Bu kitap hakkında çok olumlu yorumlar okuyordum ancak öyle bir kapağı vardı ki, yaw ben bunu nasıl okuyayım, diyordum, elimde görenlere nasıl açıklayayım..
Sonra bir baktım kitap ciltli!
Ciltli ne demek?
İlk kapağını kaldır öyle oku, gören klasikleri okuyorsun sansın :)
İşte bu kitabı okumaya anca böyle cesaret ettim.
Kitap bir erkeğin ağzından anlatılıyor.
Bundan birkaç yıl evvel pek rastladığımız bir şey değilse de alıştık erkek karakterlerin gözünden bakmaya artık. Aşık erkek dinlemek ay pardon okumak çok keyifli.
Emma Chase'in Karmakarışık isimli romanında anlatıcı ve esas oğlan Drew Evans.
Drew tam bir kazanova. Oldukça ağzı bozuk bunu belirtmeliyim. Neticede anlatıcı kendisi ;)
Tam tahmin ettiğiniz/edebileceğiniz gibi kendisini zorlayacak bir kadına vurulacak gerçek aşkı bulmasıyla afallayacak.
Gerisini kitaptan okursunuz artık.
Ben karakterlere vurulmadım ama illa ki favorimi soracak olursanız Drew'un ablasını seçerdim. Gerçi kendisi ablası için demediğini bırakmıyor ama.. :)
Şuna değinmeden edemeyeceğim, bu kitap Goodreads'te 2014'ün en iyi çıkış yapan kitabı seçilmiş.
Yazlık, çerezlik, şezlogluk, hoş vakit geçirmelik... Ne derseniz deyin. Kitap vadettiği şeyi size veriyor.
Ama kapağa bakın ya, babam elimde görseydi "Baba açıklayabilirim, sandığın gibi değil, sadece grip olmuş!", mu diyecektim!
Ephesus'a kitabı ciltli çıkardığı için teşekkülerimi sunmayı bir borç bilirim.
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Karmakarışık
Etiketler:
2015 okumaları
,
drew evans
,
emma chase
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
genç yetişkin
,
kitaplar
,
roman
,
yetişkin romanları
9 Ağustos 2015 Pazar
Kitap Çekilişi: Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk?
Merhaba kitap kurtları.
Okunmayı bekleyen yığınla kitabı olsa da kitap çekilişlerden uzak duramayanlar hoş geldiniz!
Yaz bitmeden yazlık bir kitap hediye alsanız ne güzel olmaz mıydı?
Doğru yerdesiniz ;)
Bu kitabı kazanmak istiyorsanız blogumun izleyicisi olmanız ve Nemesis Kitap facebook sayfasını beğenmeniz yeterli.
Facebook hesabı olmayanlar için twitter veya instagram üzerinden takibi de kabul edeceğim.
Takibe almak için linkleri tıklayınız.
Takibe aldığınız isimle beraber çekilişe katılma isteğinizi yorum kısmında belirtiniz.
5 gün sonra kazanan açıklanır!
Okunmayı bekleyen yığınla kitabı olsa da kitap çekilişlerden uzak duramayanlar hoş geldiniz!
Yaz bitmeden yazlık bir kitap hediye alsanız ne güzel olmaz mıydı?
Doğru yerdesiniz ;)
Bu kitabı kazanmak istiyorsanız blogumun izleyicisi olmanız ve Nemesis Kitap facebook sayfasını beğenmeniz yeterli.
Facebook hesabı olmayanlar için twitter veya instagram üzerinden takibi de kabul edeceğim.
Takibe almak için linkleri tıklayınız.
Takibe aldığınız isimle beraber çekilişe katılma isteğinizi yorum kısmında belirtiniz.
5 gün sonra kazanan açıklanır!
Etiketler:
bıraktığın yerde bekler mi aşk
,
kitap çekiliş
,
kitap çekilişi
,
kitap hediye
,
nemesis
,
nemesis kitap
,
ophella london
Bu Seferki Külkedisi Erkek!
