"Niye bu kadar kısa?!" diye çıldırtacak mipmini bir diziyle daha karşınızdayım.
Diziyi izlemeden önce bazı koşulları yerine getirmek lazım ama.
Sevgili Jane Austen'ın meşhur romanı "Aşk ve Gurur"u okumuş olmanız gerek. Ya da izlemiş.
Ya da benim gibi hem kitabını okumuş, hem filmini ezberlemiş, hem de dizisini izlemiş olmanız..
Çünkü bu dizinin ana karakterleri Elizabeth ve Darcy!
Evli mutlu çocuklu bir şekilde karşımıza çıkıyorlar Elizabeth ve Darcy.
Darcy dedikçe midemde kelebekler...
Ancak isimden anlaşıldığı üzere biraz karamsar bir konusu var. Arazilerinde gerçekleşen ölüm üzerine katilin aileden olup Darcy'nin namına leke sürülme ihtimali, haksız yere birinin idamına sebep olma endişesi üzerinde durulan sadece 3 bölümlük bir dizi.
Konu o kadar müsait ki aslında..
"Neden sadece üç bölüm?!" insan gerçekten hayret ediyor!
Böyle hayret ederken bu dizinin P. D. James'in yazdığı aynı adlı romandan uyarlandığını öğreniyorum.
Bizdeki gibi eseri eserlikten çıkarmak yerine bire bir uygulama taraftarı ingilizler..
Yalnız gördüğüm en paçoz Elizabeth olduğunu kabul ediyorum. (Elizabeth karakterini Anna Maxwell Martin canlandırıyor)
Darcy bile başta 'Yaa bunu mu seçmişler Darcy diye' hayıflandırsa da, Darcy'nin karakteri fiziğinin önüne geçiyor ve ısınıyorsunuz. (Matthew Rhys ise Fitzwilliam Darcy rolünde)
Dizinin en sevdiğim yanı karakterlere son derece bağlı kalarak özelliklerini vurgulaması.
Lydia ve Mrs. Bennet tek kelimeyle harika! Harika dediğime bakmayın, yani komaya sokacak kadar uyuz olmayı başardıkları için harika, diyorum.
Elizabeth ve Darcy'nin evlendikten altı yıl sonrasına götüren bu BBC yapımı diziyi tüm Jane Austen 'Aşk ve Gurur' severlere öneriyorum. Türkçeye çevrilmiş olsa kitabını da okurduk..
aşk ve gurur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk ve gurur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Haziran 2014 Perşembe
26 Mayıs 2011 Perşembe
Dizi Dizi Diziler
Bu internete bayılıyorum ya!
Sayesinde tv kumandası değmiyor elime.
"The Office"de -ki tavsiye etmekten bıktığım dizi- "Glee" partisi düzenlediklerini gördüğümde artık "Glee"yi daha fazla erteleyemiyeceğimi anlayıp izlemeye başladım.

Danslı, müzikli yapımları sevenler izleyip, eğlenebilir.
Beni ikinci sezonda ancak sardı.
Dizinin kötü karakterleri en sevdiklerim olup çıktı ama. Şaşkınım :)
Pack, Santana ve tabii ki Sue!
Ve yine tabii ki Asyalı çiftimiz ki, onların bi kötülüklerini görmedim :)
Chang şahane ötesi. Yani dans edişi :P
Bu arada büyüleyici konuk oyuncuların haddi hesabı yok!
Tıpkı "Modern Family"de olduğu gibi.
"Glee"yle aynı zamanda "Modern Family"e de başladım.

Arada kameraya konuşmaları bakımından "The Office" benzettiğim bu dizi ise ilk sezonun sonlarına doğru beni sarmaya başladı ve şimdilerde kahkaha tufanı yaşatıyor. İyi ki tavsiyeleri dinlemişim, diyorum.
Gloria'ya ve aksanına bayılıyorum ki, bu tamamen farklı bir post konusu olacak.
Phil ise dizide beni en çok güldüren kişi.
Birde Pinky'nin önerisiyle BBC yapımı "Aşk ve Gurur"u izledim ki, işin içinde Mr. Darcy oldu mu beğenmemek olmuyor :)

Yumuşak yüz hatları nedeniyle hayalimdeki Elizabeth'le hiç örtüştüremediğimden Lizzy'i pek sevemedim.
