jane austen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jane austen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2018 Pazartesi

Northanger Manastırı

Ve nihayet bu kitabı okuyabildim!
Alalı o kadar uzun süre oldu ki..
Neden aldığımız bütün kitapları okumaya vakit bulamıyoruz. Halbuki alırken acayip ama acayip hevesli olmuyor muyuz? Bir an önce okumak için sabırsızlanmıyor muyuz?

Bu kitapla beraber Jane Austen'ın tüm kitaplarını okumuş oldum ki bu da benim seneler evvelki hedefimdi.
Northanger Manastırı bana diğer kitaplarından farklı geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse onlar kadar da sevemedim. Ama güzeldi. Gerçi ilk kitabı bu sanırım ve ona rağmen çok kuvvetli cümleler, ironi dolu sivri bir dil hakim. İlk kitabıysa ki öyle olduğunu hatırlıyorum oldukça iddialı. Bu açıdan bakınca hayranlık uyandırıcı. Bir de yazar hanım romanda yer yer dönüp bize hitap ediyordu ki, o kısımlar bana büyüleci geldi ♥
Seviyorum kız ben Jane'i
Başkahramanımız Catherine oldukça saf, iyi niyetli ve deneyimsiz olunca beni yer yer tabii sinir etti. Klasik balolar, ev davetleri, Bath'e gitmeler, sığ insanlar, derinliği olan papazlar ki bu kitapta bu Henry idi ve Henry kitap okumayı seven, yer yer yarım sayfalık cümleler kuran ve Catherine'in sevdiği kişi. Aslında arada Henry'nin ilgisini de görmek güzel olurdu.
Sonu ve arada olan bazı şeyler tahmin edilebilir olsa da bazı şeylerin nedeni kestirememek de kitabın güzel yanlarındandı.

Bir sonraki kitabımızda görüşmek üzere..

3 Mayıs 2016 Salı

Aşk Ve Arkadaşlık

Bu kitabı ilk youtube kanalında birinde görmüştüm.
Jane Austen'ın bu isimde bir kitabı olduğunu bilmiyordum, nasıl olurdu? dedim bir kez daha.
Lady Susan'da da böyle bir dumur yaşamıştım hatırlarsınız.

Bu ara çok fazla kitap okuyamıyorum ama bu ince bir kitaptı gittiğim her yere yanımda götürmek suretiyle zaman buldum denebilir.
Lady Susan gibi mektuplar şeklinde ilerliyor.

Jane Austen'ın 14 yaşında yazmış bu kurguları. Klasik bir Jane Austen kitabı elbette değil. Hatta Lady Susan ayarında bile değil kitap.
Ancak ne bileyim işte, yani sevdiğiniz bir yazarın bilmediğiniz bir kitabı olduğunu öğrenince ne kadar benimserseniz o kadar benimsedim bu kitabı da.
Bir de ben bunları, yani bu haberim olmadığı ve şimdi Türkçeye çevrilen bu kitapları bir hediye olarak görüyorum.
Ve bence tamam diğer kitaplarıyla mukayese edilmez ve 14 yaşında falan ama yine de güçlü kaleminin sinyallerini veriyor.
Dürüstçe söylemek gerekirse Jane Austen hayranlarını alakadar eden ve yine onların "kitaplığımda olmalı" diyeceği bir kitap, diğerlerini kesmez.

Bir de kitabın başında Jane Austen'ın hayatını anlatan kısa bir paragraf var ki.. hep yanlış. Bir an "acaba başka bir Jane Austen mı?" bile dedim.
Düzelirse iyi olur kanaatindeyim, naçizane okur yorumu ^.^

21 Ocak 2016 Perşembe

Jane Austen Çıldırtıyor

Çıldırıyorum var ya!
Şu Jane Austen kitap kapaklarını yenileyip yenileyip çıkartıyorsunuz ya meydana!

 

Ben ki, Aşk ve Gurur gibi Jane Austen'ın en popüler kitabını bulmak için 40 takla atmış, bulduğum ilk yerde (eski bir basım, tek tük, nadir kitaplar satan bir gazete bayii) almış biriyim.
Nerede o günler?..
Şimdi neredeyse her yayınevinde, her online kitap satış sitesinde.
Üstelik bunu her Jane Austen kitabımda yaşadım. Mansfield Park'ı sahaflarda buldum mesela.

