29 Kasım 2017 Çarşamba

Emanet

Fatma Erdek.
Yeni roman.
Of.. Kayıtsız kalamazdım.



Şimdi bana söyleyin videoyu izlediğiniz/dinlediğiniz zaman sesimdeki gülümseme anlaşılıyor mu?
Bir kere, okurken yer yer duygulandığım hatta ne oluyor bana diye gözlerimin yaşarması bir yana, burada mutlu mutlu bu kitabı yorumladığım video başka tarafa.
Kitapta bir aile dramı konu edinilmiş. Beni yer yer çok etkiledi.
Ama videoyu editlerken yavrum bu ne neşe dedim kendime.
Ne neşesi biliyor musunuz?
Fatma Erdek'in yeni kitabının neşesi. Yeni kitabını okuma neşesi ve bu kitabı beğenme neşesi.
Alın okuyun ya, anlatmıyorum işte başka bir şey.

Kapağı hakkında konuşmak istiyorum ama videoda değinmemişim.
Kapağın dokusu mükemmel.
Ciltli değil ama kadife gibi. Bu arada Ephesus'un bundan kelli hep ciltli kitap çıkarma kararı aldıklarını sanıyordum. Neyse vazgeçtilerse demek.
O gözler olmasa daha güzel olurmuş diye düşünüyorum.
Fatma Erdek'in kitaplarına gitmiyor sanki bu kapak ki Ephesus kapak konusunda ya nokta atışı yapıyor ya da ıskalıyor.
Benim sevdiğim kapaklar, Kara Kış Beyaz Düş, Melekler Zamanı, Erken Rüya Zamanlar. Hem de bu sıralamayla.
Diğerleri.. daha güzel olabilirdi.
Bunu da içimde kalmasın, söyleyeyim. Fatma Erdek'e torpil yapıyorsun demeyin bak eleştirecek bir şey olsa eleştiririm 😀

27 Kasım 2017 Pazartesi

Fantastic Beautiful


Ay bu filmi ben izleyeli bayağı uzun zaman oluyor.
Ya nasıl desem..
Çok dinlendirici, çok hoş, çok benlik bir filmdi.

Son bahar da bitti ama, vaktinizin olduğu bir gün huzur içinde kalacağınız bir film izlemek istediğinizde açın izleyin derim.
Hele bitkileri, yazmayı, dostluğu ve hatta yalnızlığı seviyor ve/veya önemsiyorsanız..

24 Kasım 2017 Cuma

Öldüm Çık

Gün geçmiyor ki bir fenomen kitap çıkarmasın.
Perizekalıyım ismi twitter hesabı sahibini belki aranızda tanıyanlar vardır.
Ben tanımıyordum.
Kitap hakkında da cidden güzel yorumlar duymuştum. E hediye de gelince hemen okudum.
Videoda görüşlerimi izleyebilirsiniz.



Fazla olmuş ağır konuşmuşsun diyenler olabilir. Gerçekten elimden geldiğince kibar olmaya çalıştım.
bir bu kadar daha söyleyeceklerim vardı oysa.

19 Kasım 2017 Pazar

Serena Williams'ın 3.5 Milyon Dolar Değerindeki Gelinliği

Her şey bir tarafa Serena çok kilo almış.
En son söylenecek şeyi en başta söyledim. Öncelikle bir taraf bırakacağımız her şeyden bahsedelim.

Mesela davetlilerden cep telefonlarını getirmemeleri istenmiş.
Ne yalan söyleyeyim böyle bir gücüm olsa, ben de isterdim.

Düğün maliyetinin 1 milyon dolar olduğu açıklandı ki buna gelinlik tabii ki dahil değil.

Davetlilerden cep telefonu getirmeme isteme nedenleri tabii ki fotoğrafların paylaşılmaması için. Bunun nedeni de fotoğraf haklarının Vogue'un satın almış olması.