Sayesinde tv kumandası değmiyor elime.
"The Office"de -ki tavsiye etmekten bıktığım dizi- "Glee" partisi düzenlediklerini gördüğümde artık "Glee"yi daha fazla erteleyemiyeceğimi anlayıp izlemeye başladım.
Danslı, müzikli yapımları sevenler izleyip, eğlenebilir.
Beni ikinci sezonda ancak sardı.
Dizinin kötü karakterleri en sevdiklerim olup çıktı ama. Şaşkınım :)
Pack, Santana ve tabii ki Sue!
Ve yine tabii ki Asyalı çiftimiz ki, onların bi kötülüklerini görmedim :)
Chang şahane ötesi. Yani dans edişi :P
Bu arada büyüleyici konuk oyuncuların haddi hesabı yok!
Tıpkı "Modern Family"de olduğu gibi.
"Glee"yle aynı zamanda "Modern Family"e de başladım.
Arada kameraya konuşmaları bakımından "The Office" benzettiğim bu dizi ise ilk sezonun sonlarına doğru beni sarmaya başladı ve şimdilerde kahkaha tufanı yaşatıyor. İyi ki tavsiyeleri dinlemişim, diyorum.
Gloria'ya ve aksanına bayılıyorum ki, bu tamamen farklı bir post konusu olacak.
Phil ise dizide beni en çok güldüren kişi.
Birde Pinky'nin önerisiyle BBC yapımı "Aşk ve Gurur"u izledim ki, işin içinde Mr. Darcy oldu mu beğenmemek olmuyor :)
Yumuşak yüz hatları nedeniyle hayalimdeki Elizabeth'le hiç örtüştüremediğimden Lizzy'i pek sevemedim.
Yine Jane'i de biraz çirkin buldum :)
Mr. Bingley tüm şapşallığıyla ortadaydı ki, kitapta şapşal biri olmamasına karşın filmde de bu dizide de öyle yansıtılmış.
Ama Sevgili Mr. Darcy öyle kusursuz ki... :)
6 bölümlük "Aşk ve Gurur" hayranlarını tatmin edecek bir dizi.
Üstelik indirdiğim ilk dizi :)))
Dizilerim tatile girmek üzere..
Bu demektir ki Güney Kore dizilerine ağırlık vereceğim:)
Sakın bana dizi önermeyin! Az öz şahane şeyler izlemek niyetindeyim :)
Ama Sevgili Mr. Darcy öyle kusursuz ki... :)
6 bölümlük "Aşk ve Gurur" hayranlarını tatmin edecek bir dizi.
Üstelik indirdiğim ilk dizi :)))
Dizilerim tatile girmek üzere..
Bu demektir ki Güney Kore dizilerine ağırlık vereceğim:)
Sakın bana dizi önermeyin! Az öz şahane şeyler izlemek niyetindeyim :)
Etiketler:
aşk ve gurur
,
diziler
,
glee
,
modern family
,
pride and prejudice
,
the office
22 Nisan 2011 Cuma
Aşk Ve Gurur Ve Zombiler
Bu kitabı ilk gördüğüm de dehşete düştüğümü hatırlıyorum.
Şaka mıydı bu?!
Benim en sevdiğim Jane Austen kitabının yeni versiyonuna, hem de zombiler katılarak geliştirilmesine ihtiyaç mı vardı?
Asla asla asla okumayacaktım bu kitabı!!
Sen misin asla diyen?
Sonra bir yerde bahsedildi, merak ediyor ama konduramıyordum.
Sonunda kaçınılmaz olanı ertelememe kararı aldım.
Kendime şaşırıyordum:
Bu kadar önyargılı olduğum bir kitabı nasıl okumak için elime alırdım?
Kapağı kaldırıp ilk cümleyi okuduğumda pişmanlığım daha da arttı: Bunu okumakla geçireceğim zamanı orjinalini okuyarak harcamalıydım...
Bütün bunları düşünen ben miydim?
Kitabı yarılaşmıştım bile!
Elimden bırakamadan, satır atlamadan okuduğum bir kitap oldu.
Öyle ki, gece gözlerimin yanmasına sebebiyet verdi.