Bende bir Uğultulu Tepeler var, kapağı bile yok, o derece eski ve ben eski kitap sevmiyorum bile aslında. Sahafta bulduğumda sevincimi gizleyememiştim, adam da kuruş indirmemişti.
- Yani sen bilirsin böyle eski kitapların meraklısı çok, diyerek ben daha pahalıya da alıcı bulurum demek istemişti. Blöfünü görmüş, yine de kitabı başka birine bırakmaya cesaret edememiş, eski kitap sevmememe rağmen almıştım.

Hiç unutmuyorum bunları işte ben.
Böyle kitaplara ulaşmak kolay  mıydı?
Ama şimdi..
Gel gör ki şimdi her yayınevinden çıkıyor. Yayınevleri de kapak konusunda beni çıldırtıyor!
Ben Jane Austen'in tüm kitaplarını, hiç istemememe rağmen  farklı farklı yayınevlerinden tedarik etmişken, yayınevleri daha zevkli kitap kapaklarıyla beni neredeyse ağlatacak!!


Hele insafsız Artemis Aşk ve Gurur'a ciltli ve ciltsiz versiyonları hazırlamış ki cidden muhteşem!
Neyse ki son anda film görsellerinin olduğu kapağı kulanamamışlar ve buna dönmüşler:

Ohh yaa.. neyse ki bu oldu. Hiç güzel değil:)
Filmini de çok sevdiğimde film görselli kapağa da ölmüştüm. Kusura bakmıyorsun değil mi canım Artesmis. Oh iyi olmuş :)

Sevgili Okur,
Jane Austen kitaplarından okumadıkların varsa bu kapakları tercih et, Artemis'te ciltlisini al. Sonra da beni ağlat; baaak benim kitabım seninkinden güzel, diye.

Son olarak buradan çok sevgili yayınevlerine sesleniyorum: Göndersinize bana bu güzel kapaklı Jane Austenlerden ^.^ N'olur ki sanki :(

26 Haziran 2015 Cuma

Leydi Susan

Geçtiğimiz günlerde bahsettiğim, beni çok heyecanlandıran Jane Austen'ın kitabını yorumlamakta sıra.
Leydi Susan kitabının yazarını fark edince heyecanlandım. Konusunu okuyunca heyecanlandım. Daha önce türkçeye çevrilmemiş olduğunu duyunca heyecanlandım.
Kargom gelince heyecanlandım, elime alında heyecanlandım...
Benim için önemli bir kitap anlayacağınız.

Kitap diğer Jane Austen kitaplarından farklı.
Mektuplaşma seklinde ilerliyor. Olayları ve karakterleri insanların birbirlerine yazdıkları mektuplardan öğreniyorsunuz.
İlk başlarda insanları tanımakta zorlandıysam da, ara vermeden okumanın verdiği avantaj ile çabuk adapte oldum.

Leydi Susan güzel bir dul. Tatlı dili sayesinde birçok erkek avucunda. Ama burada anlatan yazar olmadığı için en başından itibaren o tatlı diline kanmıyorsunuz, yer yer samimi arkadaşına da yazıp gerçek yüzünü gösteriyor.
Çok tatlı, kibar ve naif olmasına rağmen devamlı aşağıladığı bir kızı var. Evlenmek istemediği biriyle evlendirmek istiyor ki amcası ve yengesi olmasa o işi de çoktan hallederdi Leydi Susan.
Eltisi tabii ki onun sözlerine, yalanlarına, dolanlarına kanmıyor ama gel gör ki erkek kardeşi...
Biriniz beni susturabilir mi? Zira kitabın tamamını anlatacağım. :)

Diğer kitaplarından farklı olarak, kitap mektuplaşma şeklinde ilerlediğinden karakterlere bağlanmıyorsunuz. Ama olay örgüsü, kötü gözüken iyiler, iyi gözüken kötüler, döndürülen dolaplar vb bakımından aynı. Bir de çok sade gibi gözüken arada sizi can evinizden vuran cümleler bakımından tanıdık.
Aradığımız da bu değil mi sanki?

