31 Mart 2016 Perşembe

2016'nin Şahane Olduğu Kadar Çılgın Saç Modası

BA-YI-LI-YO-RUM!
Saçların doğal renginde boyanmasına bile sıklıkla karşı çıkan, herkesin moda diye sarıya boyamasına ise şiddetle karşı çıkan, hiç doğalı gibi güzel olabilir mi, diyen ben, bu saçlara bayılıyorum!

Renkli saçlar malumunuz moda, pembe mavi mor..
Masal kahramanı gibi görünmek mümkün bu saçlarla.
Ya da işte oyunca bebek gibi.
Aklıma çocukken sahip olduğum mavi saçlı bebeğim geliyor, özledim mi ne?
Boyalı saç kullanırken dikkat edilmesi gereken bir şey var ki o da makyaj. 
Doğru makyajla her renk herkese gidebilir. O yüzden sanatçılar zift gibi kara saçlardan sarıya geçse bile abes durmuyor. Ama ona heves edip saçlarının rengi açan Şuküfe Abla öyle mi? O bir anda çingene olup çıkıyor, değil mi?
Yani demek istiyorum ki, doğru makyajı yaparsanız bu saçlar da harika durur harika!!
İyice kafaya koymuştum, böyle bir şey yaptırmayı. Ancak doğru makyajı bırak ben yanlışını bile bilmiyorum, yapmıyorum, Hayaller/hayatlar olur mu ben yaptırsam, diye düşünüyorum.
Her kuaförün bu kadar başarılı olmayacağı konusunda da eminim yani.

Nitekim önce otobüste gördüğüm renkli saç bir kız, Sonra da aşağıdaki görsel, beni daldığım hülyalarda uyandırdı.

O kadar insan içinde Bülent Ersoy'un bu renkli saç modasını kullanması alkışlanası doğrusu. Beni kendime getirdiği için ayrıca teşekkür edilesi:)

Görselleri instagramda önüme çıkıp beni mest edenler arasından seçtim ❤ (B.Ersoy hariç o google görseller)

30 Mart 2016 Çarşamba

Eflatun Kurdele

Birbirinden güzel kapaklı kitapların yayınevi Arkadya Kitaptan çıkan Eflatun Kurdele isimli bir romana yer vereceğim bu hafta kitap yorumunda.

Kitap okuma hızım iyice düştü. Önümüzdeki haftalarda kitap yorumu giremezsem şaşırmayın.

Eflatun Kurdeleye dönersek, sevdiğim yayınevi, sevdiğim kapaklar...
Güzel de bir hikayeye benziyor, öyleyse ben nasıl kayıtsız kalayım?

Adrienne mutsuz evliliğini sonlandırmış boşanmadan aldığı parayı hayalini kurduğu Victoria dönemine ait bir ev alıp, tadilata sokarak değerlendirmiştir.
Aldığı evde eski mektuplar bulan Adrienne, bu mektuplardaki aşka hayran kalır ve mektupları yazan kişiyi bulmaya çalışır.
Mektupların sahibinin yanı sıra geçmişte kalan gizli bir aşkı da gün yüzüne çıkaracak olan Adrienne, acaba kendi için de aşkı bulabilecek midir?

Kitabın başlarında çok sevdim, elimden bırakmak istemedim. 
Sonlarına doğru biraz tekrar düşer gibi oldu, o kısımlarda biraz sıkıldım. Oralar olmasaydı yani biraz daha kısa olsaydı kitap harika olurdu bence. 
Yine de zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.

Kitabın yazarı Heather Burch paranormal içeren genç yetişkin kitaplar da yazıyormuş, ama bu kitap öyle bir kitap değil, düzeyli romantizmden fazlası yok ;)



29 Mart 2016 Salı

Okuoku Kitap Alışverişi

Yine zamanında yazamadığım bir yazı.
Hatta zamanında düzenleyemediğim bir video.

Ben bu alışverişi yaptığımda CNR kitap fuarı vardı.
Ben yine fuara gidememiştim.
Aslında özellikle gitmiyorum fuarlara.
Birincisi bana çok uzak. Bu dar vaktimde bir de o kadar vakit kaybedeceğim yollarda falan.
İkinicisi de online satışlarda, fuarlardan çok daha uyguna kitap alabiliyor olmam.
Ama tabii fuara gidip o havayı solumak, yayınevi görevlileriyle muhabbet etmek, hafta sonu kalabalığı göze alırsan bir de sevdiğin yazardan imza almak gibisi yok, o ayrı.

Fuara gitmesem de o sıra herkesin fuar alışverişleri beni çıldırtıyor ben de bir yerlerde sepeti dolduruyorum. Belki fuar zamanı olmasa okuoku'nun muhteşem indirimine karşı koyabilirdim.
Kitap okumayı ve almayı ne kadar sevsem de irademle övünen bir insanım. Evde 100 adet kadar okunmayı bekleyen kitabım varken kendimi kitap almanın mantıklı olmadığına ikna edebiliyorum. Bu sefer almanın çok mantıklı olduğu yönünde kendimi ikna ettim :)



Videomda aldığım kitapları görebilirsiniz.
İlk okuoku.com alışverişim ve çok memnun kaldım. Son anda kaçırdığım indirim fırsatını tekrar vererek gönlümde büyük bir yer kazandılar.

