seyhan lvivde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyhan lvivde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2019 Perşembe

Lviv | Neden Gidilir? | Ne Yapılır?


Lviv'e gittiğim zaman birkaç arkadaş benden fikrimi sorup ne yapalım biz de şu tarihlerde gideceğiz diye sormuşlardı.
Ben de üstün körü anlatmış, detayları blogda bulabileceklerini söylemiştim.
Bulamadılar.
Çünkü ben doğru dürüst bir yazı yazamadım.

Borçlu olduğum bir yazıyı yazıyorum ama artık faydalanacak kim kaldı bilmiyorum umarım birilerinin işine yarar.

Neden gittik?
Allahım bu kadar sorulacağı aklıma gelmemişti.
Neden gitmeyeyim?
Arkadaşım dedi ki Lviv'e gidelim mi, vize istemiyor?! Ben de olur dedim. Vize yok daha ne olsun. Evet, bu yüzden gittim :) Vize olayına sinir oluyorum.

Kalacak yeri arkadaşım ayarladı, ben biletleri aldım. Abim çok kızdı. Orası gelişmiş Avrupa ülkeleri gibi değil nereden çıkarıyorsun bu şeyleri, başka yer mi kalmadı falan. Söylendi söylendi.. Biraz pişman oldum çünkü korktum. Ya gerçekten kötü bir yerse, diye...
Ama gittik.
Sabiha Gökçen'den Pegasus ile.
Uçak tıklım tıklım hiç boş yer yok. Kısa ve rahat bir uçak yolcuğu ile öğlen saat bir buçukta Lviv hava alanına indik.
Küçük sakin bir hava alanı ama Priştine kadar da küçük değil.
Pasaport kontrolü için sıraya girdiğimizde ilk dikkatimi çeken bütün polislerin kadın olması. Daha sonra etrafta gezen görevli askerlerin otobüs/troleybüs şoförlerinin de kadın olduğunu fark edecek ve nüfusun %80'inin kadın olduğunu öğrenecektim.
Pasaport kontrolü sırasında sorgu odasına alındık. Korkmadık çünkü biliyorduk: Eğer ilk defa geliyorsanız, sorgu odasına giriyorsunuz.
Sorgu odası anımızı detaylıca bu linkten okuyabilirsiniz.

Hava alanında otele gitmek için uber çağıralım dedik internete bağlanmada sıkıntı yaşadık. Alanın hemen karşısında durak var, otobüsler, troleybüsler hatta taksiler hiçbir kargaşaya mahal vermeden binmeniz için oralarda dolanıyor. 9 numaraya bineceğimizi biliyorduk ama acaba taksiye mi binsek acaba nerede ineceğiz acaba nasıl bulacağız derken Lviv'li gençlere sorduk. Bize tarif ettiler aynı troleybüse binecekmişiz bizle gelin dediler. 9 numara geldi, bilet şoförden alınıyor aldık, tuhaf bir şey var bileti alıp deliyorsun ama kontol eden kim bilmiyorum ara ara kontrol oluyordur herhalde ama zaten 2 grivna bilet. 10 grivna = 2 tl olduğunu düşünürsek bedava!
Evet taksi falan da aynı oranda ucuzmuş ama toplu taşıma ile yolculuk etmek hem keyifli hem de çooook ucuz!
Son durakta indik, üniversite durağı. Kızlar gelip, sizi otele bırakalım dediler ve Allaaaahh çok mutlu olduk tabii. Benim arkadaş bayıldı kızlara sohbet muhabbet.. intagramda ekledik falan.
Otele de çok rahat vardık bu arada.

O hoooo.. Ben böyle anlatırsam tövbe bitmez bu yazı.
Neyse ya ben zaten kendime yazıyorum birileri de faydalanırsa ne ala!

Otelimiz biraz hayal kırıklığıydı ama yeri güzeldi. Yine de sizler için konumu aynı ama kendisi daha güzel bir otel buldum: George Hotel.
Baktığınız zaman tam meydanda olan ya da opera binası manzaralı (lviv otel, panoroma otel gibi) oteller bulabilirsiniz ama Rynok meydanına daha uzak. Meydandakiler Opera binasına uzak. Çok uzak değil tabii. Bir İstanbul'lu için Lviv'de hiçbir yer uzak olamaz bence zaten :)
Ama bizim kaldığımız yer meydanla opera binası arasındaydı.


