Instagram takip ediyor musunuz beni bilmiyorum ama instagram hesabımda sıkça kitap çekilişleri düzenleyip kitap hediye ediyorum.
Üstelik bu kez benim de okuyup çok memnun kaldığım, hatta şurada yazısını sizlerle paylaştığım bir kitabı hediye ediyorum.
Baharın Peşinde.
Bir hafta kalmış çekilişin bitmesine.
Kitabın konusunu merak ediyorsanız videomu izleyebilirsiniz.
Bu videoyu izleyip de çekilişe katılmayan olmaz sanıyorum :)
Hadi hepimize kolay gelsin ;)
13 Ağustos 2016 Cumartesi
Kitap Hediyesi Ve Video: Baharın Peşinde
Etiketler:
baharın peşinde
,
booktuber
,
chasing spring
,
kitap hediye
,
kitap videosu
,
martı yayınları
,
r s grey
,
roman
,
vlog
,
vlogger
,
youtube
,
youtube kanalım
,
youtuber
11 Ağustos 2016 Perşembe
Zümrüt Şelaleleri
Bu sefer bir değişiklik olsun kitap yazısı yerine kitap videosu yükleyeyim dedim.
Biliyorsunuz önce kitap yazsını girer, sonra Youtube kanalıma kitap yorumu girersem bir de onu paylaşırdım.
Ama vakitsizlikten, nice zaman önce çektiğim kitap videosunu bile editleyemiyorum.
Hem düzenleme hem yazı girmektense düzenlenen videoyu yüklerim buraya olur biter dedim.
Olmuş mu?
Böyle yapayım mı hep?
İtiraf ediyorum yazmak çok ama çok daha kolay benim için.
Sayfalarca yazabilir, saatlerce kekeleyebilirim :/
Videoyu izlemeyenler anlamaz tabii.
Kaçtım ben, yorum bırakın ;)
Biliyorsunuz önce kitap yazsını girer, sonra Youtube kanalıma kitap yorumu girersem bir de onu paylaşırdım.
Ama vakitsizlikten, nice zaman önce çektiğim kitap videosunu bile editleyemiyorum.
Hem düzenleme hem yazı girmektense düzenlenen videoyu yüklerim buraya olur biter dedim.
Olmuş mu?
Böyle yapayım mı hep?
İtiraf ediyorum yazmak çok ama çok daha kolay benim için.
Sayfalarca yazabilir, saatlerce kekeleyebilirim :/
Videoyu izlemeyenler anlamaz tabii.
Kaçtım ben, yorum bırakın ;)
Etiketler:
arkadya yayınları
,
booktuber
,
kimberley freeman
,
kitap videosu
,
roman
,
vlog
,
vlogger
,
youtube
,
youtube kanalım
,
youtuber
,
zümrüt şelaleleri
9 Ağustos 2016 Salı
Cate Blanchett Neler Giymiş?!
Cate Blanchett'in Cindrella filminde giydiği kıyafetlerden bahsetmemek büyük kayıp olur.
Hepsi ayrıca incelenesi, ilham alınası, şapka çıkarılası..
Film yazım burada.
Film için görsel şölen demiştim.
Tabii ki kıyafetlerden bahsediyordum :)
Kötü karakterleri seviyorum ben biliyorsunuz.
Ama kötüleri bu kadar güzel giydirirlerse nasıl sevmem sorarım size?!
Cate de o kadar güzel kötü olmuş ki :))
Filmde yeşil ağırlıklı kostümler giymişti üvey anne, onun dışında saks ve sarı tercih edilmişti ama öyle tonlar ki birbirine çok yakın renklermiş gibi geliyor size izledikçe.
Bu filmde kullanılan kıyafetler, renkler tam masal havası veriyor, sevip de kaçıranlar varsa duyurulur.
Hepsi ayrıca incelenesi, ilham alınası, şapka çıkarılası..
Film yazım burada.
Film için görsel şölen demiştim.
Tabii ki kıyafetlerden bahsediyordum :)
Kötü karakterleri seviyorum ben biliyorsunuz.
Ama kötüleri bu kadar güzel giydirirlerse nasıl sevmem sorarım size?!
Cate de o kadar güzel kötü olmuş ki :))
Filmde yeşil ağırlıklı kostümler giymişti üvey anne, onun dışında saks ve sarı tercih edilmişti ama öyle tonlar ki birbirine çok yakın renklermiş gibi geliyor size izledikçe.
