Hepsinden nefret ettim :)
Ama en nefret ettiğim kurs ise biçki dikiş oldu.
Dikiş biliyorsunuz diye insanların ricaları bitmez.
Sevmediğimi anlatamıyorum insanlara.
Kendi kumaşlarımı terziye verirken size neden birşeyler dikeyim acaba?
:)
Parayla dik derler birde.
Bu işi profesyonel yapanlar var, onlara parayla diktirebilirsiniz mesela ;)
Neyse ki kalp kıra kıra dikiş dikmeyi sevmediğimi, dikiş dikmeyi biliyor olmam herkese bir şeyler dikebileceğim anlamına gelmeyeceğini herkesin idrak etmesini sağladım.

Bu ağabeyimin, benim çok sevdiğim gömleği.
yine iğrenç bir çekimle karşınızdayım, utanmıyorum da he!
Gömlek sapasağlam, ama sol kolu nedendir bilinmez yıpranmış.
Annem atacaktı bunu "ben ondan elbise yapacağım" dedim attırmadım.
Bir sene dolapta bekledikten sonra ne elbisesi ya, diyerek atacaktım ki, kollarını kısaltmak geldi aklıma.
Aslında elbiseden önce bunun gelmesi gerekmez miydi?
:)

İşte böyle kısalttım, temiz dikiş oldu, keşke iç kısmını da çekseydim.
Ama teşekkür eden oldu mu?
Yooo...
Bugün İstanbul'un havası tam benlik, gelde çıkma dışarı :)