Bende olduğu için almadığım çok harika kitaplar da var kampanyada. Hala devam ediyorsa bir bakın derim.
Mesela Novella Dinamik'in Kül ve Şeftali Kokan Bir Yaz hatta Şeftali Kokan Sırlar kitapları da 10 TL idi. İnanır mısınız bunlar fuarda bile 15 TL'ye satıldı! Şeftali Kokan Bir Aşk ise kampanyada yoktu, bende de tek eksik oydu, onu alırdım olsaydı.

Neyse bu kadar gevezelik yeter.
Sizleri Youtube Kanalıma davet ediyorum, girin dolaşın, abone olun, yorum yapın, istek bırakın...
Olmaz mı?

27 Mart 2016 Pazar

David Beckham! Nasıl Bir Adam?

Bu Beckham'lar nedir ya hu?!
Nasıl aile bunlar? 
Şahane değiller mi sizce de?

Victoria Beckham'ın son instagram paylaşımına kayıtsız kalamadım.
Sizlerle paylaşmak istedim.

Kızının oyuncak bebeği için elbise diken bir baba ^.^



Ben bu ekran görüntüsünü aldığımda yedi binin üzerinde yorum yapılmıştı. Ve hala yapılıyordu.
Ben de yorum yapmak istedim.
Ama orada kimsenin okumayacağı bir yorum bırakmaktansa, burada yaparım, üzerine bir de muhabbet ederiz, dedim.

Haksız mıyım?

25 Mart 2016 Cuma

Kakaolu Elmalı Hatta Tarçınlı Pancake

Daha önce, pancake benden sorulur, demiştim.
Şimdi onu tescil edercesine bir tarif vereceğim size, ki başka bir yerde bulabileceğiniz bir şey değil.
Çünkü uydurdum.
Çünkü pancake kraliçesi olmak bunu gerektirir.


Ama tam ölçülü falan bir tarif yazamıyacağım buraya.
Bunu neden yapıyorum bilmiyorum.
Bazen aklıma bir tarif geliyor bakıyorum tarif defterimde yok. Ben bunu blogda yazmıştım, diyorum.
Blogdan açıyorum bakıyorum, yazmışım evet.
Ama ne yazmak; ya şunu şunu şöyle bir şey yapın, sonra oluyor, mukabilinde.
Tabii ben onları yazarken zihnimde tarif, bir daha unutmayacağıma eminim ama unutuyorum işte.
Neyse sizin kadar ben de çekiyorum bu tarif vermememden.

Ama bu sefer durum farklı.
Çünkü bir gün muffin yapmıştım.
Kakaolu, içine elma rendesi koymuştum. Bu meyve rendeleri {havuç gibi, elma gibi} kekin yumuşak ve nemli olmasını sağlıyor. Ve tarçın koymuştum.
Muffin kalıbına döktüğümde kek hamuru biraz arttı.
Keklerin üstüne koyamazdım taşardı. Ben de dedim ki, Pancake yaparım!
PanCake zaten tavada kek değil mi?
Evet öyle.
Çıkış yeri burası.
İnanın muffinlerimden çok daha güzel oldular. Bayıldım ben ^.^
Tavsiye ederim yani, kalan kek hamurlarınızla deneyin.
Başlangıçta az olsun fark etmez, beğenirseniz daha çok yaparsınız sonrakine.

24 Mart 2016 Perşembe

Eyfel Kulesi Belçika Bayrağı Renklerinde! Ne Kadar da Şirin!

Terör saldırılarından daha çok terör saldırılarına alışmaktan korkar oldum.
Birazcık uzaklaşıyorsun, günlük hayatına dalıyorsun ve işte bir patlama.

Kimileri evden çıkmamaya devam etsin akan bir hayat var ve bazılarımız sokağa çıkmak zorunda, çalışmak zorunda, metro ve diğer kalabalık ortamlara girmek zorunda.
Ben de sokağa çıkmak zorunda olduğumdan sosyal medya ile iletişimimi en aza indirdim. Zira deli oluyorum, evden çıkmayın nasıl dersiniz çıkmak zorunda olan birine.
Avmde çalışan birine nasıl, gitme alışveriş merkezlerine, diye.

Belçika patlamasını öğrendiğimde dışardaydım. -Taksim patlamasında da, hatta Ankara Kızılay patlamasında da. -
Çok üzüldüm cidden. Dalga dalga yayılıyordu terör, elimizden kınamaktan başka bir şey gelmiyordu. Türkiye değil dünyanın her yerinde olabiliyormuş demek, dedim, ama tabii bunu derken Belçika'daki saldırıların sorumlusu olarak Türk Hükmetinin gösterileceğini asla tahmin edemezdim.