Bu filmde kullanılan kıyafetler, renkler tam masal havası veriyor, sevip de kaçıranlar varsa duyurulur.
7 Ağustos 2016 Pazar
Ölürüm Türkiye'yem!.. ❤
Bu da burada dursun.
Gurur duyuyorum.
Muazzam ya muazzam.
Hala nasıl laf soksak, ay bir açık yakasak da dalga geçsek, diye sosyal medyada bekleşen mallar var, görüyoruz.
Acıyorum ya birlik ve beraberlikten bile hazzetmiyorlar, gerçekten acınası.
Kahrolabilirsiniz. 😉
Gurur duyuyorum.
Muazzam ya muazzam.
Hala nasıl laf soksak, ay bir açık yakasak da dalga geçsek, diye sosyal medyada bekleşen mallar var, görüyoruz.
Acıyorum ya birlik ve beraberlikten bile hazzetmiyorlar, gerçekten acınası.
Kahrolabilirsiniz. 😉
Etiketler:
15 temmuz sehitler mitingi
,
tek yurek
,
turkiye
,
yenikapi miting
5 Ağustos 2016 Cuma
Sonsuzluğun Kıyısında
Aslında yaz için tek isteğim kıpırdamadan yatıp milyonlarca kitap okumaktı.
Yeni gelişmeler sayesinde ben birazcık daha dişimi sıkmak durumundayım.
Kitap okumama sayfa sınırlaması getirdim ve hızımı düşürdüm yine.
Ancak bir de tembellik var ki, hala okuduklarımı blogda yazmamışım bile.
Bunlardan biri ben sevgili yazarım J. A. Redmerski'nin Sonsuzluğun Kıyısında isimli kitabı.
Bu kitap çok sevdiğim Hiçliğin Kıyısında'nın devamı.
Hiçliğin Kıyısında'yı çok sevmiştim. O tarzı seviyorsanız kesinlikle önermiştim.
Ve devamı olduğunu biliyordum ama devam edecek gibi bitmemişti kitap, o yüzden de bu kitapta ne anlatılacaktı çok merak ediyordum.
Çiftimiz bu kitapta beraberler, evlenmemişler ama birlikteler, zaten çok gençler.
Hımmm... Nasıl kitap hakkında bilgi vermeden anlatabilirim ki bu kitabın konusunu.
Pek konusu olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Çok uyumlu bir çift. İkisi de önce karşısındakini düşünüyor onun ne istediğini kendinin ne istediğinden önce tutuyor. Mükemmel bir çift yani.
Ama insan biraz kıskanır, ne midesi geniş insanlar ya hu diye bu sefer çokça kızdım da aslında.
Hep bir kavga, bir ayrılık, bir sorun bekledim ama olmadı.
Tamam bir şey yaşıyorlar ama ondan sonrası beklediğim gibi olmadı.
İlk kitap beklentimin çok üstünde çıkmıştı ve bayılmıştım. Ondan mı bilmiyorum -belki de ikinci kitabın geç çıkmasındandır- ama ilk kitabın yanında sönük kalıyor.
Yine de ilk kitabı okuyunca ikinci kitaba pek kayıtsız kalabileceğinizi sanmam :)
Ve çok akıcı, bir oturuşta bitirmemek için uğraşmanız gerek..
Bir sayfa bir sayfa daha derken kitabı bitirdim.
Mesela tatile giderken bu kitabı götürseniz ve kalın diye sadece bu kitabı alsanız, anca okurum diye..
ilk gün bitirir sonra 'hönk!' diye kalırsınız :)
Elimde şimdi J. A. Redmerski'nin Sarai'si var. J. A Redmerski deyince cidden duramıyorum, yoksa serilere bulaşmak istemiyorum ama, Redmerski böyle akıcı yazdıysa ben bu seriyi yutarım.
Yaz ya da kış Redmerski'nin her türlü gideri var. Demedi demeyin.
Yeni gelişmeler sayesinde ben birazcık daha dişimi sıkmak durumundayım.
Kitap okumama sayfa sınırlaması getirdim ve hızımı düşürdüm yine.
Ancak bir de tembellik var ki, hala okuduklarımı blogda yazmamışım bile.
Bunlardan biri ben sevgili yazarım J. A. Redmerski'nin Sonsuzluğun Kıyısında isimli kitabı.
Bu kitap çok sevdiğim Hiçliğin Kıyısında'nın devamı.
Hiçliğin Kıyısında'yı çok sevmiştim. O tarzı seviyorsanız kesinlikle önermiştim.
