29 Kasım 2009 Pazar

Kraliçenin Soytarısı

Genelde bir kitaba başlamışsam, bitirmeden başka bir kitap okumam ama kitap böyle kalın olunca - 695 syf- araya 3 kitap girdi:)
3 kitap girmesnin başka bi denedi daha var. O da anlatıcının kurmaca bir karakter olduğunu öğrenmemdir.
Yani aslında Kraliçenin Soytarısı Hannah Green diye biri yokmuş. Bunu başladıktan sonra kuzenimden öğrendim ve kitaptan soğudum. Hannah hakkındaki ayrıntılara geldiğimde hep sayfaları atlamak istiyordum sanki daha önce hiç kurmaca bir öykü okumamışım gibi.
Ama belki siz beni anlarsınız.
Kitabın sonunda 'kitapta geçen çoğu karakter gerçektir' diyor. Yok ya!
Ben nerden bileyim ne kadarı gerçek... Neyse yaa..
Benim beklentimi karşılamadı, çünkü Kraliçe Mary'nin nasıl olup ta 'Kanlı Mary' lakabını aldığını öğrenirim diye umuyordum. Onun yerine insanları kazığa oturtmasına rağmen ne de cici(!) bir insan olduğunu öğrendim.
Hele o Hannah Green yok mu - ki yok :)- Ne kadar ikiyüzlüydü yaa sinir oluyor insan. Daha önce bu kadar yüzsüz bir ana karakter görmemiştim ya da anlatıcı :)
-----
Kitabı kapattım...
'Bu kadar entrika bana fazla artık okumayacağım' dedim.
Sonra Bakirenin Aşığına başladım :))

27 Kasım 2009 Cuma

İyi Bayramlar!


Herkese sevgi dolu bir bayram diliyorum..
Selam eder - :Pp -
Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden,
akranlarımın ise yanacıklarından öperim...
---
Nerde o eski bayramlar demeyin!
Akrabalarınızı ziyaret edin,
Çocuklara harçlık verip, sevindirin ;)

25 Kasım 2009 Çarşamba

Badem Ve Fıstık Ezmesi


Bu bayram misafirlerinize evde yaptığınız, kimyasal madde içermeyen, ezmelerden ikram etmek istemez misiniz?
İsteyenler olabilir düşüncesiyle tarifi veriyorum. Yapımı çook kolay! -Bu da Diy projesi kapsamına girebilir aslında euheuhe-

Badem Ezmesi
Malzemeler:
Yarım kg toz badem (hazır alınabileceği gibi bademler soyulup robottan geçirilerekte elde edilebilir)
1 yumurta akı
1,5 sb pudra şekeri

Yapılışı:
Eğer toz badem alınmamışsa; bademler sıcak suya konulup kabukları soyulur, kuruttuktan sonra rondoda iyice çekilir. Ama ben toz badem kullandığım için bu işlem sadece teori bilgimden kaynaklanıyor. İmkanınız varsa toz halde alın sonra kulaklarım çınlamasın :)
Toz badem, yumurta akı ve pudra şekeri iyice yoğrulur.
Eğer kıvama gelmediyse 2-3 damla gül suyu ya da 2-3 damla şekerli du konulabilir.
Yoğrulan karışım strech filme konur ve rulo yapılır.
Strech film kaldırıldıktan sonra küçük dilimler kesilir.
Fıstık Ezmesi

Malzemeler:
Yarım kg toz antep fıstığı
1 yumurta akı
1,5 sb pudra şekeri

Yapılışı
Aynı şekilde yoğrulur. (Fıstık kendi yağını bırakacağından gülsuyu ya da şekerli su konmasına gerek yoktur, rahat kıvama gelir.) Strech filme konulup rulo yapılır
Ve dilimlenir:

Afiyet olsun!

23 Kasım 2009 Pazartesi

Pabucumun Vejetaryenleri



Vejetaryen, Et yemeyen kişiye denmez arkadaşlar.
Bir felsefesi vardır. O da; hayvanların öldürülmesine karşı oldukları için et yememek.

