Bıktım bu yabancılara bakıp bakıp, "Adamlar yapmış abi", demelerden, "onlarda böyle bizde böyle" diye kıyaslardan.
Milletçe ezik miyiz neyiz?!
Misal Sarah Jio. Ülkemizde çok popüler olan Amerikalı yazar. Kitaplarını okuyor çok seviyoruz Bunun dışında çok da hoş bir hatun.
Gençmiş, güzelmiş, anneymiş, başarıymış, bizde yokmuş böyle.
Yanlış anlamayın ben de severim Sarah Jio'yu ama var bizde de var!
Mesela bizim de Pembe Kraliçe Vefa Enver'imiz var!
Genç, güzel, iki çocuk annesi -ki kendisine baktığınızda, 'nasıl yani iki çocuk annesi?!' diyebileceğiniz bir fiziğe sahip ve başarılı!
Adana doğumlu olan Vefa Enver, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Türkiye'nin ilk romantik komedi yazarı ve yayınlanmış 13 kitabı bulunmakta.
Ben henüz dört kitabını okumuşum, diğerlerini de keyifle okurum ^.^
Yazarımız eşi ve çocuklarıyla İstanbul'da yaşamaktadır.
Vefa Enver'in iki cins arasındaki çekişmeli diyaloglarını, iç seslerdeki esprili dilini, mekan kıyafet anlatımlarını seviyorum. Kitapta cesur bir sahnesine denk gelirseniz cesur bir anlatımla karşılaşırsanız, şık bir kadına denk gelirseniz tam anlamıyla şık bir kadın canlanır gözünüzde.
Kitap okurken eğlenmeyi tercih edenlerin fazla uzağa gitmesine, ille yabancı yazar tercih etmesine gerek yok yani. Kapın bir Vefa Enver Pembesi ve romantizme doğru yol alın.
içimden geldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
içimden geldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Eylül 2014 Cuma
19 Eylül 2011 Pazartesi
Ben Kuşlardan Da Küçüktüm
Herkesin favori bir "Ezgi'nin Günlüğü" parçası vardır.
Hepimiz her şarkısını bilmeyiz belki ama en az bir şarkısını çok severiz.
Benim için bir kaç vazgeçilmez şarkısı var.
Ancak bu ara "..ben kuşlardan da küçüktüm" deyip şu blogu açıyorum.
Ya da şu blogu açıyorum ve ondan sonra bu şarkı dilime dolanıyor.
Blogdan önce veya sonra farketmez ama illaki günde bir kere ziyaret edip o şarkıyı dinlememek olmaz.
Bu kadar bahsedip şuraya bir klip sıkıştırmamak da olmaz.
Kim ki o blogun sahibesi diye merak eden varsa, hakkında ufak bir ipucu vereyim.
Şurda bahsettiğim kıymetlimdir ;)
Hepimiz her şarkısını bilmeyiz belki ama en az bir şarkısını çok severiz.
Benim için bir kaç vazgeçilmez şarkısı var.
Ancak bu ara "..ben kuşlardan da küçüktüm" deyip şu blogu açıyorum.
Ya da şu blogu açıyorum ve ondan sonra bu şarkı dilime dolanıyor.
Blogdan önce veya sonra farketmez ama illaki günde bir kere ziyaret edip o şarkıyı dinlememek olmaz.
Bu kadar bahsedip şuraya bir klip sıkıştırmamak da olmaz.
Kim ki o blogun sahibesi diye merak eden varsa, hakkında ufak bir ipucu vereyim.
Şurda bahsettiğim kıymetlimdir ;)
Etiketler:
dostluk
,
içimden geldi
,
o kuşlardan da küçüktü ben de ondan
,
sevdandır dedi annem
8 Aralık 2010 Çarşamba
Hem de Ay Hilal
Ütü yaparken güzel göründüğümü düşünüyorum.
Öteki türlü kendimi ütü yapmaya ikna edemiyorum :s
Artık çikolata yemiyeyim diyorum ve bunu her söylediğimde son paketimi açıyorum..