Ve devamı olduğunu biliyordum ama devam edecek gibi bitmemişti kitap, o yüzden de bu kitapta ne anlatılacaktı çok merak ediyordum.
Çiftimiz bu kitapta beraberler, evlenmemişler ama birlikteler, zaten çok gençler.
Hımmm... Nasıl kitap hakkında bilgi vermeden anlatabilirim ki bu kitabın konusunu.
Pek konusu olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Çok uyumlu bir çift. İkisi de önce karşısındakini düşünüyor onun ne istediğini kendinin ne istediğinden önce tutuyor. Mükemmel bir çift yani.
Ama insan biraz kıskanır, ne midesi geniş insanlar ya hu diye bu sefer çokça kızdım da aslında.
Hep bir kavga, bir ayrılık, bir sorun bekledim ama olmadı.
Tamam bir şey yaşıyorlar ama ondan sonrası beklediğim gibi olmadı.
İlk kitap beklentimin çok üstünde çıkmıştı ve bayılmıştım. Ondan mı bilmiyorum -belki de ikinci kitabın geç çıkmasındandır- ama ilk kitabın yanında sönük kalıyor.
Yine de ilk kitabı okuyunca ikinci kitaba pek kayıtsız kalabileceğinizi sanmam :)
Ve çok akıcı, bir oturuşta bitirmemek için uğraşmanız gerek..
Bir sayfa bir sayfa daha derken kitabı bitirdim.
Mesela tatile giderken bu kitabı götürseniz ve kalın diye sadece bu kitabı alsanız, anca okurum diye..
ilk gün bitirir sonra 'hönk!' diye kalırsınız :)
Elimde şimdi J. A. Redmerski'nin Sarai'si var. J. A Redmerski deyince cidden duramıyorum, yoksa serilere bulaşmak istemiyorum ama, Redmerski böyle akıcı yazdıysa ben bu seriyi yutarım.
Yaz ya da kış Redmerski'nin her türlü gideri var. Demedi demeyin.
Etiketler:
2016 okumaları
,
andrew
,
camryn
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
hiçliğin kıyısında
,
j. a. redmerski
,
kitaplar
,
sarai
,
sonsuzluğun kıyısında
,
the royal book club
2 Ağustos 2016 Salı
Cübbeli'nin Kızının Düğünü
Cübbeli diye tanınan Ahmet Ünlü Hoca'nın kızı geçtiğimiz aylarda dünya evine girmiş, hiç söylemiyorsunuz.
Oysa ben öyle mi?
Ben öğrenir öğrenmez; "Hımm öyle mi olmuş, böyle mi olmuşş, pekii hoca ne demiş?" diye araştırmacı gazeteciliğimi konuşturduktan sonra sizinle paylaşmak üzere kolları sıvadım.
Ben Cübbeli Ahmet Hoca'nın kızının evlenmesini eleştirenlerden öğrendim açıkçası. Ya öyle mi, böyle mi diye ünlemelerim o yüzdendi aslında.
Neden eleştiriliyor peki?
Efendim Damat, zengin bir iş adamı olunca düğünde ultra lüks olmuş. Four Season Istanbul at the Bosphorus'da. Yine Gelin Kızımızın kınası da Zorlu Raffles'da olmuş.
Valla benim de o kadar param olsa, ben de böyle şaşalı düğün yaparım o yüzden vay efendim, neden böyle düğün yapmışlar diye eleştirmek içimden gelmiyor, ama savunmuyorum da.
Cübbeli'nin Damat Esat Palazoğlu oldukça karizmatik bir adam. Damadı beğendim. Bu haberi veren tüm sitelerde boy boy fotoğrafları mevcut. Cübbeli'nin kızı Yüsra'yı çok merak ettim. Maalesef -veya Cübbeli Hoca açısından bakarsak iyi ki- kızının görüntüleri yok denecek kadar az.
İşte gelinlikli bulabildiğim tek fotoğraf bu.
Evlenen Hoca kızı olunca gelinlik giymesi de eleştirildi tabii. Cübbeli Ahmet Hoca da kızının gelinlikle davetliler karşısına çıkmasına rızasının olmadığı açıkça belirtmiş.
Bence rızası olmadığı halde kızının gelinlik giymesine karışmaması güzel bir şey. Sert çıksaydı, düğüne gitmemekle tehdit etseydi kızı da gelinlikle davetliler karşısına çıkmazdı diye düşünüyorum.
