Biraz ağır okuyorum bu sene. Bazı günler hiç kitap okumadığım da oluyor, aramızda kalsın.
Aslında bu sene okumak istemediğim kitapları okumamaya da karar verdim. Boşaltacağım rafları da neyse bu başka zamanın konusu olsun.
Kitabımıza dönersek, kitap bir "çok satanlar" kitabı, film olmaya hazırlanıyor yanlış bilmiyorsam.
Kitapta evden çıkamayan yani agorafobisi olan ve evden çıkamadığı için de komşularını dikizleyen bir kadın var ve kitap onun ağzından anlatılıyor. Kocası ve kızından ayrı, her akşam onlarla konuşuyor ama neden ayrı oldukları da bir sır. Kitabın sonlarına doğru öğreneceğimiz birçok sırdan yalnızca bir tanesi.
Anna yani evden çıkamayan kadın bir gün gene komşularını dikizlerken görmemesi gereken bir şey görüyor ve sonra işler öyle bir gelişiyor ki sonunda gördüklerinden de kendi akıl sağlığından da şüphe eder hale geliyor.
Şimdi kitabın ilk başları..ya gerçekten.. neden?
O kadar uzatılmış ki, ilacımı aldım, şarabını içtim, film seçtim, onu seçeyim, bunu mu seçeyim, aa komşum dışarı çıktı camdan bakayım... Her yaptığını anlatıyor ve -bu 200 sayfa falan az buz değil- bu şekilde ilerliyor. Atlamadan okudum ya belki bir şey olur diye, bana da yazık. Bu iki yüz sayfa içinden kitabın sonlarındaki sürprizle alakalı kısımlar da var ama. Sanırım o kadar laf salatasının nedeni siz asla tahmin edemeyin diye.
200 sayfadan sonra işler ilgi çekici hale geliyor, 30-40 sayfa sonra işler iyice sarpa sarıyor ve bu sefer cidden elinizden bırakmadan okumak, sonucu görmek istiyorsunuz.
Olayları tahmin edemediğiniz kitapları seviyorsanız ki ben, oo işte bunu hiç beklemiyordum, demeyi severim, tam size göre.
a j finn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
a j finn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2018 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
