20 Aralık 2013 Cuma

#Yürüyorum

Yürüyüş benim en sevdiğim spor.

Tamam düzenli yürümüyorum.
Ama elimden geldikçe çabalıyorum.
Yakın yerlere yürüyerek gitmeye çalışıyorum.
Aslında bu pek doğru değil.
Geç kalmak gibi bir adetim olduğu için yürümeye niyetlenip genelde yürüyemiyorum.
Dönerken yürümeye çalışıyorum, ama o zamanda yorgun oluyorum.
Ama önemli olan niyet etmek değil mi?

Yoksa ben hiç yürümüyorum da haberim mi yok?

Yürüyorum, yürüyorum.
Yürüyorum ve sizi de yürümeye davet ediyorum.
Yürürken fotoğraf da çekiyorum.


Instagramda The_Syhn olarak, #yürüyorum ve #yürüyüşdurakları hashtagini kullanıyorum, beklerim.

17 Aralık 2013 Salı

Dublörün Dilemması

İddia ediyorum, insan bir kere Murat Menteş okumaya görsün... Artık hiç bir yazdığına kayıtsız kalamaz.

Ruhi Mücerret'i okurken daha diğer kitaplarını okuyacağımız konusunda anlaşmıştık*
Ve işte:


Sevgili okur.. (Bu kitabın hatırına bu seferlik böyle yazabilir miyim?)
Daha önce Murat Menteş okumadıysanız - iki kitabını okudum ya üstat kesildim başınıza:) - absürt bir tarzı, kuvvetli bir dili olduğu konusunda sizi bilgilendirmeyi üzerime vazife bilirim.
Yani aslında - ben size konudan bahsedeceğim ama, Mücerret'te de dediğim gibi, konunun hiç önemi yok.

İbrahim Kurban isimli karakterimiz insan kopyalamak için gerekli donanıma sahiptir. Nuf Tufan ise bir oyuncu. Kurban'ın icadı sayesinde talebe göre insanların kılığına girebilecektir ve talep vardır!
Yine ilginç isim kombinasyonları, afilli tasvirler..
Kitabın sonunda öyle bir atraksiyon yapmasaydı bence çok iyiydi.

Ruhi Mücerretle kıyaslamam gerekirse konu daha sağlam, ancak dili daha gösterişsiz. Berabere yani.

Aziz okur,
Sırada "Korkma Ben Varım" var ve kitabın sayfa sayısının fazla olması gözlerimi ışıldatıyor.
Bunu becerebilecek kaç yazarımız var allasen?.
Varın okuyup okumayacağınıza siz karar verin.
-----------
* Kimle anlaşmıştık? Tabii ki Nabrut'la. Yorumu burada.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Portakallı Kış Keki

Deneyip memnun kaldığım bir tarifi sizinle paylaşacağım ki siz de deneyin, bu lezzetten mahrum kalmayın.

Yaparken tereddütlerim vardı; olur mu, pişer mi, sevilir mi? Gibi.
Ben çok sevdim ve yaparken pek keyif aldım. Sonra ikram ettiğim herkes çok beğendi. Daha da memnun oldum.


Ben tarifi, meşhur krep pastamın tarifini de aldığım Reyhan kokulu mutfağım'dan aldım.
O da Ihlamurcum.com'dan almış yani tarif burada.

Denemenizi öneririm.
Canım çekti şimdi iyi mi?! :)

9 Aralık 2013 Pazartesi

Düğün Hediyesi

Gelelim kapağıyla gönülleri çelen kitabımıza.
Bu kitap daha basılmadan, tanıtımlarında, kapağına vurulmuştum, çok iyi hatırlıyorum.
Kapak çok güzel, arka kapak yine öyle.
Hele hele iç kapak muhteşem.

Bütün bunlar 150 sayfalık büyük puntolu bu kitap için!

Kitabın konusunda gelirsek, bir yemek eleştirmeninin eleştirisinden sonra restaurantını kapatmak zorunda kalan Julie, yeni işinin ilk gününde hayatını kararttığını düşündüğü yemek eleştirmenine yemeklerini beğendirmek zorunda kalacaktır.
Julie'nin eleştirmenle imtihanı! Bir de işin içine aşk girdi mi?..

Konu hoş aslında. Yazar Lucy Kevin iyi bir konu bulmuş ama sanki sıkılmış da, "Amann işte sonunda böyle olcak zaten, ne diye uzatıyorum bitiversin demiş" de olabildiğince kısa tutmuş gibi.
Yani cidden ama cidden çok kısa bir kitap. Bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap.

Yazarın benim gibi tembel biri olduğuna dair şüphelerim var.
Ya da daha iyisi, benim gibi okuyucuyu sıkmaktan korkan biri.

Böyle kitapları, bir kitaptan çabuk sıkılanlara, kitap okuma alışkanlığı olmayıp olmasını isteyenlere, sınav haftasından ya da ağır bir kitaptan yeni çıkmışlara, yani hafif bir şeyler okumak isteyenlere öneririm.

Unutmadan, bunun bir seri olduğunu da ekleyelim. Arkasından gelecek 4 kısa kitabımız daha var, demek oluyor bu.

6 Aralık 2013 Cuma

İncir - Havuç Ve Dut Reçeli

Uzun zaman önce yazmam gereken bir yazı aslında bu.
Handan'ın yapıp, taa İzmir'lerden bana yolladığı reçellerden bahsediyorum.
Hapur hupur yemesini bildim ama bahsetmeye fırsat bulamadım mı yani? Ne ayıp!


