Nergisce tek bir cümle yazmıştı bu kitap hakkında.
Attım hemen sepete. Öyle değer veririm önerilerine ;)
Bense tek cümleyle özetliyemiyeceğim bu kitabı ve bana hissettirdiklerini.
O kadar sevdim, o kadar duygulandım ve sabırsızlıkla okudum ki bu kitabı.
İstedim ki herkes okusun, Empati kursun. Ben olsaydım, desin.
Burnum sızladı çokça. Gözlerin doldu yer yer. Sonunda koyverdim zaten.
İstanbul'da korunaklı hayatındayken, ilk tayini Diyarbakır'a çıkan bir öğretmen kendi ağzından yaşadıklarını anlatıyor.
Vay be güzel özetledim :)
Bizim de Naki'miz var biliyor musunuz?
Çıtı pıtı, güzel mi güzel, şık mı şık...
Diyarbakır'da öğretmenlik yapıyor o da.
Bir de Zeynep'cim geldi aklıma okurken.. Sonra öpesin geldi Zeynep'i :)
İlkokul öğretmenlerinin çocukları hayatları boyunca etkilediklerini düşünürüm.
Okumayan çocukların yarısı ailesi yüzünden okumamışken, yarısı da gıcık bir öğretmene denk geldiği için soğumuştur.
Biliyorum çok zor ama ekstra sabır göstermelerini diliyorum.
Hele tayini doğuya çıkan, sınıfı türkçe bile konuşamayan çocuklardan oluşan bir öğretmene ekstradan da fazla sabır diliyorum.
O sabırı gösteren, çocuklara okuma sevgisi veren her öğretmenin ellerinden öpüyorum.
İyi ki varsınız!!