Görüyoruz ki, kırmızı et sevmeyen hemen kendini vejetaryan ilan ediyor.
Hatta parça et sevmeyip köfteleri götürende kendini vejetaryen addediyor, babam ısrar edince yiyorum diyende!

Gerçek vejetaryenlere saygım sonsuz ama gerçek vejetaryenlere rastlamadım. Ama vejetaryanım diyenlere bu görüşümüde ilettim:)

Gerçek vejetaryenler bu yazıya alınmaz ve vejetaryen olmayıp etmeyenler artık et sevmediklerini itiraf edebilirler.

Not: İtiraf ediyorum bu yazıyı önceden hazırlamış ve kurban bayramına yakın bir tarihte yayımlamayı planlamıştım. Ben kebap seviyorum napıyım?

21 Kasım 2009 Cumartesi

Mantar Kroket


Bu harika tarifi sizinle paylaşmamak gibi bir hataya düşemezdim..
Benim gibi mantar severlerin favorisi olabilecek nitelikte, demedi demeyin ;)

Malzemeler:
yarım kg mantar
2 yumurta
galeta unu

Sosu için;
2 yk yoğurt
1 yk mayonez
1 yk hardal
dere otu
ve küp küp doğranmış kornişon turşu

Yapılışı;
Mantarları temizce yıkayın hatta soyun, çünkü biliyor musunuz bilmem at gübresinde yetişiyor :) Bunu duyduktan sonra soyacağınıza eminim artık :))
Neyse işte çok büyüklerse, ikiye bölebilirsiniz ama genelde tüm bırakın.
Önce çırpılmış yumurtaya, ardından galeta ununa bulayıp bol yağda kızartın.
Kızaran mantarları önce kağıt mendil serilmiş bir tabağa alın, çünkü yağ çekebiliyorlar.

Sos malzemelerini güzelce karıştırarak hazırlayın.
Servis tabağına aldığınız mantarların üzerine sosu döküp servis edin.

Ay bayılıyorum ben bu krokete.
İsmi bile sosyete,
Lezzeti ise şahane!

Bu kadar aç göz olunmaz,
Bir yemeğe de şiir yazılmaz:))

20 Kasım 2009 Cuma

Sevgi Dolu Tuzluk


Zeynep'de görmüştüm bu sevgi dolu tuzluğu. Daha önce hiç dikkatimi çekmemişti ama bu yazısında bahsettiğinde çok sevmiş, bir tane de benim olsa fena olmaz diye düşünmüştüm.
Sonra Mudoda rastladım kendisine! İkisininde beyaz olmasından kelli, ikisine de tuz koyup kullanacağım aşikar ama olsun. Çok seviyorum ben tuzluklarımı:)
Buarada ilk defa evim için bişi aldım, kayıtlara geçsin :))

Born To Shop


Bunuda ben almadım ananemden çaldım:) Sonra ananem farketti geri istedi, annem ikimizin arasında kaldı:)
Sonra unuttu. Şimdi her gördüğünde "çorapları ne güzel" diyor ya da "bana da böyle bir çift çorap al" diyor.
Vicdanım mı, yok o alışkın sızlamıyor:))

19 Kasım 2009 Perşembe

Alt Tarafı Fiyonk


Ay resmi görünce nasıl hoşuma gitti.
Alt tarafı fiyonk ama kattığı farklılık nasıl hoş!
Dün aldığım gri kazak geldi aklıma. Yakasına kondurulmalı böyle koca bir fiyonk!!
Evet, evet kesinlikle!


foto etsy

18 Kasım 2009 Çarşamba

Bowling Muzafferi



Fazla söze gerek yok değil mi?
Başlıkta bahsi geçen muzaffer kişilik benim. O da benim ayaklarım :))
Yenilen arkadaşlar muhalefetiyle, ekran görüntüsü alamadım:)