19 Haziran 2015 Cuma

Jane Austen'dan Son Mektup

Düne kadar Jane Austen kitaplarının 6 tane olduğunu, okumadığım tek kitabının ise rafta beni beklediğini sanıyordum
Sonra Twitter'da Lady Susan tanıtımlarına denk geldim.
Altınbilek yayınlarından çıkmış bir Jane Austen kitabı.
Önceki kitaplarının yeni bir isimle basılmışı sandım evvela.
Altınbilek Yayınlarına tweet attım derhal.
Sağ olsunlar hemen dönüp bilgilendirdiler beni.
Jane Austen'nın mektuplaşma şeklinde ilerleyen romanı daha evvel türkçeye çevrilmemiş!

Allah'ım, sanki Jane Austen yaşıyor da yeni kitap yazmış.. O derece sevindim ^.^


Şimdi ellerimde olan kitap için asıl yorum okuduktan sonra gelecek.
Bu arada haberi olmayan kaldıysa, yakın zamanda kitap alacak varsa diye hemen yazayım, dedim.
Neticede ben burada kitabımla sefa sürerken sizin orada bu kitaptan bihaber yaşamanıza dayanamam :)
Yorum için fazla bekleyeceğinizi sanmam zira dayanamayıp hepsini bir seferde bitireceğim.

Hala aklım almıyor, nasıl bunca zaman bu kitaptan haberim olmaz.

15 Temmuz 2014 Salı

Mansfield Park

Dilimize Umut Parkı diye çevrilen Mansfield Park, bir Jane Austen klasiği.
Bendeniz ise bildiğiniz gibi kendi çapında bir Jane Austen sever. Hadi manyağı demeyeyim kibarlık edeyim.

İnsanın kendinden yaklaşık 200 yıl önce yaşamış bir yazarda kendini bulması ne ilginç değil mi?
Jane Austen kitaplarını seviyorum, çok daha iyilerini okumuş olmama rağmen..
O döneme olan merakım ile Jane Austen'la aynı şeylerden hoşlanmamız kitaplarına karşı ya da adının geçtiği her yapıta karşı ilgimi perçinliyor.

Bu kitabı geçen sene sahaf festivalinden almıştım. Hem ciltli, hem eski bir basım, hem de sadece 5TL!
Açıkçası Mansfield Park'ın filmini izlemiş beğenmemiştim, kitabını okumayı düşünmüyordum. Sonra kendime kızdım: Ne yani filme bakıp kitabı mı yargılayacaktım?!
İyi ki almışım. Çok beğendim.

Kalabalık ve yoksul bir ailenin kızı olan Fanny, küçük yaşta zengin teyzesinin yanına gönderilir. Orada kuzenlerine ve teyzesine yarenlik edecektir. Kuzeni Edmund'ı seven Fanny'nin hayatı, komşularına ayak uydurmaya çalışırken tavizler veren kuzenleri sayesinde değişip karamsar bir hal alacaktır.

Gerçekçi karakterleri, abartısız anlatımıyla klasik okumaktan yana çekincesi olanların bile seveceği bir kitap.

26 Mart 2014 Çarşamba

Austenland

Böyle beni çözmüş kişilerden seveceğimi bilecekleri tavsiyeler gelmiyor mu?
Mest oluyorum.

Austen diyarı, ah süper..
Jane Austen sevenlere yönelik bir kamp düşünün. Jane Austen romanlarındaki gibi yaşanan bir yer.
Austen severlere yönelik bir tatil imkanı.
Kostümler, atlar, arabalar..
Ve tabii aşklar..


30 yaşındaki esas kızımızın hayalindeki erkek Mr. Darcy'dir. Hayalindeki erkeğin hayali bir karakter olması kadar cesur bir şey olabilir mi şu hayatta.
Ben seni anlıyorum Jane!
Keri Russel tarafından canlandırılan kızımızın adı Jane bu arada. Esas oğlandan spoiler olmaması için bahsetmiyorum.
Film yeteri kadar komik yeteri kadar romantikti bence. Özellikle Jennifer Coolindge tarafından canlandırılan Mrs. Charming'e ve sözde ingiliz aksanına kahkahalarla güldüm.



