13 Ağustos 2010 Cuma

3. Gün

Nasılız?
Harikayız. Acıkmıyor hatta susamıyoruz!

Ramazan ayını seviyorum!
Sahur yapmaya ise bayılıyorum! :D

Ben oruç tutup şikayet edenlere sinir oluyorum.
Hepimiz aynı durumdayız ya hu. Ayrıca amacın ne?

Sanki asabi miyim?
Olabilirim!
Asabiysemde güler yüzlü bir asabiyim, sizde öyle olun =)

Korna sesi ve çocuk sesine hassasiyetim var; çıldırıyorumm!..

Hele iftar vakti yaklaştıkça bir telaş, bağırış, çağırış... Pencereden kafamı uzatıp "sakin olun" diye bağırmak istiyorum..

Bu ramazan oruç tutanlar tutmayanlara,
tutmayanlar tutanlara saygı göstersin istiyorum..

Dedikodudan, yalandan, kalp kırmaktan uzak duralım istiyorum.

Günler uzun dayanmak zor;
Kişi, oruçlu iş arkadaşının yanında su içmesin istiyorum.
Sigara içen kişilere karşı hassas olunsun istiyorum.

Uzmanların dediklerini kulak ardı yapmayalım, uyabildiğimiz kadar uyalım istiyorum.
Yağlı, tuzlu, şekerli gıdalardan uzak duralım, bol sıvı, patates lapası ve muz tüketelim istiyorum.
Evet her kanalda doktorları dinliyorum :)

Kahve seven bünyeye kahve içelim denilip kahve hatırlatılmasın istiyorum.

Annem İftarda çok çeşit yapmasın istiyorum.
Çünkü ben sadece çorba içip, salata yiyebiliyorum:)

Alakasız görsel :)

Pilates topum tatilde :))

12 Ağustos 2010 Perşembe

Doğadan Sofraya.. Knorr


Öğlen üzeri elime ulaşmış olan paketi görüyorsunuz.
Yemek yapmakla aram yok malumunuz. Böyle bir paket geliyor ki bana lezzeti garantili olsun:)
Kafamda tavuk butları dolanıyor...MmmM yummy :)

Yalnız bu kadar güzel bir paketle gelmek zorunda mıydı merak ediyorum.
Ne şık değil mi?
Pramatüre fırına bayılmamak elde değil.
Utanmasam oynayacağım.. Belki de oynamışımdır :)


Bu arada annem "Dondurma yok mu?" diye sordu..
Ee bizi böyle şımartırsanız olacağı bu :)

10 Ağustos 2010 Salı

Kaçamak

Sadece Sıcak havadan değil tümüyle yaz mevsiminden nefret ediyorum.
Öleceksemde donarak öleyim, klima çarpmasından değil!

Bu sıcaklar yaşam enerjimi aldılar benden.
Hafta başından itibaren bin kere fikir değiştirdim 'gitsem mi gitmesem mi, yollarda perişan olur muyum, gitmesem pişman olur muyum?' diye..
Zavallı kuzenim elimde kaldı. Ben fikir değiştirdikçe "iyi gelecek bize gidelim gidelim" demese şuanda 'hay Allah keşke gitseydim' derdim eminim :)

Gittim gittim diyorumda nereye gittiğimi demiyorum:)
Sakaryadaki dayımın yanına gittik kuzenimle işte.


Pazar akşamı dönecektik aslında,
Herkes öyle düşünmüş olacakki yer bulamadık, bir gece daha kaldık.
Gezimize Sapancayı, Kuzuluğu hatta Mudurnuyu sığdırmış bulunmaktayız.
Mudurnuda tavuk yedim diye gülüyorum :)) Tabii ki tavuk yemeye gitmedik teee oralara, ama gimtişken tavuk yedik :D


Oralara gidilirde alabalık yenemez mi? :)
Bu sefer mıhlamada istendi:)
Ramazan öncesi yiyeceğimi yedim gezeceğimi gezdim..