İzninizle :P
Mahallenin fırını el değiştirdi ve ben geçen gün bir ekmek almaya utandığım için 2 ekmek aldım :/
Şu pilateste neden bir tek biz fotograf çektiriyoruz anlamıyorum..
Hemde her ders :D
"Seyhanın blogu sıkıcı, seninki ne güzel, hep yemekler var"
Bir arkadaşım bir arkadaşıma hem de benim yanımda :)
Kontrol edin bakalım ayı;)
Öteki türlü kendimi ütü yapmaya ikna edemiyorum :s
Artık çikolata yemiyeyim diyorum ve bunu her söylediğimde son paketimi açıyorum..
İzninizle :P
Mahallenin fırını el değiştirdi ve ben geçen gün bir ekmek almaya utandığım için 2 ekmek aldım :/
Şu pilateste neden bir tek biz fotograf çektiriyoruz anlamıyorum..
Hemde her ders :D
"Seyhanın blogu sıkıcı, seninki ne güzel, hep yemekler var"
Bir arkadaşım bir arkadaşıma hem de benim yanımda :)
sezen aksu - lal_ 2009 | izlesene.com
Kontrol edin bakalım ayı;)
Etiketler:
hilal
,
içimden geldi
,
klipler
,
lal
,
sezen aksu
,
şarkılar
18 Kasım 2010 Perşembe
Kusura Bakmayın Sarımsak Kokuyorum
Ayrıca kokoreç, işkembe, kelle paça da severim.
Balık da severim, çemen de.
Ne kokarsa ben, onu mu severim?
Şimdi şöyle oluyor:
Bir yere gideceğim zaman kokutacak birşey yemiyorum. Ama her günüm planladığım gibi sonlanmayabiliyor.
Misafirliğe gidip içinde sarımsak bulunan yoğurtlu salatadan yiyebiliyor, eve dönerken bir tanıdığa rastlayabiliyorsunuz:
"Kusura bakmayın sarımsak yemiştim de"
Veya kızlarla balık yemeye gidiyor, bol soğanlı salataya karşı koyamıyorsunuz. Akşam çay davetine de hayır diyemeyince..
"Çok afedersiniz, soğan kokuyorum"
Veya planınızın bütün gün pineklemek olduğu bir gün, nihayet, çemen yiyip davetsiz misafirlerin sürprizlerine maruz kaldığınızda benzer, bağışlama bekleyen cümleler kurabiliyorsunuz..
Bir de bunu ikiyle çarpın.
Ben bu cümleleri normalden biraz fazla kuruyorum, yani size göre daha fazla soğan sarımsak tüketiyorum.
Bunları yazınca kendimden iğrendim :)
Ama sarımsak doğal antibiyotiktir! :P
Peki ne yapayım?
Ben ki, sabah planları iptal olunca koy vermiş, 'nasılsa evdeyim' diye öğlen yemeğinde kelle yemiş biriyim.
Şehir dışından çıkıp gelen, buluşalım diyen arkadaşıma 'Aa, yoo gelemem' mi diyim?
Bunun yerine gidince kusura bakma diyeceğim :))
Çevreye verdiğim rahatsızlıktan ötürü özür dilerim =)
Gidip karanfil bulayım ve maydanoz çiğneyeyim:))
Etiketler:
içimden geldi
,
ille rezil edeceğim kendimi
,
kelle paça
,
kurban bayramı
,
sarımsak
,
soğan
6 Kasım 2010 Cumartesi
Allah Muhabbetimizi Arttırsın :s
Büyük ağabeyimle en uzun birlikteliğimizi yaşıyoruz.
Üniversiteyi şehir dışında okudu, yurt dışında master yaptı, askerlikten sonra şehir dışında çalıştı, tatillerini yurt dışında geçirdi...
Bu onun en sevdiğim özelliğiydi.