Kitap 300 sayfa ama yazılar oldukça küçük. Akşam okumayı biraz güçleştiriyor. Her cep boy okumadan sonra normal boyu yadırgadığım gibi bunu da yadırgadım, ancak çabuk unuttum.
Kitabın konusu... neredeyse unutuyordum.
Elizabeth'le Mr.Darcy'nin destansı öykülerine, sanki bir onlar eksikmiş gibi dahil olan zombiler.
"Aşk ve Gurur" kitabına espri getiren zombilere, "Aşk ve Gurur" da asaleti getirmiş!
böyle bir muzurluk kimin aklına gelirdi?
Seth Grahame-Smith'in aklına gelmiş.
Bu kitabın bir yararıda, okuyan herkesin orjinalini merak edecek olmasıdır.
Great job Seth! ;)
Şaka mıydı bu?!
Benim en sevdiğim Jane Austen kitabının yeni versiyonuna, hem de zombiler katılarak geliştirilmesine ihtiyaç mı vardı?
Asla asla asla okumayacaktım bu kitabı!!
Sonra bir yerde bahsedildi, merak ediyor ama konduramıyordum.
Sonunda kaçınılmaz olanı ertelememe kararı aldım.
Kendime şaşırıyordum:
Bu kadar önyargılı olduğum bir kitabı nasıl okumak için elime alırdım?
Kapağı kaldırıp ilk cümleyi okuduğumda pişmanlığım daha da arttı: Bunu okumakla geçireceğim zamanı orjinalini okuyarak harcamalıydım...
Bütün bunları düşünen ben miydim?
Kitabı yarılaşmıştım bile!
Elimden bırakamadan, satır atlamadan okuduğum bir kitap oldu.
Öyle ki, gece gözlerimin yanmasına sebebiyet verdi.
Kitap 300 sayfa ama yazılar oldukça küçük. Akşam okumayı biraz güçleştiriyor. Her cep boy okumadan sonra normal boyu yadırgadığım gibi bunu da yadırgadım, ancak çabuk unuttum.
Kitabın konusu... neredeyse unutuyordum.
Elizabeth'le Mr.Darcy'nin destansı öykülerine, sanki bir onlar eksikmiş gibi dahil olan zombiler.
"Aşk ve Gurur" kitabına espri getiren zombilere, "Aşk ve Gurur" da asaleti getirmiş!
böyle bir muzurluk kimin aklına gelirdi?
Seth Grahame-Smith'in aklına gelmiş.
Bu kitabın bir yararıda, okuyan herkesin orjinalini merak edecek olmasıdır.
Great job Seth! ;)
Etiketler:
aşk ve gurur
,
aşk ve gurur ve zombiler
,
jane austen
,
kitaplar
,
mr.darcy
,
seth grahame-smith
25 Aralık 2010 Cumartesi
Emma
Biliyorum.. biliyorum..
Yanda "Kitab-ı Hiyel"i okuduğum görünüyor.
Ben de, bir seferde birden fazla kitap okuyabilirim diye gaza geldim "Emma"ya başladım.
Başlarda gayet iyi gidiyordum hani :)
20 sayfa Kitab-ı Hiyel, 50 sayfa Emma derken, Emma oldu 464 -yani bitti:)
Kitab-ı Hiyel 66 :)
O da biter acelesi ne :D
Ve tabii şimdi görsel ararken filmi olduğunu da öğrendim:)
Filmini de merak ettim. Ve tabii izlerim ;)
Kitabı sevdim dostlar. Biliyorum ki, içinizde seveceklerde bulunacaktır.
Mesela aklıma ilk gelenler:
Ebruli,
Pinky (hatta sen muhtemelen okumuşsundur(: )
Taze Kahve,
Ojeli Parmaklar..
Aaa ama "Seyhan bu ne biçin kitap yorumu" demeyin artık alışın:
Kitap yorumu burda :D
-Ekleme: en azından yeterlilik konusunda şıkları işaretlerseniz bu konuda gelişebilirim diye düşünüyorum:)-
Ha bu kitap Jane'nin en sevdiği kitabı olabilir ama benim için hala Aşk ve Gurur!
Etiketler:
aşk ve gurur
,
blog camiası
,
EMMA
,
jane austen
,
kitaplar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