Opera binası demişken, Lviv'de en bi' sevdiğim yer olabilir. Biz gittiğimizde gösteri falan yoktu ama benden sonra gidenlere hep operaya göre bilet almalarını önerdim.
En büyük hatamız o oldu ancak binaya girdiğimizde provaları izleme şansına eriştik, o bile cidden çok güzeldi.


Opera binasının yan tarafının karşısında bir çarşı kuruluyormuş bu arada, ucuz hediyelik için oraya bakabilirsiniz. Son gün keşfettik biz hediyelik mediyelik almıştık zaten ama sizin aklınızda olsun.

Gene opera binasının oradan kalkan hop-on hop off turlar var. Kesinlikle katılın derim. Ben inanılmaz keyif aldım. 2 sa boyunca Lviv sokaklarını arşınlıyor tarihi hakkında bilgi ediniyorsunuz ki bu harika. Acaba kaçırdığım bir şey kalmış mı diye içinizde ukde kalmıyor (ya da kaçırdıysanız kalabilir tabii :) )

Rynok meydanına dönersek, o gördüğünüz, listenize eklediğiniz tüm kafeler bu meydanda.
Belediye binasının tepesinden şehre kuş bakışı bakabiliyorsunuz. Buna bazı yerlerde gerek yok denmiş, evet pek bir manzarası yok ama gene de bu geziden ne beklediğinize göre değişir. Yani sırf cafe cafe gezip kahve ve tatlı yemek istiyorsanız tabii ki çıkmayın o kadar basamağı.
Ben çıktığım için memnunum. Ve tavsiye de ederim.

Rynok meydanında bisikletler var THY reklamlı hem de, onlardan kiralayıp bisiklete binmemek de içimde kalan ikinci şey sanırım. Ama palto malto nasıl binecektik ki? Baharda gideceklere benden söylemesi ;)

Gene Meydanda belediye binasının önündeki duraktan 2 numaralı troleybüs ile Museum of Folk a gidebilirsiniz. Genç birine sorarsanız size tarif etmekle kalmaz yanınızda durur ve durağa geldiğinizde size haber verir. Biz mi çok şanslıydık yoksa Lviv'liler hep mi böyle bilmiyorum ama yol tarifi istediğimiz her kişi canla başla bize yardımcı oldu. Duraktan sonra yürüme mesafesi var ve gitmeden önce açık olup olmadığını kontrol edin. Biz gittiğimizde kapalıydı 😄


Yeme içme mekanlarını başka bloglarda bulun derim ben. Zira ben ne kruvasan yedim ne o meşhur tatlıdan. O elit kahvaltıcı mesela, açık büfeydi kapıyı açınca yüzüme çarpan kokudan zaten iştahım kapandı. Ayrıca bahsedilen ve sevilen yerlerin %90'ı bar aynı zamanda :)
O gaz lambası cafe falan. İşte oralar hep bar :) bar, bar, bar.. Zaten içki de çok ucuzmuş, kahvaltıda millet şampanya içiyordu. Onu da demeliyim. Millet dediğim bizimkiler. Her yerde Türk'e rastlamak mümkün.
Kahvaltı demişken ya kimse Türkler gibi şahane kahvaltı etmiyor arkadaş! Umarım bir gün Van'da da kahvaltı etmek nasip olur.

Yeme-içme konusunda vasat bir gezi olsa da asla şikayetçi değilim. Yeme içme mevzuları için detaylı yazıma bu linkten ulaşabilirsiniz.

Lviv Unesco tarafından koruma altında olan bir şehir. Her bina tarihi. Kafanızı bir kaldırıyorsunuz heykeller falan. Hani bizde Karaköy'de veya Taksimde dandik yeni binaların arasında -altında hatta- kalmış tarihi yapılar olur ya.. Dersiniz ki, ya yanına bu ruhsuz binayı nasıl diktin. Lan bari üst kat çıkıyorsun altına uygun bir şey yapsaydın... Heh işte her yan öyle güzel binalarla dolu.



Ve biliyorsunuz instagramda paylaşımlarımdan sonra olay olan birçok kilise gezdim. Kaç kere de ayine denk geldim sayamadım. Çok dindar bir topluluk olduğunu söylersem yanlış olmaz sanırım.
Kilise gezdik diye laf saydınız ama arkadaşım, oranın kültürü o. Her yanda tarihi kilise. Hepsinin ayrı bir hikayesi.. Buraya gelen turistler cami gezince Müslüman mı oldu sanıyorsunuz ki beni de hemen aforoz ettiniz bilmem.
Neyse. Mimari diyorum. Sanat diyorum. Susuyorum.


