philippa gregory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
philippa gregory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Mahkum Prenses

Bakirenin Aşığı'ndan hemen sonra okumam gereken bir kitaptı, elimdeydi, bekliyordu. Ama 'İngiltre Kraliçesi Aragonlu Katherine'in hayatını nasılsa biliyorum, yani en azından sonunu biliyorum, sonunu bildiğim bir hikayeyi okumaya ne gerek var' diye okumakta acele etmediğim bir kitaptı.
Yanılmışım!
Öyle ya işler nasıl bu raddeye geldi?
O zor zamanlarında neler hissetti?

Eğer bu Philippa Gregory'nin Tudor serisine henüz başlamamış ve okumak istiyorsanız, yazılmış olan ilk kitap 'Boleyn Kızı' olmasına karşın bu kitaptan başlamanızı öneririm.

Alışık olduğum Gregory tarzında, ilgi çekici sürükleyici bir kitaptı.
Kitaba ilişkin tek eleştirim, Boleyn Kızının hayatlarına dahil olmasıyla hissettiklerinin olmayışı..

Bir Kraliçeydi tahtından ve haklarından edildi...
Belkide bu kısmını Boleyn Kızında işlediği için tekrar açmaya gerek görmedi.

Alakalı Not: Tudor hanedanlığına iyice merak salmışken, 'keşke tudorsu ilk sezondan izlemeye başlasaydım' diye düşünürken, e2 "The Tudors" dizisini, ilk sezondan itibaren tekrarlarını yayınlamaya bu akşam başlıyor.
Pazartesi, salı, çarşamba saat 24:00 te e2 de..

Burada artık e2yle özdeşleşmiş bir "born to be wild" çekmesem olmazdı :)

21 Ocak 2010 Perşembe

Okumuyorum Sanıyorsunuz, Değil mi?

Hayır efendim ne münasebet, okuyorum. Sadece eskisi kadar hızlı değil :(

Kürk Mantolu Madonna


İlk ekşide rastlamıştım bu kitaba. Bir çoklarının en sevdiği kitapmış.
Herkesin en sevdiği kitabı merak eder okumak isterim.
Aslında okuyalı birkaç hafta oluyor.
Kısa, çabucak okunan,merak uyandıran, güzel bir kitap. Sayesinde bir çok kelime öğrendim bunları cümle içinde kullanmak isterim :D

Bakirenin Aşığı


İtiraf edeyim bu kitap elimde görülmesin diye çok uğraştım. Kitap hakkında bilgisi olmayanlar "ne okuyor bu kız" demesinler diye :D
Kitap isminden anlaşıldığı üzere olaylı VIII. Henry'nin kızı I.Elizabeth'in tahta çıkışının ilk yıllarını anlatıyor.
Tarihi gerçekleri çağımızda devam eden söylentilerle birleştirmiş, sonuç olarak güzel bir kitap çıkmış ortaya..

Anlaşıldığı üzere seriyi okumaya devam sırada: Mahkum Prenses..

29 Kasım 2009 Pazar

Kraliçenin Soytarısı

Genelde bir kitaba başlamışsam, bitirmeden başka bir kitap okumam ama kitap böyle kalın olunca - 695 syf- araya 3 kitap girdi:)
3 kitap girmesnin başka bi denedi daha var. O da anlatıcının kurmaca bir karakter olduğunu öğrenmemdir.
Yani aslında Kraliçenin Soytarısı Hannah Green diye biri yokmuş. Bunu başladıktan sonra kuzenimden öğrendim ve kitaptan soğudum. Hannah hakkındaki ayrıntılara geldiğimde hep sayfaları atlamak istiyordum sanki daha önce hiç kurmaca bir öykü okumamışım gibi.
Ama belki siz beni anlarsınız.
Kitabın sonunda 'kitapta geçen çoğu karakter gerçektir' diyor. Yok ya!
Ben nerden bileyim ne kadarı gerçek... Neyse yaa..
Benim beklentimi karşılamadı, çünkü Kraliçe Mary'nin nasıl olup ta 'Kanlı Mary' lakabını aldığını öğrenirim diye umuyordum. Onun yerine insanları kazığa oturtmasına rağmen ne de cici(!) bir insan olduğunu öğrendim.
Hele o Hannah Green yok mu - ki yok :)- Ne kadar ikiyüzlüydü yaa sinir oluyor insan. Daha önce bu kadar yüzsüz bir ana karakter görmemiştim ya da anlatıcı :)
-----
Kitabı kapattım...
'Bu kadar entrika bana fazla artık okumayacağım' dedim.
Sonra Bakirenin Aşığına başladım :))

