Tatlı Bela serisiyle tanıştığım Jamie McGuire'ın geçtiğimiz aylarda Kızıl Tepe isimli kitabı ülkemizde çıktı.
Farklı bir tür olduğunu duymuştum. Ancak yazarı zevkle okuyacağımı biliyordum.
Okumaya başladım.
Wuuu.. cidden farklı. Farklı derken diğer kitaplarından farklı.
Bir zombi hikayesi.
Kitap üç kişinin ağzından anlatılıyor: Scarlet, Nathan ve Miranda.
Kitabın kapağında, "aşık olduğunuz kişiyi hayatta kalmak için öldürmek zorunda kalsaydınız ne yapardınız" yazıyor.
Yani merak ediyorum, kim kime aşık olacak, kim kimi öldürmek zorunda kalacak?
Scarlet salgın patlak vermeden önce kızlarını babalarıyla geçirecekleri hafta sonu için hazırlamış ve ayrılmıştır.
Sonra salgın patlak verir ve Scarlet'in tek amacı kızlarını alıp güvenli bir yere gitmektir.
Nathan ise mutsuz evliliğinin bittiğini salgın günü öğrenecek kızını aldığı gibi güvenli bir yer arayışına düşecektir.
Miranda ise kardeşi ve arkadaşlarıyla hafta sonunu babasının Kızıl Tepe'deki çiftliğinde geçirmek üzere yola çıktıklarında salgın hızla yayılmaya başlamıştır. Babasına kavuşmaları bir zor gibi görünse de Kızıl Tepe en güvenli bölge gibi görünmektedir.
Ana karakterleri tanıtmış oldum ama benim adamın Cooper!
Ah canım benim ya senin için hala yastayım :(
Bu karakterlerin güvenli bir yer aramalarını, karşılaştıkları zorlukları, yaşadıkları kayıpları hüzün ve heyecan içinde okurken yer yer duygulanacak yer yer öfkeleneceksiniz. Belki bir silah kapıp yardımcı olmak isteyeceksiniz. Ben mesela bu kitapta bile ağlayacak şeyler buldum.
Zombi dedik. Jamie McGuire dedik.
Yani bunlar ilginizi çekmiyorsa kitap size göre değil ama biri bile ilginizi çekiyorsa okumalısınız, demedik. Diyelim ve konuyu bağlayalım.
Jamie McGuire'in benim okuduğum kitaplarını çeviren Boran Evren'e, bana çeviri kitap okuduğumu unutturduğu için teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
jamie mcguire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jamie mcguire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Nisan 2015 Cuma
Kızıl Tepe
Etiketler:
2015 okumaları
,
boran evren
,
dead man walking
,
jamie mcguire
,
kızıl tepe
,
kitaplar
,
roman
,
sezarın hakkı sezara
,
yabancı yayınları
,
zombiler
24 Ocak 2015 Cumartesi
Kızıl Tepe - Jamie McGuire
Âşık olduğunuz kişiyi hayatta kalabilmek için öldürmek zorunda olduğunuzu bilseniz ne yapardınız?
İki kızını yalnız başına yetiştirmek için çabalayan Scarlet; evli, fakat âşık olmanın ne demek olduğunu unutmuş, tek yaşama nedeni küçük kızı olan Nathan ve tek derdi kız kardeşi ve erkek arkadaşlarıyla yapacakları hafta sonu kaçamağı olan üniversiteli bir genç kız olan Miranda…
Dünyayı etkisi altına alan bir salgın patlak verdiğinde bu üç kişinin hayatı beklemedikleri şekilde kesişir ve artık tek amaçları vardır: Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek.
“Etkileyici… Yüreğinizi hoplatacak bu hikâyenin her dakikasına bayılacaksınız!” – Tracey Garvis Graves, Ada romanının New York Times çok satan yazarı.
“Sürükleyici bir kıyamet sonrası hikâyesi… McGuire etkileyici detaylar ve güçlü karakterlerle başarısını bu türde de kanıtlıyor.” – Booklist
“Ürkütücü, sürükleyici ve acımasızca gerilimli.” –Closer Magazine
Etiketler:
bestseller
,
jamie mcguire
,
kızıl tepe
,
kitap tanıtım
,
merakla bekliyorum
,
new york times bestseller
,
yabancı yayınları
24 Kasım 2014 Pazartesi
Tatlı Sır
Bu kitabı bir günde okudum.
Nasıl okudun?, demeyin belim ağrıyordu yattım, okudum bitti.