Aslında susmuyor devam ediyorum. O Eczaneci cafesini ararken House of Scientists diye bir yere denk geldik. Çok ünlü Alman 2 mimar tarafından yapılmış. Ahşap oyma işçiliğiyle göz dolduruyordu. Potocki Sarayı (Lviv Art Gallery) her yerde geçmesine rağmen burasından bahseden pek bir yazı göremedim ben. Potockinin bahçesinde fotoğraf çektikten sonra çıkın gidin gezmenize gerek yok ama House of Scientists' i gidin görün bence.👇




Başkaa… House of Legends.. ben sevmedim ya durmak oturmak bile istemedim. Bizdeki bit pazarından toplama eşyalarla yapılar cafeler var ya. Heh işte ben zaten onlara da giremiyorum midem almıyor. Gidin fotoğraf çektirin tabii isterseniz..
Atlas cafe vardı. Klass bir mekan.
Dostoyevski, Mozart konsept mekanları..
Şu parolayla girilen ve yer altına inilen rastaurant.. Hani insanların sizi slava ukrain diye selamladığı yer. Hani ben instagramdan paylaşım yapınca abimin çık şuradan dediği 😂😂 görülebilir ama ne yenir bilemem..
Hiçbir kafeye gitmeseniz de şu Coffee Manufacturer' e gidip alevli kahveden içmeniz lazım. Kahveyi şekersiz içenleri biraz bayabilir tabii.
Ve tabii çikolatacı. Lviv Handmade Chocolate. Ama insan çikolatalara İngilizce olsun içindekiler yazmaz mı ya.. çok ilginç.


Bu arada çok loş bir kent.
Sokaklar loş, içeri girdiğiniz yerler loş.. hep mum ışıkları, minimum aydınlatma. Akşam kaç olursa olsun gece yarısı suya kalkmış da kimseyi rahatsız etmeyeyim modunda.

Güvenlik konusu: Çok içilen bir yer burası. Erken saatlerde başlıyorlar içmeye yani sadece akşam içmiyorlar akşama sarhoş olmuş oluyorlar.
Bir akşam sadece, öyle çok geç de değildi saat en geç sekizdir, tip tip bakanlardan rahatsız oldum onda da ne bakıyorsun dedim sanırım onlar benden daha çok korktu :))))
Bir kere de biri gelip selamun aleyküm dedi aleyküm selam dedim, Müslüman mısınız dedi manyak mı ne, nerelisiniz diye sordu, Türkiye diyince de gitti. Arap olduğundan şüpheleniyorum ama emin değilim ama Türk değildi, daha doğudan güneyden bir yerlerdendi sanırım.




Fiyat konusu: Avrupaya göre çok çok uygun bir yer. Sadece turistik eşyaları Avrupa ile yarışır halde. magnetleri falan 1 euroya göre ayarlamışlar. Tamam normal ama Avrupada bir euroya kahve içebilir misin? Orada magnet fiyatına kahve tatlı artık ne yiyeceksen yiyebilirsin, haliyle magnet insana pahalı geliyor :)))
Ya da çok güzel bir yerde yemek yiyeceğin fiyata bez çanta alabiliyorsun. Bez çanta ya. Dünyanın her yerinde en uygun hediyelik😁 Ama iyi ki almışım çok tatlı benimki.😍
Oradan aldığım her şeyi çok severek kullanıyorum. Kimseye aldığım hediyelikleri veresim gelmedi. 😄

Tur konusu: Bence kesinlikle turla gitmenize gerek yok. Liste yaptıysanız her şey tıkır tıkır işler, listeyi öneririm. Ama listesiz bile takılsanız, her köşe başında güzel mekan, tarihi bina, kilise heykel görebilirsiniz.
Çok güzel bir anı oldu.
Bir daha imkan olsa bu kez Kiev'e gitmek isterim açıkçası.

Bu arada tüm Lviv story paylaşımlarımı instagram hesabımda sabitledim. Oradan bakabilirsiniz. Ben arada bakıp çok eğleniyorum :))))

7 Aralık 2018 Cuma

Lviv: Ne Yenir?

Size güzel yazılar yazılar yazacağıma söz verirken böyle geciktireceğimi düşünmemiştim.
Zaten gidecek birçok arkadaşla özelden görüştük. Hani acilen de beni yazılarımı beklemezsiniz herhalde.
Nereye gidelim ne yapalım hepsini anlatacağım ama namazlar kazaya kalmadan nasıl gezilir, oralarda ucuz diye her şey yenir mi?
Bunlar da önemli konular.

