Ben herhalde bugünlerde böyle daha önce demeye cesaret edemediğim tarifleri deneyeceğim.
Un helvası yapınca instagramdan Esra, bir de irmik helvası yap dedi.
Tamam dedim kabul ediyorum bu teklifi:)
Arkadaşlara sordum önce, tam tarif istiyorum dedim ya tam tarif. Parça parça verdikleri önce şu kadar sonra yok bu kadar dedikleri ölçüleri bana güven vermedi.
Yapacağım helvada çuvallayamazdım. Ve kolay da olmalıydı.
En sonunda aklıma yatan tarifi denedim. Çam fıstıksız.
Tarifi vermeden evvel şunu söylemek istiyorum ki irmik helvası bir zevk işi. Bu benim zevkime göre oldu diye paylaşıyorum. Nedir benim zevkim? Hafif ıslak gibi. Hani bazen bazı yerlerde yersiniz kupkuru olur. Bazısı öyle severmiş tane tane yapışmayan.
İşte bu kesinlikle öyle bir tarif değil, yumuşak ve nemli.
şerbet için:
1 sb su
1 sb şeker
1 sb süt
Ocağa koyup şeker eriyene kadar tutuyoruz, KAYNATMIYORUZ, şeker eridikten sonra ocağın altını kapatıp helvaya geçiyoruz.
4 yk tereyağ
1 sb irmik
(arzuya göre fındık fıstık ceviz)
Çam fıstıklı yapacaksanız yağ eridikten sonra fıstıkları atıp kavurmadan irmiği koyun, benim gibi fıstıksız yapacaksanız yağ erirken azıcık sıvı yağ ekleyip tereyağ eridikten sonra irmiği ekleyip kavurmaya başlıyoruz. Ocakta kavuruyor kavuruyoruz.
Bu noktada dakika tutmadığım için üzgünüm. ama pembeleşinceye değin değil, neredeyse kahverengi bir hal alana kadar kavuruyoruz. Devamlı karıştırarak..
Şerbeti dökerken ocaktan alalım (ya da altını kapatalım) ki oraya buraya sıçrayıp tehlike arz etmesin.
Şerbeti irmiği karıştırarak ekliyoruz ve kısık ateşte karıştırmaya devam ediyoruz, şerbeti çekene kadar.
Şerbeti çektikten sonra ocağı kapatıyoruz temiz bir bez ya da kağıt havlu ile üzerini örtüp kapağını kapatıp dinlendiriyoruz/denliyoruz.
20 dk sonra yiyebilirsiniz.
Afiyet olsun.
evdeki huzur zenginlik budur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evdeki huzur zenginlik budur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Nisan 2020 Pazar
18 Haziran 2017 Pazar
Ali Ağaoğlu'na Babalar Günü Hediyesi
Babalar günü hep muamma aslında. Tüm dünyada aynı anda kutlamayarak uyduruk günlerin en uyduruğu olmaya aday bence.
Hepimizin babası en baba baba, hepimizin annesi en melek anne.
Böyle günler de kapitalizm mapitalizm bir şekilde hayatımızda işte.
Ali Agaoğlu'na gelen babalar günü hediyesini görünce yazmak istedim.
Çünkü bizim evdeki usule benziyor.
Tabii ki ben babama Rolls Royce almadım. Tarzı değil çünkü. Yoksa alırdım elbet niye almayayım?
Ali Ağaoglu'nun kızı Sena, oğlu Alican ve damadı Koray'in hediyesiymis bu Rolls Royce.
Yani babalarının parasıyla babalarına hediye almışlar. Tıpkı benim her yıl yaptığım gibi 😄
Benzerlik burada 😄
Haydi siz de itiraf edin, içinizde babasının parasıyla babasına hediye alanlar olduğunu biliyorum 😉😉
Ali Agaoğlu, her zaman hayalini kurduğum bir arabaydi, diye çok mutlu olmuş evlatlarına teşekkür etmiş.
Yalnız ben o kadar zengin olsam asla memnun olmazdım: Rils riys mi, iy cinim tişikkirlir 😏
Zaten orayı pek anlamadım. Niye hayalini kuruyordun ki gidip alaydın. Paran mi yoktu?
Saçma yani.
Ama ne yapsın evlat işte. Yalandan mutlu olmuş 😅
Güle güle kullan Ali.
Kazasız belasız olsun.