Bel ağrıma iyi geldi kısaca.
Hastaysanız, canınız sıkkınsa, başınız ağrıyorsa, ayağınızı burktuysanız reçetenize bu kitabı yazıyorum. ^.^
Ama bi' dk!
Tatlı Bela'yı bilirsiniz?
Arkasından Ayaklı Bela ve Belalı Düğün gelmişti hani?
Heh işte oradaki Travis Maddox'un abisi esas oğlan bu kitapta.
Bağımsız da okunabilir ama bence bağımsız okumayın, okuyanlar devam etsin.
Biraz tanıdık bir hikaye. Zorlu bir kız -dolayısıyla insan gıcık oluyor ve acayip aşık bir Maddox erkeğimiz var.
Kitabın kapağını çok sevdim! Çok iç açıcı değil mi?
Ayraç her zamanki gibi pek şirin. Tebrik etmek istiyorum Yabancı Yayınlarını bu ayraç hassasiyeti için ama dediğim gibi pek ihtiyacım kalmadı :)
Kitaba adını veren sır son dakikaya kadar ortaya çıkmıyor.
Hatta dedim ki, ne yani sırrı bize söylemeyecekler mi?
Sonra o sondaki diyaloglar, amaan ne aptalca geldi, bir de sırrı öğrenemedim ya sinirlendim biraz, sonra en son sayfa; tepki aynen şu oldu "OHA!"
Geri dönüp o aptalca gelen diyalogları tekrar okudum, haliyle hiç de aptalca değilmiş.
Jamie McGuire'in diğer kitaplarını da (Providence üçlemesi) okumayı planlıyorum, bakalım ne zaman..
Şeyi merak ediyorum, bunu planlı mı yazıyor yoksa Maddox'lar tuttu diye devam mi ediyor? Mesela Maddox'ların diğerlerini de tanıma şansımız olacak mı?
Bunu bilsem biraz daha dikkatli okurum. Cami ve Trenton hakkında önceki kitaplardan kaçırdığım bir şey oldu mu merak ediyorum doğrusu..
Okumayanlar dediklerimden bir şey anladı mı, bunu da merak ediyorum :D
Hadi yine iyisiniz, listenize bir sürü kitap ekledim :P
Nasıl okudun?, demeyin belim ağrıyordu yattım, okudum bitti.
Bel ağrıma iyi geldi kısaca.
Hastaysanız, canınız sıkkınsa, başınız ağrıyorsa, ayağınızı burktuysanız reçetenize bu kitabı yazıyorum. ^.^
Ama bi' dk!
Tatlı Bela'yı bilirsiniz?
Arkasından Ayaklı Bela ve Belalı Düğün gelmişti hani?
Heh işte oradaki Travis Maddox'un abisi esas oğlan bu kitapta.
Bağımsız da okunabilir ama bence bağımsız okumayın, okuyanlar devam etsin.
Biraz tanıdık bir hikaye. Zorlu bir kız -dolayısıyla insan gıcık oluyor ve acayip aşık bir Maddox erkeğimiz var.
Kitabın kapağını çok sevdim! Çok iç açıcı değil mi?
Ayraç her zamanki gibi pek şirin. Tebrik etmek istiyorum Yabancı Yayınlarını bu ayraç hassasiyeti için ama dediğim gibi pek ihtiyacım kalmadı :)
Kitaba adını veren sır son dakikaya kadar ortaya çıkmıyor.
Hatta dedim ki, ne yani sırrı bize söylemeyecekler mi?
Sonra o sondaki diyaloglar, amaan ne aptalca geldi, bir de sırrı öğrenemedim ya sinirlendim biraz, sonra en son sayfa; tepki aynen şu oldu "OHA!"
Geri dönüp o aptalca gelen diyalogları tekrar okudum, haliyle hiç de aptalca değilmiş.
Jamie McGuire'in diğer kitaplarını da (Providence üçlemesi) okumayı planlıyorum, bakalım ne zaman..
Şeyi merak ediyorum, bunu planlı mı yazıyor yoksa Maddox'lar tuttu diye devam mi ediyor? Mesela Maddox'ların diğerlerini de tanıma şansımız olacak mı?
Bunu bilsem biraz daha dikkatli okurum. Cami ve Trenton hakkında önceki kitaplardan kaçırdığım bir şey oldu mu merak ediyorum doğrusu..