Filmin imdb puanı yüksek sayılmaz ama zaten bu tarz puanlamalarda romantik komedilerin pek şansı yoktur. Romantik komedi severleri, romantik komedi severler anlar.
Austenland'in kıymetini de Jane Austen severler!
:)
Kitaplarıyla benzeştiği ve bu durum gözlere sokulmadan yapıldığı için alkışı hak eden bir film.
Esas oğlanın asaleti, kızın çıkarsız saflığı, gözüktüğü gibi olmayan insanlar.. Bunlar Jane Austen kitaplarında rastlayabileceğiniz türden karakterler..
Tabii bir sanat eseri değil, ancak ben çok sevdim.
Orijinal dili ve yüksek çözünürlükte izlemenizi tavsiye ederim.

İyi ki böyle bir yer gerçekte yok, yoksa gitmek için yanıp tutuşurdum ^.^

22 Nisan 2013 Pazartesi

Akıl Ve Tutku

Kitap çekilişimiz devam ederken bir kitap yorumunun iyi olacağı kanaatindeyim.

Jane Austen'in en popüler kitabı, desem doğrudur sanırım bu kitap için.
Okumayı çok istediğim ancak bulamadığım kitaplardan biriydi.

Hala basımı varken alın bence, çünkü basılıyor bir ara bulabiliyorsunuz, sonra tekrar ulaşılmaz oluyor.


Öncelikle kapak tasarımıyla bir kaç kelam etmek isterim.
Sevgili Olimpos Yayınları..
Tamam; kitabı basmışsınız, güzel indirimlerle de bize sunuyorsunuz, ama "Dünya Aşk Klasikleri" ne demek?!
Bugüne kadar böyle bir kategori duymamıştım, Jane Austen'ın birçok kitabı dünya klasikleri arasındadır.

Ya kapağa ne demeli? Bana ticari bir kaygıyla tarihi romans havası verilmek istenmiş gibi geldi - ki iki yüzyıl önce yazılmış bir kitaba böyle bir anlam yüklemek.. nasıl desem.. saçma.

Ama işte tam metin diyor, fiyat uygun, çeviri de güzel.

Bu kitapta Jane Austen iki kardeşi, iki kardeşin başına gelen olaylar karşısındaki tutumlarını anlatıyor ki birinin aklı diğerinin tutkuyu temsil ettiğini söylemek yanlış olmaz. İlk başlarda ismini Elinor ve Marianne olarak düşünse de kitap günümüze akıl ve tutku (veya kül ve ateş) şeklinde geliyor.
Orjinal ismi "Sense and Sensibility" olduğunu da yazalım.

Ben, bir Jane Austen sever olarak, kitabı beğendiğimi söylemeliyim. İlk yazdığı kitap olmamasına karşın ilk basılmasına şaşırmadım. Olaylar önceki kitaplarıyla kıyaslandığında daha kapsamlı ve düşündürücü.

Bu kitapla beraber yazarın yazdığı altı kitaptan okumadığım sadece iki tane kaldı.
Onları da dediğim gibi bulmak zor.. Mümkünse güzel kapaklı ve güzel bir çeviriyle okumak istiyorum.

26 Ocak 2013 Cumartesi

The Jane Austen Book Club

Diyelim ki uzanıyorum, ve diyelim ki kitap okuyorum. Veya bir şey izliyorum. Veya gece tam yatacağım...
Ve aklıma bir film geliyor.
Aman Allah'ım izlemeliyim!
Saat - mekan - zaman farketmez hemen kuzenime mesaj atıyorum.
İsot muhakkak o filmi izlemeliyim, acil!

Sanırsın festivalde jüriyim, bu film de aday! Sanırsın bir eleştiri yazısı yazmam lazım.

Öyle saplantılı olabiliyorum işte.

Kuzenimse bu halimi gıcık bulmaz, aksine hemen halleder.
Ama kuzenim şimdi asker.. Ve yeri çok belli. Tüm askerlerimize hayırlı tezkereler diliyorum..

The Jane Austen Book Club


Bu kadar güzel bir film izlemek değildi niyetim. Bu yüzden imdb puanına aldırmadım; Jane Austen mi? Eminim hoştur, izleyelim.
Sonra ben. Bir, Jane Austen sever.  Tabii ki sevdim bu filmi!
Arkadaşlarına yardım etmek için kurdukları, Jane Austen'ın altı kitabına binaen 6 kişiden oluşan bir kulüp.
Çok özendiğimi, filmi herşeyiyle çok sevdiğimi söylemek isterim.
Ve bir de, Jane Austen'ın tüm kitaplarının bir kitapta toplanmış, ciltli, kapkalın kitabı görünce, kıskançlıktan çatlamış, aynından deli gibi istemiş olabilirim!

