anneannem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anneannem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2015 Salı

Yokluğumda Meşhur Oldum

Ben biraz zamandır yoktum fark eden oldu mu?
Zaten geçen haftaki tek yayınım da zaman ayarlı yazıydı.

Çok yoğunum, çok çalışıyorum, dünyayı kurtaracağım...
Sanki!
Yani ne diye böyle yoğun, böyle dolu, böyle önemli bir imaj çizmeye çalıştığımı inanın anlamıyorum.
Tıpkı az sonra neden, çok müthiş yetenekliymişim imajı çizeceğimi bilmediğim gibi.

Facebookta bir gönderide etiketlendim önce.
Anaaamm bu benim elim. Biri benim biri anneannemin. Bunu ben çektim eller aldı, altına imzasını attı.
Sonra mesaj kutum eşten dosttan gelen ekran görüntüsüyle doldu. Paylaşıldıkça paylaşılmış. Beğenildikçe beğenilmiş.

Ben bu fotoğrafı çektiğim zaman ağabeyim, bu pozu bir yerde gördün mü, diye sormuştu. Hayır görmemiştim. Bazen kafam çalışır ve o bazenlerin böyle güzel sonuçları olur. Çok sevdiğim bir fotoğraf.
Ama her şeyden evvel özel.
Ben ve anneannem.
Leyla ile Meral falan değil.
Etiketlendiklerimin altına yorum yaptım.
Sosyal medyada emek hırsızlığının hakkını arayamazsınız. Bunu bilecek kadar bunun içindeyim.
Nitekim, fotoğrafı ilk yayınlayan sayfa bana mesaj atarak fotoğrafın kendisine ait olduğunu söylediği bir kişiden izin isteyerek yayınladığını söyledi.
Bu yaklaşımı sevdim.
Bir diğeri de neden altındaki yazıya değilde bu fotoğraf benime odaklandığımı merak etmiş.
Ne odaklanacağım, altındaki yazı da Risale-i Nur'dan, sanki hiç okumadık?!
Altına o yazı yazılınca yapılan haksızlık mübah mı oluyor?

Başka acı mevzu ise, gerizekalı akrabalarımdan biri, bir kızın kendi fotoğrafı gibi igde paylaştığı fotoğrafı beğenmiş. Çok yakınım ama. İsim vermeyeyim hadi.
Benim lan o, hani bize geldiğinde çalışma masamın üstünde gördüğün 30x30 cm baskısı olan fotoğraf!

Bütün bunlar bir tarafa. En son ağabeyim listesinden birileri bu fotoğrafı paylaşınca o da görüyor ve bana ekran götüntüsü atıyor.

Aneaammm 1500 mü 15 bin mi o? 15 bin beğeni ney laaa?!
Ben paylaştığımda niye 15bin kişi toplaşıp beğenmediniz???

Bu yazının ana teması: Beni beğenin başkalarını değil.
Bu yazının ana teması2: Bu fotoğraf benim, ben çektim. Siz bilin yeter.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Müsadenizle Çocuklar

Benim anneannemin koyu hayranlarından biridir Yağmur.
Kuzenimin kuzeni oluyor.
Annem ve teyzem anneanneme dönüşümlü bakıyorlar ve şuanda anneannemin kalma sırası bizde.
Evimizin bereketi, neşesi, tatlısı. Ancak Yağmur durumdan şikayetçiymiş. Okuldan gelirken ilk işi anneannemin odasına bakıp gelip gelmediğini kontrol etmek oluyormuş.
Geçen gün isyan etmiş, yeter ama artık gelsin, diye.

