vefa enver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vefa enver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2015 Pazartesi

Aşık Kim?

Ephesus Yayınevinden çıkan  son Vefa Enver kitabı.
Aslında daha evvel okumak isterdim ama kitabın kalınlığı benim vakitsizliğimle çakışınca; beklettim, beklettim, beklettim...
Sonra bir gece elime aldım..
Alış o alış, uyku muyku kalmadı bende.

Birbirinden gerek huy gerekse görünüş açısından oldukça farklı olan ikiz kardeşlerden Nehir, ikizi gölgesi altında ezilmiş, kendine güvensiz ama bir gün kendi masalının kahramanı olmayı hayal eden genç bir kızdır. Kendisinden başka herkes Nehir'in güzelliğinin ve farklılığının farkındadır.
Peki Nehir ne zaman kendi potansiyelini fark edecektir?
Kitabın konusu bu değil elbette bu olsa olsa karakter tanıtımında bir giriş olabilir.

Konuya çok değinmeden biraz bilgi ve/veya öneriler vereyim.

Öncelikle kitabın arka kapak yazısını okumayın! Sakın!
Çünkü kitabın başlarında Nehir birileriyle tanışacak. Tanıştığı kişilerden hangisi esas oğlan hemen belli olmuyor. O kısımda arkada kapağı okumadıysanız tahmin etme kısmı çok eğlenceli olacak.

Kitap eğlenceli ve sürükleyici. Kalınlığından korkup bunca zaman elime almamam yanlış kararmış çünkü bir çırpıda okuyuverdim. Romantik komedi film tadında.

Yalnız bu kitapların kapağı böyle olmak zorunda mı? Bir ben mi rahatsız oluyorum? Çok arabesk duruyorlar ve bence Vefa Enver kitaplarına pek yakışmıyor.
Ben olsam doksanlar kaset kapaklarını hatırlatan bu tarz kapaklar yerine "Çocuk da yapamadım Kariyer de" serisinde tercih edildiği gibi illüstrasyon tercih ederdim.

Bu türü seven kaçırmasın der, öperim :*

22 Kasım 2014 Cumartesi

Aşık Kim? {Kitap Tanıtım}

Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak’ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız…
O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı…
Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…

Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor...
O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…
Mert’in Nehir’den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir’in ise mükemmelden daha azına razı olmaya…
Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz?
Aşk mı, mantık mı?

“Sen... Sen! Allah’ım, tanımlayacak sıfat bile bulamıyorum! Hayatımda gördüğüm...”
“En âşık erkek mi?” diye sırıttı Mert.
“Yüzsüz! Hayırdan anlamayan!”
“Ben kararlı olarak nitelendirirdim aslında.”
“Saygısızsın da... Beni dinlemiyorsun bile, hep kendi bildiğini okuyorsun!”
Mert, Nehir’in gittikçe artan öfkesini görmezden gelerek rahatça açıklamaya devam ederken göz kırptı.
“Haklısın. Söz konusu hedeflerim olunca içgüdülerime güvenirim. Bazen hiç olmayacak gibi görünen bir işi oldurabilirim.”

19 Eylül 2014 Cuma

Amerikalı'nın Sarah Jio'su Varsa Bizim de Vefa Enver'imiz Var

Bıktım bu yabancılara bakıp bakıp, "Adamlar yapmış abi", demelerden, "onlarda böyle bizde böyle" diye kıyaslardan.
Milletçe ezik miyiz neyiz?!

Misal Sarah Jio. Ülkemizde çok popüler olan Amerikalı yazar. Kitaplarını okuyor çok seviyoruz Bunun dışında çok da hoş bir hatun.
Gençmiş, güzelmiş, anneymiş, başarıymış, bizde yokmuş böyle.
Yanlış anlamayın ben de severim Sarah Jio'yu ama var bizde de var!

Mesela bizim de Pembe Kraliçe Vefa Enver'imiz var!
Genç, güzel, iki çocuk annesi -ki kendisine baktığınızda, 'nasıl yani iki çocuk annesi?!' diyebileceğiniz bir fiziğe sahip ve başarılı!


Adana doğumlu olan Vefa Enver, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Türkiye'nin ilk romantik komedi yazarı ve yayınlanmış 13 kitabı bulunmakta.
Ben henüz dört kitabını okumuşum, diğerlerini de keyifle okurum ^.^
Yazarımız eşi ve çocuklarıyla İstanbul'da yaşamaktadır.

Vefa Enver'in iki cins arasındaki çekişmeli diyaloglarını, iç seslerdeki esprili dilini, mekan kıyafet anlatımlarını seviyorum. Kitapta cesur bir sahnesine denk gelirseniz cesur bir anlatımla karşılaşırsanız, şık bir kadına denk gelirseniz tam anlamıyla şık bir kadın canlanır gözünüzde.