Bir ve daha; eğer bu film daha iyi oyuncular ve azıcık daha özenilmiş bir senaryoya sahip olsaydı, şimdiye fenomen olmuştu!

The Vow


Film henüz başlamıştı ki, bum! Trafik kazası!
Aman Allah'ım lütfen kimse ölmesin, diyorum. Çünkü öyle filmler çok acıklı oluyor. Ben romantizm istiyorum:) Zor zamanları olmuyor değil. Tadı kaçmasın başka bir şey söylemiyorum. İzleyin bence, sevdim ben. Ben sevdimse izlemelisiniz gibi oldu, olsun :)

The Time Travelers Wife


Kesinlikle daha güzel beklediğim bir filmdi. Biraz yavaştı sanki. Konusu, filmin adından belli.

The Words


Hikaye içinde hikaye içinde hikaye.
Tavsiye üzerine merakla izlediğim, sonunu anlamadığım, ama şimdi tekrar düşününce sonu bence benim tahmin ettiğim gibi olduğunu düşündüğüm bir film -o nasıl bir cümle öyle :)
güzel film. Bradley Cooper da cabası :)

27 Ocak 2012 Cuma

Hafta Sonu Ne Yapacağınızı Biliyorum

Film izleyeceksiniz!
Eveeet bunu hissediyorum :D
Ben de size bir kaç film önerisi sunmak istiyorum.
Hem de Jane Austen kitap uyarlaması olan bu filmler güzel alternatif olacak nitelikte.

                                                                            Emma

Önce kitabını okudum.
Sonra dizisini izledim ve şimdi de filmini izledim.
 Üçünde de Emma'ya bir güzel gıcık oldum.
 Daha da Emma hakkında bir şey okumak izlemek-istemiyorum :)
Ama belli olmaz; Gwyneth Paltrow'un oynadığı Emma kaldı, sanırım onu da izleyip ondan sonra böyle demeliyim :D

Emma'ya gıcıklığım güzel bir uyarlama olduğunun da göstergesi. İzleyebilirsiniz yani ;)
Yalnız benim bildiğim Emma, sarışındı! :/

                                                             Mansfield Park

Kitabını okumak için beklerken, dayanamayıp izlediğim, izlerken ara ara dondurup 'önce okusa mıydım?' dediğim, çünkü karakterleri bir türlü oturtmakta zorlandığım bir filmdi.[buradaki cümle özellikle devrik bırakıldı (: ]
Başroldeki kızı 'Doctor Who'dan tanıyordum.
O karaktere yakıştıramadım. Daha güzel bir kız bulabilirlerdi diye düşündüm hep :D
Filmi kitapla kıyaslayamıyorum ama fena film değildi.
Filmini izledikten sonra kitabını okuyasım geçer sanıyordum. Geçmedi. :)

Konusunda gelince: Kuzenlerinin- yanına neden bilmiyorum- gönderilen bir çocuk. Filmde anlaşılmıyor kitapta belki anlatılıyordur, Orda büyüyor resmen, bir iki günlüğüne değil oraya evlatlık verilmiş gibi ama aileden biri ama yardımcıları gibi.
Bizdeki besleme gibi ama birbirlerine karşı hep nazikler tabii.. :D
Tabii Jane Austen'dan bahsediyoruz illa ki ölçülü bir aşk olması gerekir değil mi?

Ayy lanet olsun ne biçim anlattım filmi :D

                                                      Northanger Abbey


Bu filmi o kadar sevdim ki!
Kitabını okumak için sabırsızlanıyorum. Mr. Tilney harika! :)
Catherine Morland rolünde izlediğimiz isminin sonradan Felicity Jones olduğunu öğrendiğim esas kız, o kadar Selfet'e benziyordu ki anlatamam! :)
Konusunu anlatmıyorum. Teşekkür ettiğinizi duyar gibiyim :)

22 Nisan 2011 Cuma

Aşk Ve Gurur Ve Zombiler

Bu kitabı ilk gördüğüm de dehşete düştüğümü hatırlıyorum.
Şaka mıydı bu?!
Benim en sevdiğim Jane Austen kitabının yeni versiyonuna, hem de zombiler katılarak geliştirilmesine ihtiyaç mı vardı?