Külkedisi serimiz devam ediyooorr!!
Yeni külkedimize geçmezden evvel; Külkedisi hikayesi bölüm 1, Külkedisi hikayesi bölüm 2
Bu seferki külkedimiz patronun kızını kapmış.
Yani ilk erkek külkedimizden bahsedeceğim.
Seabiscuit filmi sırasında tanışıyor çiftimiz.
Esas kızımız yönetmenin kızı. Peki esas oğlanımız?
O da yabancı değil canım, Seabiscuit filminin Red Pollard'ı Tobey Maguire!
Şimdi taşlar yerine oturdu değil mi?
O kadar da 'zengin kız fakir oğlan'lık bir durum yok. Hatta davulun dengi dengine çalması mevzu bahis burada.
Pek de sevimsiz bir çift!
Örümcek Adam'a rağmen sevdiğim bir isim değil Tobey Maguire. Nitekim karısının fotoğraflarından da iyi elektrik alamıyorum. Elektrik önemli.
Ama gel gör ki aile fotoğraflarını görünce yelkenlerim suya iniyor. Yıllar önce ilk çocukları doğduğu zaman bir dergiye verdikleri pozlara bayılmamdan mıdır bilinmez, çiftin aile fotoğraflarına duyduğum sempati yadsınamaz. (o fotoğrafı bulamadım size göstermek isterdim)
Tobey Maguire ile Jennifer Meyer 2007 yılından itibaren evliliklerini sürdürmekte..
Bu seferki hikaye moral olsun, dedim, oldu mu? :)
Yeni külkedimize geçmezden evvel; Külkedisi hikayesi bölüm 1, Külkedisi hikayesi bölüm 2
Bu seferki külkedimiz patronun kızını kapmış.
Yani ilk erkek külkedimizden bahsedeceğim.
Seabiscuit filmi sırasında tanışıyor çiftimiz.
Esas kızımız yönetmenin kızı. Peki esas oğlanımız?
O da yabancı değil canım, Seabiscuit filminin Red Pollard'ı Tobey Maguire!
Şimdi taşlar yerine oturdu değil mi?
O kadar da 'zengin kız fakir oğlan'lık bir durum yok. Hatta davulun dengi dengine çalması mevzu bahis burada.
Pek de sevimsiz bir çift!
Örümcek Adam'a rağmen sevdiğim bir isim değil Tobey Maguire. Nitekim karısının fotoğraflarından da iyi elektrik alamıyorum. Elektrik önemli.
Ama gel gör ki aile fotoğraflarını görünce yelkenlerim suya iniyor. Yıllar önce ilk çocukları doğduğu zaman bir dergiye verdikleri pozlara bayılmamdan mıdır bilinmez, çiftin aile fotoğraflarına duyduğum sempati yadsınamaz. (o fotoğrafı bulamadım size göstermek isterdim)
Tobey Maguire ile Jennifer Meyer 2007 yılından itibaren evliliklerini sürdürmekte..
Bu seferki hikaye moral olsun, dedim, oldu mu? :)
8 Ağustos 2015 Cumartesi
Sarı Şekerim Olipsim
Geçtiğimiz günlerde bi' paket geldi bana.
Bir kutu. Twitter'da bahsetmiştim hani. Twitter adresim The_Syhn bu arada. Aynı isimle bir de instagram hesabım var hani. Heh işte o Syhn benim.
Dikkatim dağıldı pardon. Twitter diyorduk, yo hayır kutu diyorduk.
Daha doğrusu ben diyordum.
Kutunun üstünde Olips yazıyor, ayy, dedim, bu kadar şekeri ne yapacağım?!
Mahcup oldum tabii böyle düşündüğüme. Çünkü şekerin yanı sıra oda kokusu ve mis kokulu mumlar da vardı.
Hemen şekeri ağzıma attım. Mumları mumluklara yerleştirdim ve kokuyu girişe koydum.