Anladım ki,bir insanı, bir kaç haftada bir, bir hafta sonu görmekle,
bir kaç haftada bir, bir kaç gün görmemek çok farklıymış.
Ne iş anlamıyorum ama sinirlerimi zıplatma yetisi had safhada.
Aynı odada bilgisayara oturup internete giriyoruz. Farklı bilgisayarlar önümüzde!
Buna rağmen her odaya girdiğinde "Seyhan! Çık!" demezse olmaz. "YA NİYE!!???" diye her zamanki karşılığımı verip, istifimi bozmayacağını bildiğini halde.
Kapıları, ışıkları, hatta muslukları kapatmaz.
Televizyonu açamaz.
Kapıya, telefona bakmaz.
Ama
"Ertuğ gel! İşte istediğim araba!"
diye çağırdığım zaman işi gücü bırakıp gelir..
Birde kıyafet konusunda hep fikrimi alır :/
Yine birgün alışveriş yapmış, giyinmiş, diğer abimle konuşuyorlar
"Bir de kıroya soralım" diyor.
O kıro da benmişim!
- Nasıl olmuş?
Bende cevap yok.
-Seyan? Seyaann? Hı? Nasıl? Hı? Seyan? Hı, nasıl olmuş?
O kıro böyle süründürür işte :)
Dünde ben eve gelirken o da bir yere gidiyordu, yolda karşılaştık.
Arkasından bağırdım; iğrenç olmuşsun! :)))
Ah çok zevkliydi...
görsel kaynak
Etiketler:
abiler
,
aile mevzuları
,
içimden geldi
4 Kasım 2010 Perşembe
60
Yazmadıkça yazmayası geliyor insanın ve tabii alışılıyor tembelliğe..
Önceki gün katıldığım doğum günü partisinde -hayır, hayır benim değil:)- tartılmış bulundum.
Karşıma çıkan rakamı yutmak, görmemek, bir sır gibi kendime saklamak istedim ama görüyorsunuz ya bir yandan paylaşmak istiyor insan.
'Daha bu yazında kilo almaktı hedefin' diyeceksiniz evet haklısınız ama bu kadar çabuk 5 kilo alınırsa bu kış bitmeden ben çoktaaann 62'yi aşmış olmaz mıyım?
Bilmiyorum ben tırstım yani :)
Digital ay pardon dijital. Hep aklım ingilizcesine gidiyor :P
Evet ne diyordum dijital tartıda tartıldım üzerimde 2.5 kilo edecek bir kıyafet yoktu ki kıyafetin ağırlığını düşeyim. Ve yemek sonrası değil, yemek öncesi kilo bu..

Kahve de kilo yapmaz ki :P
Ben bu yazıyı bir şeye bağlayacaktım ama tanrım neye? :))
Önceki gün katıldığım doğum günü partisinde -hayır, hayır benim değil:)- tartılmış bulundum.
Karşıma çıkan rakamı yutmak, görmemek, bir sır gibi kendime saklamak istedim ama görüyorsunuz ya bir yandan paylaşmak istiyor insan.
'Daha bu yazında kilo almaktı hedefin' diyeceksiniz evet haklısınız ama bu kadar çabuk 5 kilo alınırsa bu kış bitmeden ben çoktaaann 62'yi aşmış olmaz mıyım?
Bilmiyorum ben tırstım yani :)
Digital ay pardon dijital. Hep aklım ingilizcesine gidiyor :P
Evet ne diyordum dijital tartıda tartıldım üzerimde 2.5 kilo edecek bir kıyafet yoktu ki kıyafetin ağırlığını düşeyim. Ve yemek sonrası değil, yemek öncesi kilo bu..
Kahve de kilo yapmaz ki :P
Ben bu yazıyı bir şeye bağlayacaktım ama tanrım neye? :))
Etiketler:
içimden geldi
,
nasıl etiketleyeceğimi dahi bilmiyorum
30 Ekim 2010 Cumartesi
Hazır Keyifler Gıcır..