Kitap okurken eğlenmeyi tercih edenlerin fazla uzağa gitmesine, ille yabancı yazar tercih etmesine gerek yok yani. Kapın bir Vefa Enver Pembesi ve romantizme doğru yol alın.


18 Ağustos 2014 Pazartesi

Bunu Sen İstedin

Ben hala tatildeyim galiba.
Bir aksilik çıkmışsa gelmiş de olabilirim. Ay umarım bir aksilik çıkmaz.
Hatta ölsem haberiniz olmaz.
Ölmeseydim ya daha çok gençtim.
Neyse Takdir-i ilahi...

Ama bir de ölmemişsem... Ne yapayım yani tatilde yeni kitaplar okumuş olacağım sonra iyice birikecek kitap yazılarım. Okuduklarım ben tatildeyken devreye girsin.

Hem bu ara çok şikayet edene rastlıyorum. Yazın öyle her kitap okunmaz. O yüzden özellikle yazmam gerektiğini hissettim. Çünkü bu kitap çok eğlenceliydi!


Vefa Enver'in Çocuk da Yapamadım, Kariyer de ismiyle başlayan üçlemesinin ikinci kitabı: Bunu Sen İstedin.
Ben ilk kitabı tamamen isminden yola çıkarak okumam gerektiğini hissetmiştim.
Çok yaratıcıydı. Kayıtsız kalamadım.
Sonra madem seri, seriyi tamamlayayım, dedim.
İkinci kitap ilki ayarında olur hoşça vakit geçiririm diyordum ki..
İkinci kitap çok çok daha hoş çıktı. Süper eğlenceli.
Aslında üçlemelerde ikinci kitabın pek şansı olmuyor girişi sonuca bağlayan gelişme olarak kalıyor çoğunlukla. Bu kitap için bu söz konusu bile olamaz.

Çok sevdiğim belli oldu mu?  ^.^

İlk kitaptaki Aslı, Ahu ve Sibel karakterlerimizin hayatındaki değişikliklerini ilk sayfalarda öğreniyoruz. Demektir ki bizi kestiremeyeceğimiz şeyler bekliyor.
Açıkçası onları özlediğimi de fark ediyorum.
İlk kitabı okumayanlar için spoiler olmadan ikinci kitabın konusuna değinmek mümkün değil. Sadece iki önemli karakterin de olaylara dahil olduğunu söyleyebilirim.

Yazın kitap seçmekte zorlanıyorum, diyenler!!
Sevin beni, ben sizin yerinize seçiyorum :P

Not: Görsel; yaşlanınca da kitap okumak istiyorum, isimli çalışmamdan. Model; anneannecik.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Bana Prenses Deme!


Pırıl pırıl kapağa sahip Vefa Enver imzalı kitabımızla haftanın açılışını yapalım.
Taze bitti, vakit kaybetmeden yazısı yazılmalı.
Ola ki tatil için yazın sonunu bekleyenler vardır. Belki Nil'i ve aşklarını da yanında götürmek isterler. ^.^

Şezlongta uzanıp güneşlenirken denize girmeyi unutturacak bir kitap onu baştan söylemeliyim. Hep bir sonraki bölümü merak edeceksiniz.

Babasının prensesi Nil.
Şımarık uyuz bir karakter değil. Varlıklı bir ailenin güzel ve biricik kızı.
19 yaşında. Senelerdir Murat'a aşık. Murat nişanlı ama Nil kararlı: Murat'ı elde edecek!

Önemli karakterlerden biri de Yiğit. Yiğit, Nil'in babasının müşterisi. Nil'den yaşça büyük.. oldukça büyük.
Aralarında görmezden gelmeye çalıştıkları bir çekim ve tabii olarak laf sokma yarışı var.
Yiğit aslında kusursuz bir karakter değil. Vefa Enver kitaplarında sevdiğim yanlardan biri de bu; kusursuz karakterlerle yok artık dedirtmiyor, bilakis hayatın içinden seçtiği karakterleri kusurlarına rağmen size sevdirmeyi başarıyor.
Vefa Enver kitaplarında sevdiğim diğer bir yan ise, güzel bir kıyafetten bahsettiğinde gözünüzde gerçekten güzel bir kıyafet canlanması. Mesela Nil'in Yiğit'in nişanında giydiği -of spoiler :P- pembe elbise.

Keyifli, romantik bir şeyler okumak isteyenler için bire bir.

13 Temmuz 2014 Pazar

Bana Prenses Deme {Kitap Tanıtım}

Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız?
Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır.
Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.
Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.

