi?

6 Ocak 2016 Çarşamba

Munchies Pancake

Yeni yerler keşfetmeyi, bir yerde bir şey meşhursa gidip tatmayı seviyorum malumunuz.
Blogda istediğim her yeri yazamasam da igde çoğunlukla gittiğim yerleri paylaşıyorum.
Burada da genelde sevdiklerime değiniyorum ama, sadece sevdiğin yerler olur mu sevmediklerini de yazmalısın, dedi fikirlerine güvendiğim bir arkadaşım.
O zaman en sevmediğimden başlıyayım, dedim ben de.

Uzun zaman önce gitmiştim buraya.
Bir instagram fiyaskosu idi.

Ben değil bir arkadaşım görmüş, çok popülermiş, kapısında kuyruk oluyormuş, biz de gitmeliymişiz.

Allah Allah bir pancake ne kadar lezzetli olabilir ki? Kapıda kuyruk olacak kadar?
Ben zaten çok iddialıyım biliyorsunuz pancakete.
Biz gittik kapıda kuyruk muyruk yok ama olsa da şaşırmam minicik bir dükkan iki kişi girdi mi üçüncü mecburen bekleyecek.
Oturduk birileri ilgilensin diye bekliyoruz, yoğunluk yok he, bön bön bakıyorlar hayatımda bu kadar suratsız çalışanlar görmedim. Karadenizde gemileri mi batmıştı, sevgilisinden mi ayrılmıştı (hepsi birden) bilmiyorum artık. Ne bir menü ne bir şey içeride tahtaya bir şeyler karalamışlar ama biz dışarıda oturuyoruz, bilgilendirme yok. Pancake yiycez, dedik başka ne var bilmiyoruz ve öğrenemiyoruz da işte.
Neyse iki kişilik Pancake tabağımız geldi.


İşte o zaman anladım insanlar buranın anca sunumuna vurulabilirdi. Sırf bu sunum yüzündendi iltifatlar. Sırf o tabaklar çekilsindi, instagrama konulsundu, diye katlanılıyordu herhalde bu suratsız çalışanlara.
Zira pancake, pancake yani. Herkesin yapabileceği tarifi ben zaten vermiştim. Tadında ekstra şahanelik yok.
İki kişi 60 TL ödedik ki bu geçen yıldı. Geçen yıl dediğim 2014 sonbaharı. İnşallah daha da artmıştır fiyatı ki sırf popüler diye gidenlerin şöyle benim gibi burnu sürtülsün :) Hatta aranızda yine de gitmek isteyenler varsa mekan modada. :)

Geçen gün önünden geçtim buranın ama inanın öyle gıcık olmuşum ki dikkatli bakmadım. Belki büyütmüşlerdir. Belki elemanlar değişmiştir. Bilemiyorum.
Aranızda müdavimleri var mı? Varsa da kusura bakmasın artık anlattıklarımda eksik var fazla yok.:/

4 Ocak 2016 Pazartesi

Konuş Benimle

2016'nın ilk 'pazartesi'sinde ilk kitap yorumu geliyor.

GO! kitaptan çıkan  Konuş Benimle çok önce çıkan bir kitap aslında.
Kitabın başında, yazara kitabın okuyucularından gelen mektup ve mailler yer almış, ama birer cümle, bazen bir kelime şeklinde. Hepsi aynı şeyi yaşadığı için ortaya çıkan tablo aynı.
O kısmı okuyunca zaten hikayeyi çözüyorsunuz.

Kitap tanıtımlarından ötürü gerilim türü bir kitap bekliyordum.
Bana yazılan yorumlardaki gibi ben de okumaya korkuyordum aslında biraz kitabı.
Yapılan paylaşımlarda kitabın konusu güzel saklanmış. Ben işte onu seviyorum, her şeyin dökülüp anlatıldığı yorum ve alıntılar değil de merak ettiren alıntı ve yorumları.
Kitap arkası da ölçülü yine merak ettirici.
Kapak da ürkünç bana sorarsanız.
-Spoiler vermesem de yazdıklarımdan bir şey çıkaracaksınız, isterseniz okumaya devam etmeyin-
Ama gerilim türü olmasa da yaşananlar korkunç tabii. Bir genç kızın başına gelebilecek en kötü şey geliyor Melinda'nın başına.
Polisi aradığında sesi çıkmıyor, konuşamıyor, anlatamıyor.
O noktadan sonra kendi ailesi dahil kimseye bir şey anlatamamaya, gittikçe içine kapanmaya başlıyor. Notları düşüyor, arkadaşlarıyla arası bozuluyor ve Melinda sadece susuyor.

Kitabın başında yer yalan yazarın notu ve sonunda yer alan röportajı, bu kitabı yazma hikayesi ile birleşince çok güzel bir şey çıkıyor meydana.
Kitabın anlatımı güzel, rahat, akıcı. Kısa kısa bölümler çabuk ilerliyor. Yer yer düşük cümleler olsa da, nokta atışı anlatımlar ve güzel benzetmeler var.