Doğum günümü kutlayan arkadaşlara çok teşekkürler ediyorum. Çok tatlı mesajlar vardı.
Tek tek geri dönmedim sanıyorsunuz ama ben hepinize iade-i ziyarette bulunarak ne kadar memnun ettiğinizi göstermek istiyorum :D
Doğum günümü kutlamayanları ise kınıyorum :)
Kutlamayıp pişman olanlar bu posta yorum bırakma şansınız hala devam etmekte :P
*
USB kablomdan umudu kesmeli miyim? :s
*
Dinlenebilmek çok güzel!
Allah herkese nasip etsin..
*
Bir iş görüşmesine gittim! Evet, ben!
Daha görüşme esnasında vazgeçtim ya. Yine!
Bana kısaca ağustos böceği diyebilirsiniz ya da ba-zı-la-rı gibi Garfield :/
*
Yeni diziye başladım bütün dizileri bir köşeye kaldırdım; Habil/Kabil.
Filizcim şahanesin ;)
*
Ben aslında mim yanıtlayacaktım bak öncesinde neler yazdım:))
Mim Cherry'den geliyor konusu ise ;
Bir kere ben ne zaman hava atacak olsam, beceremem tökezler düşerim, salak gibi kalırım. O yüzden arabamla hava atmayı göze alamam, korkarım. Attığım an toslayacak bir yer bulurum.
Ama hayal bu ya...
Hep bir jaguarım olsun istemişimdir!
Ve hep üstü açık olsun istmeişimdir.
Çünkü ben hep cereyanda kalıp tutulmakta istemişimdir :)
Şahane arabamla ufka doğru uzaklaşırken çalacak şarkı bundan on yıl önce olsaydı Unforgiven II olurdu.
Ama on yıl öncesinde olmadığımız için bu günlerde habire dinlediğim şu şarkı olur.
- Oo Seyhan hayırdır?
- Hayırdır hayırdır :)))

GörselKaynak
Tek tek geri dönmedim sanıyorsunuz ama ben hepinize iade-i ziyarette bulunarak ne kadar memnun ettiğinizi göstermek istiyorum :D
Doğum günümü kutlamayanları ise kınıyorum :)
Kutlamayıp pişman olanlar bu posta yorum bırakma şansınız hala devam etmekte :P
*
USB kablomdan umudu kesmeli miyim? :s
*
Dinlenebilmek çok güzel!
Allah herkese nasip etsin..
*
Bir iş görüşmesine gittim! Evet, ben!
Daha görüşme esnasında vazgeçtim ya. Yine!
Bana kısaca ağustos böceği diyebilirsiniz ya da ba-zı-la-rı gibi Garfield :/
*
Yeni diziye başladım bütün dizileri bir köşeye kaldırdım; Habil/Kabil.
Filizcim şahanesin ;)
*
Ben aslında mim yanıtlayacaktım bak öncesinde neler yazdım:))
Mim Cherry'den geliyor konusu ise ;
"yaşadığımız tüm sıkıntıları geride bırakıp, sevmediğimiz insanlardan, yapmaktan daral gelen işlerden uzağa bir tatile gidiyoruz. Bizi yolcu etmeye gelmiş üstelik gıcık olduğumuz herkes. Alayına çalımlı bir bakış fırlatıp arabamıza bindikten sonra, geride kalanları çatlatırcasına müziğin sesini sonuna kadar açıp, tozu dumana katarak oradan uzaklaşıyoruz. bizden istenilense, mimlenilen herkes bindiği arabanın resmini ve son ses açtığı şarkının adını, sözlerinden bir bölümü ve söyleyen solistin resmini yayınlaması."
Bir kere ben ne zaman hava atacak olsam, beceremem tökezler düşerim, salak gibi kalırım. O yüzden arabamla hava atmayı göze alamam, korkarım. Attığım an toslayacak bir yer bulurum.
Ama hayal bu ya...
Hep bir jaguarım olsun istemişimdir!
