İskender pala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İskender pala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2011 Salı

Şah Ve Sultan


İskender Pala önyargım yüzünden uzunca bir süredir okumayı ertelediğim kitap.
Hele Zahir'den sonra hiç çekemem, diyordum.
Ama yanılmışım, aksine çok iyi geldi.

Yavuz Sultan Selim ve ezeli rakibi Şah İsmail ilişkisine dair bir roman.
Satır aralarında aşkı bulabileceğiniz, karşılaştırmalar yapacağınız, o döneme dair bildiklerinizi tartacağınız son derece güzel bir kitap.

Hani benim gibi dilini ağır bulanlara sesleniyorum:
Kitabın dili sizi beni düşünerek ağır yazılmamış belli.

Kamber Can'ın yaşadıklarından yola çıkarak sevgiyi tanımlamaya çalışması takdire şayan.
Şiddetle tavsiye ederim.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Kitab-ı Aşk/ İki Darbe Arasında

Bir önceki yazıma
gelen yorumlardan aldığım gazla
sırtım yere gelmez gibi hissediyorum şuanda:)

Kitap yorumlarım birikti:) Tatile gitmeden okumuş ama burda yazamamıştım.


Farklı zamanlarda yazılmış aynı konu konu üzerine yazılar; aşk..
Önsözde -artık önsöz okuyorum görüldüğü üzere(:- denildiği gibi zamanımızda iyice ucuzlatıldığı için tamda okunması gereken bir kitap.
Çoğunlukla bir beyit açıklaması şeklinde.
Beyit dediğin nedir; 2 satır. Minimum2 sayfada açıklanmış bir 2 satırdan bahsediyorum.
hatta bir açıklamayı şöyle bitiriyordu:
Bu kadar sözden sonra belki de sormak lazımdır; acaba hangi medeniyetin hangi şairi, böylesine dimağları mest eden bir tek beyit söylemiştir; söyleyebilmiştir? Dante mi; Shakespeare mi?!...
Heyhat!...
O yüzden İskender Pala Prof. Doç. Dr. bense sadece bir okuyucuyum dedirtti bana.

Hani diyelim alıp okumazsınız, tarzını değildir, İskender Pala sevmezsiniz belki ama bir kitapçıya girip sayfa 46yı açıp "Şakayık" başlıklı yazıyı mutlaka okuyun.
Beni kırmayın en azından o yazıyı bir okuyun! Ne demek istediğimi anlayacaksınız ;)
Hele J.Potter bu kitabı mutlaka oku ;)

İskender Pala üssü İskender Pala: İki Darbe Arasında


Harika bir kitap!
'Kitab-ı Aşk'ı okurken elime almış, sadece önsözünü okumak için koltuğun köşesine ilişmiş, derken koltuğa yayılmış halde kitabı neredeyse yarılamış halde buldum kendimi.
İskender Pala'nın askeri kimliğini hiç bilmiyordum. Yazıklarının samimiyetine, tüm samimiyetimle inanıyorum.
Hakikaten herkese tavsiye ederim.
Yer yer güldüm, yer yer gözlerim doldu.
Ama en çok 'bunları yazdığı için bir gün başı belaya girmez umarım' dedim.

"Maalesef"ler... "İyi ki"ler...
İlginç zamanlar...

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Katre-i Matem


Bu kitabı yorumlayıp yorumlamama konusunda çok kararsız kaldım.
Çok sevenleri olduğunu biliyorum. Ama ben cinnet geçirerek okudum.
Off bu da çok direkt bir yorum oldu.

Kitabın başındaki sunuş ve girizgahı okuyarak başlamamıştım kitaba. Önsözleri sevmem çünkü. Sonra kitabın son on sayfasında kitabın başına döndüm, niyetim; tekrar okumaktı. Çünkü kitabı sevmemiştim, sevmediğim için sorun bende olmalıydı.
Bu sefer sunuşan başladım.

Merak ediyorum önce sunuş kısmını okusaydım görüşüm farklı olur muydu?
Çünkü sunuşu okuduktan sonra bazı şeyler netleşti.
Kitabı okurken zaten o dönemi bu kadar yaşanmış gibi anlatması çok etkileyici gelmişti.

Yine de Zindan Adası nasıl beni filmlerde soğuttuysa, bu kitapta beni kitap okumaktan soğutacak diye ödüm koptu.
Çok sıkıldım ama İskender Pala okumaya devam edeceğim.

Bakarsınız birgün en başından tekrar okurum bu kitabı ve o zaman belki de beğenirim.

Olumsuz bir yorum yaptığım için vicdan azabı duyuyorum, o yüzden kitabı okumayanlar için lütfen birde şu yorumu okuyun diyorum.