Bir gün ben teyzemlerdeyken Barış Manço'nun "Nane Limon Kabuğu" şarkısını seslendiriyordum.
Ya biri hapşırmıştır, ya biri hastadır da nane limon kaynatalım denmiştir, şimdi tam hatırlamıyorum nereden aklıma gelmiş de söylemişim. Zaten mühim olan kısmı o değil, mühim olan kısmı Yağmur'un şarkıma eşlik etmesi.
Yağmur 4 yaşında bu arada.
Aa sen nereden biliyorsun? diye şaşırdım.
Meğer babası Barış Manço cdleri almış Yağmur dinlesin diye.
Gerçi sonradan pişman olmuş çünkü arabada başka bir şey dinletmez olmuş bizimki anne babasına :D

Hasılı nane limon kabuğu diyerek başladık ama ufak bir Barış Manço tribute konserine çevirdik ortamı.
Çocukluğum gibi eskilerde kaldı sanıyorum Barış Abi. Yağmur beni çocukluğuma götürdü. Mutlu oldum.

8 Ekim 2012 Pazartesi

Anneanne Olacak Mıyım?

Bir gün çok tatlı bir anneanne olmak gibi bir hayalim var.
Babaanne değil ama anneane.
Anneannem gibi torunları tarafından sevilen ve kıskanılan bir anneanne.

Ne kadar düşkün olduğum yakın çevrem tarafından iyi bilinir. Hatta dalgası da geçilir ama anneannemi öyle sever öyle severiz ki, bizimle beraber konu-komşu, eş-dost, akraba da sever.

"Anneannemi sevmiyorum, sevmiyorum anneannemi, sevmiyorum işte" diyordu kuzenim telefonda teyzesine.
Teyzesi de benim kadar üzülmüş müdür acaba öyle söylemesine?

Torunlarımın beni sevmeyebileceği ihtimali ilk kez aklıma geldi.
Ki torunlarım olmayacağı bile aklıma gelmişti.

Anneannem çok uzun süredir hasta ve bakımı annem ve teyzemde kalıcı rahatsızlıklara neden oldu ama bu onu sevmemize hiç bir zaman engel olmadı.

Anneannemiz değil adeta bebeğimiz. Kızsın, vursun küfretsin diye ağzının içe baktığımız bebeğimiz.

Konu anneanne olunca bağlayamıyorum.
Sevin istiyorum, herkes sevsin. Ben de anneanne olacağım. Beni de sevin ;)

12 Ocak 2012 Perşembe

Kırmızı Başlıklı Kız

                           ...günlerden birinde Şeyda bana kırmızı başlıklı kız yakıştırması yapmıştı, çokta gülmüştük*

Yarın teyzeme giderken götürmek üzere tarçınlı rulolardan yapacaktım.
Bu ara yemeklerle aram iyi, yeni lezzetler peşindeyim, çok severek yapıyorum, market alış verişi hariç :)
O kısmı çok sıkıcı.
Bugün 12 de kalkınca - evet ya 12!
İşimi yarın sabaha bırakmıyayım da akşamdan yapayım dedim.


Çok sevdim. Sıcak sıcak yedim yanında tabii ki soğuk süt içtim :)
Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Belli ki o daha güzel yapmış :)

                                                           *Anneannem hasta olmadan önce bazı günler annem yemek yollardı.
                                                                                    Ben sabahtan evden çıkar, yemekleri bırakır,
                                                                              biraz dedem ve anneannemle oturur sonra dönerdim.
                                                              Şimdi ki aklım olsa daha sık gider, daha uzun otururdum ya neyse..                                               


Tavuk göğsü tatlısını dilimlemeye üşendiğim için, tavuk göğsü yapıp tepsiye sermek yerine içine bisküvi koyup yuvarlamayı tercih ettim.
Tabii yuvarlarken kendime şaşırdım.
Böyle tek tek şekil vermeye üşenmiyordum ama dilimlemeye mi üşeniyordum?
Yoksa ben garip miydim?


Bir de soruyor muydum? Elbette gariptim.