Okumayanlar dediklerimden bir şey anladı mı, bunu da merak ediyorum :D
Hadi yine iyisiniz, listenize bir sürü kitap ekledim :P
Etiketler:
ayaklı bela
,
belalı düğün
,
jamie mcguire
,
kitaplar
,
maddox kardeşler
,
tatlı bela
,
tatlı sır
,
tranton maddox
,
travis maddox
,
yabancı yayınları
10 Temmuz 2014 Perşembe
Belalı Düğün
Travis ve Abby.
İki genç üniversiteli.
Biri vücudu dövmelerle kaplı, dövüşlerde yer alan bir serseri, öteki babasından kurtulmak için eyalet değiştirmiş dikkat çekmemeye çalışan bir 'güvercin'.
Abby'nin son istediği şey, okulun en popüler çocuğuyla beraber olup dikkatleri üzerine çekmektir ancak gelin görün ki tam da ilk görüşte Travis'in dikkatini çekmiştir.
Bunu ve daha sonra neler olduğunu ilk iki kitapta öğrenmiştik. Tatlı Bela'da Abby anlatmış, ama bizi kesmeyince bir de Ayaklı Bela'da bir de Travis anlatmıştı.
Bu kitapta ise bir Abby bir Travis'in ağzından nasıl olup da aniden evlenmeye karar verdiklerini, arkasında hangi duygular yattığını öğreniyoruz.
Şüphesiz evleneceklerini zaten bildiğimiz ilk kitaptaki heyecan olmuyor. Ancak ben o büyük felaketten sonra aniden evlenmelerine bir mana verememiş, insanın az vicdanı sızlar, diye düşünmüştüm. Bu kitapta ise vicdanlarının sızladığı görmek bana iyi geldi açıkçası.
Sayfa sayısı oldukça az, ilk kitapların su gibi akan, merak ettiren etkisi olmasa da hemen bitirdim. İlk iki kitaptan yana bu kadar memnun kalınca bu kitabın sönük kalması normal bence.
Ama ilk iki kitabı okuyup da bunu okumadan duramıyorsunuz, duramazsınız, ben duramadım :D
Ayraç ise müthiş keyiflendiriyor beni. Yabancı Yayınları güzel bir ayrıntı yakalamış ;)
İki genç üniversiteli.
Biri vücudu dövmelerle kaplı, dövüşlerde yer alan bir serseri, öteki babasından kurtulmak için eyalet değiştirmiş dikkat çekmemeye çalışan bir 'güvercin'.
Abby'nin son istediği şey, okulun en popüler çocuğuyla beraber olup dikkatleri üzerine çekmektir ancak gelin görün ki tam da ilk görüşte Travis'in dikkatini çekmiştir.
Bunu ve daha sonra neler olduğunu ilk iki kitapta öğrenmiştik. Tatlı Bela'da Abby anlatmış, ama bizi kesmeyince bir de Ayaklı Bela'da bir de Travis anlatmıştı.
Bu kitapta ise bir Abby bir Travis'in ağzından nasıl olup da aniden evlenmeye karar verdiklerini, arkasında hangi duygular yattığını öğreniyoruz.
Şüphesiz evleneceklerini zaten bildiğimiz ilk kitaptaki heyecan olmuyor. Ancak ben o büyük felaketten sonra aniden evlenmelerine bir mana verememiş, insanın az vicdanı sızlar, diye düşünmüştüm. Bu kitapta ise vicdanlarının sızladığı görmek bana iyi geldi açıkçası.
Sayfa sayısı oldukça az, ilk kitapların su gibi akan, merak ettiren etkisi olmasa da hemen bitirdim. İlk iki kitaptan yana bu kadar memnun kalınca bu kitabın sönük kalması normal bence.
Ama ilk iki kitabı okuyup da bunu okumadan duramıyorsunuz, duramazsınız, ben duramadım :D
Ayraç ise müthiş keyiflendiriyor beni. Yabancı Yayınları güzel bir ayrıntı yakalamış ;)
Etiketler:
abby
,
ayaklı bela
,
belalı düğün
,
jamie mcguire
,
kitap ayracı
,
kitaplar
,
roman
,
tatlı bela
,
travis maddox
,
yabancı yayınları
30 Haziran 2014 Pazartesi
Ayaklı Bela
Gözümü yolda bırakan kitaba geldi sıra.
Bu serinin ilk kitabını Kosava'da okumuştum hatırlarsanız.
İlk kitap esas kızımın Abby'nin ağzından anlatılmıştı.
