Bu yazıyı yeni yazıp yayımlıyorsam siz benim halimi bir düşünün hele.
Neyse ajitasyon yok güzel bir kitap tanıtacağım sizlere ^^
İçlerinden Sarah Jio'nun da bulunduğu 10 kadın yazardan 10 öykü.
2. Dünya savaşı sıralarında geçen hikayeler var bu kitapta.
Başta da dediğim gibi 10 farklı yazar.
Ortak noktası sadece hikayelerin geçtiği zaman değil, aynı zamanda bir de tren istasyonu.
Hikayeleri sıradan okumaya başlayınca bir şey dikkatinizi çekiyor.
Önceki hikayede geçen bir şeye mi rastladım?
Bana öyle geldi herhalde, deyip okumaya devam ettim. Ancak bana öyle gelmemiş, hep bir önceki hikayeyi sıyırıp geçiyor. Onla alakası yok belki, tüm hikayeler bağımsız okunabilir ama bu birbirine teğet geçen hikayeler beni mest ediyor.
Bir yazarın elinden çıksa ne âlâ, ama bunu farklı yazarlar yapınca işte, ayrım ortaya çıkıyor.
Ustalık konuşturuluyor.
Kitabın dikkat çeken yazarları tabii ki bizim ülkemiz için Kristen Hannah ve Sarah Jio.
Ama her bir hikaye ayrı güzel.
Kristen Hannah önsözde zaten, ama onun önsözü de hikaye tadında.
Hemen bekleyen Kristen Hannah'larımı gözümün önüne koydum, yazın okuyacağım artık.
Sarah Jio'yla ise bir sonraki kitaba kadar hasret gidermiş oluyoruz bu kitapla.
Pena Yayınlarına beni projeye ortak edip (Kendimi ortak olmuş hissediyorum) görüşlerimi dinledikleri ve bastıkları için çok teşekkür ediyorum.
Kitabın girişinde bir de teşekkür edip mahcup etmişler, sürpriz oldu, görünce çok mutlu oldum ^.^
Bu arada bir de Mehmet Coşkundeniz'in kitap girişinde kitap hakkındaki görüşleri var ki, cidden benim de öyle düşündüğüm zamanlar oldu. Çok güzel ifade etmiş kendisi.
Yazımı daha fazla uzatmayayım ama bu kitaba ilk fırsatta video çekeceğim. Heyecanım, coşkum uzun süre bitmez sanıyorum.