Aslında aklımda pancakeli reçelli bir görsel vardı. Ama bizde pancake bir tarafta pişerken öte taraftan yeniliyor. En sonunda son reçelim (ve favori reçelim) bitmeden çekebildim de, gene araya bir şeyler girmiş yazamamışım.
Neyse canım kısmet bu güneymiş demek ki.


İncir, dut ve havuç reçeli göndermişti Handan. İncir reçeli zaten çok severim ancak havuç ve dut reçellerini ilk kez tattım. İkisi de çok güzel ve çok ilginçti benim için. Dut reçelini kaşık kaşık tüketebilirim o derece hoşuma gitti.
Arkadaşımın blogunda bu reçellerin ve daha nice tariflerin yanı sıra, güzel kitap önerilerine rastlayabilir hatta şansınız varsa çekilişleri takip edip, kitap kazanabilirsiniz ^_^

4 Aralık 2013 Çarşamba

Ayşe Kaya Kimdir?

Instagram birçoğumuzun hayatında var ve o birçoğumuzun içinde birçoğumuzun benim gibi vazgeçilmezi.

Instagram'da takip çeşit çeşit oluyor. Kimi sadece arkadaşlarını, kimi sadece ünlüleri takip ederken, kimi takip edeni takip edip, takibine geri dönmeyenle ilişkisini kesiyor.
Kimisi de kimi takip edeceğini bilemiyor.
İşte orada devreye ben giriyorum: Ayşe Kaya'yı takip ediyor musun?

Nasıl ve ne zaman takip etmeye başladım bilmiyorum ama bana sorarsanız Instagram'in en güzel yanı 'O'.

Profiline her girdiğimde kendisini 'Hikaye Kovalıyıcı' olarak özetlediğini görüp, "Ancak bu kadar uygun bir tanımlama olur!" diyorum.

Ve geçenlerde kendisiyle tanışma imkanı buldum.
25 yaşında gencecik, çok hoş bir hanımefendi. Daha olgun birini beklediğim için çok şaşırdım.
Ve kıskandım! Bu kadar genç biri bu kadar şeyi nasıl bilebilir?
Maşallah... Maşallah. Nazarımın değmesinden korkarım.
Edebiyat, belki Sanat Tarihi veya Güzel Sanatlar mezunu falan beklerken ben, Ayşe, Kimya mezunu çıktı.
Al sana bir şaşkınlık daha. Aslında Kimya bölümünü kazandığında o da çok şaşırmış yazdığını bile unutmuş.
Hiç ilgisi olmadığı bir alanda okuması, mezun olmasına mani olmamış ve ilgilendiği şeylerden uzaklaştırmamış.

Hasılı, bu yazı Ayşe Kaya'yı halihazırda takip edenler birazcık tanısın, takip etmeyenlerin de takip etmesine vesile olsun diye yazıldı.


Ben, belki gezmeyi sevdiğimden, belki İstanbul'u çok sevdiğimden, belki hiç düşünmeden basıp geçtiğimiz yollardaki hikayeleri bulup çıkardığından, belki de bir şeyler öğrenebildiğim için kendisini takip etmeyi çok seviyorum.
Benim gibi düşünenlerin zevkle takip edip, uzun demeden yazılarını okuyacaklarını tahmin ediyorum.

Şimdilerde Portakal Ağacı dergisinde yazılarını okuyabildiğimiz Ayşe Kaya'nın gelecek yıllarda kitabının çıkmasını bekleyen, belki de ilk alacak olanlardan biriyim ben.
Instagram hesabı: ayysekaya

Benimki de The_Syhn memnun oldum ^_^

2 Aralık 2013 Pazartesi

Mart Menekşeleri

Mart Menekşeleri Sarah Jio'muzun ilk kitabı.
Aynı zamanda Arkadya Yayınevinin de ilk kitabı.
Bundan bir yıl kadar önce Arkadya Yayınevi 'Mart Menekşeleri'yle  yayınevleri arasında yerini aldı.
Geçtiğimiz günlerde de aynı yayın evinden, aynı yazarın üçüncü kitabı dilimize çevrildi, kütüphanemize katıldı.

Ben yazarın ilk olarak ikinci kitabını okudum. Biliyorsunuz: Yağmur Sonrası.
O kitabın yeri hala ayrı bende. Yağmur Sonrası'nı okur okumaz Mart Menekşelerini de okumaya karar verdim. Ve sanırım aynı haftalarda kitabı aldım.
Ancak okumak için aylar geçmesi gerekti, geç fırsat buldum.


Öncelikle dürüst olmam gerekirse Yağmur Sonrası tadını alamadım. Hikayede açıklar vardı ve bazı şeylerin son ana kadar saklı tutulması rahatsız etti beni. Sinirlendirdi biraz sanki :)
Beklentim yüksekti evet bunun etkisi büyüktür illa ki.
O yüzden ilk bu kitabı okumuş olmayı dilerdim açıkçası.
'Yağmur Sonrası'ndan sonra okuyacaklar için bunu not düşüyorum. Yoksa çok fazla seveni var bu kitabın. Kitap okumayı sevmediğini söyleyen kuzenim bile gözlerinin yanmasına karşın gece okumalara doyamamış ve çok etkilenmiştir mesela.
Sürükleyici, merak uyandırıcıdır ve kesinlikle sıkmaz sizi.

Konusuna gelince, eşinden henüz boşanmış yazar kızımız Emily, biraz kafa dağıtmaya yengesinin yanına adaya gider. Burada geçirdiği günlere, kimin yazdığını bilmediği bir günlük eşlik edecektir. Acaba günlük kime aittir?

Bu kitabın bir diğer özelliği ise, ikinci kadının da bir kalbi olabileceğini düşündürmesidir bence.

Not: Okuyanlardan muhakkak yorum bekliyorum ^_^