go kyung-pyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
go kyung-pyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2017 Pazartesi

Chicago Typewriter

Dokuzuncu sınıflarda reenkarnasyon konusunu görünce bir öğrencim bana, "chicago typewriter" yazılı bir not kağıdı verdi.
Reenkarnasyonla alakalı çok sevdiği bir diziymiş.
Benim de kore dizisi izlediğimi biliyor.
Sahi ben bu dokuzuncu sınıflara hangi ara kore dizilerini izlediğimi söyledim?

Bu diziyi duymuştum. Vaktim olursa bir gün izlemek istiyordum. Ama öğrencim böyle deyince iyice merak ettim.
Tamamen(!), bakalım bizim gençler ne izliyor?, düşüncesiyle başladım.

1930'lu yıllarda bağımsızlıkları için savaşan 3 arkadaşın günümüzde yollarının tekrar kesişmesinin anlatıldığı bu dizi, sonunda da saçmalamayarak adeta bir ilke imza atıyor.
Komedi ve romantizm de var dizide ama en güzeli, dostluk temasıydı ki yanında diğer konuların hepsi sönük kalıyordu.

Kill me heal me dizisinin senaristi yazmış bu diziyi. Gayet başarılı.


Normalde "ben bu Korelileri karıştırıyorum" dedi mi biri sinir oluyorum ama bunların kılık değiştirmiş hallerini tanıyamıyorum ben de. Han Se Joo 'nun 1930'lu yıllardaki hali günümüz halinden çok daha yakışıklı olmakla beraber, bana "ikisi farklı kişiler" deseniz, gayet rahat yerdim 😂


Pörtlek gözlü  Im Soo Jung ise  "I'm Sorry, I Love You" dizisinden hatırlayanlar olacaktır. Bu konuda da kötüyüm ama ben bile hatırladım.😊


Go Kyung Pyo ise Jealousy Incarnate -ki benim en en en sevdiğim dizilerden- hatırlanabilir.
Burada da çok şeker bir roldeydi.

İzlenecek güzel kore dizisi arayanlar varsa, bu kadarı size yetmiştir bence.
İyi seyirler 😊

7 Aralık 2016 Çarşamba

Jealousy Incarnate


Ta ta ta taammmmmm!!
Yaşasın dedirten, ay bi' bölüm daha mı izlesem diye sorduran, güldüren duygulandıran, özlediğim tarzda bir dizi: Jealousy Incarnate!

Başrollerinde, çok sevgili pek sevgili Gong Hye-Jin oynayan bu dizimiz kore dizilerini neden sevdiğimizin bir kanıtı adeta.
Gong Hyo-Jin ile aramızı Master's Sun isimli diziyle düzeltmiştik hatırlarsanız. Ona gelene kadar başka dizilerini de izlemiş ama sinir olmaktan vazgeçmemiştim.
Gong Hyo-Jin'e dizide, Jo Jung-Suk ve Go Kyung-Pyo eşlik ediyor. Ama ne eşlik!!


Konuyu yazıyordum sildim, çok gereksiz olacak. Ne gerek var güzel diyorsam nesi güzel ondan bahsetmeliyim. Konuyu zaten her yerde bulursunuz.😊
Bir kere çok komik, ilk bölümler kahkahalarla güldürüyordu.
Sonra tabii arada dibine kadar romantizim ve duygusallık vardı, işinden çıkılmaz durumlar vardı.
Yan karakterler çok eğlenceli, çok sağlamdı. Ben genelde yan karakterlerin hikayelerinde acayip sıkılırım, çoğunu gereksiz bulurum ama bu dizide sevmediğim bir yön bulamadım. Üstelik dizi 24 bölüm!
Dizi Pyo Na-Ri umutsuzca 3 yıl boyunca Lee Hwa-Shin'i sevmiş, Lee Hwa shin ise tabii kaba saba biri olmakla beraber asla yüz vermemiştir sözleşmeli hava durumu spikeri olan tatlı mı tatlı Pyo Na-Ri'ye.
Dizide bir de ikinci harika erkek olmalı değil mi? O da Go Kyung-Pyo'nun canlandırdığı mükemmel ötesi Go Jung-Won. Ama nasıl harika, nasıl muhteşem.
İlk bölümler dedim ki, bunu seçsin Allah'ım n'olur, bir kere de benim dediğimi yapsınlar harika adamı seçsinler. Bu kaba saba ayıyı seçmesin lütfen lütfen lütfen...
Derken çıkmaya başladılar. Ama bu arada birinci adam da perişan deli gibi seviyor artık kızı. Ay nasıl kahredici bir şey, ölüyorum izlerken.
İkisi de harika.
İnsan resmen ben olsam kimi seçerdim diye düşünüyor yine de işin içinde çıkamıyor.
O duyguyu çok güzel yaşattılar.
He bu arada birinci adamla ikinci adam çok samimi iki dost.
Kız arkadaşların arasını bozmaktan da korkuyor, siz de bozulsun istemiyorsunuz falan.
Olaylar olaylar..
Meme kanserine ise hiç aklınıza gelmeyecek bir yönden dikkat çekiyorlardı.
Beğendim.
Tekrar izleyeceğim az kore dizisi vardır, bu da onlardan biri.
Neredeyse her bölümden sonra bloga yorum yazmak istedim.

Ve müzikleri.. Bu da bir ilk benim için,müzikleri hiç dikkatimi çekmez aslında.

Çok güzeldi...