Daha oyuna başlamadan yeneceğimi biliyordum!
Açıkçası aradaki fark fazla değildi ama içlerinde en deneyimsizlerinin ben olduğumun altını çizmek isterim. Ve tabii bir sonrakinde farkı açacağımı da:))
----
Bu arada metrobüse zam gelmiş ya!! Daha yeni 1.50 TL olmuştu bu 2.00 TL de neyin nesi???
Hiç demezler mi acaba "Bizim Seyhan çalışmıyor, zammı neden yapıyoruz?" diye..
İstiyorlar ki evden çıkmayayım he!
Herkes mi bana karşı :((

17 Kasım 2009 Salı

Gül Reçeli


Yıllar önceydi.. Nerdeyse onyıl..
Bir grup kız arkadaşımla büyük adaya pikniğe gitmiştik.
Her zaman kıyıda otururuz, kayalıklarda. Yukardan bakınca kimse yok gibi sanırsınız ama aşağıya inince kuytuya çekilmiş aşıkları görürsünüz. Aşıklardan kaça kaça dedik 'artık tamam şu kayanın dibinde kim varsa var orda oturalım'.
O kayanın dibinde de slipli bir adam güneşleniyordu. :))-slipli adamlar beni hep kikirdetir, david beckham hariç:))- Kikirdedik falan ama çaktırmıyoruz, bir yandan da inat etmişiz orda duracaz, rahatsız oluyorsa adam gitsin düşüncesiyle:)
Sonra bir muhabbet aldı gitti, bayaa oturduk, sohbet ettik adamla...
"Gül reçelini bilirmisiniz gül yaprağından yapılır, Seyhanda o gül reçelinin sıcaklığı var" demişti.
Şimdiye kadar duyduğum en orjinal iltifattı.
Herkes için bişiler söylemişti buarada, ama sadece bana söylediği aklımda :))
---
Yıllar sonra bugün..
Komşumuz gül reçeli yapmış bir kase de bize yollamış. Kahvaltıda kapağını kaldırınca miss gibi bir koku yayıldı ve bu hafızamın bir köşesine sıkıştırılmış anım gün yüzüne çıktı. Bende sizinle paylaşmak istedim.
Yaşlandım ya, bir zamanlar gençtim ve iltifat alıyordum demek istiyorum:)
Amaannn.. Gül reçelinin sıcaklığı mı olurmuş!:)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Filmmlereee Geeel!

Yine çekik gözlüler evet. Her biriniz "izledim, çok sevdim" demediğiniz müddetçe ben izliycem, size de anlatıcam:))

Bebek Ve Ben
Komedi bir filmdi. Oyuncular hele o bebek şahaneydi. Öyle bir sahnesi vardı ki yürek yıkan.. Nitekim orda arkadaşım ağladı:))

Bizim Dansımız 2
İğrenç bir filmdi, bizim dansımızı bulamayınca 2.sini izledim.. Ay izlemez olaydım. Çok gereksiz ve tam bir zaman kaybıydı. Ki düşünün akıllara zarar bir dublajla izledim çok sabırlıymışım diye düşünüyorum şimdi :))
Miracle Of Giving Fool
Benim seviyemde bir Güney Kore izleyicisinin hoşuna gidebilecek bir film:)) Ama daha önce hiç izlememiş olanlar izlemesin. Çünkü size yavaş gelir. Evet film yavaştı ama farklıydı ve sonunda boğazını düğümlüyordu insanın! Hatta 'bebek ve ben'de ağlayan arkadaş burda nasıl ağlamasındı:) :) Bu arada kızın giydiği hırkalar ve şallar son modaydı, çokta yakışmıştı..


Şişman Sevgilim
Esas oğlan görseldekinden daha yakışıklıydı hakkını yemiyelim.
O tombiş kız nasıl tatlıydı nasıl üzüldüm ben onun için başta..
Zayıf kızda göründüğü üzre bir içim su, mamafih biraz garip mimikleri vardı filmi izlerken suratı nasıl bu kadar çabuk halden hale giriyor diye tırstığım oldu:)
Komedi ağırlıklı romantik bir filmdi. İzlemenizi tavsiye ederim.

