14 Mart 2015 Cumartesi

Türkiye'de Çevirmen Olmak Vs. Blogger Olmak

Geçenlerde eleştirdiğim bir kitap yorumumun eleştirildiği bir yazıya denk geldim.
Hayatta tesadüf yoktur tevafuk vardır, diyorlar ya.
İşte bu gibi durumlara diyorlar onu.
Çok fazla blog yazısı okuyamıyorum. Okuyunca kitap yorumları ağırlıklı okuyorum. 
Ve okuduğum bir kitap yorumu benim eleştirildiğim bir yazıya götürüyor beni.
Bu tevafuk değil de ne?

Yazıdaki tek eleştirinin görselini paylaşıyorum. Linkle, yazıyı okumakla uğraştırmayacağım sizi.


"..çeviri kaynaklı sorun.." demem çevirmenin tepesinin tasını attırmış.
Benim yazıma gönderme yapılınca, link veya isim yok zira, çevirmeni üzdüğüm için üzüldüm. Bir kere ya yanlış anlamış ya da kendisine yanlış aktarılmış.
Onun aksine ben yazının tamamını okuyunca üzülmekten vazgeçtim.
Nasıl bir enaniyetle sarf edilmiş sözler. 
Döndüm, lan bu kadar sinir edecek ne yazmış olabilirim? dedim yazımı okudum. 
Çevirmeni komaya sokan bu eleştirim mi?!
Açıkçası bana karşı linç kampanyası başlatılsa bu kadar abartılı tepki vermem. 

Nasıl böyle bir şey diyebilirmişim? Ben de kim oluyor muşum? 
Alt tarafı bir çocuk, demiş sözde. Ama nedense büyüklük onda kalamamış.. 

Valla sinirlenmedim. 
Blogumu nispet yapmak için kullanmadığım gibi laf sokmak için de kullanamam.
Düzenli okuyucularım da var, sevenlerim de sevmeyenlerim de (vardır herhalde).
Şuan espri yapmamak için zor tutuyorum mesela. Hayat kısa. 

Kitap okumak kadar almayı da seviyorum. Satın almayı da, hediye almayı da.
Daha dün kitapyurdu siparişim geldi mesela.
Yayınevlerinden kitap hediyeleri de kabul ediyorum kimi zaman. 
Blogumda okumadığım hiçbir kitabı yazmıyorum.
Beğenmediğim hiçbir kitap için, öldüm bittim geberdim, demiyorum.
Burada bahsettiğimden daha fazla kitap okuyorum. Kolay kolay bir kitabı yarım bırakmıyorum.
Yayınevlerine kendim mail attığım da oldu mesela. Ama fuar fuar gezip 'bedavaya ne koparsam kar' havasında hiç olmadım.
Yani hediye kitap da geliyor ama bu beni bir yalaka yapmıyor. 
Eleştiren insanlara çemkireceğinize, yalaka yorumcuyla tek derdi okuyucusuna iyi hizmet etmek isteyen kitap yorumcusunu ayırsanız mesela. Tamam pohpohlanmak işinize gelebilir ama yeri geldi mi kitap yorumcusu bloggerlara, o kadar abartmayın, diyebilseniz ya da.
Yorumları geziyorum hiç kendi aldığı bir kitap yok, hepsi yayınevlerinden gönderilmiş, hadi tamam gönderilmiş de bir tane bile mi kötü kitap yoktu içlerinden hepsine geberdin? Gebermiş arkadaş ölmüş bitmiş. Kitabı okumuş mu, orası muamma ama!
Ee böyle insanlar varken benim ufak eleştirim bile batar yani. O yüzden çok görmüyorum. Bir özrümü bile hak etmedikleri için üzülüyorum ama.

Bu da bahsi geçen sert(!) eleştirilerin olduğu yazım. Vaktiniz varsa okuyun. Eleştirilere açığım.

25 yorum :

  1. Edebi bir eseri çevirmek öyle kolay bir şey değil. Mümkün oldukça çeviri kitap okumaktan da çekinirim hatta. Pek çok kez hayal kırıklığı yaşamışımdır çünkü. Kitabı alırken de okurum muhakkak belirli kısımlarını. Hatta sonrasında internetten sipariş veririm bazen.
    Eleştirinde abartılacak pek bir şey yok aslında. Ama insan fıtratı, emek verdiği şey eleştirilince kuvvetli tepki verebiliyor;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle öyle.
      teşekkür ederim.

