everest yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
everest yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2017 Salı

Kuşlar Yasına Gider

Ben daha önce hiç Hasan Ali Toptaş okumadım.
Kuşlar yasına gider isimli kitabı da o kadar çok gördüm ki sosyal medyada, başta merak ediyorken birden soğudum.
Bu kitapla tanışmamalıyım, dedim aslında. Kitap sitelerinde mütevazı yorumlardan sonra gene bu kitap tanışma kitabı olması gerektiğine karar verdim.

Beni oldukça düşündüren, üzen bir kitap oldu.
Bir aile hikayesi.
Ankara'da yaşayan bir oğulun Denizli'deki ailesiyle, babasıyla özellikle, ilgilenmesinin arkasında bir sürü de hikaye anlatılıyor.
Bu kitapta benim ilgimi çeken, annesi ve babası için elinden geleni yaparken kendisinin veya eşinin hiç şikayet etmemesi. Of pof etmemesi. Ama bak; hiç gerçekçi değil, hani nerede böyle söylenmeyen gelin mi var, demiyorsunuz. O kadar gerçek geliyor ki kadına dua edesiniz geliyor.
İster istemez dayılarım ve eşleri geliyor aklıma. 😒
Anlatabiliyor muyum?

Kitabı sevdim ama gene de bu kadar övülmesinden rahatsız oldum. Alakasız yorumlar okumuşum onu fark ettim bitirince.
Dürüstçe, yavaş akan bir kitap.
Öyle heyecanlı olaylı bir kitap değil. Bizden ve içten. Kullanılan kelimeler sizi de heveslendiriyor günlük hayatınıza yaymak istiyorsunuz. İnsan ilişkileri için örnek almak istiyorsunuz.

Arka kapakta yazan, 'Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor.' tanıtım yazısı ise kitabı okuduktan sonraki hissiyatınızın özeti şeklinde.

24 Temmuz 2014 Perşembe

Beyoğlu'nun En güzel Abisi

Benim kitap yorumlarım birikti. Kitap yorumlarımın güncel olması için arada bir, haftada iki kitap yorumu yazabilirim. Sizi sıkmak da istemem; yaz mevsiminde kitap yorumlarıyla.
Ne kadar düşünceliyim vay canına!
:P
Gamze'nin Ahmet Ümit kitaplarını bana göndermek gibi bir zaafı, bir takıntısı var :P Sağolsun bundan önceki kitabını da bana o alıp yollamıştı. Beni de seviyor Ahmet'i de, ne yapsın kadın ^.^


Ahmet Ümit İstanbul Hatırası ve Sultanı Öldürmek ile o kadar çıtamı yükseltti ki zannetmiyorum bir daha beni o kadar etkilesin. Bu kitap mesela.. Ihh fena değil Ahmet, ama daha iyisini yazabilirsin sanıyorum! diye hafif burun bükebileceğim bir kitap.
Katil?
Yeteri kadar Ahmet Ümit kitapları okuduysanız katili bulmak o kadar da zor olmuyor ve ben yeteri kadar Ahmet Ümit okumuşluğum olduğum içûn; buldum!

Ahmet Ümit güzel Türk yazarlarımızdan. İyi yazıyor. Kendi fikrini empoze etmeye çalışmasa okuyucuya, tadından yenmez ama o bunu hep yapıyor.
Kitabın alt hikayesinde "gezi olayları" var, aynı sene içinde çıkan bir kitaba nasıl yetiştirmiş hayret ettim doğrusu.
Kitabın en sevdiğim yanı ise, kendine takılmasıydı. Çok sevimliydi.

Bu arada kapağı sevdim, bu rengi severim ancak neden diğer Ahmet Ümit kitaplarından farklı? Gerek yoktu bence, aynı tarzda devam etmelilerdi.

24 Şubat 2014 Pazartesi

Ve Dağlar Yankılandı

Yazarın kitabı yazmaya başladığı haberini aldığımdan beri, okumayı bekliyordum bu kitabı.
Sabırsızlıkla bekledim.
Derken yine Everest Yayınlarından ülkemizde çıktı.
Yakıcı bir kitap olacağını bekliyor, okumaya da korkuyordum.
En sonunda ertelemeyi bıraktı(k)m.

Okumayı beklemek bile güzeldi bu kitabı, öyle söyleyeyim.

Afganistan'da başlayan sonra Avrupa ve Amerika'ya da yayılan bir hikaye.
Çocuklukta başlayıp yaşlılıkta biten bir hikaye.