Düğündeki birçok ünlü isimden sadece bazıları: Beyonce, Kim Kardeshian, Eva Longoria, Ciara..
Ne yani bunlar şimdi gerçekten storylerinde bir şey paylaşmadı mı?

Sadede gel sadede gel demiyorsunuz biliyorum çünkü zaten hepiniz önce fotoğraflara baktı, yazıyı ise seçkin kişiler okuyor 😎
Ne diyorduk gelinlik..
Ama önce Gelin.

Serena Williams, ünlü tenisçi, birçok şampiyonluğu bulunuyor. Kilosuna bakıp,ne biçim sporcu demeden önce şunu belirtmekte yarar var: Böyle kilolu olmasının nedeni düğünden sadece 3 ay önce bebeğini dünyaya getirmiş olması.

Yine de madem bebek doğmuş, bekleyip nisanda falan yapsaydınız düğünü. Zira Serena'nın göğüsleri dizlerine inmiş, fotoğraflardan taşıp gözümün içine giriyor adeta. Oysa nisana kadar toplardın be Serena.
Kızım bilmiyorsanız bir bilene (bana) sorun. Yüz kere dedim.

Serena Williams'ın gelinliği Alexander McQueen, damat Alexis Ohanian'ın damatlığı ise Armani.
Aslında gelinlik harika!
Sadece Serena'ya yakışmamış. Nisan ayında yapsaydı yakışırdı ama. Neyse.

Serena bu gelinliğe 3.5 milyon dolar verdi diye düğün ve düğün sonrası partide de giydiğini düşünmediniz umarım.
İşte diğer seçimleri.


after party:

Bu arada, "paranın gözünü seveyim, bu adam yoksa bunu alır mıydı?", diye düşünenleriniz varsa, düşünmesin, adam da az zengin değil yani.

Evet, sıra size geldi. Ne düşünüyorsunuz dökülün 😉

17 Kasım 2017 Cuma

Aliexpres Alışverişim

Nihayet ben de aliexpres alışveriş yazısı yazabiliyorum.
Yurt dışından nasıl alışveriş yapmaya cesaret ediyorlar, diye düşünüyordum hep.
Çok yazı okudum.
Yapanlara sordum.
En sonunda baktım abim bile aliexpresten bir şeyler almış, bana da kalem al, dedim.
😂😂
Almadı tabii.
Sonra ipek şal gördüm.
Bi' denemeli dedim.
Bu şalı bana al, diye link attım.
Tamam, dedi.
NEEEEY, tamam mı?!!!
Bi' de bunu al, dedim
Ok, dedi.
İkinci onay mı?!!😯
Şansımı zorladım, bi' de şunu al, dedim.
Baktım bir şeyler yazıyor. "Bu son, valla son", dedim. Baktım yazmayı kesti.
Birkaç gün "sonra aldın mı?" dedim. Unuttum, dedi.
😏
Bu kadar kolay olamayacağını tahmin etmeliyim.
Sonraki gün tekrar sordum, şimdi alıyorum, dedi.
Ve yaklaşık iki hafta sonra ilk kargo geldi, birkaç gün sonra diğeri, ondan birkaç gün sonra da diğeri gelerek alışverişim tamamlandı.
Bakalım ne almışım. Hep beraber izliyoruz.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Kırmızı Şemsiyeli Kız

Size de oluyor mu söyleyin lütfen. Okumak, okumak ve okumak istiyorum.
Okuduğum şeyleri unutmayayım, yeni şeyler öğreneyim istiyorum.

Bu yazarın ilk kitabını okumamışım mesela. Aranızda muhakkak okuyanlar çıkacaktır; Kadife Çiçekleri Düşerken..
Yazar Susan Meissener, belli ki benim sevdiğim tarzda yazıyormuş ancak benim haberim bile yokmuş.

