hades etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hades etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2014 Cuma

Aranan Kan Bulundu: Ghost / Phantom

Orada burada, denk geldiğim her yerde dedim; Kore dizilerine karşı serinim artık, diye.
Denk geldiniz ya da gelmediniz ama durumum özetle buydu.
Dizi ve filmlere eski ilgim mi kalmadı, yoksa yaşlanıyor muydum?
Ya da Kore dizileri bendeki miadını mı doldurdu?
Hepsi ya da hiçbiri.
Ama ben biraz uzak kalmaya karar verdim.
Bu kararımdan beni So Ji Sub döndürdü.

İzlediğim hangi diziydi hatırlamıyorum ama bölüm bitişlerinde So Ji Sub'un dizisinin reklamı çıkardı. O geldi aklıma ve buldum Ghost!
Ben Ghost izleyecektim.



Başladım ve ilk bölümü sevdim.
Polisiye. Olsun. Romantik komedi izlemek ve okumaktan artık kalbim pelteye dönmüştü, biraz adrenalin iyi gelecekti.
Aynen öyle geldi.

Çok severek heyecanla izlediğim dizide bir Face/off durumu var. Her zaman gram bilgi sahibi olmadan izlediğim için çok şaşırdığımı söylemem gerek. 

Ortada işlenen bir cinayet, cinayet üstüne yıkılan hacker Hades ve bilişim suçları polisi Kim Woo hyun vardır. Bir patlamada hayatını kaybeden Kim Woo Hyun'un yerine geçen Hades, hem kendini aklayacak hem de cinayeti aydınlatmaya çalışacak, ancak polis teşkilatı içine sızan köstebekler yollarına taş koymaktan geri kalmayacaklardır.
Olaylar olaylar yani.

Bir takım mantık hataları var tabii yok değil, Hades'in boyunun Kim Woo Hyundan uzun olması veya sesinin de değişmesi gibi.

Herkes gibi ben de Yoo Gan Mi ile Kim Woo Hyun arasında bir yakınlık olsun, birazcık romantizm olsun istedim yalan yok :) Ama arkadaşlıklarına bayıldım. Çok da güzel bir kızdı.



Hades, Kim Woo Hyun olduktan sonra değişen saç modeli ise harika bir ayrıntıydı.
Sonuç olarak So Ji Sub (yazar burada yutkundu) o takım elbiseler içinde muhteşem gözüküyordu.
Saçı, kıyafeti, aksesuarları hep gözümü yorardı benim, bu dizide ise kusursuzdu. İlk bölümlerdeki saçını tercih etsem de bayıldım bu haline. Bayıldım!!


Heee neredeyse unutuyordumm.. Eller!!! 

11 Ekim 2013 Cuma

Tanrıçanın Savaşı

Çok beğenerek okuduğum Tanrıça serisinin ikinci  kitabı.
Heyecanla bekledim merakla okudum.
Bir solukta!

Kate, altı ayını dünyayı gezerek geçirmiş güz ekinoksunda söz verdiği üzere Henry ile evlenip Ölüler Diyarı tanrıçası olmak üzere dönmüştür.
Ancak ortada konuşulmayan bazı terslikler sezmiştir. Nedenini ancak düğün töreninde öğrenecektir.

Bundan sonrası, koşuşturma dolu, sürprizlerle dolu, heyecan dolu.

Çok severek okudum. Sonlarına doğru iyice sevdim ^_^
Ve öyle bir yerde bitti ki!!
Serinin üçüncü ve son kitabını okumak için hem sabırsızlanıyorum hem de üzücü bir son olmasından korkuyorum.

İlk kitabı okurken de demiştim, basit bir kitap değil. Konuya hakim biri tarafından yazıldığı belli. Dili hem akıcı hem de düzgün. Oysa yazar daha 27 yaşında!