      Sil
  2. Oturmuş buna mı alınmış :)))
    Hey allahım :))
    Beğenene de saygı duyacaksın, beğenmeyene de...
    Biraz objektif olabilsek şu hayatta herşey düzelecek ama, pofpoflanmayı, egomuzu şişirmeyi o kadar çok seviyoruz ki...
    Mutlu hafta sonların olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. imkansızı mı istiyoruz acaba yaw?
      bu kadar mı zor başkalarının da haklı olabileceğini düşünmek?..
      bilmem..
      her günümüz mutlu geçsin :*

      Sil
  3. Tanrım, ben aylık kazancımın ciddi bir kısmını D&R'a gömerken, hangi yayınevleriymiş ya o, bana neden gönderilmiyo ya o kitaplar:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oraya mı takıldın? :)
      herkes şanslı doğmuyor :P

      Sil
  4. ben bir suç ve ceza okudum, ne çeviriydi allahım :)) çevirmenlere çok iş düşüyor, bazen yabancı best seller'ların çeviriden dolayı gümlediğini düşünüyorum. kötü çeviri bir kitap kendini hemen belli ediyor, şu aralar ( yıllardır ) nerdeyse hiiç kitap okumasam da demek ki bir altyapı var ki anlayabiliyorum bu durumu diye düşünüyorum. demem o ki 32 yaşındaki bir insan çocuk değildir ve seyhan söylüyorsa doğru söylemiştir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mesela.
      dostoyevski okurken bi sıkıntı varsa tutup da bu adam da nasıl klasik kitaplar yazmış demeden önce bir durur düşünürsün, normal olan o. ayrıca her rusça bilen çeviriye el atmasın sonra ifrit oluyoruz okurken :D
      vakit ayırıp yazdığın için sağol, biliyorum ki böyle düşünmeseydin hiçbir kuvvet sana bunları yazdıramazdı, teşekkür ederim.
      bu arada 31 :)

      Sil
  5. Objektif olmak için karşı tarafı da okudum, bence olayı tamamen yanlış anlamış... Kendisi burayı da okur muhtemelen. Eğer bir kaç yazını daha okusaydı beğenmediğin bir şeye beğendim demediğini bilirdi. Gereksiz bir alınganlık olmuş, ama umarım yanlış anlama düzelir çünkü şu an özür dilemesi gereken karşı taraf olmuş...

    YanıtlaSil
  6. "bir tane bile mi kötü kitap yoktu içlerinden hepsine geberdin? Gebermiş arkadaş ölmüş bitmiş. Kitabı okumuş mu, orası muamma ama!" Ne güzel söylediniz. Blog yazmaktan soğuma sebebimdir bu kişiler. Tek bir eleştiriyi kaldiramayacaksalar yazmasınlar, bu kadar basit.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok yok yaz lütfen.
      belki de ondan yüz buluyorlar ve dilediklerince atıp tutuyorlar :/

      Sil
  7. Sevgili Seyhan hanım uzun zamandır bloğunuzu takıp eden sizi seven sessiz okuyucularınızdanım. Kısmet yorum yazmak bu güneymiş.çok şaşırdım bu tepkiyi veren insana,özellikle kıtap yorumlarınızı daha dıkkatlı okurum ve beni tavsıye ettıgınız hiç bir kitap yanıltmadı. Şuan mesela Karakış beyaz Düş Kitabı'nı bıtırdım çok iyiydi. Bence bu Yazıyı yazmanız bile o kişiler için değmez. Lütfen daha çok yazın ve bızı blogda yalnız bırakmayın sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Lütfiye, bana Seyhan de ve daha sık yaz lütfen.
      Yazdığın yorum sayesinde şu yazı şuan bu konu benim için o kadar önemsiz ki.. Teşekkür ederim.
      Fatma Erdek'ten konuşalım.
      Yeni kitabı çıkacak fuara yetişir sanıyordum yetişmedi. merakla bekliyorum. ilk okuyanlardan olayım istiyorum.
      benim günü aydınlattığın gibi aydınlık huzurlu günler dilerim sana ^^

      Sil
  8. insanları çözmek zor zaanat canım eleştirinin bu kadar tepki gösterlecek bir yanı yok neden bu tepki? ne bu hırs ? anlamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de anlamadım. anlamıyorum. :/

      Sil
  9. Sen bir şey söylememişsin aslında. Acaba mı demişsin. O blogu ya da çevirmeni bulamadım. Araştırmaya da zahmet etmedim. Abartılı tepkiler vermeye gerek yok. Kimsenin sözü kanun değil, kimse de kusursuz değil. Gerçekten hata da yapmış olabiliri. Önemli olan eleştiriye de açık olmak. Çeviri de sorun yoksa eğer Orjinali de böyle dersin geçersin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işin içinde birisinden bunları duymak güzel. herkes bir değil :/

      Sil
  10. Merhaba, bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Bana da beklerim ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  11. ahhahhah datlum ya. sen düşessin, boşver bu avamları :P

    YanıtlaSil
  12. sanat sanat icindir kaygisiyla kitap yaziliyorsa halkin yazdigi elestiri neden bu kadar rahatsiz etmis. yok halk icinse neden halkin elestirisi bu kadar rahatsiz etmis. aa ayni kapiya cikiyomus. bana da kitap ver bende ceviririm inan zor degil iyi olmadiktan sonra ;)) hele bir elestirrrrr :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel bir yere parmak bastın ;)

      Sil
  13. ayrica senin gibi ömrü okuyarak gecmis insanlarin yorumlari okunmaya dikkate alinmaya her zaman degerdir bos ver gül geç..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en sonunda onu yaptım. boş verdim güldüm geçtimmm :D

      Sil

söz sizin...