Kitap yüklendiği misyon bakımından önemli bence. O duruma maruz kalan kişi ne yapmalı, onun yakını ne yapmalı, gibi akıllar vermiyor size ama siz olaya dışarıdan baktığınızda ne olması, nasıl olması gerektiğini kafanızda şekillendiriyorsunuz.

Kitap sinemaya da uyarlanmış, ama henüz izlemedim. Baş rollerinde Kristen Stewart oynadığı için izler miyim bilmem :) Pek sevmiyorum kendisini malum. Yine de sanki Melinda rolüne cuk oturmuştur gibi geliyor.

Amma yazdım he, ben bu kadar ^.^

3 Ocak 2016 Pazar

İşte BenimStilim {All Star}

*Blogda konuk yazar günü.
Diğer "Kezban'ın Tv Köşesi" yazıları:


Gündüz kuşağının koca aramayan, dramlardan uzak tek farklı programı desek abartmış olmayız herhalde...

İşte Benim Stilim, her kanalda benzerleri yapılsa da, aslı kadar başarılı olamadıkları için şimdilik ekranların tek stil programı. TV8'in All Star serisine bu yarışmada dahil oldu ve bu sezon "İŞTE BENİM STİLİM ALL STAR" olarak dört buçuk ay boyunca ekrandaydı. Ve geçen hafta finali yapıldı. 
Yarışma beğenin beğenmeyin, kavganın­ gürültünün içinde modaya dair tüyolar, son trendler ve iyi kombinler hakkında fikir veriyor. Her birinin kerameti kendinden jüri üyeleriyle keyifli de bir program. 
Nur Yerlitaş'ın hala anlam veremediğim, damar şarkılar eşliğinde yaptığı jest ve mimikleri; Ivana Sert'in (Kemal Doğulu'nun bile duygudan duyguya geçtiği, ağladığı, kızdığı programda, Ivana Sert aynı yüz ifadesiyle yıllardır ekranda bunu slav ırkına mı bağlamalıyız acaba ? ) noktalı ünlü harfleri noktasız telaffuz etmesi (tülüm...), Öykü Serter'in yarışmacılara zaman zaman yurt müdiresi gibi davranması ama genelde başarılı sunumuyla sadece bir yarışma olmadığının da ispatı. 
Çokça da şov aslında. 


Yarışmanın finali oldukça sürprizliydi. Çünkü favori yarışmacıların hiçbiri umduğunu bulamadı. Öyle ki benim de favorim olan Gülşah, sonuncu olmasına çok içerlemiş olmalı ki, instagram hesabından sitem dolu bir mesaj yayınladı. Yarışmayı marjinal kıyafetleri ve hayatıyla tanınan Ayşenur kazandı. İkinci, yarışmanın en zayıf ismi Nihal; yarışma boyunca aldığı üzgün suratları toplasa kendine gala kıyafeti yapar. Ama sempatikliği ve kuvvetli çenesiyle bence ikinci oldu. En büyük şok Ayşegül tabii. O kadar kendinden emin ve inanarak tartışıyordu ki sondan ikinci olması şaşırttı.

Yarışmanın yeni sezonunda Nur Yerlitaş ve Kemal Doğulu yok, onları yerini Hakan Akkaya ve Neslihan Yargıcı aldı. Bence gidenleri aratmazlar. Ama asıl değişiklik yarışmacılarda, bu sezon ünlüler yarışıyor. Ünlü dediğime bakmayın aşağıdaki isimlerin kaçını tanıyoruz?..
(Yasemin Öztürk, Aslı Zen, Pelin Suade, Sevil Uyar, Hatice, Nil Karataş, İnci Pars, Esra Balamir, Yeşim Erçetin, Esra Sönmezer, Elif Ece Uzun, Simge Tertemiz, Berna Öztürk...)

Kezban_londrada bildirdi, instagram/twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

2 Ocak 2016 Cumartesi

Hadise Neden Kapalı Kıyafet Tercih Etti?

Yılbaşı gecesi Hatay'da sahne alıp sevdiklerini coşturan Hadise'nin haberine takıldı gözüm.
Hadise'nin kapalı kıyafeti hayal kırıklığına uğrattı başlıklı bir yazı.
Bakayım, dedim, bizim kız ne giymiş?



Bu fotoğrafları Hadise'nin instagram hesabından aldım. Kaynağı belirtelim.
Valla tarih 31 aralık gecesi İstanbul kadar olmasa da Hatay da soğuktur diye düşünüyorum. Daha ne kadar açık giyinsin kızcağız yaw?!

Sonra, önceki konserlerde tercih ettiği fotoğrafı koymuşlar haberde, bakıyorum:

Gerçekten önceki senelere kıyasla tesettüre girmiş bile diyebiliriz :)
Bir de konu konuyu açtı (:p ), Ahmet Kural'la birlikte olduklarına dair bir şeyler okudum ama net değil, gazeteci de bu haberin peşindeymiş. Evet aslında bunu söylemek istiyordum bütün bunları bunun için yazdım :)
Bu konu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Doğru değildir gibi geliyor ama netleşsin en iyisi o zaman konuşuruz. Ne dersiniz :D