Her aşkın iki tarafı vardır ve ikinci kitapta Travis'in ağzından olaylar anlatılacaktı. Ben de bu aşkı bir de Travis'in ağzından dinlemenin heyecan verici olacağını düşünüyordum ki.. yanılmadım ^.^
İlk kitapta, Abby birşey saklıyor, Travis'ten kaçıyor, doğru olan şeyi yapsa bile sizi sinir ediyordu, haliyle Travis bu kızda ne bulmuştu merak ediyorduk. Heh işte kitabı okurken ne bulduğunu anlıyor, sevgisinin büyüklüğü karşısında şapka çıkarıyor, Travis'i daha da çok seviyorsunuz.
Bu serseriyi bu kadar sevmeme şaşırıyorum doğrusu :)
Abby'i onun ağzından dinlerken ona karşı bilenmiyor aksine Travis gibi anlayışla karşılıyorsunuz.
Yazar Jamie Mcguire'ın yazma sürecini çok merak ettim. İki kitabı eş zamanlı yazmış olamaz. Peki öyleyse ikinci kitabı yazması zor olmamış mıdır? Olaylar aynı şekilde ilerlemeli ama farklı bir yerden bakılmalı.. Çok iyi!
İlk kitap olan "Tatlı Bela" ile ikinci kitap olan "Ayaklı Bela" arasındaki zamanı uzun tuttuğum için olayları sadece ana hatlarıyla hatırlıyordum. Hiç bir tekrar benim için sıkıntı oluşturmadı. Hatta, 'acaba Abby'nin neler hissettiği aklımdayken okusaydım daha mı iyi olurdu?' diye düşündüm.
Yine de bazı yerlerin Abby'nin anlattığı ilk kitapta öne çıkıyorken bazı yerlerin de Travis'in anlatımında öne çıkarak birbirini tamamladığının farkındayım.
Gençlere, genç kalanlara, gençlik kitaplarından hoşlananlara, içinde sadece romantizm değil gel-gitler olsun belirsizlik olsun sayfaların nasıl ilerlediğini anlamayayım diyenlere tavsiye eder, serinin üçüncü kitabını okumaya koyulurum ^.^
Bu serinin ilk kitabını Kosava'da okumuştum hatırlarsanız.
İlk kitap esas kızımın Abby'nin ağzından anlatılmıştı.
Her aşkın iki tarafı vardır ve ikinci kitapta Travis'in ağzından olaylar anlatılacaktı. Ben de bu aşkı bir de Travis'in ağzından dinlemenin heyecan verici olacağını düşünüyordum ki.. yanılmadım ^.^
İlk kitapta, Abby birşey saklıyor, Travis'ten kaçıyor, doğru olan şeyi yapsa bile sizi sinir ediyordu, haliyle Travis bu kızda ne bulmuştu merak ediyorduk. Heh işte kitabı okurken ne bulduğunu anlıyor, sevgisinin büyüklüğü karşısında şapka çıkarıyor, Travis'i daha da çok seviyorsunuz.
Bu serseriyi bu kadar sevmeme şaşırıyorum doğrusu :)
Abby'i onun ağzından dinlerken ona karşı bilenmiyor aksine Travis gibi anlayışla karşılıyorsunuz.
Yazar Jamie Mcguire'ın yazma sürecini çok merak ettim. İki kitabı eş zamanlı yazmış olamaz. Peki öyleyse ikinci kitabı yazması zor olmamış mıdır? Olaylar aynı şekilde ilerlemeli ama farklı bir yerden bakılmalı.. Çok iyi!
İlk kitap olan "Tatlı Bela" ile ikinci kitap olan "Ayaklı Bela" arasındaki zamanı uzun tuttuğum için olayları sadece ana hatlarıyla hatırlıyordum. Hiç bir tekrar benim için sıkıntı oluşturmadı. Hatta, 'acaba Abby'nin neler hissettiği aklımdayken okusaydım daha mı iyi olurdu?' diye düşündüm.
Yine de bazı yerlerin Abby'nin anlattığı ilk kitapta öne çıkıyorken bazı yerlerin de Travis'in anlatımında öne çıkarak birbirini tamamladığının farkındayım.
Gençlere, genç kalanlara, gençlik kitaplarından hoşlananlara, içinde sadece romantizm değil gel-gitler olsun belirsizlik olsun sayfaların nasıl ilerlediğini anlamayayım diyenlere tavsiye eder, serinin üçüncü kitabını okumaya koyulurum ^.^
Etiketler:
ayaklı bela
,
jamie mcguire
,
kitaplar
,
roman
,
tatlı bela
,
yabancı yayınları
27 Ekim 2013 Pazar
Tatlı Bela Kosova'da {Kitap Yorumu}
Sıkılmayın diye araya kitap yorumu serpiştiriyorum ama hepten alakasız olmasın:
Kosova'da Ne Okudum?
