29 Ekim 2020 Perşembe

Harry Potter | 8 Filmi İzledim

 


Harry Potter kitaplarını çıkar çıkmaz okudum ama filmleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çünkü kitaplarını çok severek okumuştum. Okuduğum en güzel seriydi. Filmleri hemen ardından izlesem birincisi keyif alamayacaktım, ikincisi hep kitapla kıyaslayacaktım. 
Akıllıca bir seçim yaptığımı düşünüyorum açıkçası. Hatta çocuklar için üzülüyorum. Filmi var nasılsa diye kim bilir kaç çocuk kitaplarını okumayacak?! Halbuki kitapların yerine tutabilir mi hiç! 

Peki neden durup dururken Harry Potter izleyesin tuttu derseniz... Yeğenimin Harry Potter yaşı gelmiş meğersem ♥ Şimdi o izlemişken ben izlememişken benimle de izle diye tutturmamla onunla başladım ama tek bitirdim. Hatta bir araya gelmeyi bekleyemediğimden son bölümleri yalnız izledim ve onunla mesajlaşırken "sana küstüm" dedi. Onsuz Harry Potter izledim diye bana küstü ♥ 
Ay ne güzel duygu yiyeceğim ya ♥ 

Film/filmlere dönersek.. Filmler harika ya! Bir kitap ancak bu kadar güzel uyarlanabilirdi bence. Bazı yerleri okurken bile hayal etmekte zorlanırken ne güzel yapmışlar bayıldım. 
Oyuncular da muhteşem tabii. Hermione'nin saçlarının bu kadar uslanmasını beklemiyordum sadece.

Kitapta okuduğumda çok etkilendiğim hatta çok ağladığım yerleri izlerken o kadar etkilenmediğimi de söyleyebilirim. Ya ne olacağını bildiğimden ya da büyüdüğümden diyeceğim ama sanmıyorum, sanırım olacakları bildiğimden. 

Çoğu detayı da unutmam filmi izlerken eleştirmeme neden oldu, tabii. O yüzden diyorum iyi ki beklemişim şimdiye kadar. 

Peki tekrar izler miyim? 

İzlerim döne döne izelerim. Yalan yok. Adamlar güzel çekmiş :)

18 Ekim 2020 Pazar

Kolilerce Kitap | Kitap Tavsiyesi

Kitap almayacağız diye kitap muhabbeti de mi yapmayalım?

Aşağıda bazı kitaplardan bahsediyorum alın okuyun dediklerim de var, aman okumayın dediklerim de. Bazısını ise çok sevmeme rağmen bağış yaparsanız size gönderebileceğimden bahsediyorum.

Nasıl mı?

Videoyu izleyin, izletin hatta bu sefer. Hayra ortak olun ^^
Videonun ilk kısımlarında biraz tutuk haldeyim ama sabredin açılıyorum sonra.



14 Ekim 2020 Çarşamba

Sevdiğim Şeyler #2

 Pantolon takımlar. 

Kadınların giydiği maskülen takımlar doksanlarda çok modaydı. Mesela Pınay Aylin Ve Bendenizin bu trz kıyafetlerle çektiği klipleri var. Yalnız o görüntüleri koyamıyorum buraya çünkü görüntü kalitesi çok düşük. eyse ben günümüzden yüksek çözünürlüklü, takım elbiseli kadınlar bulayım size. Aklıma hemen iki isim geldi.



1-2 foto koyayım dedim kadının tarzında kayboldum Victoria Beckham'ın her hali güzel... neyse birkaç tane de diğer ismin fotoğrafını koyalım.




Maskülen kadın takımlar için aklımda dört isim paylaşmak vardı. Bendeniz ve Pınar Aylin'in o görüntüleri eski olduğundan gözünürlükleri iyi değildi. O yüzden onları paylaşmadım. Ama yaşı bana yakın olanlar hatırlar.
Victoria Beckham ve Blake Lively aklımdaki diğer iki isimdi. Blake Lively için görsel ararken onun için ayrı bir post hazırlama niyetim geldi aklıma: Bir ara hep böyle dolanıyordu ortalarda, nedeniyle beraber beni çıldırtan kombinlerini paylaşmak istiyordum. 
Demek ki ben yıllardır blog yazmama rağmen yazmak istediğim şeyleri istediğim zamanda yazamıyorum.

Sizce nasıl?

11 Ekim 2020 Pazar

Yılın Son Ama Dev Kitap Alışverişi | Hepsi Kitapyurdu

Bir kitap kargosundan çok daha fazlası.

Siz bu satırları okurken acaba ben hangi kitabı okuyor olurum? Tahmini olan var mı?



7 Ekim 2020 Çarşamba

Sevdiğim Şeyler #1

 Ben geçenlerde odamı taşıdım. Haliyle birçok ıvır zıvır bende olduğunu bile unuttuğum eşya gün yüzüne çıktı. Onların içinde çokça defter, günlük, liste hatta fatura buldum. Bu defterlerden birinde blog için yazı notlarım vardı. O notlardan yola çıkarak aa ben bunlar hakkında yazmadım yazayım diyerek bu yazıyı hazırlamaya koyuldum. Bunun bir seri olması bekleniyor ama hayat gailesi. Unutmazsak veya nasip olursa diyelim ve sevdiğim şeylere bana ve profilime uygun bir konuyla başlayalım:

Şapkalar!

Hiç şaşırmadınız değil mi? 