Nil başını kaldırıp ona bakarken gözleri yaşadığı derin kederle koyulaşmıştı. “Ben…” dedikten sonra yutkunup içini çekti. “Ben o kadar uzun süredir Murat’a âşığım ki… Şimdi ne yapacağım Yiğit? O boşluk nasıl doldurulur?”
Genç kıza bakarken Yiğit’in yüzünde şefkat dolu bir tebessüm belirdi. Nil’in ıslak yanaklarına yapışmış saçlarını geriye itip, parmak uçlarını gözlerinin altında gezdirdi.
“Yeni bir aşkla prenses, yeni bir aşkla…”
***
“Nefret çok tehlikeli bir duygudur. Fazla uç sınırlarında dolanırsan, bir bakmışsın dengeni kaybedip aşkın içine düşmüşsün.”
***
Nil burnu bir karış havada, bildiğini okuyan, sivri dilli cadının tekiydi ve Yiğit kelimenin tam anlamıyla ona tapıyordu.
***
“Seni tanıyana kadar belli ki hiçbir kadın beni yeterince oyalayamadı. Ama sevgilim, sen varken bir erkeğin başka bir kadına bakmayacağından emin olabilirsin.”
***
“Yapma Nil. Bunu isimlendirmeye çalışma. Buna anlamlar yükleme, özellikle de bu anlamlar yanlışsa. Sadece kalbini dinle. Kendini özgür bırak.”

13 Haziran 2014 Cuma

Sana Aşık Değilim


Bir Vefa Enver romanı.

Vefa Enver'in daha önce "Çocuk da yapamadım kariyer de" isimli kitabını okumuştum. Bu kitabı da o kitap gibi yumuşak, romantik komedi tadında bekliyordum. Ancak o da ne?!
Bu kitap entrika ve intikam üzerine kurulu, daha cüretkar, daha iddialı.
Neden o serinin pembe bununsa kırmızı-siyah olduğunu okuyunca siz de benim gibi anlarsınız ;)

13 yaşına kadar varlıklı bir hayatları varken babasının iflası ve intiharı sonucu birden yerinden yurdundan olan, alkolik annesiyle bir başına kalan, bunun sonunca intikam yemini etmiş bir kızın, kaybettiklerini geri kazanmaya çalışma öyküsü.
Planlamadığı tek şey vardır, o da nefret ettiği, intikamını alacağına yemin ettiği adama aşık olması.

Güçlü karakterler, cesur anlatım..
Tahmin edilebilir sonun yanı sıra, kitapta tahmin edilemeyecek bazı gelişmeler vardı. Açığa çıkışını sevdim. Yani böyle pat diye alakasız bir şekilde değil de, tam yerinde.

Bu türü sevenlerin bayılacağı bir kitap olmuş. Seveceğini düşündüğüm insanlara önermeye başladım bile. Kişiye özel önerilerde bulunmayı severim.
Kitabın çıktığı yayınevi olan Ephesus ve Vefa Enver'i facebooktan takip ederseniz, yapılan alıntı ve yorumlardan size uyup uymadığını daha rahat anlarsınız. Bu hatırlatmayı hep yapmak isteyip unutuyordum.
Neticede zevk meselesi ;)

3 Mart 2014 Pazartesi

Çocuk Da Yapamadım Kariyer De

Tek bir cümleyle hayatımı özetlemişler.
Can evimden vuruldum, nasıl okumazdım bu kitabı?!


30'lu yaşlarda, ikisi ev arkadaşı üç arkadaşın hayatına göz atacağız bu kitapla.
Aslı, Ahu ve Sibel. Üçü de nevi-i şahsına münhasır karakterler.
En çok iç seslerini okurken eğlendiğim bu kitapta favori bir çiftim de var tabii, ancak spoiler olmasın diye söylemiyorum.
Güzel, sade anlatımıyla elinizden düşürmeden çabucak okuyacaksınız.

Ben şimdi araya zaman girmeden devamını mı okusam, yoksa biraz zaman koyup karakterleri özlesem mi, onu düşünüyorum.

Ama şunu söylemeliyim.
Birincisi; ergenliğin çok uzakta kaldığı otuzlu yaşlar annemizin kıymetini cidden anladığımız, en yakın dostumuzun o olduğunu idrak ettiğimiz yaşlardır. Aslı'nın annesiyle ilişkisi daha küçük yaşlar için geçerli olsa da, köklü bir anne kız görmek isterdim kitapta. Ha belki devam kitaplarında anne-kız ilişkileri de gelişiyordur, onu bilemem.

İkincisi; bizim kızların kariyerden yana sıkıntıları yoktu bence, oysa çocuk da kariyer de yapmadığı halde mutlu birini aradı gözlerim. Okudukça fark ettim bunu, tabii ki konusu böyle olacaktı, ben kitapta kendimi bulacağımı düşünmüşüm.

Üçüncüsü, bakalım diplomalı ev kızımız Hacıfışfış ne yazmış?