15 Kasım 2009 Pazar

Sıla!


müzik - sıla - yara bende - yeni klip

Sılayı Neden Sevmiyorum
Bir kere çok erkeksi. O maskülen tavırlara bu kadar feminen kıyafetler eğreti geliyor bana. Hele o joker dudağına sürdüğü koyu ruju yok mu? Iyy..
Oysa arada ne güzel şarkıları var,
her dinlediğimde keşke Sıla söylemese dediğim.
Hadi şarkıyı dinliyorum, idare ediyorum da,
klibe gelince,
elimde kumanda
heran değiştirmeye hazır vaziyette.

Aslında kendime benzetiyorum Sılayı.
O yüzden ne makyaj yakıştırıyorum ne de yüksek ökçe.
Ama koyu ruj bende bile bu kadar çirkin durmuyor:))

Eğer bunları okursan Sıla,
Alınma..
Sorun sende değil, bende ;)

13 Kasım 2009 Cuma

Senin Adın Bile Geçmedi...

Ne kadar ağır bir laf değil mi? 'Senin adın bile geçmedi...'
Çünkü sevginin karşıtı nefret değil, umursamamaktır! Senin adın bile geçmedi dendiğinde ilk bu duygular belirdi zihnimde. Oysa hiç İclal'e göre değildi. O, 'Hayat güzeldir' ya da 'Gördüğüme sevindim' demeliydi...
123. sayfaya geldiğinde anladım ne demek istediğini.
Senin adın bile geçmedi diyordu demesinede aması vardı.
... Ama... Ben seni hiç unutmadım!
Kitabı çok sevdim hala karıştırıp, okuyorum. Kapağını, sayfa kalitesini, fotografla süslenmiş olmasını çok sevidm, keşke benimde böyle bir kitabım olsa dedim ilk defa.
O arada kalınlaştırlarak belirginleştirilmiş cümlelere bi anlam veremedim, çok gereksizdi. Çünkü herkesin yazıdan çıkaracağı sonuç farklı olacaktır, ama böyle yapılarak dikkati bi noktaya çekmiş olursunuz sadece.
Ve o şarap önerileri.. Ne saçma...
... Bir bahar akşamı konsere gidiyorsanız dönüşte bir şişe kırmızı Bourgogne nız hazır bulunsun bilmem ne:)) daha neler neler...
Ha birde ülkelerde yemek önerileri;
Şekerim yolun Toscana ya düşerse.. Diye insanı sinir edecek şekilde ilerleyen sayfalar boyunca çeşitli ülkelerde, çeşitli mekanlar tavsiye ediliyor..
Gereksiz buldum benim işime yaramaz, ama belki sizin hoşunuza gider..
Velhasılı kelam bana yapay geldi.


Eve...
Uyumlu, yapıcı, itaatkar...

Havva...
Kederli, suskun, mağrur...

Kadın...
Yalnız, güçlü, sabırlı...

Mim x 2 :)

İlk mim Ebruli ve Stuven den ;)

1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu?
Kraliçenin Soytarısı Philppa Gregory
İngiltere tarihine damgasını vurmuş, Kanlı Mary ve Bakire Elizabeth çekişmesi
Daha kısa bir özeti olamaz:))

2.En son aldığınız kitap?
En son bunları aldım ne tembelim di mi? :(

3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz?
Nietzsche Ağladığında açık ara önde ama kitaplarımın heepsini çok seviyorum.

4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirseniz de sizi illallah ettiren kitaplar?
Limon Ağacı en son ısrarla okuyup ilallah ettiren bi kitaptı.
Genelde yarım bırakmam inatla okurum.

5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap?
Devamını okuycam. Neydi adı... Bakirenin Aşığı

Bu mim i benden Siu ya ve Uyuz Cadıya gönderiyorum ;)

2. mim Rengarenk dünyadan ;)

En son hangi ülke gündemiyle canını çok sıktın?
Amerika güzelinin tacı elinden alınmış ya ona bozuldum biraz:PP

En son hangi şarkıdan nefret ettin?
Ben bi şarkıyı sevmiyorsam ama yakınlardan biri seviyorsa, devamlı dinlemek zorunda kaldığım şarkılardan nefret ediyorum, yoksa nefret etmem dinlemem olur biter. İlle bir isim vereceksem pitbull(calle ocho) iyy..

