27 Ağustos 2014 Çarşamba
Öteki Kadın Derken?!
1 Ağustos 2014 Cuma
İzlemeniz Gereken 10 Romantik-Komedi
Oysa kim bilir eskilerde ne kitaplar ne filmler göz ardı ediyoruz?
Hep en popüler, en son çıkanı izlemek veya onu ilk izlemek gibi derdiniz yoksa sizi doksanların büyülü romantik komedilerine götürmek istiyorum.
Doksanlara torpil geçip, doksanlı yıllarda çıkmış romantik komedilerden ufak bir liste hazırladım.
Hepsi çok sevdiğim tekrar tekrar izleyebileceğim filmler.
Klasik falan değiller, kişisel zevkimi yansıtmaktadırlar. Yaşıtlarım neyse de, gençlere armağanım olsun :)
1- One Fine Day
Başrollerini Michelle Pfeiffer ve George Clooney'in oynadığı, en az 500 kere izlemiş olduğum, sonunda George Clooney'e aşık olduğum için torpilli falan olduğunu düşünmeyin. (1996)
2- While You Were Sleeping
Sandra Bullock ve Bill Pullman'ın başrolünü üstlendiği film tekrar tekrar izlediyip çok sevdiklerimden. (1995)
3- Only You
Robert Downey, Jr. ve Marissa Tomei başrollerde. Bak bu filmi pek kimse bilmez, hele Robert Downey Jr. severler genç Robert'ı kaçırmasın! (1994)
4- Pretty Woman
Bak işte bu film bir klasik! 1990 yapımı bu filmde Julia Roberts ve Richard Gere'i başrollerde izledik. (Bunu izlemeyen yoktur herhalde)
5- Runaway Bride
Pretty Woman'dan 9 yıl sonra Julia Robets ve Richard Gere'i tekrar bir araya getirmesi açısından önem taşır ama ben Pretty Womandan daha çok severim bu filmi. (1999)
6- My Best Friend's Wedding
Julia Roberts'tan devam ediyoruz ama kendisi gençliğinde romantik komedi kraliçesiydi ben ne yapabilirim. Film aynı zamanda Cameron Diaz'ın kariyerindeki en önemli filmlerden. (1997)
7- Music From Another Room
Offf. İlk izlediğim zamanı hatırlıyorum. Hey gidi günler. Jude Law bir harika dostum! (1998)
8- Sleepless In Seatlle
Bu film beni depresyona sokuyor. Sözde romantik komedi ama o kadar gerçekçi ki. Meg Ryan çok fazla film izleyen ve en sonunda filmlerdeki aşkların olmadığını anlamış bir kadın rolünde. Ama gelin görün ki işler onun içinde film gibi sonuçlanıyor. Meg Ryan'a Tom Hanks Eşlik ediyor. (1993)
9- You Have Got A Mail
Tom Hanks ve Meg Ryan internetin hayatımıza yeni yeni girdiği dönemde internet arkadaşlıkları üzerine bu filmle bir çoğumuzu ekrana yansıttılar. Sleepless In Seatlle'dan sonra bu film ne kadar harika bir çift olduklarının kanıtı adeta. (1998)
10- Ten Things What I Hate About You
Julia Stiles ve genç yaşta kaybettiğimiz Heath Ledger'ın başrol oldukları bu film listedeki tek 'okullu' film. (1999)
Doksanlar romantik-komedilerine katkı sağlamak isterseniz, memnun olurum *.*
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Film Önerisi
Evde oturacaksanızda sinema keyfi yapmak istersiniz.
Ve diyorsunuzdur ki "Şu Seyhanda film önermiyor ki izleyelim"
Seyhan şimdi size üç film önersin bakalım, hala izlemediyseniz listenizde ön sıralara çıkarmanızı tavsiye edeceğim. Ama, maalesef özgün öneriler değil; her yerde rastlayacağınız film önerileri..
It's Complicated
Merly Streep hayranlığıma hayranlık eklendi; sanki daha mümkün olabilirmiş gibi. Filmi çok sevdim, çok güldüm. 'Çok güldüm' demek aslında kahkahalarımın yanında az kalıyor. Zevkli bir filmdi.