30 Ağustos 2009 Pazar

Bir Kitap... Bir Film... Bir Dizi



İngiltere Kralı VIII. Henry'nin çalkanltılarla dolu yaşantısının bir kısmı yani, Kralın Anne Boleyn ile evlenebilmek için Kraliçeyi boşaması, bunun için dini kuralları zevkine göre değiştirmesi, o süreçte yaşananları ve sonuçları, müstakbel Kraliçe Elizabeth'in teyzesi olan Mary Boleyn ağzından anlatılıyor.
İngiltere tarihi hakkında pek fazla bir bilgim olmadığı için çok şaşırmıştım.
820 sayfa sizi hiç sıkmadan ilerliyor.
Geçen yaz okuduğum kitabın filmini yeni izleyebildim, hiç izlemeyi düşünmüyordum ama kitabı yeni okuyan kuzenim hemen dvdsini edinmiş, bende madem öyle izliyim dedim :)



Filmi izlerken şunu farkettim ki, karakterler dizideki şekliyle canlanmış gözümde. O nedenle "ay bu Mary mi? George nerde, bu mu?!?" diyerek uyum sağmala problemi yaşadım :)
Kitapla filmin ayrıldığı noktalar var
-Dikkat Spoiler-
Kitapta Mary'nin kraldan iki çocuğu oluyordu ilki kızdı ama filmde tek çocuğu oluyor oda erkek; Henry
Kral, filmde Boleyn kızlarını evlerine yaptığı bir ziyarette tanıyor ama kitapta sarayda tanıyor onları ve ilk Mary dikkatini çekiyor.
Kitapta kızların anneside işin içinde ama filmde tamamen ve herseferinde karşı çıkıyor kocasına ve abisine.
- Spoiler bitti sanırım -
Çok çirkin ya... Anne babanın kızlarını bu şekilde kullanmaları. Kaç hayat mahvoluyor hırs yüzünden...
Filmin en büyük kusuru ise 2 yıllık bir süreçmiş gibi anlatılması.
Oysa kitapta, kitabın sonuna geldiğinde Mary'nin kızı 15-16 yaşlarına gelmiş oluyor.

Kitabın birde dizisi var:))



Dizide kralın bir arkadaşı varki - aynı zamanda kız kardeşyle evli- Charles!! Of diyorum :))
Dizide ise Kralın Mary ile olan ilişkisinde çocuğu falan yok. Ancak başka metreslerinden vardı sanırım. Dizide din üzerindeki etkilerinin üstünde sıkça duruluyordu. E yani adam kendi mezhebini kurmasıyla ünlü :)
Bir süre sonra izlemeyi bıraktım ama olayların bu şekilde gelişeceğini bilseydim izlerdim diziyi.
İşte karakter bu şekilde oturmuş kafamda:



Şeyi çok merak ettim ya, ingilizler bu tarihleri karşısında ne hissediyor acaba??
Ve de neden filmdeki başroller İngiliz değildi? :) İngiliz aksanı zor seçiliyordu.
Mesela dizideki Henry (Jonathan Rhys Meyers) İrlandalı.
Off çok uzattım ama bu resmi görmeniz lazım. Gençliğinde çok yakışıklı olan VIII. Henry'nin tasvir edildiği - ve kıyaslandığı tablo:)