😜
Bu arada 6 milyon türk lirasıymış arabanın ederi.
O kadar malın zekatını iyi hesaplıyorsundur umarım. 👊
Hepimizin babası en baba baba, hepimizin annesi en melek anne.
Böyle günler de kapitalizm mapitalizm bir şekilde hayatımızda işte.
Ali Agaoğlu'na gelen babalar günü hediyesini görünce yazmak istedim.
Çünkü bizim evdeki usule benziyor.
Tabii ki ben babama Rolls Royce almadım. Tarzı değil çünkü. Yoksa alırdım elbet niye almayayım?
Ali Ağaoglu'nun kızı Sena, oğlu Alican ve damadı Koray'in hediyesiymis bu Rolls Royce.
Yani babalarının parasıyla babalarına hediye almışlar. Tıpkı benim her yıl yaptığım gibi 😄
Benzerlik burada 😄
Haydi siz de itiraf edin, içinizde babasının parasıyla babasına hediye alanlar olduğunu biliyorum 😉😉
Ali Agaoğlu, her zaman hayalini kurduğum bir arabaydi, diye çok mutlu olmuş evlatlarına teşekkür etmiş.
Yalnız ben o kadar zengin olsam asla memnun olmazdım: Rils riys mi, iy cinim tişikkirlir 😏
Zaten orayı pek anlamadım. Niye hayalini kuruyordun ki gidip alaydın. Paran mi yoktu?
Saçma yani.
Ama ne yapsın evlat işte. Yalandan mutlu olmuş 😅
Güle güle kullan Ali.
Kazasız belasız olsun.
😜
Bu arada 6 milyon türk lirasıymış arabanın ederi.
O kadar malın zekatını iyi hesaplıyorsundur umarım. 👊
28 Nisan 2014 Pazartesi
Acun'un Karıları
Ben size diyorum benim magazinle pek aram yok siz inanmıyorsunuz.
Geçenlerde Acun'un kızının fotoğrafını gösterdiler bana. Annesi Instagram'a koymuş
Ay bir tatlı bir tatlı, maşallah, diye severken 'karısının da fotoğrafı var mı, onu da bir göreyim?' dedim.
"Karısı değil sevgilisi" diye düzelttiler beni.
Karısı değil sevgilisi derken?..
Evet, çocuğunun annesiyle evli değilmiş sevgili Acun Ilıcalı.
Nasıl şok yaşadığımı anlatamam.
Çünkü ben Acun'u severim. Tüm o firarda programları dahil, bana çok efendi gelir.
Efendim bir karısı varmış zaten, Acun'un mal varlığının yarısını istediği için boşanamayınca bu kızla da evlenememiş. Ama bu evlenememe nedense çocuk yapmalarına mani olamamış.
Hadi bunları geçiyorum. Kendi hayatları kendileri bilir.
Ama o fotoğraflara bakarken içlerinden biri 'kızın hayatı kurtuldu' demez mi?
Gelsin de Seyhan'ın şalterleri atmasın!
Ne demek hayatı kurtuldu?! Zengin bir yere kapak atınca, kapak atınca diyorum bakın evlenememiş bile, hayatı nasıl kurtulur insanın?
Zaman çok değişti Azizim..
Anneler bile değişti. Bir iki örnek değil, gerçekten çok yaygın bir şekilde, bozukluğun annelerde başladığını gözlemledim.
Biz, aman kızım ayakların yere bassın, kendi ayaklarının üstünde dur, nasihatleriyle büyümüşken, şimdikiler, zengin koca bul kurtul, denilerek yetişiyor.
İş güç sahibi, kendi işinin başındaki kadınların bile böyle nasihat ettiğine tanık oldum. Utanç verici bence.
Tüm samimiyetimle şunu söyleyebilirim; zengin koca bulup da mutlu olan birini görmedim.
Siz gördünüz mü?
Geçenlerde Acun'un kızının fotoğrafını gösterdiler bana. Annesi Instagram'a koymuş
Ay bir tatlı bir tatlı, maşallah, diye severken 'karısının da fotoğrafı var mı, onu da bir göreyim?' dedim.
"Karısı değil sevgilisi" diye düzelttiler beni.
Karısı değil sevgilisi derken?..
Evet, çocuğunun annesiyle evli değilmiş sevgili Acun Ilıcalı.
Nasıl şok yaşadığımı anlatamam.