Yerken anladım ki çok doğru bir karar vermişim. Hop hop atıyorsun ağzına, öyle kolay yeniyor ki sanıyorsun kalorisi bile yok :)

21 Eylül 2010 Salı

Sevgi Üzerine

"...
Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey
ve
boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu"
Der bir şiirinde Yılmaz Erdoğan.
Yılmaz Erdoğan şiirlerini seviyorum.
Yazmayı da keza öyle.
Hele kurşun kalemle.

Sevdiğim şeyleri irdeliyorum bu ara.
Bunu seviyor muyum? Neden?

Kahve mesela.
Günün özellikle belirli saatinde gözümde canlanır.
Ama bu bağımlılık.
Sevgi sayılır mı?

Çay sevmem mesela.
Öyleyse nasıl sabah akşam içebiliyorum :/
Hoş içersem açık ve şekerli içiyorum; annem ve anneannem gibi. İlle de çok sıcak olmalı halamın içtiği gibi.
Onları da seviyorum.

Sevdiğiniz bir şeyi sevmediğiniz biri de seviyorsa, soğumuyor musunuz sizde?
Ya da; sevmediğiniz bir şeyi seven bir sevdiğiniz.
Fikrinizi değiştirmiyor mu?
Veya en azından üzerinde tekrar düşünmenizi sağlamıyor mu?

"... sevgiler çok insafsız yarını yok..."
Hayır böyle karamsar bitirmek istemiyorum yazıyı.
Biraz daha ılımlı olsun: Sevgi değişkendir diyelim.

Beni bile sevebilirsiniz yani =)

1 Eylül 2010 Çarşamba

62'den Tavşan Olma Planları

Ramazan dolayısıyla odamı anneannemle paylaşıyorum.
Bazı geceler uyutmuyor.
Sesleniyor, sesleniyor...
- Efendim anane?
- Uyanık mısın?
- Evet!
- Uyu canım benim uyu..

Abartmıyorum sadece 5 sn sonra tekrar sesleniyor:

- Uyuyor musun?
- Anane, şimdi kalkıp seni yerim!
(çünkü çok tatlı)
- Yee, ama ısırma
- Isırmadan nasıl yiyeyim?
- Yut gitsin
:))
Gelde kalkıp yataktan, öpme bu kadını:))

Böyle gecelerden biri
Uyku yok yani.
Nedir benim için gece ritüeli;
E haliyle yemek yenmeli..

Sahurla birleşmesi hızımı kesmiyor annemden de uyarı alıyorum
"Kalk istersen" diyor "İlk oturup son kalkıyorsun"
Kaderde sahurdan kovulmakta varmış:)

Nihayet sıra uykuya geliyor.
Rüyamda ne görüyorum dersiniz?
Hayır yemek yediğimi değil:)

Tartıldığımı görüyorum ve 62 kilo olduğumu:))
Kimileri "e ama bu rüya değil kabus" dese de
Ben bunu bir işaret olarak alıyorum:))

Bu kış planlarım arasında 62 kiloya çıkmak var.
Gördüm!
Bana çok yakışmıştı:))


Anneannemle gezinti..

20 Kasım 2009 Cuma

Sevgi Dolu Tuzluk


Zeynep'de görmüştüm bu sevgi dolu tuzluğu. Daha önce hiç dikkatimi çekmemişti ama bu yazısında bahsettiğinde çok sevmiş, bir tane de benim olsa fena olmaz diye düşünmüştüm.
Sonra Mudoda rastladım kendisine! İkisininde beyaz olmasından kelli, ikisine de tuz koyup kullanacağım aşikar ama olsun. Çok seviyorum ben tuzluklarımı:)
Buarada ilk defa evim için bişi aldım, kayıtlara geçsin :))

Born To Shop


Bunuda ben almadım ananemden çaldım:) Sonra ananem farketti geri istedi, annem ikimizin arasında kaldı:)
Sonra unuttu. Şimdi her gördüğünde "çorapları ne güzel" diyor ya da "bana da böyle bir çift çorap al" diyor.
Vicdanım mı, yok o alışkın sızlamıyor:))