30 gün boyunca asıl dinlenme maddi ve manevi arınmaya bu akşam başlıyor.
Ramazan-ı şerifleriniz hayrolsun efendim.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Diğer Paçaya Ne mi Oldu? {d.i.y}

Yeni sekmede bu şarkıyı açmazsanız söylemem :)

Pantolonumun hikayesini dinlemek, önceki paçadan oluşan kemeri görmek isteyenleri buraya alıyoruz..

Bu sefer acıklı bir hikaye yok.
Vahşet içeren kesim görüntüleri yok.
Sadece sonuç var.
Sonuç ise, yorumlarda çoğununuz tahmin ettiği gibi bir çanta:


Yakın çekim olması sizi yanıltmasın kocaman bir çanta değil 19x20 cm ebatına sahip bir porföy.
İç astarını görseniz birde öyle şeker ki :)
Pembe ve puantiyeli...

En tepede (bannerda) görünen çanta var ya, ondan esinlendim.
bakalım nasıl utanmadan bu çantayı takacağım :)

Bir kez daha sırt ağrılarıma neden olan dikiş işinden, sonuçtan ne kadar memnun olsamda, nefret ettiğime karar verdim..

3 Ağustos 2010 Salı

Reklamın; İyisi, Kötüsü, Patosu, Rollsu...

Reklamını görüp merak ediyorum. Yemeliyim hoş birşey gibi..
Soruyorum marketteki kıza "tek atımlık çıtır?" diye

Sonradan farkediyorum adı bu değil; Patos Rolls.
Yazabildiğime bakmayın okuyamıyorum.
Röls diyebiliyorum anca...

"Ne biçim bir cips istiyorsun ki hiç kimse bulamıyor" diye kızmaya başlıyor annem.
Dört bir yana haber salınmış çünkü "Tez buluna!" diye!


Derken bir içeceğe bantlı bir şekilde numunesi çıkıyor karşıma.
Mini minnacık birşey. İçinde 3-4 tane, anca oda.
Tek seferde bitiyor "Aman bu muymuş?" deniliyor...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Kül Mevsimi

İşte size Keşke yarım bıraksaydım diyeceğiniz bir kitap.

Pulitzer ödülü almışmış.
Çok satmışmış.
Olive büyüleyiciymiş.

Kitap rahat okunuyor, tamam.
13 ayrı hikaye var, peki.
Ama amacı ne?
Hepsi bir yerde toplanıcak sizi can evinizden vuracak diye okuyorsunuz ama sonuç?
Hayal kırıklığı...

Keşke bu yorumu kitabı okumadan önce okumuş olsaydım:)
Yok canım o kadar da değildir diyenler buyrun okuyun öyleyse kitabı :)

1 Ağustos 2010 Pazar

What Dreams May Come



En sevdiğim filmler listesine girecek filmlerden yana ümidimi kaybetmiştim ki bu filmi izledim.
Imdb puanına bakınca neden bu kadar etkilendiğimi düşünmeye başladım:
Drama, romantizm, komedi, fantastik öğeler... hepsi vardı filmde.
Burnumun direğini sızlattı resmen.
Cennet ve cehennem tasvirleri var dikkat! :)

Romantik Komedi


Ne komediydi ne de romantik.
Bu kadar ünlü bir araya bu senaryo nasıl getiriyor?
Biz neden güzel film yapamıyoruz?
Neden bu kadar uzundu ve bu filmde rol alan arkadaşlar bu filmden memnunlar mıydı acaba?
Yalnız Sinem Kobal'ı pek sevmem ama bu filmde gayet güzel iş çıkarmış:)

Farkında mısınız bilmiyorum ama akşam Tv'de güzel filmler oynuyor.
Dublajlı Mublajlı ama güzel filmler.
Dizi sezonu açılmadan Tv'de sinema keyfini kaçırmayın derim ben.