En son hangi fast food ürününden tiksindin?Çok yemem ki ben fast food tiksindiğim gelmedi aklıma..

En son hangi sakatatı yedin?
Yarın kokoreç yiycem o sayılır mı :))

En son hangi yerli şarkıyı beğendin?
Mustafa Sandal Demo olsun hadi :)

En son hangi yabancı sözlü şarkıyı beğendin?
Beyonce Hearted Girl

En son hangi yerli filmi beğendin?Hokkabaz - bahsetmek istiyorum bi ara
En son bunu izlediğim biraz geç olsa da ve beğendim yani..

En son hangi yabancı filmi beğendin?
Şişman Sevgilim - bahsediceğim zaten :)

En son hangi kitabı okudun?Bu mimler bu kadar vaktimi almasaydı birazdan yeni kayıt olarak bahsetcektim :)
Senin Adın Bile Geçmedi İclal Aydın

En son hangi bilgisayar oyununu oynadın?
Tetristen ala bilgisayar oyunumu olur:))

En son hangi mizah dergisini okudun?
Mizah dergisi mi? Hiç okumadım!

En son neyden korktun?
Bugün metrobüste düşmekten korktum ama ucuz atlattım he! :))

En son kime veya neye küfrettin?
Şimdi dermişim :) yok yaw o kadar sık küfretmem ki bak unutmuşum bile ne zaman neye ettiğimi:)

En son neyden kaçtın?
Kesin misafirlerden kaçmışımdır

En sevdiğin 5 film?
Cesur yürek
Güzel bir gün
Yan odadan melodiler
Vatansever
Sen uyurken

En sevdiğin 5 şarkı?
Chris de Burg when i think of you
Ronan Keating when you say nothing all at
Yalın meleklerin sözü var
Sting every breath you take
Kenan Doğulu yazmışsa bozmak olmaz

En sevdiğin 5 yemek?
tüm salatalar
tüm kebaplar
tüm tatlılar. ve geriye kalan diğer şeyler:)

En sevdiğin 5 isim ?
Seyhan:)
Kemal, Ahmet, Mirsad, Kağan, Naz.
(müstakbel çocuklarımın isimleri:))

En sevdiğin 5 oyun?
sek sek, lastik offff :)))
şu sıra 51 :))

En büyük korkun nedir?
Böcekler mi acaba?

En nefret ettiğin 5 klişe nedir?
Klişelerin tamamından nefret ederim.

Bu mimi göndermekten vazgeçtim. Sabırla yanıtlamak isteyen buyursun ;)
Renk seceneklerim sizinkiyle aynı gördüğünüz gibi birde onları değiştirip vakit kaybetmiyim dedim :))

12 Kasım 2009 Perşembe

İstek Çorba: Mantar



Geçenler bir arkadaşımla telefonda konuşuyorduk. "Bana mantar çorbası tarifi versene" dedi bende 'Tamam' dedim 'yazıyor musun?' O da dediki "sen bloga yaz ben alırım" :))
Oh yaa:)
Hemen veremediğim için kusura bakma, önce yapıp resmini çekmem gerkiyordu:) Resimde hiç güzel çıkmamış ama olsun ne yapalım artık.

Malzemeler:
400 gr mantar
1 limon suyu
1 yemek kaşığı un
1 yk. mısır nişastası
yarım paket krema ( çiğ krema)
2 yk tereyağ
tuz, karabiber
yarım su bardağı süt( krema konmayacaksa 1 sb)

Yapılışı:
Mantarlar yıkandıktan sonra -ben soyuyorum birde:)- 3sb suya 1 limon suyu konur. Mantarlar o suda kaynatılır. Haşlanan mantarları arzu ettiğiniz şekilde doğrayın (ben büyük büyük severim mesela)
Tencerede tereyağını eritip unu içine ilave edin. Hafif kavurun, sadece unun kokusu çıksın. Ateşten alıp 1 sb soğuk suyu ekleyip, karıştırın. Ocağa geri koyup nişastayı ekleyin. Mantarları haşladığımız suyu ilave edip karıştırarak suyu kaynatın. Doğranmış mantarları ilave edip 3-4 dk daha kaynatın.
Eğer çorba çok koyu ise çok az su ilave edilebilir.
Kremayı, sütü, karabiberi ve tuzu bir kase de karıştırın. Pişmiş olan çorbanın içine ilave edin.
1 dk daha kaynatıp servise sunabilirsiniz.