Beni limon ferahlığında günler bekler ^.^
Bir kutu. Twitter'da bahsetmiştim hani. Twitter adresim The_Syhn bu arada. Aynı isimle bir de instagram hesabım var hani. Heh işte o Syhn benim.
Dikkatim dağıldı pardon. Twitter diyorduk, yo hayır kutu diyorduk.
Daha doğrusu ben diyordum.
Kutunun üstünde Olips yazıyor, ayy, dedim, bu kadar şekeri ne yapacağım?!
Mahcup oldum tabii böyle düşündüğüme. Çünkü şekerin yanı sıra oda kokusu ve mis kokulu mumlar da vardı.
Hemen şekeri ağzıma attım. Mumları mumluklara yerleştirdim ve kokuyu girişe koydum.
Beni limon ferahlığında günler bekler ^.^
Etiketler:
limon ferahlığı
,
olips
,
olips xs
,
sarı şeker
,
şekersiz şeker.
6 Ağustos 2015 Perşembe
Haşhaşlı Çörek Kraliçesi
Ben haşhaşlı şeyleri severim.
Haşhaşlı çörek, haşhaşlı katmer hatta haşhaşlı revani. Mmm misss!
Haşhaşlı çörek çok sık olmasa da ayıptır söylemesi pek güzel yaparım ama son yaptığım resmen über leziz oldu.
Bir çörek ne kadar lezzetli olabilirse o kadar lezzetliydi ve bunu da kat kat açılıp arasına haşhaş döküldükten sonra bir de sarılmasına bağladım.
Aslında instagramda yemek hesaplarını takibe almayı sevmiyorum.
Sonra bi' bakıyorum mutfaktayım çünkü :)
CafeKakao'yu ilk gördüğümde de hesabı inceledim bayağı eski gönderilere kadar baktım.
Hatta yorum bıraktım, kalkıp bi' kek mi çırpsam ekmek mi yoğursam, diye.
Öyle aşka gelmiştim ve oradaki haşhaşlı çöreği denedim.
Yediğim en şahane çörek oldu.
Yiyen kuzenimin tepkisi, Allah iyiliğini versin nasıl yaptın bunu yemeden duramıyorum, şeklindeydi.
Gerçekten ben de durduramadım kendimi :)
İşin sırrı gerçekten bu katlamada ve sarmada. Nasıl kendime güvenip tek başıma bu işe girişmişim fotoğrafa bakınca cesaretime şaştım ama iyi ki denemişim, korkulacak bir şey yok. Ben yapmışsam herkes yapar demek istiyorum.
Bu arada benimki siyah haşhaşla yapıldı. Ondan renk farkı var. Hesapta siyah haşhaşlı yapılmış çörek de vardı, aynı tarifti.
Büşra Bektaşoğlu'nu CafeKakao kullanıcı ismiyle instagramda takip edebilirsiniz.
Ya da beni The_Syhn ismiyle. Ya da ikimizi birden :)
Haşhaşlı çörek, haşhaşlı katmer hatta haşhaşlı revani. Mmm misss!
Haşhaşlı çörek çok sık olmasa da ayıptır söylemesi pek güzel yaparım ama son yaptığım resmen über leziz oldu.
Bir çörek ne kadar lezzetli olabilirse o kadar lezzetliydi ve bunu da kat kat açılıp arasına haşhaş döküldükten sonra bir de sarılmasına bağladım.
Aslında instagramda yemek hesaplarını takibe almayı sevmiyorum.
Sonra bi' bakıyorum mutfaktayım çünkü :)
CafeKakao'yu ilk gördüğümde de hesabı inceledim bayağı eski gönderilere kadar baktım.
Hatta yorum bıraktım, kalkıp bi' kek mi çırpsam ekmek mi yoğursam, diye.
Öyle aşka gelmiştim ve oradaki haşhaşlı çöreği denedim.
Yediğim en şahane çörek oldu.
Yiyen kuzenimin tepkisi, Allah iyiliğini versin nasıl yaptın bunu yemeden duramıyorum, şeklindeydi.
