hayallerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayallerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2019 Pazar

Kara Yoluyla Avrupa Turu


Hiç bakmayın bana öyle. Kara yoluyla gittim ne var?! 
Evet hiç bana göre değil uçakla gittiğim yolculuklarda bile perişan oluyorum. Ülke sınırları içinde bir yere gidilecekse de uçağı tercih ediyorum ama ne yapayım, siz söyleyin? 
Önüme böyle bir Fırsat çıktı atladım. İkinci kez düşünmedim bile. 
Tam bir çılgınlık. Şimdi size onu anlatacağım; kara yoluyla böyle bir tur yapılır mı yapılmaz mı?

Ben yolculuklarda uyuyamıyorum bunu bir kere daha anladım. ilk gece herkes missler gibi uyurken ben uyuyamadığım gibi sinirlendim, Sümeyyecim de benim ben her dönüşümde (koltukta yer bulmaya çalışırken) uyandı. 
(Sonra Selimiye'ye geldik ama vakit sabah namazı sıraları. Ah o kadar mutlu oldum, gevşedim ve iyi ki dedim ki.. sonra tekrar yola çıktık ve ben gene uyuyamadım ama neyse)  
Sonraki günlerde -ki Havva’ya herkes uyuyor ama ben uyuyamıyorum dediğimde birkaç güne sen de uyursun demişti- ben de uyumaya başladım. Tabii güzel boyun bacak ağrısı eşliğinde. Ama uyudum mu uyudum ;) 

Bizim tur düzenleyen ekipten asla memnun kalmadım. Üzülerek söylüyorum rahat, acemi, bilgisiz kişilerdi. Venedik, Paris, Prag ve Viyana’da orada yaşayan Türk rehberlerle gezildi. Viyana’daki en kötüsü Venedik’teki en iyisiydi.  Bununla beraber tura katılanlar öğretmenler ve öğretmen aileleri idi. Turun en güzel yanı turdaki seviyeli insanlardı. Tabii ki uzun yol, uzun günler. Kişilerin bazı tuhaflıklarını görüyorsunuz 😀 
Namaz molaları verebilmek; molalarda birlikte abdest yeri aramak, Avrupa’nın göbeğinde uygun bir yere seccadeyi serip namaz kılmak ve gruptakilerin birbirine destek olması paha biçilemezdi.

Cuma gece İstanbul Başakşehir’den çıktık yola. ( Bu arada hayatımda ilk defa Başakşehir’e de gittiğimi o yolun da bitmek bilmediğini söylemek isterim :) ) 
Yola çıkışımızdan 13 gün sonra Perşembe günü tekrar İstanbul’daydık. Pardon Başakşehir’de 😄😄sonra ben metro metro metro marmaray metro ile Altunizade’ye döndüm.
(İçses; home sweet home kurban olayım sana İstanbul 💓💓)

Yorucu muydu? Yolda geçen uzun zaman dilimleri çok yordu. Ayaklar şişiyor,asla rahat etmiyorsunuz. Ve Bulgaristan'dan başlayıp Slovenya’ya girene kadar gümrükte yaşadıklarımız çok sıkıcı ve sinir bozucuydu. Ama zaman bir şekilde geçiyor. Bir hayali gerçekleştiriyorsanız buna da çok takılmıyorsunuz. 

Sıradaki yazım, birinci gün: Bulgaristan, olsun.
Öyle devam edeyim.
Hem burada yazdıklarımı açmış olurum hem kısa kısa gittiğimiz şehirlerden bahsederim. 
Kısa kısa çünkü kısa kaldık.
O zamaaaannn..
Arkası yarın ;)

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Uzun Metraj Hayaller

Hemen geçtiğimiz günlerde bir hayalimden bahsetmiştim.
Bu o hayalimin devamı.
Çok görmezsiniz umarım.

Genelde insanlara istediğim şeylerden bahsedince; abarttın, sen de çok oluyorsun, mukabilinde cevaplarla karşılaşıyorum.
Size ne?! diyorum. Sizden mi istiyorum? Ben Allah'tan istiyorum, şüphesiz onun hazinesinin yanında benim istediklerim ne ki?!
Siz de tavsiyem bu yönde.