Ve hep üstü açık olsun istmeişimdir.
Çünkü ben hep cereyanda kalıp tutulmakta istemişimdir :)
Şahane arabamla ufka doğru uzaklaşırken çalacak şarkı bundan on yıl önce olsaydı Unforgiven II olurdu.
Ama on yıl öncesinde olmadığımız için bu günlerde habire dinlediğim şu şarkı olur.
Evet! Habire bu şarkıyı dinliyorum :D
- Oo Seyhan hayırdır?
- Hayırdır hayırdır :)))
GörselKaynak
Etiketler:
ajda pekkan
,
blog camiası
,
havadan sudan
,
içimden geldi
,
mim
,
şarkılar
29 Mart 2010 Pazartesi
Nine Westten Vazelin Teşviki
Nine West yeni sezonu açmış!
Ay kime diyorum muhtemelen yeni sezondan aldığınız ayakkabıları henüz giyemediğiniz için hayıflanıyorsunuz..
Amaaa...
Bir yandan kış sezonundan kalan tek tük ayakkabılarda, fiyatlarında altın düşüş günlerini yaşıyor!
Evet! Yaşıyor bizzat gördüm!
Sonra bir tane beğendim.
Sonra deneyim dedim..
Neyse ki çok geçmeden iç sesim "Seyhan n'yapıyorsun? Henüz çizmelerden çıkan ayaklarınla bu açık ayakkabı deneme cüreti neden?" diye uyardı.
Aldığım ayakkabıyı yerine bıraktım ve gidip kendime vazelin aldım!
Aylardır bir vazelin alacaktım ve vazelin almam için önce açık bir ayakkabıyı deneme isteğini hissetmem gerekiyormuş...
İğrenç topuklarıma dair anlattığım bu kıssadan hisse için özür dilerim ama topuklarım artık iğrenç değil:)
Düzenli kullandığım vazelin sağolsun.
Ha ayakkabı mı?
Sadece bir kaç gün sonra gittim ve numaram kalmamıştı..
Biliyorsunuz metropol insanın ayağı 38.5 :)
Böyle boş yazdığım zaman şarkı armağan etmeyi seviyorum:)
Işın Karaca'nın bu şarkısını çok sevmiştim ama bir tek ben sevdim galiba hiç tutmadı :)
Ay kime diyorum muhtemelen yeni sezondan aldığınız ayakkabıları henüz giyemediğiniz için hayıflanıyorsunuz..
Amaaa...
Bir yandan kış sezonundan kalan tek tük ayakkabılarda, fiyatlarında altın düşüş günlerini yaşıyor!
Evet! Yaşıyor bizzat gördüm!
Sonra bir tane beğendim.
Sonra deneyim dedim..
Neyse ki çok geçmeden iç sesim "Seyhan n'yapıyorsun? Henüz çizmelerden çıkan ayaklarınla bu açık ayakkabı deneme cüreti neden?" diye uyardı.
Aldığım ayakkabıyı yerine bıraktım ve gidip kendime vazelin aldım!
Aylardır bir vazelin alacaktım ve vazelin almam için önce açık bir ayakkabıyı deneme isteğini hissetmem gerekiyormuş...
İğrenç topuklarıma dair anlattığım bu kıssadan hisse için özür dilerim ama topuklarım artık iğrenç değil:)
Düzenli kullandığım vazelin sağolsun.
Ha ayakkabı mı?
Sadece bir kaç gün sonra gittim ve numaram kalmamıştı..
Biliyorsunuz metropol insanın ayağı 38.5 :)
müzik - işın karaca - bilmece | izlesene.com
Böyle boş yazdığım zaman şarkı armağan etmeyi seviyorum:)
Işın Karaca'nın bu şarkısını çok sevmiştim ama bir tek ben sevdim galiba hiç tutmadı :)
Etiketler:
ışın karaca
,
içimden geldi
,
klipler
,
metropol insanı
,
nine west
,
vazelin
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