Daha fazla ne diyebilirim bilmiyorum; izleyin demekten başka.
Sonuda öyle bitmeseydi üzülürdüm :)
What Happen In Vegas
İşte bir harika komedi daha.
Ya Ashton Kutcher'ın ses tonu bile beni güldürmeye yetiyor, o mimikleriylede birleşince harika! Kendisine çok yakıştırdığım, büyüyememiş yaramaz umursamaz erkek çocuğu rolüyleydi karşımızda.
Cameron ile muhteşem bir uyumları var.
Film 'izlenilebilir'den öte, 'vakit kaybetmeden izleyin'lik bir film.
Film adı Amerikalıların sık sık kullandığı, Vegasta yaptıkları çılgınlıklara paravan olsun diye uyduklarını düşündüğüm 'Vegasta olan Vegasta kalır' deyiminden ya da atasözünden:) geliyor.
Başka Dilde Aşk
Heryerde görüyorum, tavsiyelerini okuyorum, en sonunda bende izleyebildim.
Biraz açıklar olmasına karşın farklı konusuyla, yan hikayeleriyle gayette güzel bir filmdi.
Delikanlı'nın adı neydi? Mert Fırat! Ne güzel oynamış o sinirlendiği zaman falan özellikle.. büyüleyici..
Saadet Işıl Aksoy'un ise saçları.. Diyecek söz yok, ne kadar doğaldı:) İnsan güzel olunca böyle oluyor demek ki; saçın elektrikli olmuş, kabarık olmuş pek birşey alıp götürmüyor insan üzerinden.
Lale Mansur... Türkiye'nin Merly Streep'i bence, keşke dünyanın Lale Mansur'u olabilseydi, hiç bir eksikliği yok her rolun altından hakkıyla kalkıyor..
Hatırlıyorum da filmi öylesine izlemeye başladım aslında hiç canım istemiyordu, yarısında bırakırım sanıyordum.
Öyle olmadı oysa, şimdi burda durmuş tavsiye ediyorum.
İyi Seyirler...
17 Aralık 2009 Perşembe
Yine Film
Evli çiftlerin özellikle beraber izlemesini istediğim bir film bu..
Çokça tanık olduğumuz evli tartışmalarının nasıl uzayabilip bu noktaya geldiğini görünce belki en ufak birşeyde çözmek yerine tartışmaya gitmekten vazgeçerler diye umuyorum..
Çok çok komik bir film değildi hatta benim az biraz sinirimi bozdu bile diyebilirim. Gerçekçi geldiğinden..
Yine yapıcı olan tarafın tarafı olduğunu söyleyerek tüm suçu erkeklere atasım geliyor ama susuyorum :)
Emma Thompson'ı pek severim çok sevimli gelir bana.. Onun yüzünden "Nanny McPhee"yi bile izledim:)
Filmin konusu 'ikinci bahar' diye özetlenebilir..
Neden izlemelisiniz peki?
Çünkü, hayatta ele geçen fırsattları tepmekte üstümüze yok. Ve kimse size bu son şans demez .. Fırsatları değerlendirmeyi bilmeliyiz;)
Film beni şaşırttı çünkü pek bişi bilmeden izledim.
Filmi çok beğendim tavsiye ederim. Yalnız şimdi öğrendim ki kitabı varmış. Böyle şeyleri neden en son ben duyuyorum bilmiyorum. Kitabını okumayı tercih ederdim doğrusu ama filmi izledikten sonra bu da zorlaşıyor benim için.
Filmin sonuyla kitabın sonu aynı değilmiş. Kitabın fanları çok kızmışlar bu duruma hatta.. Kitabın sonunu merak ettim şimdi baş türlüsünü tahayyül edemediğim için..
Cameron Diaz'ı ilk defa anne rolünde izleyeceksiniz ama ne anne!!
Saçını kazıdığı sahne... Göz yaşlarınızı tutamıyacağınız, aklınızdan kolay kolay çıkmayacak bir sahne...
İYİ SEYİRLER...