Kütüphane hayalimi biliyorsunuz. Bu o hayalin ikinci ve final bölümü..

İşte o kütüphanede zevkle ders çalışıp kitap okuyacak, 'anne neden mevsimler değişiyor?' diye soracak, benim kem küm edip aptalca verdiğim cevaplarım kesmeyince kendileri araştırmaya koyulacak, 'o kitabı önce ben okuyacağım, hayır ben' diye kavga edecek, sebze meyve yemeyi çok seven çocuklarım olsun istiyorum.
Kullandığım görsel bunun  özeti.
Sebze meyve ne alaka derseniz, isteyince tam istemek lazım, çok zeki, okumayı çok seven çocuklar olur ama yemek seçer beni çileden çıkarırsa ne olacak?
Değil mi ama ;)

Ay teyzeleri evlatlarım çok tatlı, haksız mıyımmmm? :))

16 Mart 2015 Pazartesi

Bi' Sallanan Sandalyem Olmasın Mı?

Bir sallanan sandalyem olsa...
Verandaya mı koysam, yatak odama mı?
Yoksa şömine kenarına mı?
Tatlı bir uyku bastırsa kitap okurken..
İçim geçse o sandalyede sallanırken.
Kalk yerine yat, deseler^.^
Yok uyumuyorum gözlerimi dinlendiriyorum, diye yalan söylesem.
Limonata getirseler sonra.
İçim ferahlasa içerken.
Sallanmaya devam etsem
Dizlerime battaniye örtseler...
Ama yok işte, yok, sallanan sandalyem yok.
Gerçi verandam da yok şöminem de..
Ama her şey bir sandalyeyle başlayamaz mı?
Başlayabilir!..

8 Mayıs 2014 Perşembe

Hayallerden Hayal Beğen

Bir hayalim var benim.
Şey, yani bir çok hayalim var aslında. Ama bugün size birinden bahsedeceğim.

Bir ev hayali. Bahçe içinde eski bir evi yenileme hayali.

Etrafı sarı otlarla çevrili bakımsız bir bahçe içinde izbe bir ev düşünün.
Bir de evin önünde şalvarın üstüne yağmur botları geçirmiş, tüm heybetiyle dikilmiş beni düşünün.
Nasılsa bu bir hayal, hayalimde heybetli bir görüntüm olmayacaksa hayal kurmanın ne alemi var?
Bu arada aranızda şalvarımı çiçek desenli düşünen varsa lütfen yazımı okumayı burada kessin :)
Maskülen bir tarzım olduğunu az çok öğrenin artık rica ederim şalvar modernize edilmiş, tek renk, siyah. Ve yağmur botlarım Burberry değil, sarı, Mehmet Ağa'dan ödünç aldım.
Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Daha çok işim var.
Evi tadilattan geçirip verandamdaki sallanan sandelyemde kahvemi yudumlamadan evvel bahçemi bir düzene sokmalıyım.

Mesela büyütmek istediğim odanın duvarını balyozla ben kırayım.
Taş duvar yapmak istediğim bir duvarın taşlarını ben dizeyim istiyorum.
Evimde basamak olsun, mutfağı kocaman olsun, güneş alsın istiyorum.
Koltuklar pembe değil lacivert olsun istiyorum. Dekoru modaya uygun değil tarzıma uygun olsun istiyorum.
Duvardan duvara kitaplığım olsun, yinede kitaplarım sığmasın istiyorum.

Bir köşede daktilom olsun, mesela.
Kapı sinekliği gıcırdasın, gelip geçerken uğramaya çekinmesin insanlar, dolapta her zaman taze ev yapımı limonatam olsun.

Bahçeyle uğraşmaktan tırnaklarım toprak dolsun, yüzüm güneşten çillensin mesela.
Yok yok, koruyucu sürdüğüm ve geniş çevreli şapka kullandığım için yüzüm çillenmesin, gerçi bahçe eldiveni kullanıp tırnaklarıma toprak girmesini de engelleyebilirim ama bu konularda zaman geçtikçe deneyim sahibi olurum herhalde.

Şimdi müsadenizle ağırlık çalışmalıyım. Bir evin duvarlarını yıkmak sandığınız kadar kolay değil.
Başka bir hayalde görüşmek üzere.