Bir kere bu yazıyı yazacak, size şurada şunu yiyin diyecek son kişiyim ama bu yazıyı yazıyorum neden?
Çünkü ben yemek konusunda çok hassasım.
Burada bile her şeyi yemem ki ben kola bile içmiyorum.
Ola ki birileri gider de benim hassasiyetimi kendine kaynak gösterir, Seyhan buralarda yediyse ben de yerim der diye söylemem lazım.
Yemeyin!
İlk gün vejetaryen yemek yedim: buharda sebze. Dedim ki tamam, burada yemek konusunu kapatıyorum.
İkinci gün pizza yedim. Celentano'da. Tam Rynok meydanında. Sağ olsun instagramdan biri tavsiye etmişti o dediği için gittim ve gerçekten çok şahaneydi. Vejetaryen pizzası da margaritası da. Orayı tavsiye edebilirim.

Üçüncü gün balık yedim yemez olaydım, gerçekten ben Lviv'de iş olsun diye beslendim :)


Dördüncü günde çok ünlü bir kahvaltıcıya gittik. Açık büfeymiş, ama o koku var ya.. Arkadaşı orada bırakıp çıktım çünkü böyle koktuğu zaman acayip tiksiniyorum.
Lviv'de her yerde görebileceğiniz kahveleri çok güzel olan -ki Lviv'de her yerde kahveler güzel, Coffee Manifacture'da kahvaltı ettim, orada tuzlu bir çörek yedim çayla beraber, onu da yemeden sordum yağsızmış, dedim günahı boynuna delikanlı..


Sabah öğlen akşam, kahve içtik ama. Onu dene bunu dene, yoldaki büfelerden al... çok keyifliydi.


He bir de çikolatalar var. Koca bir çikolatacıya gittik ama hiçbir çikolata almadan döndük. Neden? Çünkü içindekiler yazmıyor!
Resmen zulüm!

Gidilecek yerleri ayrıca yazacağım, ama yemek mevzusu kısaca da uzunca da böyle.
Yemeyin, yerseniz de vebali boynunuza. Suçu bana atmayın :)


Bir sabah da daha hiçbir yer açılmamışken düştüğümüz yollarda yeni kurulan bir pazara denk geldik oradan ceviz aldım. Enerji verir hem dedim. Hem de çook severim ^^
İşte o pazarda böyle bir şey denedim. Kabuğuyla ye dedi kadın ama bence benle dalga geçti. Meyve midir sebze midir bilmiyorum ama hiç güzel bir tadı yoktu.

Yemek hassasiyeti olmayanlar için; evet etler içkiler çok ucuzmuş!
Dönüş yolculuğumuz sırasında birçok kişiyle muhabbet etme ve bizim uzak durduğumuz, insanları oraya götüren Lviv hayatı hakkında yeterince gereksiz bildi edindik.

Son bir yazı daha yazacağım Lviv hakkında. En sık sorulan sorular ve gidince ne yapılırdan tutun da nerede kalınıra kadar yazacağım.
Sorunuz varsa alayım, önümüzdeki ay da onun yazısı yazılır artık :))

10 Kasım 2018 Cumartesi

Lviv: Namazları Nasıl Kıldık?

Yurt dışına seyahate giden insanlarda en merak ettiğim şeylerden biri namazları nasıl kıldıkları.
Diğeri de nasıl/ne yemek yedikleri.
Yemek konusuna gelmeden evvel namaz konusuna değinmek istiyorum.

Namazları nasıl kıldık?
İlk iş internetten namaz saatlerine bakmak daha sonra da kıble belirleyici bir uygulama indirmek :)
Kıble belirleyiciler her zaman doğru göstermeyebiliyor biliyorsunuz ama işte döndüm kıbleye kıblem kabede...
Eve gelince kontrol ettim ama kıbleyi, bizim evde doğru gösterdi, o kadar rahat etti ki için anlatamam ^^

Lviv'de cami yok maalesef. Lviv'li birine de sorduk hiç cami var mı diye de, o da yok dedi, çok fazla müslüman ziyaretçisi olsa da orada yaşayan pek fazla müslman yok anlaşılan.
Gerçi cami olsa da böyle yerlerde turistin ihtiyacı için değil orada yaşayan müslümanların toplanması için olur o da pek merkezi olmazdı. Yani belki de vardır.