Çünkü ben Acun'u severim. Tüm o firarda programları dahil, bana çok efendi gelir.
Efendim bir karısı varmış zaten, Acun'un mal varlığının yarısını istediği için boşanamayınca bu kızla da evlenememiş. Ama bu evlenememe nedense çocuk yapmalarına mani olamamış.
Hadi bunları geçiyorum. Kendi hayatları kendileri bilir.
Ama o fotoğraflara bakarken içlerinden biri 'kızın hayatı kurtuldu' demez mi?
Gelsin de Seyhan'ın şalterleri atmasın!
Ne demek hayatı kurtuldu?! Zengin bir yere kapak atınca, kapak atınca diyorum bakın evlenememiş bile, hayatı nasıl kurtulur insanın?
Zaman çok değişti Azizim..
Anneler bile değişti. Bir iki örnek değil, gerçekten çok yaygın bir şekilde, bozukluğun annelerde başladığını gözlemledim.
Biz, aman kızım ayakların yere bassın, kendi ayaklarının üstünde dur, nasihatleriyle büyümüşken, şimdikiler, zengin koca bul kurtul, denilerek yetişiyor.
İş güç sahibi, kendi işinin başındaki kadınların bile böyle nasihat ettiğine tanık oldum. Utanç verici bence.
Tüm samimiyetimle şunu söyleyebilirim; zengin koca bulup da mutlu olan birini görmedim.
Siz gördünüz mü?
15 Aralık 2011 Perşembe
Yeni Yıla Çalışarak Giremezdim
Fırsatsızlıktan işten ayrıldığımı söyleyemedim size.
Şu ahir ömrümde istifa da ettim ya.. Yürü be Seyhan!
:)
Aslında şu sıralar, vereceğim 'işten çıkış partisi' için hazırlanmaktayım.
Partiyi anlatırken duyaracaktım size, anlatacaktım olayları.
Ama ya incitirsem insanları?
Hala mı düşünüyorum başkalarını?
Bırak artık şunları...
Melek miyim neyim :)
Biliyorum.. biliyorum. Herkes işe girişte kutlama yapar, ben çıkarken yapıyorum.
E o kadar farkım olsun.
Moral bozukluğu içinde yiten günlerimi değil kazanımlarımı düşünüyorum:
Önceden de, güzel bir hayatım olduğun bilincindeydim.
Ama.
Şimdi.
Her saniyemden zevk alıyorum.
'İş seçme' ve hatta 'Çalışmama' lüksüm olduğu için her gün Allah'a şükrediyorum.
Sadece kendim için değil herkes için dua ediyorum.
Mesela çalışmak isteyip iş bulamayanlara iş diliyorum.
İşinden, maaşından ve/veya patronundan memnun olmayanlara memnun olacakları bir iş diliyorum.
Çalışmak istemeyip mecbur olanların ise mecburiyetleri kalksın diye dua ediyorum.
Amin deyin, mübarek noel zamanı, dualar geri çevrilmez :)
Şu ahir ömrümde istifa da ettim ya.. Yürü be Seyhan!
:)
Aslında şu sıralar, vereceğim 'işten çıkış partisi' için hazırlanmaktayım.
Partiyi anlatırken duyaracaktım size, anlatacaktım olayları.
Ama ya incitirsem insanları?
Hala mı düşünüyorum başkalarını?
Bırak artık şunları...
Melek miyim neyim :)
Biliyorum.. biliyorum. Herkes işe girişte kutlama yapar, ben çıkarken yapıyorum.
E o kadar farkım olsun.
Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayatından zevk alır!
Moral bozukluğu içinde yiten günlerimi değil kazanımlarımı düşünüyorum:
Önceden de, güzel bir hayatım olduğun bilincindeydim.
Ama.
Şimdi.
Her saniyemden zevk alıyorum.
'İş seçme' ve hatta 'Çalışmama' lüksüm olduğu için her gün Allah'a şükrediyorum.
Sadece kendim için değil herkes için dua ediyorum.
Mesela çalışmak isteyip iş bulamayanlara iş diliyorum.
İşinden, maaşından ve/veya patronundan memnun olmayanlara memnun olacakları bir iş diliyorum.
Çalışmak istemeyip mecbur olanların ise mecburiyetleri kalksın diye dua ediyorum.
Amin deyin, mübarek noel zamanı, dualar geri çevrilmez :)
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


