Havalar soğudu artık yoğurtlu içimizi ferahlatacak salatalara ihtiyacımız kalmadı, diye düşünebilirsiniz.
Ancak.. birincisi ben havaların böyle serin sürmeyeceğini biliyorum bir yerde pastırma yazı başlayacak ;)
İkincisi ise, semizotu diyorum a dostlar!
Balıktan sonra en çok omega 3 bulanan yiyecek!
Beynimiz için çok gerekli!
Dolayısıyla aslında evimizden eksik etmemeliyiz.
Bir demet semizotu aldık.
Bıçak sürmeden elimizle çıt çıt çıt ayıkladık, yıkadık, lalettayin doğradık.
Bıçak vurmamak önemli, zira bıçak vurduktan sonra bitkiler besin değerlerini kaybetmeye başlıyor.
Ha bu arada salatalar için tahta bıçağınız, evet yanlış duymadınız tahta bıçağınız varsa ne âlâ, kullanabilirsiniz.
Semizotunu genişçe bir kaba aldık.
Baş rolümüz olan bir adet kabağı rendeleyip semizotunun olduğu kaba koyduk.
Boyutuna göre bir ya da iki salatalığı küp küp doğradık salatamıza ekledik.
Evde kırmızı paprika biber varsa küp küp doğranıp konabilir yoksa gerek yok.
Gelelim sosuna.
(Tercihen süzme) yoğurt, bir iki kaşık mayonez, bir tatlı kaşığı sirke("umutsepetim"de görmüştüm sirke konulduğunu), (arzuya göre) bir tutam kırmızı pul biber, bir dişcik (dövülmüş) sarımsak ve tabii ki tuz.
Sosla semizotunu bir güzel karıştırıyorsunuz.
Afiyetle yiyorsunuz.
Evet kabak çiğ.
Evet çok yakışıyor.
Evet çok seveceksiniz.
Daha yeyip beğenmeyene rastlamadım!
Afiyet olsun ^^