Güzel olursa bir tabakta benim için için, ama eğer güzel olmamışsa beceremişsiniz demektir:)))
Afiyet olsun ;)

11 Kasım 2009 Çarşamba

Dostluk



Hayal edin...
20 yıldır tanıdığınız bir arkadaşınız var. Her sene kasımın 12 sinde doğum gününü kutluyor, naçizane hediyesini veriyorsunuz. Ama gün geliyor Facebook denen meret sayesinde doğum gününün kasımın 11 i olduğunu farkediyorsunuz. Ve tabii bunca yıldır sizi bir kere bile düzeltmediğini...
Siz olsaydınız "Ya hu bi kere de doğru zamanda kutla" diye düzeltmez miydiniz?
Ben düzeltirdim.
Ama o düzeltmedi!

9 Kasım 2009 Pazartesi

Sen de Beni mi Özledin Şahika?



Offf.. Şahika gözümde tütüyorsun be!!



Ben Şahika'nın stilini çok beğeniyordum bir kere!
Sakın eleştirmeyin benim yanımda, hastaydım o kabarık kostümlerine!
Hele o kızıl postişine!!



Moda bloglarında çokça korkunç şeyler görüyorum istiyorum ki, kendini ikon ilan eden herkes Şahikanın yarısı kadar ikona olabilsin ama nerdeeeee...



Ye bebeğim afiyet olsun ;)

7 Kasım 2009 Cumartesi

Ulan Robbie!

Ben bu ara bu şarkıya+klibe taktım dostlar. Bir kötülük yapıp sizinde takmanız için sizinle paylaşıyorumm:))



Robbie Williams bir ara en öpülesi erkek seçilmişti :)) Valla ben seçmedim ama seçebilirdim de. Ya böyle şeyler yazıp sonra çok pişman oluyorum ama:)))))

Klipte de görebileceğiniz o kendinden emin, ukala, serseri tavırlarına bayılıyorum ve ben Robbie Williamsı ördeğe benzetiyorumm:))
Öyle sıradan bir ördeğe değil ama. Varyemezin yeğenlerine.. Ama özellikle o mavi kıyafetli olana benzetiyorum. Adını bilemiycem şimdi; Cin, Can ya da Cem olmalı :))) (Asıl adları Huey, Dewey ve Louie :) )



görsel kaynak

6 Kasım 2009 Cuma

Şapkam

:)) Bunu da yapacaktım, evet :)))
Çok seviyorumm ya, çok sevimli değil mi?
Cindrella da görmüştüm taaa ne zaman. Hiç aklımdan çıkmadı ve bende azcık büyük ve beyaz yaptım ki belli olsun:)
Şu dantelide kullanmadığım yer kalmadı -biliyorum- ama daha elimde çook var daha da kullanacağa benziyorum:))
Yapılışı çok kolay buraya bakabilirsiniz.

Aslında ben bunu istiyorum Demetcim yollamaz mı bana? :)

görsel kaynak

5 Kasım 2009 Perşembe

Bit Palas Ve...

Bit Palas
Oysa ne severek almıştım seni, elimdeki kitabı bitirmeden başladım. Hiç beklemiyordum bunu yapmanı bana.

Sanırım Elif Şafak'ın en güzel kitabını en önce okudum. 'Siyah Süt'e bayılmıştım ve şimdi her kitabını bayılarak okurum diye elime aldığımda bir türlü memnun edemiyor beni.

