bab-ı esrar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bab-ı esrar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2009 Pazar

Aşk



Nihayet ben de Elif Şafak'ın "Aşk"nı okudum.
Güzel akıcı bir kitaptı.
Yalnız çok övgü alan diğer her şey gibi bu da beklediğim gibi olmadı. Sanırım beklenti arttığı için, haliyle karşılanmıyor.
Gerçi bunun böyle olacağını biliyordum.

Elif Şafak aklımda nedense sıkıcı biri olarak kalmış. Köşe yazılarının sonunu getirebilmişliğim yoktu. Sonra okuyacak bir şeyler olsun diyerek "Siyah Süt"e başladım ve anlatımına, kendini yerden yere vuruşuna bayıldım. 'Siyah Süt' Elif Şafak'a olan ön yargımı kırdı, geçti. En sevdiğim kitaplar listesinde üst sıralara çıktı.
Anne olan, olmayan herkes okusada kadınların neler yaşadığını anlayabilseler.

Derken meşhur "Aşk"...
Sahilde 5 kadından 3ünün elinde olan bu kitabı ben, ancak okuyabildim. Ama keşke diyorum iyice etkisi geçip, popülerliği söndükten sonra okusaydım. Belki daha fazla severdim.

Değinmek istediğim bi kaç şey var:
Mesela kitapta 40 kuraldan bahsediyor. Okuyan ve okumayı düşünen herkes bilmeli ki; bu Elif Şafak'ın oluşturduğu kurallardır, Şems-i Tebrizi'nin değil.

Hem sonra Mevlana ve Şems-i Tebrizi'nin roman kahramanı olması beni huzursuz etti. Okurken bu düşünceden uzaklaşamadım.
"Bab-ı Esrar"ı da aynı duygularla okumuştum ama neden bilmiyorum 'Aşk' ta daha fazla huzursuz oldum.
Halbuki kitabın bana öğrettiği birşey varsa, o da kimseyi yargılacak olan ben değilim; ne Elif Şafak'ı, ne Ahmet Ümit'i.
İkisinde de benzer hatalar var ancak ben ikisine de hatalı diyemem. Zira haklarında hüküm vermek bana düşmez!

---

Sufilik yok herhalde, bende!
Hoş göremiyorum, nedense?