2666 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2666 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2012 Pazartesi

2666

Şu nihayet biten lanet kitabın yorumunu daha fazla bekletmeden yazmalı.
Yazmalı ki, benim gibi dehşet övgülere kanıp, okumak isteyecek insanları zaman israfından kurtarmalı.
Roberto Bolano'nun ölmeden önce tamamlayıp 5 kitap halinde yayınlanmasını vasiyet ettiği mirasçıları, beş kitabı birleştirip kitap severlere sunmuşlar.
Önce çok sevindim çünkü seriyle uğraşmak zorunda kalmayacaktım.
Sonra...
Sonra ya geleceğim...

Kitaba övgüler acayip.
Şöyle muhteşem de, böyle olağanüstü de.
Hemen okumalı, aman okumalı. Falan.
Gazetede görmüştüm.

Baktım fiyatı da bu olağanüstü(!) kitap için oldukça uygun.
Aldım bende.
Sonra..(sonrasına geldik işte)
Keşke dedim, keşke seri olsaydı.
Serinin ilk kitabını okuduktan sonra diğerlerine elimi sürmezdim ki!
Mirasçılarda bunu öngördüler sanırım!

Peki bu kitaba düzülen methiyeler de neyin nesi?

Açıkçası kitabı öven insanların bu kitabı okuduğundan şüpheliyim!

Kitap açılışında bir İspanyol, bir Fransız bir İtalyan var.
Daha sonra onlara bir de İngiliz katılacak. Bir de Türk girse tam fıkra olacak cinsten aslında :/
Neyse bu yazarların ortak özelliği Alman Dili ve Edebiyatı hatta Alman bir yazar olan Benno Von Arcimboldi.
İzini sürüyorlar, ancak iz, sürdükleriyle kalıyor.

Son bölümde de Arcimboldi çıkıyor karşımıza.
En güzel kısmı buydu diyebilirim.
Yine de beklediğim vurucu darbe, vay be dedirtecek bir şey maalesef olmadı ve ben bu 991 sayfalık kitabı yaklaşık bir ay kadar bir süreyle boşu boşuna okuduğumu ancak idrak ettim!

Hele suçlarla ilgili bölüm vardı ki içim şişti okurken.

Ölünün arkasından kötü konuşulmaz ama anlatım diline de değinmek istiyorum.
Geveze insanlar olur ya hani, alt tarafı otobüse binmiştir ama onu, durakta beklediğinden beklediği müddetçe geçip giden otobüs numaralarından, bakıştığı insanlar bahseder, otobüse binişini adım adım anlatır sizde her an bir olay kopacak diye dinlersiniz ama otobüs hikayesi gayet sıradanlıkla sona erer.
Heh! İşte aynı öyle!

Nasıl ki öyle geveze insanlara dayanamıyorum bu kitaba da dayanamadım.

Yaşadığım bu hayal kırıklığını (yoksa sinir harbi mi demeliyim bilmiyorum) anlatamam.

Üzerine çok yazı okudum ve büyük bir beklentiyle kitabı okudum.

Dolayısıyla belki benim anlattığım kadar kötü bir kitap değildir.
Ama kesinlikle ve kesinlikle bu kadar övgüyü asla haketmiyor!

NOT : Bu uzun yazı sizi daha çileli bir uzunluktaki kitaptan koruyacaktır, okumanızı tavsiye ederim!

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Ah Şu Kitaplar...

Çok kızıyorum kendime...
7 yaşında değilde daha önce okumayı öğrenemedim diye.

'Onlu' yaşlarda daha fazla klasikleri okumadım diye.
Daha hızlı okuyamıyorum, bir şeyleri okurken çok vakit kaybediyorum diye...
Okuduklarımı unutuyorum, okuduğum bir kitabı tekrar okumak istiyorum ve bir kitabı tekrar okuyacağıma yeni bir kitap okurum düşüncesi daha ağır basıyor diye...

Elimdeki kitabı bitirir bitirmez soluğu kitapyurdunda aldım.
Oysa söz vermiştim, sağdan soldan alıp okuyacaklarım vardı, yeni kitap almadan okuyacak kitap bırakmayacaktım etrafta, ama zaten kitap okumak ne kadar güzelse almakta bir o kadar güzel değil miydi?
Arada bir girip sepetime bakıp yenileyip çıkıyordum ama bu sefer sepeti güncelledim ve dayanamadım aldım.


Büyüleyici bir kalınlık değil mi?

Değil işte!
Kalın kitabın cazibesi başka olur, kimilerini korkutsa da en sevdiğim kitaplar kalın olmuştur.
Bu kalınlık ise bana 'Rüzgar Gibi Geçti'yi hatırlatıyordu.

Bitmeyen kitap koydum adını. Kucağımda sürünüyor şu aralar.
Kitabın hikayesi ve yorumu bitince gelecek.
Çok hevesle aldığım ve gördüğünüz kuleyi oluşturan kitaplardan da soğuttu beni, o kadarını söyleyebilirim.


Ya da birden kapımda beliren bu kitap beni diğerlerinden soğutmuş olabilir :


Der-saadet gönderecek diye almamıştım ben ama o da göndermeyince artık iyice umudu kesmiş, burda ona gönderme yapmıştım. Hemen sonra geldi zaten.
Herkes okusun en son ben okuyayım diye bu kadar geç gönderdiğini yazmış içindeki mektupta :)))

Ben artık kitap almayacağım maalesef, buna kendim de inanmakta zorlansam da, önümüzdeki kış için başka planlarım var.
Kısacası mecburum :/
Ama siz gönderebilirsiniz yani, insanlık ölmedi ya :D

Aslında yazlık kitaplar listesi hazırlamaktı niyetim,
ama bu post çok uzadı artık başka yazıya ;)