amerikan filmlerini özlemişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amerikan filmlerini özlemişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2016 Perşembe

The Gravity

Bu filmi beğenmeyeceğime öyle emindim ki..
O yüzden şimdiye kadar izlemedim.
Ama George Clooney'i özlemiştim ve ne kadar kötü olabilir ki, dedim ve öyle izleyiverdim.
Bilim kurgu, uzayda falan geçiyor, eser miktarda George Clooney var amaa.. yani gayet güzel bir film.

Bu filmin dedikoduları ilk çıktığı zamanı hatırlıyorum ben.
Sandra Bullock ile George Clooney bir filmde oynacaktı. Aman Allah'ım bende bir bayram havası.
Romantik Komedilerin aranılan simasıydı Sandra. Ben bir o kadar romantik komedilerin aranılan izleyicisiydim, ne olursa izlerdim, klişe mlişe dinlemez hepsini aşkla seyrederdim.
Ama gel gör ki bu ikisi bir araya geldi ve çeke çeke bilim kurgu çekti.
Yıkılmıştım.
Belki depresyon bile diyebiliriz buna. ya da travma.
Tamam travma güzel travma kalsın.
Yaşadığım travmadan anca kurtulup izledim.

Film uzayda geçiyor dedim. Konusuna da kısaca değineyim, zaten bu sefer istesem de uzun değinemem :)
Uzaydaki görevlerinde beklenmedik bir sıkıntıyla karşılaşan ekipten hayatta kalanların yaşam mücadelisi anlatılıyor. 91 dk. ve bir an bile sıkılmadım.
Yalnız uyarı kapalı alan fobisi olanlar, nefes darlığı çekenler izlerken sıkıntı hissedebilir.

25 Ekim 2015 Pazar

Remember Me

Aslında eski bir film sayılmaz ama yeni bir film de sayılmaz.
Canımın drama izlemek istemesiyle aklıma gelen bu film oldu.

Etkileyici bir açılışı var filmin.
Küçük bir kız çocuğu metroda annesinin ölümüne tanık oluyor. Sonra film 10 yıl sonradan devam ediyor.
Bu kısımda da esas oğlanla tanışıyoruz. Ağabeyinin intihar ederek ölümünün yıl dönümünde. Ailevi sorunları ve sigara ve alkol problemi var. Twilight serisininden tanıdığımız Robert Pattinson oynuyor.
O küçük kız da büyüdü tabii, onu da güzeller güzeli, Emili De Ravin canlandırıyor. Kendisini benim gibi önce Lost, daha sonra da Once Upon A Time dizisinden tanıyorsunuzdur.

Film aslında durağan ilerliyor. Sıkılmadan izledim ama sonlarına doğru, pek bir olayı yokmuş hani, diye düşündüm.
Ay düşünmez olaydım!
Sonra Bum!
Hiç beklemiyordum. Kahrolduğum, ağlamaktan geberdiğim bir son ile karşılaştım.
Amerikalılar bu işi biliyor.

Sonu için söylemek istediğim bir şey daha var ki, hani kitapların yerini tutmaz deriz ya, hani hep eksik gelir.
Bir sahne ancak bu kadar etkileyici anlatılabilirdi.
İlk defa bir sahnede edebiyatın eksik kalacağını aynı etkiyi vermeyeceğini düşündüm.

Siz izlemiş miydiniz?

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Öteki Kadın Derken?!

Amerikan filmlerini özlemiş, pek de güzel bir şeyler izleyemediğim bir dönemde izledim bu filmi.
İlaç gibi geldi desem yeridir.
Ne zamandır böyle hoş, güldüren, düşündüren orijinal bir hikaye izlememiştim.

Spoiler vermek gibi olmasın ama Cameron Diaz yaşlanmış. Zaten bilinen şeyin spoileri olmaz değil mi? 
:)

Gerçi Cameron Diaz yaşlanmış olabilir ama hala benden genç!

Kendisi öteki kadın olduğundan bihaber olan öteki kadın rolünde. 
Bunu bilmeseydiniz iyiydi ama bu bilgiyi vermeden filmin konusuna değinemezdim kusura bakmazsınız artık.
Yapacağı sürpriz elinde patlayacak şekilde sevgilisinin evli olduğunu öğrenecek.. karısı da haliyle sevgilisini..

Güzel hoşça vakit geçireceğiniz, büyük ihtimal pek seveceğiniz bir film.
Listeye ekleyin bakalım ;)