annemi özledim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annemi özledim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2011 Cuma

Bildiğiniz Lahmacunlara Benzemez

Depresif bir başlık kullanmakla, esprili bir başlık kullanmak arasında kaldım.

Kendi teşhisimi kendim koyarım; manik depresif olduğum doğrudur.
Sadece sn.ler içinde yaşadığım gel-gitler, artık alışmam gerekirken beni bile ürkütüyor.
Ama siz merak etmeyin ısırmam:)
Yani.
Henüz kimseyi ısırmadım :))) - Isırabileceğimin sinyallerini de verdim, hay Allah.

Bu arada, siz başlığı görüyorsunuz ancak ben hala bir başlık bulamadım :)

Ama bu lezzeti nasıl özetleyebilirim:


Bu kadar güzel yemekler yapamasaydı da annemi severdim.
Ama hani dünyanın en harika lahmacununu yapıyor ya, ne yalan söyliyeyim o benim annem diye tüm dünyaya gösterip gururlanmak istiyorum.
:)
Sonra zavallı kızımı düşünüyorum. O hiç böyle böbürlenemiyecek :)

Sadece lahmacun olsa iyi, çok güzel hamur yoğurur, çok güzel bezeler haline getirir, onları çok güzel açar.
Samimi söylüyorum ben elimi hiç bir işe sürmeden izlerim. Ve, anne ne kadar güzel yoğuruyorsun, ne kadar güzel açıyorsun, diye hayranlığımı belli ederim.
Ben de annemi çok güzel izlerim.

Bir gün annemin arkadaşı benim bu iltifatlarım karşısında daha fazla dayanamayıp, kızım bende böyle açıyorum annen değişik birşey yapmıyor ki, demişti.
:)
Ona göre değişik olmayabilir bana göre benzersiz.


Annemin lahmacun yaptığı gün abimin arkadaşı aradı ve pazar günü sen evdeysen annen kesin lahmacun yapıyordur dedi :)


Ama eskisi gibi çok çok yapamıyor, kolları ağrıyor, bize anca yetiştiriyor.



Böyle bir post yazmak yoktu aklımda ya, hani gereksiz yere vaktinizi aldıysam kusuruma bakmayın.
Canınız çektiyse hele çok özür dilerim.

30 Haziran 2011 Perşembe

Semizotunun Almancası


- Çok mu güzel olmuştum anne?
- Çok güzel olmuştun kızım.
- En güzel ben mi olmuştum anne?
- En güzel sen olmuştun kızım..

En güzel ben olmadığımı biliyorum.
Tıpkı gideceği gün sormasam bu cevapları alamayacağımı bildiğim gibi.

Şimdiden özledim seni...

22 Kasım 2010 Pazartesi

Bir Anne. Bir Kız. Bir Minibüs


Anneme dedim. "Bunu hep yapıyorsun" dedim.
"Yaa?.." dedi o da, daha önce farketmemiş gibiydi.
Artık yapmıyor. Ama ben yapsın istiyorum.

Minibüste boşalan koltuğa annemi oturtuyorum, sonra arkalarda boşalan koltuğa geçiyorum. Annemin yanı boşalınca elini orda tutup bana sesleniyor; "Seyhaaan gel, gel kızım yanıma"
Haliyle kimse oturamıyor annemin yanına, mecbur gidiyorum, kızarak, söylenerek 'yapma bunu' diyerek.

Başka bir zaman yanından biri kalkıyor, hemen kafası dönüp beni arıyor.
Gözlerimi 'bırak başkası otursun' dercesine pörtletiyorum. 'Gel işte kızım' dercesine bakıyor.
'Anne sinir oluyorum, bu kadar insanı aşıp oraya mı geleyim?' dercesine bakıp bir de dudaklarımı çiğniyorum.
O ise hep sakin, 'Evet' dercesine kafa sallıyor.

Geçen gün minibüsün arka koltuğunda oturuyorum.
Yanımdaki kızın annesi en önde.
Ve bilin bakalım ne oldu?
Annesinin yanı boşalınca kızını çağırdı.
Abartmıyorum minibüsün iki ucundalar.
Ay kız bir sinirlendi.
Gülmemek için zor tutuyorum kendimi, içim kikir kikir.

Annesine kızdığı için çok üzüldüm ama. Aklıma geldi benim tepkilerim.
Annemden özür diledim.
O da "sen hiç bana kızmadın ki" dedi.
Yalandı.

Çok görüyorum öyle; kızlarını yanına çağıran anneleri.
Kızların ise bazen seve seve gittiklerini, bazen ise sinirlendiklerini..

Belki sizin annenizde çağırıyordur yanına sizi?

9 Mayıs 2010 Pazar

Benim Annem

Benim annem hepinizin annesi gibi.
Dünyanın en güzel kadını.
Benim annem; benim kız kardeşim, en iyi arkadaşım, sevgilim, sırdaşım...
Benim annem; üçüncü gözüm, sağduyum, yol göstericim...

Büyük ağabeyim doğduktan sonra, babam başka çocuk istememiş. Ama annem bir kızı olsun istiyormuş. Ben evin üçüncü ve son çocuğu, tek kızıyım.
Annemin nazlısıyım, şımarığıyım.
"İki gözüm bir kızım"ım.
"-İyi ki doğmuşum değil mi anne?
- İyi ki doğmuşsun kızım"ıyım.

Benim annem dünyanın en 'cool' kadını.
En güzel güleni, en güzel bakanı, en güzel susanı...
Dedğim gibi:
Tıpkı sizin anneniz gibi.

Benim annem, benim en büyük idolüm!
Onun gibi iyi bir anne olmak en büyük hayalim..

Bu yazıyı yazarken ağlamış olabilirim.
Bir daha dönüp ne yazmışım diye okuyamayabilirim.
Ama siz benim için üzülmeyin:
Annenizin ellerinden bir kere de benim için öpün!
Ben de gidip annemin yerine anneannemin ellerinden öpeyim:)

candan erçetin & annem | izlesene.com

20 Nisan 2010 Salı

Bir Zaman Hatası

Ben aslında hasta olmayı severim.
Bütün yaptığınız yatmak, yatmak, yatmaktır...
Gitmek istemediğiniz bir yere 'hastayım gelemem' diyebilirsiniz.
"Yemek yok mu?" sorusuna cevaben burnunuzu silebilirsiniz.
Temizlik mi?
Kolunuzu kaldıracak haliniz yok.
Hastalık benim için zamanını kendim belirlemediğim bir tatil aslında...

...Ama kalkıp çorbanızı kendiniz ısıtıyorsanız,
yatağınıza kahvaltı gelmiyorsa,
hastalık tatil olmaktan çıkıp zehir oluyor.
Burnunuzun silinmekten aşınması da cabası.
Annemi özledim.
O olsaydı bir hafta daha çıkmazdım yataktan ya neyse..

Fatmayı çağırdım bende. Gelmedi tabii ki.
Demek gelmiyorsun he diyerek, ben gittim onlara:)


Oldu olacak dinlediğim şarkıyı yeni sekmede açın pişman olmayacaksınız ;)

- Fatma çok açım!
- Seyhan Abla ders çalışıyorum.
- Fatma lütfen kalkıp yemek getirir misin?
- Seyhan Abla yarın 2 tane sınavım var.
- Ya Fatma!!
- Tamam şu soruyu çözeyim.
- Git burdann!!!
- Seyhan Abla burası benim odam.
- GİT DEDİM!

Böyle on kere istedikten sonra getirdi her istediğimi...
Elime düşersin seeeennn!!!