Kitabı okumadan önce konusu hakkında en ufak bir fikrim yoktu desem?..
Tek kelime bilmek istemedim. Yazara güveniyorum ve dahası, beklentimi daha fazla arttırmak acımasızlık olacaktı.

Çok geç okudum ben kitabı, meraklısı zaten okudu veya yorumuma ihtiyacı yok okumak için. Ancak benim anlatmaya ihtiyacım var.
Kitabın başlangıcında ağabey ile kardeş arasındaki bağ, sonrasında gelişenler olaylar burnumu sızlatıyordu. Bu kitap böyle devam ederse dert sahibi olurum, diye düşünmeden edemedim.
Ancak bir yerden sonra kitap başlardaki etkisini kaybetti bence. Özellikle çok merak ettiğim "Peri" kısmındaki anlatımdan hiç hoşnut kalmadım. Oradaki anlatım kitabın tümüyle uyuşmuyor dikkat ettiyseniz.
Farklı farklı insanların hayatları ve anlatımları girince araya bir çok hikaye yarım kalmış gibi ayrıca.
Ama sonu..
Ben mi çok etkilendim yoksa siz de benim gibi salya sümük ağladınız mı?
Ben bir ara göz yaşlarımdan satırları okuyamadım.

Khaled Hosseini'nin önceki kitaplarıyla kıyaslamak doğru mu bilmiyorum, ancak insan kıyaslıyor illa ki. Diğer iki kitabın daha güzel olması, bu kitabı daha kötü yapmıyor ama.
(Vaktiyle "Uçurtma Avcısı" ve "Bin Muhteşem Güneş"i de yorumlamıştım)

Kitap okuma partnerim, dramadan köşe bucak kaçan Nabrut çok ağladı onu biliyorum da, neler yazdı acaba?

Not: Neredeyse Khaled Hosseini'nin eşi Roya' ya teşekkür etmeyi unutacaktım.
Sağol Roya! Sen olmasan Khaled bu kitabın ilk paragrafta öleceğini söylüyor. Teşekkürler...

3 Kasım 2012 Cumartesi

Sultanı Öldürmek


Bu kitabı bana Gamze göndermişti, içinde, en son sen oku diye bu kadar geç gönderdim, yazıyordu.
Daha önce bundan bahsetmiştim.
Ben de Gamze'nin emeklerini boşa çıkarmadım, önce elimdeki kitapları bitirdim.
Tamam hepsini bitirmemiş olabilirim ama yeteri kadar geç okudum bence :)

Ahmet Ümit'in kitapların için ben, sağ gösteriyor-sol gösteriyor ve kafa atıyor, diyorum.
Yine koşturuyor düşündürüyor sizi ve sürpriz sonla, vayy, dedirtiyor.

"Sultanı Öldürmek"teki anlatıcı tarihçi Müştak  Serhazin'i,  Kukla kitabındaki gazeteci Adnan'a benzettim ben.
Onun gibi iç hesaplaşmaları bitmeyen bir karakter. Sonra Ahmet Ümit twitter hesabında bundan bahsetti.
Sadece bana öyle gelmemiş yani.

Ve gelecek kitapta anlatıcının Başkomiser Nevzat olacağının sinyallerini verdi ki, bu benim için çok sevindirici bir haber;)

Kitap hakkında çok yorum okumuşsunuzdur hatta belki kitabı okumuşsunuzdur :)
Okumayanlara tavsiyem okumaları yönünde olacaktır.

15 Aralık 2010 Çarşamba

İstanbul Hatırası

Bu kitabı okuyacağım diye yorumlara kapadım kendimi. Etkilenmek veya beklentimi arttırmak istemiyordum.
İstanbul'a dair müthiş bilgiler bulabileceğiniz, size tarihi merak ettirecek harika bir polisiye roman.
E tabii 2011 planlarıma bahsi geçen yerleri gezip görme dahil oldu. Özellikle antropoloji müzesinden başlayacağım! (okuyanlar ne demek istediğimi anladı)
Yalnız ben isterim ki, takayım koluma Ahmet Ümit'i müze müze, cami camii gezelim. Bir yandan tarihi anlatsın bana, bir yandan hikayeleri..
Olmaz mı Ahmet?
Güzel teklif, düşün bence ;)
:))
Yalnız Fazlı Gümüş.. Adı bir Fazıl oluyordu bir Fazlı! Hey editör uyuma!!!Kitabı görünce büyüklüğünden korkmayın - kalınlığından demedim bakınız büyüklüğünden :)
Kitabı dün gece bitirdim ama etkisi geçmedi.Bu kitabın benden başka ağlattığı kimse var mı, meraktayım?
Daha ciddi kitap yorumum için tıklayabilirsiniz :)