Asla asla asla okumayacaktım bu kitabı!!

Sen misin asla diyen?
Sonra bir yerde bahsedildi, merak ediyor ama konduramıyordum.
Sonunda kaçınılmaz olanı ertelememe kararı aldım.

Kendime şaşırıyordum:
Bu kadar önyargılı olduğum bir kitabı nasıl okumak için elime alırdım?
Kapağı kaldırıp ilk cümleyi okuduğumda pişmanlığım daha da arttı: Bunu okumakla geçireceğim zamanı orjinalini okuyarak harcamalıydım...

Bütün bunları düşünen ben miydim?
Kitabı yarılaşmıştım bile!

Elimden bırakamadan, satır atlamadan okuduğum bir kitap oldu.
Öyle ki, gece gözlerimin yanmasına sebebiyet verdi.

Kitap 300 sayfa ama yazılar oldukça küçük. Akşam okumayı biraz güçleştiriyor. Her cep boy okumadan sonra normal boyu yadırgadığım gibi bunu da yadırgadım, ancak çabuk unuttum.

Kitabın konusu... neredeyse unutuyordum.
Elizabeth'le Mr.Darcy'nin destansı öykülerine, sanki bir onlar eksikmiş gibi dahil olan zombiler.

"Aşk ve Gurur" kitabına espri getiren zombilere, "Aşk ve Gurur" da asaleti getirmiş!
böyle bir muzurluk kimin aklına gelirdi?
Seth Grahame-Smith'in aklına gelmiş.

Bu kitabın bir yararıda, okuyan herkesin orjinalini merak edecek olmasıdır.
Great job Seth! ;)

25 Aralık 2010 Cumartesi

Emma


Biliyorum.. biliyorum..
Yanda "Kitab-ı Hiyel"i okuduğum görünüyor.
Ben de, bir seferde birden fazla kitap okuyabilirim diye gaza geldim "Emma"ya başladım.
Başlarda gayet iyi gidiyordum hani :)
20 sayfa Kitab-ı Hiyel, 50 sayfa Emma derken, Emma oldu 464 -yani bitti:)
Kitab-ı Hiyel 66 :)
O da biter acelesi ne :D

Ve tabii şimdi görsel ararken filmi olduğunu da öğrendim:)
Filmini de merak ettim. Ve tabii izlerim ;)

Kitabı sevdim dostlar. Biliyorum ki, içinizde seveceklerde bulunacaktır.
Mesela aklıma ilk gelenler:
Ebruli,
Pinky (hatta sen muhtemelen okumuşsundur(: )
Taze Kahve,
Ojeli Parmaklar..

Aaa ama "Seyhan bu ne biçin kitap yorumu" demeyin artık alışın:
Kitap yorumu burda :D
-Ekleme: en azından yeterlilik konusunda şıkları işaretlerseniz bu konuda gelişebilirim diye düşünüyorum:)-

Ha bu kitap Jane'nin en sevdiği kitabı olabilir ama benim için hala Aşk ve Gurur!

24 Eylül 2010 Cuma

İkna

"Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü"nü okuduğumda karar vermiştim Jane Austen kitaplarına geri dönmeye.
"Çirkinin Aşığı"nı okuduktan sonra ise daha fazla zaman kaybetmemem gerektiğini anladım.
Dönemin masumiyetini geri kazanmak istiyordum ki, 'İkna' tamda öyle bir kitap oldu.

Bir kıyaslama yapmamalıyım aslında, ama elimde değil; 'Aşk Ve Gurur' un yerini alamaz elbet.
Ama ayrı düşmüş, kavuşmak gibi bi hayalleri olmayan, oysa tam birbirine layık iki insanın öyküsü olan bu kitabın hakkını da yememek lazım.
Çeşit çeşit karakterlerde romanın renkliliği.
Çeviride bir tatsızlık hissetmekle beraber, bu kitap, Jane Austen'ın 42 yaşında hayata gözlerini yummadan evvel yazdığı son roman olması açısından önem taşır.

Sahaf festivalinde daha ısrarcı olup Jane Austen kitapları bulmadığım için üzlüyorum şuanda :/