Kitap bitti. Benim tepkim "Bu mu?!" oldu.
Gerçekten anlatımı çok güzel, kullandığı kelimeler çok hoş. Yalnız bende istediği kadar uzatabilecekmiş hissi veriyor. Yani şu konu biraz daha aç dersen hiç sıkıntı çekmeden bir kaç sayfa daha ekleyecekmiş gibi duruyor. Keza kısaltabilirde :) Zaten bende daha anlatacakmışta zor durdurmuşlar gibi bir izlenim bıraktı. Ama buna rağmen sıkıcı değildi.
Biliyorum aranızda favori olarak görenler vardır bu kitabı. Çünkü bende çok övgüler duyup okudum ama.. ama işte... :)

"... yaptıkları hazırlığın farkına bile varmayacak bir erkek için hazırlık yaptıklarının farkına bile varmamak, kadınlara has bir muammadır."

"...oysa sahipleri değil, sadece hikayeleri vardır eşyaların. Ve zaman zaman bu hikayeler,onlaa bulaşan insanlara sahip olur..."


Ve...
Korkma İnsancık Korkma...
Bu da 'Bit Palas' gibi Kültür Tv kampanyasından alınmış kitap. Okunulası, hızla akıp giden bir kitap. Arada boğazımın düğümlenmesine rağmen pek beğendiğimi söyleyemiyeceğim ama bunda kitabın sayfalarının eksik çıkmasının payı büyük sanırım. Başıyla sonu arasında bir bağlantı bulamayınca internetten sayfa sayısına baktım ve eksik olduğunu anladım :(
Benimle neden hala uğraşıyorsun Kültür Tv!!! Gıcık oldum iyice. Bir ara gidip D&R da son 15 sayfayı okumam gerekecek. Bu durumu Kültür Tv ye yazmadım bile, biliyorum ki pek umurlarında olmayacak!
Turgut Özakman'ın anlatımını pek sevdim. 'Şu Çılgın Türkler'i okumam gerekecek :)) O kadar övgüye rağmen o kitaptan hep uzak durdum, beni çekmiyordu nedense. Oysa şimdi okumam gerek illa diyorum. Ama şimdi değil yoo..
Yıl sonuna kadar yeni kitap almıyıp, önce elimdekileri bitirmeyi planlıyorum çünkü en son gelen en önce okunuyor:)))

Alın size uzun yazı. Daha da bugün yazı-mazı yazmam:))))
Görseller idefix

4 Kasım 2009 Çarşamba

Durma Dans Et!



High School Musical 3
Nedir bu lise müzikali ya.. Ne kadar çok tutulmuş Amerika'da.
İzlemeden bilemiyor insan işte.
İzledim bende.
Çook beğendim lise dediğin böyle olmalı işte!
Benim liseli yıllarım geldi aklıma. Yani, böyleydik bizde euheuhe:)))))) - yazar burda gülmekten kırılıyor -

Şaka bi yana, gerçekten aklımda böyle, o kadar güzel yıllardı... Dilerim herkes aradan yıllar geçtiği halde lise yıllarını bu müzikal gibi hatırlar.
Müzikal severlere şiddetle tavsiye edilir. Çok eğlenceli bir filmdi ve izlerken harcanan emeklere şapka çıkardım!



"...Lise sonsuza dek sürmez..."

Step Up II: The Streets



Step Up ı izleyip çok beğenmiştim ve 2.si olduğunu duyduğumda mutlaka izlemeliyim dememiş miydim? Demiştimmmmm, ben de izledim, anca şimdi :)

Konu olarak ilkine benziyor devamı niteliğinde değil yani, benim gözümde en azından. Hatta sorunlu bir genç yine, bu sefer kız ama sorunlu olan, hatta siyahi bir arkadaşı var yine:) Sonra o da dans okuluna girmeye hak kazanıyor falan. Gereksiz benzerlikler silsilesi.. Oysa afişi ne güzeldi.
Gerçi filmdeki danslar şahaneydi. Sıkılmadan izledim aslında filmi. Ama işte senaryo farklı olmaktan çok uzak!



"...Pes etme, kendin ol. Çünkü hayat başka biri olmak için çok kısa!!!"

Görsel kaynak 1 - 2 - 3 - 4

3 Kasım 2009 Salı

Beni Benimle Bırak!