Bunu da gördük, şükür. Hatta daha neler gördük de, isteyen istediği gibi anlamakta özgür. Kısa geçeyim konuma döneyim.

Belçika'daki patlama ve sonrasında Eiffel Kulesinin Belçika bayrağı renklerine bürünmesi...
Ne kadar güzel, ne kadar ince bir davranış. 

Ama bir dakika ya, öncesinde bizde de patlama olmamış mıydı? 

Senelerdir terörde yitirdiğimiz canlar yüzünden oldukça hassasız bu konuda ve dünyanın neresinde olursa olsun üzülüyoruz, destek oluyoruz kendimizce, barışın yanında olmaya çalışıyoruz bence. Sevinenlerden bahsediyorlar yine tweetlerde, ama ben nedense sevinenlerden ziyade sevinenlere küfreden bir güruh görüyorum. 
Hava alanı ya bombalanan yer; sen, ben, hepimizin yolunun düşebileceği bir yer, dolayısıyla sevinenlere inanmıyorum. 
Bu patlamaları umursamayan birileri ya da topluluk varsa o da bizde gerçekleştiğinde Avrupa! 
Bizim canımız can değil mi? İnsanımız insan değil mi? 

Önce Belçika patlaması olsaydı sonra Türkiye olsaydı, onlar da bıktı herhalde, deyip buna belki de bu kadar takılmazdım ama bizde sessiz kalıp sonra bunu yapmaları.. bu kadar da insanın gözüne sokarak ayrımcılık yapılmaz. 
Modern zamanların Haçlı Seferleri de böyle olsa gerek. Bu sefer daha şanslılar, bizimkilerden de çok destekçisi var Haçlıların.

Ev Dekorasyonunda Yeni Çözüm Ortağınız Evmanya.Com

Her ne kadar çok şikâyet etsek de, tüketim çağı olan çağımızda bizim de bazı tüketim alışkanlıklarımız değiştirmemiz gerekiyor. Çünkü aslında bir ülkenin ekonomisi bu şekilde sağlıklı çalışıyor. Eğer biz satın almazsak, üreticiler satamıyor, stoklar erimiyor, üretim duruyor ve ekonomi durağanlaşmaya başlıyor. Birkaç yıl önce geçirilen global ekonomik krizde, televizyonlarda bile gösterilen reklamları hatırlayın;
“kazanıyorum, satın alıyorum”.
Eskiden okullarda bile öğretilen tasarruflu olma kavramı, artık yerini hızlı tüketime bırakıyor.

Hızlı tüketim alışkanlığının günümüzde bu kadar yaygınlaşmasındaki en büyük etken, aslında satın alınan malların fiyat çeşitliliğinin olması olarak gösterilebilir. Piyasada her bütçeye uygun, her kalitede ürünü artık bulmak mümkün olabiliyor. Dolayısıyla eskiden olduğu gibi büyük paralar ödenip alınan malların yıllarca kullanılması da gerekmiyor. Çok daha ucuza alınabilen ürünler, kısa sürede tüketiliyor ve yerine yenileri alınıyor. Böylece ekonomi devamlı canlı kalıyor.

Ev dekorasyonu deyince akla ilk gelen site olan, Türkiye’nin en büyük ev dekorasyon sitesi Evmanya, size küçük bütçelerle evinizi baştan aşağı yenileme ve değişim fırsatı sunuyor. Girişimci Aslı Gökdere tarafından, ev aksesuar ve mobilyalarında ve tasarım ve inceliği ön plana çıkartırken, aynı zamanda her bütçeye uygun fiyatlı ürünler sunabilmek için kurulmuş olan Evmanya, 2012 yılından beri çoğunluk hisselerini satın alan Doğan Online bünyesinde faaliyet gösteriyor.

Evmanya.com, internet adresi üzerinden müşterilerine ulaşıyor. Sitede mobilyadan mutfak gereçlerine, aksesuarlardan halılara, aydınlatmadan banyo dekorasyonuna, ev tekstilinden duvar kâğıtlarına, beyaz eşyalardan bahçe mobilyalarına kadar bir ev için gerekli olan tüm eşyalar siteye özel fiyatlarla ve indirimlerle satışa sunuluyor. Yüzlerce markanın binlerce ürünü bulunan sitede bazı ürünler sadece Evmanya için üretiliyor ve dışarıda satışı bulunmuyor.

Sitede tüm ürünlerin hem fotoğrafları hem de özellikleri ve ölçüleri detaylı olarak yer alıyor. Ancak yine de teslim aldığınızda ürün beklediğiniz gibi çıkmazsa 14 gün içinde iade şansınız bulunuyor. Ayrıca gardırop, banyo dolapları, kütüphaneler kapınıza kadar demonte olarak geliyor, eğer isterseniz talimatlara uyarak siz kuruyorsunuz, isterseniz siteden montaj desteği alarak, ürünlerinizi kullanıma hazır hale getiriyorsunuz.