Kosova'ya gitmeden okuduğum kitap bitmek üzereydi ve ben onu yanıma alıp yol esnasında bitmesini göze alamadığım için yanıma 'Tatlı Bela'yı aldım. Nicedir rafta okunmayı bekliyor, biraz gezi ona da iyi gelir, diye düşündüm herhalde.
Bir, iyi kız - kötü çocuk hikayesi. Ama her nasılsa siz kıza gıcık olup serseriyi seviyorsunuz. Dahası iyi kızın kötü.. kötü demeyelim de, kötüye yakın kurtulmaya çalıştığı bir geçmişi var.
Çok eğlenceli bir kitap. Romantizm, partiler, kavgalar, dövüşler,sınavlar, dedikodular, romantizm...
Bir çırpıda okursunuz.
Yalnız kitabın yazım yanlışlarına çok takıldım. Gençlerin hayatına ilişkin olduğu için bu yanlışların bilerek kullanıldığını düşünsem de (öteki türlüsünü düşünmek dahi istemiyorum) hoşuma gitmedi.
Çünkü bir kitapta bu tür yanlışları görürseniz onları bir süre sonra doğru kabul etmez misiniz? Gençlerimizin, konuşma dilini geçtim, yazma dilinin daha fazla bozulmasına ihtiyaç yok zira.
"Tabii ki de" bu yanlış kullanımlardan biri mesela. Bunu ben yazabilirim, siz yazabilirsiniz ama bir kitapta olmaz! Olmamalı! Veya "Di mi?" bunları gördükçe şaşırdım kaldım.. Sen oraya 'Değil mi' yaz ben gerekirse 'di mi' diye okurum :/
Bütün bunlar Travis'ten hoşlanmama mani olmadı tabii :)
Unutmadan kitap Abby'nin ağzından anlatılıyor ve aynı olayların bir de Travis'in ağzından anlatıldığı ikinci bir kitap var. Aynı olayları tekrar okumak kulağa saçma gelse de Travis'in anlatıcı olduğu bir kitap.. Nasıl desem cezbedici :)
Kosova'da Ne Okudum?
Kosova'ya gitmeden okuduğum kitap bitmek üzereydi ve ben onu yanıma alıp yol esnasında bitmesini göze alamadığım için yanıma 'Tatlı Bela'yı aldım. Nicedir rafta okunmayı bekliyor, biraz gezi ona da iyi gelir, diye düşündüm herhalde.
Bir, iyi kız - kötü çocuk hikayesi. Ama her nasılsa siz kıza gıcık olup serseriyi seviyorsunuz. Dahası iyi kızın kötü.. kötü demeyelim de, kötüye yakın kurtulmaya çalıştığı bir geçmişi var.
Çok eğlenceli bir kitap. Romantizm, partiler, kavgalar, dövüşler,sınavlar, dedikodular, romantizm...
Bir çırpıda okursunuz.
Yalnız kitabın yazım yanlışlarına çok takıldım. Gençlerin hayatına ilişkin olduğu için bu yanlışların bilerek kullanıldığını düşünsem de (öteki türlüsünü düşünmek dahi istemiyorum) hoşuma gitmedi.
Çünkü bir kitapta bu tür yanlışları görürseniz onları bir süre sonra doğru kabul etmez misiniz? Gençlerimizin, konuşma dilini geçtim, yazma dilinin daha fazla bozulmasına ihtiyaç yok zira.
"Tabii ki de" bu yanlış kullanımlardan biri mesela. Bunu ben yazabilirim, siz yazabilirsiniz ama bir kitapta olmaz! Olmamalı! Veya "Di mi?" bunları gördükçe şaşırdım kaldım.. Sen oraya 'Değil mi' yaz ben gerekirse 'di mi' diye okurum :/
Bütün bunlar Travis'ten hoşlanmama mani olmadı tabii :)
Unutmadan kitap Abby'nin ağzından anlatılıyor ve aynı olayların bir de Travis'in ağzından anlatıldığı ikinci bir kitap var. Aynı olayları tekrar okumak kulağa saçma gelse de Travis'in anlatıcı olduğu bir kitap.. Nasıl desem cezbedici :)
Arkası yarın...
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)