Mesela ben anneme anlattım; "Anne böyle böyle olmuş, vay efendim gelinlik darmış nasıl giymiş falan diye eleştiriyorlar" dedim.
Annem de, "iyi yapmış, karışmasınlar istemiş giymiş" dedi "bi' kere oluyor" dedi.
Annemin görüşleri benim için çok önemlidir ^.^
Hayır efendim, giymemeliydi, etmemeliydi diye düşünen cemaat mensupları varsa eleştirinin dozunu ve kimsenin tadını kaçırmasınlar. Hepimiz hesabımızı Allah'a vereceğiz.
Bunun dışında düğün içkili değil, çalgılı çengili değil. Haremlik selamlık oturulmuş...
Aramızda yabancı yok hadi bir de size bir planımdan bahsedeyim. Damat Esat Palazoğlu'nun instagramdaki hesabına istek göndereyim de belki o foto paylaşmıştır Yüsra'yı göreyim, dedim, ama sonra vicdanım el vermedi. Zaten ekran görüntüsü falan almayacaktım, sadece merakımdan. Bakacaktım.
Sırf bu inceliğim yüzünden google görsellerde başka bir foto buldum.
Buradaki yeşilli kızın Yüsra olduğunu tahmin ediyorum, bir de o değilmiş euheuheuhe :))
Damat Bey, kendisi için kız istemeye de giden Ahmet Davutoğlu'nu, mutlu günümde beni yalnız bırakmadı diye paylaşmış.
Bu kadar görmem yetti, Yüsra'ya bayıldım! Maşallah pek güzel pek zarif. Yeşilin tonuna da elbisesine de, kızın gülüşüne de bayıldım. Bu arada Yüsra nasıl güzel bir isimdir?!!
Keşke gelinliğini de net bir şekilde görebilseydik, değil mi?
Geldik bir düğün kritiğimizin daha sonuna. Sanırım ilk defa bu kadar az malzemeyle bu çok yazdığım oluyor :)
Bu çiftin enerjisini çok sevdim ben..
♥ Ömür boyu mutluluklar diliyorum kendilerine.♥
Oysa ben öyle mi?
Ben öğrenir öğrenmez; "Hımm öyle mi olmuş, böyle mi olmuşş, pekii hoca ne demiş?" diye araştırmacı gazeteciliğimi konuşturduktan sonra sizinle paylaşmak üzere kolları sıvadım.
Ben Cübbeli Ahmet Hoca'nın kızının evlenmesini eleştirenlerden öğrendim açıkçası. Ya öyle mi, böyle mi diye ünlemelerim o yüzdendi aslında.
Neden eleştiriliyor peki?
Efendim Damat, zengin bir iş adamı olunca düğünde ultra lüks olmuş. Four Season Istanbul at the Bosphorus'da. Yine Gelin Kızımızın kınası da Zorlu Raffles'da olmuş.
Valla benim de o kadar param olsa, ben de böyle şaşalı düğün yaparım o yüzden vay efendim, neden böyle düğün yapmışlar diye eleştirmek içimden gelmiyor, ama savunmuyorum da.
Cübbeli'nin Damat Esat Palazoğlu oldukça karizmatik bir adam. Damadı beğendim. Bu haberi veren tüm sitelerde boy boy fotoğrafları mevcut. Cübbeli'nin kızı Yüsra'yı çok merak ettim. Maalesef -veya Cübbeli Hoca açısından bakarsak iyi ki- kızının görüntüleri yok denecek kadar az.
İşte gelinlikli bulabildiğim tek fotoğraf bu.
Evlenen Hoca kızı olunca gelinlik giymesi de eleştirildi tabii. Cübbeli Ahmet Hoca da kızının gelinlikle davetliler karşısına çıkmasına rızasının olmadığı açıkça belirtmiş.
Bence rızası olmadığı halde kızının gelinlik giymesine karışmaması güzel bir şey. Sert çıksaydı, düğüne gitmemekle tehdit etseydi kızı da gelinlikle davetliler karşısına çıkmazdı diye düşünüyorum.
Mesela ben anneme anlattım; "Anne böyle böyle olmuş, vay efendim gelinlik darmış nasıl giymiş falan diye eleştiriyorlar" dedim.
Annem de, "iyi yapmış, karışmasınlar istemiş giymiş" dedi "bi' kere oluyor" dedi.
