kendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2010 Salı

Evcilik Oyunu

İzliyor musunuz bilmiyorum ama ben denk gelirsem izlemeye çalışıyorum.
Çalışıyorum, çünkü haliyle sevdiğim çift olduğu gibi sevmedim hatta gıcık olduğum çiftlerde mevcut.
Aslında televizyonum serviste olmasa daha sık izleyebilirdim.
Veya çevremde çok izleyenler olsa bana anlatsa, izlemeyebilirdim.

Hiç lafı uzatmadan Yiğit'e bayıldığımı söyleyeyim:)
Bütün işi yapıyor, yakınmıyor, söylenmiyor, kızmıyor, saçmalamıyor.
Kusursuz!
Tamamiyle kendine olan özgüveninden kaynaklanıyor sanıyorum.
Yiğit'i hayran hayran izlerken Kendi'ye bile alıştım, onu da seviyorum artık:):)

Hakan ve Tuğçe, özellikle Tuğçe, sinir ediyor beni. Garip bir iticilik hakim kıza. İyi bir şey çıkmıyor ağzından. Hakan'ıda deli edecek bu gidişle.
Bu son bölümlerde Tuğçe'nin annesi onlara kalmaya geldi. Anneyi çok sevdim ama. İlk başlarda anlamadım kimin annesi diye.
Kaynana ile damat ilişkisi de çok şeker.

Yiğit: Rüya...

Hakan: Gerçek...

Sertaç: Kabus!

Böyle bir adam olmaz olsun ya!! Kaprisli, alıngan, ve mütemadiyen saçmalayan.
Onun eşi Yıldız'a da gıcık oluyordum başlarda ama şimdi acıyorum kıza.
Her bölümde "kaç kurtar kendini kızııımmm" diyorum ekran karşısında.
"Bu kız Sertaç'ı sevdiğine göre..." diyorum
"kocaman kafasının dışında bir de kocaman bir kalbi olmalı!"

İlk oyumu da az önce verdim.
Sizde Tuğçe&Hakan gitsin yönünde oyunuzu kullanında; Hakan, Tuğçe işkencesinden kurtulsun :)

Başka izleyen?