hadisler ışığında ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hadisler ışığında ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2016 Cuma

Müslümanın Müslüman Üzerindeki Hakkı

Hayırlı Cuma'lar hepimize.

Cuma gününleri herkes hayırlı cumalar psotları yaparken, benim çokça film falan yazısı hazırlayıp sizlere sunduğum çok olmuştur.
Hatta bir ara film yazılarım hep cumaya geliyordu, yaw diyordum kendime, inadına mı yapıyorsun kardeşim.
Neyse ki hadis yazılarım sayesinde, cuma gününe layık birkaç yazı yazmış yine cuma günü yayımlamış olacağım.

Ebu Hureyre'den (r.a) rivayet olunduğuna göre Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Müslümanın müslüman üzeirndeki hakkı altıdır"
Dendi ki, onlar nedir ya Resulullah?
Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu:
"Karşılaştığın zaman ona selam ver; seni çağırdığı zaman davetine icabet et;senden nasihat istediğinde ona nasihat et; aksırıp da hamd ettiğinde ona hayır duada bulun (hapşırıp elhamdulillah dendiğinde yerhamukallah=Allah sana merhamet etsin, de); hastalandığında onu ziyaret et; öldüğünde cenazesine katıl."
(Hadisi Müslim rivayet etmiştir)

20 Haziran 2016 Pazartesi

Hasta Ziyareti

Hayırlı haftalar olsun hepimize.
Hadisler Işığında Ramazan yazılarıma elimden geldiğince yenisini ekliyorum.
Umarım keyif alıyorsunuzdur.

Bu gün paylaşacağım hadisin üzerine biraz konuşmak istiyorum müsadenizle ama önce hadisimizi okuyalım.

Hz. Ali'den (r.a) rivayet olunduğuna göre o şöyle dedi: Ben Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Bir müslüman, hasta bir müslümanı sabahleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek ona akşama kadar dua eder. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, sabaha kadar yetmiş bin melek ona dua eder. Ve Cennette bir meyve bahçesi de onun olur."
(Hadisi Tirmizi rivayet etmiş ve hadis hasen demiştir)

Hasta ziyareti örfümüzce de dinimize de, teşvik edilir.
Hâlâ hasta ziyaretine giden insanlara bir bakın. Benden önceki kuşak sanırım hasta ziyaretine giden son kuşak. Bizim kuşakta da kalmadı maalesef.
Bizim kuşakta hastaya mesaj atmak yetiyor, bizden sonrakiler sosyal medyadan iyi dileklerini sunsa yeterli görülüyor.

Bu hadisten sonra sanırım hasta ziyaretlerine karşı daha hassas olmamış gerektiğini anlayabiliriz.
İşin bir de şu var yalnız:
Hasta ziyaretine diye gelip saatlerce kalkmayan misafirler, rahatsızlık vermemek için habersiz gelip en büyük rahatsızlığı verenler, "öyle sormayın" demenize rağmen "beni hatırladın mı?" diye soranlar, bazı durumlarda ziyaretçi kabul edilmediği zamanlarda ille görmek isteyenler...
Bunlar da iyilik değil, hoşluk değil.

Hasta ziyaretlerinizi kısa tutun, hafifte olsa hastalık belirtiniz varsa gitmeyin, çünkü hassas oluyorlar hasta bakan almasa bile hasta yatan hemen kapabiliyor.

Yılların deneyimi konuştu. :)
O zaman size bir hadis daha yazayım, hadisle konuyu kapatalım, bugün iki hadis okumuş olalım, yazamadığım günlerin telafisi gibi olsun.

Hz. Aişe'den (r.a) rivayet olunduğuna göre Nebi(s.a) ailesinden biri hastalandığında onu ziyaret eder, sağ eliyle hastayı  sıvazlayarak şöyle dua ederdi: "Ey insanların rabbi olan Allah'ım! Sıkıntıyı gider ve şifa ver. Şifa veren sensin. Seninkinden başka Şifa yoktur. O hiçbir hastalık bırakmayan şifadır."
(Buhari-Müslim)

17 Haziran 2016 Cuma

Birkaç Lokma

Bugünkü hadisimiz oruç tutarken zorlananlara gelsin mi?
İftardan sonra abartanlara da gelsin bence.

Ebu Kerime el-Mikdam b. Ma'dikerib'den (r.a) rivayet olunduğuna göre olunduğuna göre o şöyle dedi: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Ademoğlu karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. Halbuki ademoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeter. Mutlaka yiyecekse hiç olmazsa midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye ayırsın. Kalan üçte biri de nefes almak için kalsın."