Lviv çok büyük bir yer olmadığından ve biz de tam merkezde kaldığımızdan 😎 günü üçe bölüyorduk.
Sabah kahvaltı için çıktığımızda ikindi olmadan otele dönüyorduk.
Bu zaman bize hem yemek hem gezme için hayli hayli yetiyordu. Otelde öğleni kılıp ikindiyi beklerken biraz dinleniyor, ikinciyi kılar kılmaz çıkıyorduk.
Gideceğimiz saat döneceğimiz saat belirliydi. İkinci turumuzdan da yatsı olmadan otele dönüyorduk.
Burada akşamı kılıp çıktığımız da oldu, yatsıyı bekleyip çıktığımız da oldu. Her ikisinde de fazla uzaklaşmıyorduk ama. Zaten otel Rynok Meydanına çok yakın olduğundan bir kahve keyfine, yürüyüşe çıkıyor çok geç olmadan da dönüyorduk.

Bana tatilin nasıl geçti diye soranlara, çok şükür namazları aksatmadık, diye cevap veriyorum. Bu benim için tatil harika geçti demek.

Gerçekten güzeldi Lviv. Tam yazısı gelecek, şimdilik sadece bu kadar yazmaya vaktim var, valizimi ortalıktan bugün kaldırdım, düşünün 😂
Bunu benim gibi çekinceleri olanlar için ve beni kilise kilise gezerken görüp din mi değiştirdi acaba diye düşünenler için yazdım.

اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
😘

5 Kasım 2018 Pazartesi

Lviv’de İlk Gün Sorgu Odasına Alındık!

Yorgunluktan ölüyorken bu satırları evimden çok uzakta Lviv’de bir otel odasında yazıyorum.
Hep aklımda vlog çekmek vardı. Nedenki?! Vlogları kimse izlemese de yazılar hala okunuyor 😘

Efendim arkadaşımın “hadi Lviv’e gidelim” demesi üzerine “peki” dedim ve düştük yollara.
Uçak yolculuğu 1sa 40dk sürüyor bu arada. Lviv hava alanında bütün polislerin kadın olduğu kontrol kuyruğunda bekliyoruz sıra bana geliyor, polis pasaportumu inceleyip şuradaki sorgu odasına gidin diyor, melül melül arkadaşıma bakıyorum ve ben sorgu odasının önünde beklerken arkadaşım da bana katılıyor.
Ama telaşa mahal yok. Araştırmamızı yaptık ki biz 😎

Ukrayna’ ya ilk kez geliyorsanız sizi böyle sorgu odasına alıyorlar. Dönüş biletiniz ve otel rezervasyonunuz çıktısı elinizde olmalı. Bizim evraklar tamam ama herkes biz mi?!
Sırada bekleyen abilerden biri dönüş biletini almadan gelmiş, biri kalacak yer ayarlamamış. Herhalde nerede akşam orada sabah yaparım diye düşündü ama abicim o işler öyle olmuyor 😄



Sorgu odasında nereden geldiğimizi niye geldiğimizi ne iş yaptığımızı sordular, biletler ve otel bilgilerinin fotoğrafları çekildi. Ne kadar para getirdiğimizi sordular, paraları çıkarıp kameraya gösterdik ve çıktık. Dışarda birileri dönüş bileti almaya, kimileri rezervasyon yapmaya çalışıyor bekliyorlardı. Yavrum, tedirginlerdi ama biz el sallayıp yola koyulduk. Ne yapalım beybisi, insan iki blog yazısı okuyup gelirdi.

Hava alanında Türkçe konuşan bir Ukraynalı kartlarını verdi cafeleri varmış, ay bak onu şimdi hatırladım fırsatımız olursa gidelim. Dövizi çevirdik, uber çağıramadık bir türlü olmadı dışarı çıkıp hava alanının tam önünde troleybüs 🚃 bekleyen kişilerin arasına kaynaştık ve sorduk, genç ve güzel kızlar bize yardımcı oldular biz de tek kelime İngilizce bilmeyen bir Türk’e yardımcı olduk. Hep beraber 9 numaraya bindik sonra durakta indik ve kızlar gene yanımıza geldi sizi ötele kadar götürelim dediler 😍😍
İşte o an benim Lviv’e ve Lviv’lilere bayıldığım andı.
Ama arkası yarın 😄
İlk günde dahil olmak üzere dolanıp dolanıp duruyoruz.
Kusurana kadar Lviv görmek isterseniz instagram storylere beklerim 😂