Hemen görsellerle destekliyeyim ve buna İngiltere Kraliçesi ile başlayayım.

İster dönem şapkaları olsun ister kepler isterse fötr şapkalar olsun.. hepsine bayılıyorum. Bu kadar mı "tarzsız" olabilir insan! Evet işte karşınızda örneği. Olabiliyor yani :)

Keira Knightleysiz bir şapka yazısı düşünemiyorum! onsuz olmazdı. Hem de Düşes filminden şapkalı görüntüleriyle yazıyı şenlendirdiğimi düşünüyorum ^^

Ve modern görüntülerle noktalıyorum:
Sanırım başörtülü biri olmasaydım şimdi şallarım sayısınca şapkam olurdu ^^




16 Eylül 2020 Çarşamba

Ali Ulvi Kurucu Hatıratı

Bu aralar okuduğum hiçbir kitabı bloga yazmadım. Aklımdan ne geçiyordu acaba? Dönüp dönüp blogdan yardım aldığım öyle çoktur ki benim. Kitapları ayırırım birinde takılırım mesela okumuş muydum bunu? Ya da konusu neydi bunun? Bloğa yazmamışsam öyle kalakalırım. Ama bir de yazmışsam tüm hatıralar geri gelir.

Bu kitabın da blogda olması lazım!


Şimdiye kadar okuduğum en güzel hatırat!

Bakmayın siz burada bahsetmediğime az buz okumadım ben de! Hatırat okumayı sever misiniz başlıklı bir youtube videom var. İzlemediyseniz öneririm. Melek bu kitabı şiddetle önerir. 
Melek sayesinde hatıratlara merak saldım ama çok da benim tarzım olmadığını söyleyebilirim.

Bu kitap hariç! Beş ciltlik bir seri ve sanırım ben dört cildini illaki okuyacağım.

Hadis hocam da yıllar önce 5 kitaplık bir öneri tweeti atmıştı, orada da ilk sıradaydı bu kitap. O zaman alayım diye bakmıştım ama tükenmişti. Sonra Melek güya bana da getirecek, o da bir türlü getirmedi. Sonra derken Nesibe'nin bagajında görmeyeyim mi bu kitabı! Çok sevindim. Nesibe neden bu kadar sevindiğime bir türlü anlam veremedi. :)

Hatırat işte. Konusuna değinmiyorum. İlgisini çeken varsa ilk fırsatta okusun derim.

14 Eylül 2020 Pazartesi

Woman in Gold

 Filmin afişi izlemek için kafi! Helen Mirren ve Ryan Reynolds "Seyhancım izlemek istediğini biliyoruz" der gibi bakıyorlar. E tabii ben de izledim. 


Ünlü ressam Gustav Klimt'i bilir misiniz? Açıkçası ben Avusturya'ya gittiğimde öğrenmiştim. Araya Avusturya'ya gittiğimi de sıkıştırdım. Aslında bu kadar ünlü bir adamı resimle ilgilenmiyorsanız tanımamanız normal demek istemiş de olabilirim. Belki de sizin niyetiniz kötü :))) Neyse sapıyorum konudan!

Spoiler istemeyen buradan gerisini okumasın çünkü, bildiğin filmi özetleyeceğim. Normalde hiç yapmadığım şey biliyorum ama konuşasım varsa demek ki.. 

Film geçmişle gelecek arasında gidip geliyor. Maria Altmann'ı ilk tanıdığımızda Amerika'da yaşayan bir kadın ancak vaktiyle Nazi zulmünden kaçmış. Ailesi toplama kampında ölmüş/öldürülmüş.. 

Maria Altmann'ın gençlik günlerinde dönüyoruz. Avusturya'da yaşayan Yahudi zengin bir aileye mensup. Gustav Klimt'in çok ünlü bir tablosunda resmedilen kadın Maria Altmann'ın yengesi Adele. Ve o tablo evlerinde asılı ancak..

 Ancak Nazi olaylarının ortasında Nazi coğrafyasındalar. Her şeylerini bırakıp kaçtıktan sonra  eşyaları yağmalanıyor. Aslında kaçabilsin - kaçamasın tüm yahudilerin değerleri eşyaları bu şekilde çalınmış/el konulmuş/yağmalanmış. Artık nasıl adlandırırsanız. 

Doksanlarda Avusturya imajını kurtarmak için Yahudilerden alınan eşyaların, sanat eserlerin iadesini yapacağını duyuruyor. İşte Maria da yengesinin tablosunu alabileceğini düşünerek Avusturya kökenli Yahudi bir avukat olan Randy'e bir şansı olup olmayacağını danışıyor. Çünkü Adele'nin portresi  Maria için aile yadigarı olsa da çok değerli ve Viyana için bir sembol! Randy  başlangıçta para için bu işe girişse de sonradan bu iş bir şeref meselesine dönüyor. Hasılı kelam Maria ve Randy olmaz denileni başarıyor davayı kazanıyorlar. Maria kazandığı parayı yardım kuruluşlarına ve akrabalarına dağıtıyor. Randy kendi hukuk firmasını açıyor ve tarihi eserlerin iadesi konusunda uzmanlaşıyor. Gerçek hayat hikayesi olmasa yaw he he derdiniz. Ama işte gerçek hayat hikayesi. 

Şimdi ben bu kadar şeyi aslında başka bir şey için yazdım ama halim kalmadı. Gaza geldiğim bir gün bu yazıya referans vererek anlatırım.

Nasıl beğendiniz mi filmi? :)