Gerçekten ben de durduramadım kendimi :)
İşin sırrı gerçekten bu katlamada ve sarmada. Nasıl kendime güvenip tek başıma bu işe girişmişim fotoğrafa bakınca cesaretime şaştım ama iyi ki denemişim, korkulacak bir şey yok. Ben yapmışsam herkes yapar demek istiyorum.
Bu arada benimki siyah haşhaşla yapıldı. Ondan renk farkı var. Hesapta siyah haşhaşlı yapılmış çörek de vardı, aynı tarifti.
Büşra Bektaşoğlu'nu CafeKakao kullanıcı ismiyle instagramda takip edebilirsiniz.
Ya da beni The_Syhn ismiyle. Ya da ikimizi birden :)
4 Ağustos 2015 Salı
Seni Bana Getiren Mektup
Aslında biraz daha sık kitap yorum girmem lazım.
Yorumladığım kitaplar okuduklarımın gerisinde kalıyor.
Siz söylemeden ben söyleyeyim ben aslında hızlı kitap okumuyorum.
Zaman ayırıyorum hepsi bu.
Haftanın kitabı Novella yayınlarından çıkan, Patricia Scanlan imzalı Seni Bana Getiren Mektup isimli roman.
Briony daha küçükken çok sevdiği büyük anne ve babasından artık onunla görüşmek istemedikleri gerekçesiyle ayrılmıştır. Bir gün kendisine yıllar önce yazılmış mektubu bulduğunda büyük annesinin hem yaşadığını hem de aslında görüşmek istediğini öğrenecektir.
Peki annesi çok sevdiği büyük anne ve babasından Briony'i neden ayırmıştır?
Kitap Jeff'in ölümüyle açılıyor, Briony'nin yaşadıklarıyla devam ediyor ancak asıl hikaye Valerie.
Briony'i asıl karakter sanırken Valerie'nin olması çok güzel. Yanlış anlamayın Valerie'yi sevdiğimden falan değil, sevmedim çünkü, ama romanın işlenişi hoşuma gitti.
Ha sevmesem de, Valerie'nin yerinde olup onun gibi davranmayacak kimse yoktur sanıyorum. Çok sinirleniyordum ama Tessa'nın yaptığı da hiç hoş değildi, en sonunda Valerie'ye hak verdim.
Ne diyor bu Seyhan, mı diyorsunuz? Haklısınız.
Tam bir aile-drama. Empati kurmak için birebir. Bu tarz kitaplardan hoşlanan evli kadınlara özellikle tavsiyemdir.
Neden böyle dediğimi de okumadan anlamayacaksınız ne yazık ki ;)
Yorumladığım kitaplar okuduklarımın gerisinde kalıyor.
Siz söylemeden ben söyleyeyim ben aslında hızlı kitap okumuyorum.
Zaman ayırıyorum hepsi bu.
Haftanın kitabı Novella yayınlarından çıkan, Patricia Scanlan imzalı Seni Bana Getiren Mektup isimli roman.
Briony daha küçükken çok sevdiği büyük anne ve babasından artık onunla görüşmek istemedikleri gerekçesiyle ayrılmıştır. Bir gün kendisine yıllar önce yazılmış mektubu bulduğunda büyük annesinin hem yaşadığını hem de aslında görüşmek istediğini öğrenecektir.
Peki annesi çok sevdiği büyük anne ve babasından Briony'i neden ayırmıştır?
Kitap Jeff'in ölümüyle açılıyor, Briony'nin yaşadıklarıyla devam ediyor ancak asıl hikaye Valerie.
Briony'i asıl karakter sanırken Valerie'nin olması çok güzel. Yanlış anlamayın Valerie'yi sevdiğimden falan değil, sevmedim çünkü, ama romanın işlenişi hoşuma gitti.
Ha sevmesem de, Valerie'nin yerinde olup onun gibi davranmayacak kimse yoktur sanıyorum. Çok sinirleniyordum ama Tessa'nın yaptığı da hiç hoş değildi, en sonunda Valerie'ye hak verdim.
