Sevgili ağabeyim İngiltere'den döndü!
Blogla ilgilenemeyişim bundan ötürüdür.
Çünkü ilgilenmem gereken 30 yaşında bir evladım var:)
Habire yemek yapıyorum; doymak nedir bilmiyor fast fooddan gına geldiği için sıcak yemek istiyor. Göbeğine bakmadan kilo alması gerektiğini, omuzlarının küçüldüğünü, suratının çocuk suratına döndüğünü iddia ediyor ki bende ona patlamandan korkuyorum ayı gibisin diye cevap veriyorum.
Arkasını topluyorum; ne kapıları, ne ışıkları, hatta musluğu bile kapatmıyor.
Benimle dalga geçiyor; "cif getir dedim cif getirdi" diyor.
Ciften kastı camsilmiş "ay acaba ben müneccim miyim, cif isteyinde camsili kastettiğini nerden bileyim?" diye sinirleniyorum ama o kahkahalarla gülüyor.
Yine de kızgınığım çabuk geçiyor ve dediklerini ya da yaptıklarını çocuğummuş gibi anlatıp gülebiliyorum -bknz şuan- ama biliyorum ki şimdilik:)
Bu arada bana çanta almış. Harrods diye bir yerden. Ben adını yeni duydum ne yalan söyliyeyim; adını yeni duyduğum içinde kızdı:)
Göremediğiniz gibi çantanın fotoğrafı yok, bundan çantayı ne kadar beğendiğimi(!) anlayabilirsiniz, ama kullancağım canım abim almış benim için:)
Yarın çıkıp balık almam gerekiyor (benim için, yurt dışında yenen tek şey olmasına karşın) bizimki aylardır yememiş:)