20 Mart 2017 Pazartesi

Sitare

Kuzguncuk'ta yıllardır olan, çoğunuzun önünden geçip gittiği ancak içeri girmediği bir cafe burası.
Nereden mi biliyorum bunu?
Çünkü ben öyle yaptım, geldim, geçtim, gittim.
Bir gün Şahika'cımla Kuzguncuk keşfi yaparken, Nail Kitapevinin camından görüp, şurada da tatlı yiyelim diyerek girmeye karar verdik. Haydi Şahika neyse, ama ben çok geçip gitmiş, içeri girmeyi düşünmemiştim bile.
İçeri girince etraf tanıdık geldi bana, bir dizide görmüştüm sanki. Hatta aklıma gelmişken bu bilgiyi teyit ettireyim şimdi. Cevap gelirse, editlerim. :)
Geçenlerde bir de Bahar'cımı götürdüm, Sitare'ye.
Yeşil koltukta oturup çay içip trileçe yedik. Dekorun aslında güzel olduğundan ama nasıl da detaylara dikkat edilmemesinden ötürü basitleştiğinden, bir kadın elinin değmesi gerektiğinden konuştuk.

Bu arada Bahar, eğer hala blogunu keşfetmediyseniz, okunası yazılar yazan, çektiği güzel fotoğraflarla beni kıskandıran bir blogger. İnanmazsanız bir de instagram hesabına bakın.

Baharcım şayet okuyorsan bu yazımı, gerçekten anlatılacak biri değilsin, ne desem eksik kalacak. Bayıldım sana.♥

Sitare'ye dönersek..
Aslında ben böyle ikinci eşyalarla donatılmış cafeleri sevmiyorum, biliyor musunuz?..
Çoğunlukla sorun çıkarıyorum ve bir kere burada oturmam dedim mi beni o cafede değil çay içmek oturtamazsınız bile.
Sitare'yi böyle hatırlasam mesela Baharı sokmazdım. İlk gittiğimden bugüne fark ediyor.
Dediğim gibi dekorunu bozan -peçete, tuzluk vb- detaylarının yanı sıra, çok tozluydu her yer. Yine dekor diye konulan örtüler eski püsküydü biraz da pis miydi ne?.. Çay tabağımın ucu kırıktı. Bunları görünce ister istemez hijyeni sorgular oldum ve oturduğum koltuk bile rahatsız etti.
Tabii Bahar'ı içeri ben soktuğum için bir şey diyemedim.
Belki Bahar beni soksaydı olay çıkardı 😂😂😂
Trileçesi hala harikaydı ama.
Gerçekten bunları yazarken çok zorlanıyorum, çünkü için için sevdiğim bir mekan. Yalnız biraz toparlanmaları gerekiyor.
Yazım kendilerine ulaşırsa bana kızmaz/kırılmazlar umarım.

İnstagramda paylaşıca çok soruyorsunuz, detaylıca yazmış olayım. Kalabalık bir ekiple bile gidilebilir, gerçekten hoş ve rahat edilecek bir mekan, tabii benim takıldığım şeylere takılmıyorsanız.

2 yorum :

  1. "o azgin kalabalikta seni tam goremiyorum sitare
    gozlerin mi daha sicak guluyor yoksa dudaklarin mi bilemiyorum"
    dizeleri geldi aklima. adi guzel. esyalarda ve ortamda agir biseyler var. kasvet tam anlatan kelime.. niyeyse oyle geldi

    YanıtlaSil
  2. Şimdi buraya ne yazsam eksik ya da az kalacak.Güzel sözlerin ve içtenliğin için bir kez daha teşekkür edeyim,hissettiklerimi dilim döndüğünce sana anlatayım en iyisi.Çok öpüyor ve bir sonraki buluşmayı iple çekiyorum.

    YanıtlaSil

söz sizin...