Annemin görüşleri benim için çok önemlidir ^.^
Hayır efendim, giymemeliydi, etmemeliydi diye düşünen cemaat mensupları varsa eleştirinin dozunu ve kimsenin tadını kaçırmasınlar. Hepimiz hesabımızı Allah'a vereceğiz.
Bunun dışında düğün içkili değil, çalgılı çengili değil. Haremlik selamlık oturulmuş...
Aramızda yabancı yok hadi bir de size bir planımdan bahsedeyim. Damat Esat Palazoğlu'nun instagramdaki hesabına istek göndereyim de belki o foto paylaşmıştır Yüsra'yı göreyim, dedim, ama sonra vicdanım el vermedi. Zaten ekran görüntüsü falan almayacaktım, sadece merakımdan. Bakacaktım.
Sırf bu inceliğim yüzünden google görsellerde başka bir foto buldum.
Buradaki yeşilli kızın Yüsra olduğunu tahmin ediyorum, bir de o değilmiş euheuheuhe :))
Damat Bey, kendisi için kız istemeye de giden Ahmet Davutoğlu'nu, mutlu günümde beni yalnız bırakmadı diye paylaşmış.
Bu kadar görmem yetti, Yüsra'ya bayıldım! Maşallah pek güzel pek zarif. Yeşilin tonuna da elbisesine de, kızın gülüşüne de bayıldım. Bu arada Yüsra nasıl güzel bir isimdir?!!
Keşke gelinliğini de net bir şekilde görebilseydik, değil mi?
Geldik bir düğün kritiğimizin daha sonuna. Sanırım ilk defa bu kadar az malzemeyle bu çok yazdığım oluyor :)
Bu çiftin enerjisini çok sevdim ben..
♥ Ömür boyu mutluluklar diliyorum kendilerine.♥
1 Ağustos 2016 Pazartesi
Burcu Biricik'in Kocası, Düğünü Ve Gelinliği :)
Ay resmen düğün yılı!
Burcu Biricik de evliler kervanına girdi.
Bize de bu düğün hakkında kaynatmak düştü.
Reklamcı sevgilisi Emre Yetkin ile dünyaevine giren Burcu Biricik'in fotoğraflarına bakınca
hem kendinin hem de davetlilerinin çok eğlendiklerini gördüm.
Düğündeki her bir detay çok ince ve çok zevkle ayarlanmış. Nereden başlayacağımı bilemedim. O kadar hoş ki her şey. Araba mesela. Klasik bir araba tercih etmişler düğün arabası olarak. Pek hoş, çok hoş.Gelinliğe geçelim uzatmadan. Ne düşünüyorsunuz siz?
Çok sade olan gelinlik sırt dekoltesiyle dikkat çekiyor. Sadece üst tarafında hareketlilik olan gelinliğin etekleri düz ve hafif kuyruklu.
Açıkçası çok beğendim. Gelinliğin güzelliği gelinle bütünleşmesiyle alakalı bence. Ve bu gelinlik de Burcu Biricik'e çok yakışmış. Saçı makyajı da, özellikle saçı ama, çok güzel, düğüne de gelinliğine de çok uymuş.
Damat Bey'e gelince, beni bilirsiniz klasikçiyim, ancak damatlığını çok beğendim. Daha güzel olamazdı. Kendi olduklarını için bu kadar güzel duruyor herhalde yaptıkları her şey.
Ben birçoğunuz gibi Hayat Şarkısını izlemiyorum. Ben Beni Böyle Sev isimli diziden tanıyorum Burcu Biricik'i. O dizide de düzgün fiziği ve giyimiyle çok hoşuma gidiyordu. Düğünde Beni Böyle Sev ekibini görünce çok mutlu oldum, kendim davet edilmiş gibi :) Demek ki arkadaşlıkları devam etmekte. Çok güzel yaa^^ Bu arada Burcu neredeyse herkesle selfie çektirmiş! Hepsinde de çok neşeli.
Heh neredeyse unutuyordum.. Bak bunlar da dans etmiş, bunlar da eğlenmiş,. Bunlara yakışmış! Neden çünkü doğallar!!
Düğün mekanın dekoruyla yazımı noktalayıp sözü size bırakıyorum. Siz nasıl buldunuz?
Etiketler:
2016 düğünler
,
burcu biricik
,
burcu biricikin gelinliği
,
düğün
,
emre yetkin
,
gelinlik
,
kır düğünü
,
magazin
,
samanlık seyran
,
seyhandan magazin yorumları
,
ünlü çiftler
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

