Ne diyor bu Seyhan, mı diyorsunuz? Haklısınız.
Tam bir aile-drama. Empati kurmak için birebir. Bu tarz kitaplardan hoşlanan evli kadınlara özellikle tavsiyemdir.
Neden böyle dediğimi de okumadan anlamayacaksınız ne yazık ki ;)
Etiketler:
2015 okumaları
,
kitaplar
,
novella yayınları
,
patricia scanlan
,
seni bana getiren mektup
,
the royal book club
2 Ağustos 2015 Pazar
Naz Bileydi'nin Gelinliği
Gelinlik eleştirmek istemiyorum.
Tövbeliyim bu konuda aslında. Hatta yazı yazmıştım bu konu hakkında ama acaba nerede?
O yüzden bu tür yazılar gördüğünüzde bunu bir eleştiri olarak görmeyin. ( O konuyu size bırakıcağım) {Çok uyanık gördüm kendimi (: }
Zaten ben kim 'Vogue Turkey Fashion Editör'ünü eleştirmek kim?
Fotoğrafı instagram sayfasında gördüm ve gerçek bir düğünde giyilmiş olduğuna inanamadım.
Çünkü böylesi bi' gelinlik anca defile bilemedin fotoğraf çekimi için giyilir. İşin şov kısmıdır, amaç konuşulmaktır.
Para gani, anlıyorum farklı bir gelinlik giymek istenmesini.
Sanırım kimse daha önce başkasının giydiği bir gelinlik giymek istemez. Ama göğüs kısmı bir fotoğrafta bile ne kadar rahatsız edici, değil mi?
Aslında..
Baktıkça alışıyor muyum ne? :)Allah mesud etsin güzel bir çift.
Bu arada merak edenleriniz varsa gelinlik, Gamze Saraçoğlu imzalı.
(İlk fotoğraf Naz Bileydi'nin ig hesabından, ikinci fotoğraf Kanerkıvanc isimli kullanıcın hesabından alınmıştır.)
Instagram'da eleştirenler olduğu gibi (ki aslında bize ne?) bayılanlar da olmuş.
Siz beğendiniz mi?
Tövbeliyim bu konuda aslında. Hatta yazı yazmıştım bu konu hakkında ama acaba nerede?
O yüzden bu tür yazılar gördüğünüzde bunu bir eleştiri olarak görmeyin. ( O konuyu size bırakıcağım) {Çok uyanık gördüm kendimi (: }
Zaten ben kim 'Vogue Turkey Fashion Editör'ünü eleştirmek kim?
Fotoğrafı instagram sayfasında gördüm ve gerçek bir düğünde giyilmiş olduğuna inanamadım.
Çünkü böylesi bi' gelinlik anca defile bilemedin fotoğraf çekimi için giyilir. İşin şov kısmıdır, amaç konuşulmaktır.
Para gani, anlıyorum farklı bir gelinlik giymek istenmesini.
Sanırım kimse daha önce başkasının giydiği bir gelinlik giymek istemez. Ama göğüs kısmı bir fotoğrafta bile ne kadar rahatsız edici, değil mi?
Aslında..
Baktıkça alışıyor muyum ne? :)Allah mesud etsin güzel bir çift.
Bu arada merak edenleriniz varsa gelinlik, Gamze Saraçoğlu imzalı.
(İlk fotoğraf Naz Bileydi'nin ig hesabından, ikinci fotoğraf Kanerkıvanc isimli kullanıcın hesabından alınmıştır.)
Instagram'da eleştirenler olduğu gibi (ki aslında bize ne?) bayılanlar da olmuş.
Siz beğendiniz mi?
Etiketler:
gamze saraçoğlu
,
gelinlik
,
moda editörü
,
naz bileydi
,
nazlacan
,
vogue
,
vogue turkey fashion editör
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)