Henüz havalar balkon sefası için müsaitken,
bir akşam vakti balkonda çay keyfinde yaşanmış gerçek bir hikayedir :)

- Beni benimle bırak!
(Ay bu kız nerden biliyor bu şarkıyı eşlik ediyim hemen)
- ... giderkenn başka bir şeeyyy istememmm sen ayrılırken...
- Yaa!!!
(Rol çalmama kızdı herhalde bırakıyımda söylesin)
- Beni benimle bırak!
(Amaan dayanamıycam beraber söyliyelim)
- giderkenn, başka bir..
- Anne!!! YANLIŞ SÖYLÜYO!!!!
Ben:
- Hönk?!?!! :s

Asıl sen melodiyi karıştırıyorsun diye çıkışacak oluyorum 4 yaşını henüz bitirmemiş yeğenime,
26 yaşımı bitirmeden sadece günler önce.

Öğreniyorum ki, O Manga'dan söylüyormuş ben Levent Yüksel'den.
Ben nasıl bu şarkıyı bilmesine şaşırdıysam, o da yaşlı teyzesinin Manga dinlemesine şaşırmıştır. Meğer sadece yanlış anlamaymış...

Ama küçük hanım, bende Manga dinlerim tamam mı?
Uğraşma benimle! Elimde sümüklü fotografların var:))

Sadede gelecek olursammm ( evet tabii bir sadedi var(: )
Küçük Prensesimin ailesine yeni bir fert daha eklenmiş, erkek bir kuzeni olmuş. En kısa zamanda şahsen tanışmayı umuyorum!
Doruk Bebeği görmek için

2 Kasım 2009 Pazartesi

PussyCat Dolls



Bu 'Pussycat Dolls'un solisti Nicole var ya, sinir oluyorum ona...
Onun makyajsız, çirkin hallerini görmeye ihtiyacım var, moral açısından :))
Kıskançlığım klip seçimime bile yansıdı öyleki en sevdiğim şarkılarını (I hate this part) eklemek yerine bu videoyu ekledim (sanki daha az seviyormuş gibi(: )
Her şey bir tarafa, bi kot bi beyaz t-shirtle o kadar güzel görünmesini kabul edemezdim:))

Nicole Scherzinger



Görsel kaynak, resmi sitesinden alınmıştır.

1 Kasım 2009 Pazar

Hazine Buldum!!


Dün akşam yanlışlıkla Digitürkte olduğunu bile bilmediğim bir kanala rastladım. Zapping bile yapmıyordum aslında 30a basacağıma 305e basmışım, karşıma izlemek istediğim 'Mentalist' çıktı. Başroldeki Patrick Jane rolündeki Simon Baker'le çok eskiden tanışırız;) O Nick Fallin'ken ben ona hastaydım, o dönem kendime benzetirdim; kimse bizi anlamıyor diye yakınırdım:))
İlk kez CNBC-e de izlemiştim ama yıllar sonra TNT'nin tekrar vereceğini öğrendiğimde -abartmıyorum- burnum sızladı nerdeyse ağlıyacaktım!!


Nasıl güzel bir gülümseyişi vardı ama dizideki rolü gereği hiç gülmüyordu yüzü. Belki bir iki kere gülmüştür ondada gözlerim kamaşmıştı:))
İki dizide de Amerikan aksanıyla konuşmasına rağmen Avustralyalı. Dolayısıyla aslen şahane bir aksanla konuşuyor!

Mentaliste gelince...
Yine benimle aynı paralellikte bir neşeye sahip:)
İnsanı gıcık edecek ölçüde, devamlı gülümseyen, rahat bir kişiyi canlandırıyor. {Beni gıcık etmesi mümkün değil ama :)) }


Ay o yelekli takımları ve karışık saçlarıyla şahane görünüyor yaa... Dün nasıl mutlu uyudum inanamazsınız:))
Sanırım kaçırdığım bölümleri netten telafi edeceğim!

Kış Gelmiş!



Bugün anladım.
Pijamamın üstüne pantolonumu geçirince...
Bodymin üstüne kazağımı giyince.

Gri bir hava var evet kasvetli ama ben seviyorum.
Evden çıkmamak için bir bahane :)

Foto deviantart