Zaten şimdiye kadar hep ihtiyacımızdan, gerektiğinde fazla yiyerek midemizi yormadık mı? Midemizi dinlendirelim.
İftarda dikkat edelim.

İnsanın ihtiyacı kadar yemesi gerektiğini hatırlamalı, hatırlatmalı.

13 Haziran 2016 Pazartesi

Gıybet


İstikrarımı takdir edersiniz umarım.
Bugün Hadisler Işında Ramazan yazı dosyamın üçüncü yazısını hazırlıyorum.

Gıybet en popüler günahımız.
Gıybet kelimesini bundan bir-bir buçuk yıl evvel sokaktan birilerini çevirip anlamını sorsaydınız bilen ya çok az çıkardı ya da çıkmazdı.
Ama şimdi şarkısı bile var.

En azından Ramazan ayında gıybeti hayatımızdan çıkarma duasıyla bugünkü hadisimizi paylaşayım.

Ebu Hureyre (r.a)'den rivet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Gıybet nedir, bilir misiniz?"
Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler. Hz. Peygamber:
"Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır"buyurdu.
Söylenen ayıp eğer kardeşimde varsa, ne dersiniz? diye soruldu.
"eğer söylediğin şey onda var onu gıybet etmiş olursun; yok eğer söylediklerin onda bulunmuyorsa, o zaman ona iftira ettin demektir" buyurdu.
(Muslim, Birr 70. Ebu Davudi Edeb 35. Tirmizi, Birr 23.)

Gıybet edenin dedikoducunun en çok arkasına sığındığı mazeret budur, ben gerçekleri söylüyorum, derler. Ama hadis ortada, değil mi?

10 Haziran 2016 Cuma

Merhamet

Bu ay sık sık Ramazan paylaşımlarında bulunmak istiyorum.
Burada, ilk yazımı paylaştığım ilk hadisi okuyabilirsiniz.
Hadisler Işığında Ramazan yazı dosyamın ikinci yazısını bir kısa film ile taçlandıracağım.

Forty YouTube'ta takip ettiğim kanallardan biri.
Kısa filmler paylaşıyor.
Çok kaliteli.
Bugün sizlerle kısa filmlerden birini paylaşacağım, izleyince neden bu konu altında paylaştığımı anlayacak, bana hak vereceksiniz



Ebu Hureyre'den (r.a) nakledildiğine göre Nebi (s.a) torunu Hasan b. Ali'yi (r.a) öpmüştü. O esnada yanında Akra b. Hâbis vardı. Akra dedi ki: Benim on tane çocuğum var onlardan hiçbirini öpmüş değilim. Bunun üzerine Resulullah ona doğru baktı ve şöyle buyurdu: "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz!"

6 Haziran 2016 Pazartesi

Hadisler Işığında Ramazan


Hoş geldin 11 ayın sultanı!
Ramazan benim en en en sevdiğim ay.
Şimdi, yılın en uzun günlerinde oruç tutacağız Allah nasip ederse.
Oruç tutacak sıhhati verdiği için rabbime şükürler olsun.

Geçen yılın ve bu yılın yarısında hadis metinleri okuma fırsatı buldum.
Bana ilaç oldular, yeni şeyler öğrettiler eski öğrendiklerimi hatırlattılar.
Siyer okumadan, hadis okumadan dini anlamak yarım kalır ve insan yarım anladığının farkında bile olmaz, gibi geliyor.

Fırsat buldukça sahih hadislerden bahsetmek istiyorum bu Ramazan ayında.
Sizin de hoşunuza gideceğini umuyorum.
Bugün niyetimi belli etmiş olayım, -haftada bir iki hadis postu yayımlamak için güç diliyorum kendime- ve açılışı yapayım.

Allah Resûlü (s.a.v.) bir gün ashabı ile birlikte yürürken yolda ölmüş bir koyunun leşini gördü. Yanındakilere "Sizce bu koyunun sahipleri bunu değersiz gördüğü için mi atmışlar?" diye sordu. Yanındakiler "değersiz görmeselerdi atmazlardı" dediler. Allah Resûlü buyurdu ki "Şunu bilin ki Allah nezdinde dünya, bu koyun sahipleri nezdinde şu leşin değersizliğinden daha da değersizdir." (Tirmizî, Zühd, 13)

Dünya malına zevkine daldığımızda birilerinin bize bu hadisi hatırlatması duasıyla, hepinize güzel, huzurlu, mutlu ramazanlar diliyorum..