Bu kitap 2. dünya harbinde birbirinden ayrı düşen Londralı iki kardeşin  hikayesi.
Günümüzde açılan bir hikaye. Tarih öğrencisi Kendra'nın ikinci dünya savaşını yaşamış biriyle röportaj yapması gerekmektedir. Isabel 93. yaş gününde Kendra'yı ağırlar ve ona hayat hikayesini anlatır.
Savaş arka planda kalıyor desek doğrudur. Savaşın tek etkisi iki kardeşin ayrı düşmesi de diyebiliriz.
Savaş devam ederken ancak henüz İngiltere bombalanmamışken, Emmy ve ailesini tanıyoruz. Emmy'nin kız kardeşine annelik yapmasını, annesindeki eksiklikleri okuyor, babası hakkındaki gerçekleri merak ediyoruz. Çok fazla bilgi vermiş gibi olmazsam Charlotte gibi bir koruyucu aileye verilmesindeki şansı nasıl teptiğini ve bunun sonuçlarını öğrenip üzülüyoruz.
Daha neler neler..
Başarılı bir kitap.
Sadece bu iki zamanlı hikayelerde ben şeyi seviyorum.. iki hikaye olmasını. Hani günümüzde açılıp geçmişe gitmesi değil de.. bir bölüm günümüz hikayesinde bir bölüm geçmiş hikayede geçip sonunda birleşmesini seviyorum.
Bunu en güzel yapan da tabii.. Sarah Jio diyeceğim sanıyorsunuz ama Kimberley Freeman.
Sarah Jio'nun yeri de başka tabii. O da başka yönlerden iyi.

Neyse fazla uzattım, farkındayım. Güle güle okuyunuz.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Demet Şener'in İmtihanı

Geçen gün Demet Şener'n bir açıklamasına denk geldim.
Okuyunca şaştım kaldım.
İçim söylemek istediklerimle dolup taştı. Twitterda yazsam.. hala 140 karakter yazabiliyorum ben. Story'de paylaşsam.. Özelde bir sürü dedikoduya sürüklenecektik. Ya dedim benim bir blogum var. Orada içimi dökeyim.

Şimdi hanım efendi demiş ki:

”Evliliğimde 2012'den beri bir yalanın içinde yaşamışım. İlişkisi o dönem başlamış. İbrahim keşke oyuncu olsaydı, Oscar'ı ona verirlerdi." ❗️”İhanetten hiç şüphelenmedim. Ben yaparım, ama İbrahim yapmaz diyordum. Her dakika yanımdaydı, bana aşkla bakıyordu. Ne zaman gözümle gördüm, inandım. Kadın bana fotoğraf ve belgeleri şoförüyle gönderdi. ❗️”Gördüklerimden sonra 3 gün tuvalette kustum. Ruhum almadı. Kadın bana mesajlar da attı, hiçbirine cevap vermedim." ❗️”Bu ihaneti ben yapsaydım İbrahim beni Taksim'in ortasında sallandırırdı!"

Allah Allah.. İbrahim mi?!
Hiç İbrahim aldatır mı ya?!

Aranızda İbrahim Kutluay'ın Demet Akalın'ı Demet Şener'le aldattığını hatırlamayacak kadar genç olanlar var mı?
Ya bu kadın, Demet Akalın gelinlik provasına giderken, İbrahim Kutluay'la nikah masasına oturacakken İbrahim Kutluay'la bilerek ve isteyerek beraberdi.
Nikaha beş kala İbrahim terk etti Akalın'ı hemen sonra el ele Şener'le görüntülendi.
Yani tutup da İbrahim yapmaz nasıl diyor, hiç mi yuva yıkanın yuvası olmaz diye bir şey duymamış, kafayı mı yemiş ben çözemedim.
İbrahim yapmazmış!
Ne salağa yatıyon bacım?!
Sen de öteki kadın oldun halden anlaman lazım ne kusuyorsun, başkası yapınca mı mide bulandırıcı geldi?

Ben acayip Demet Akalıncıyımdır bilirsiniz daha önce de onun hakkında yazdım, hatta sevmeme çok şaşıranlar olmuştu. Ama Demet de bir hatadır etmiştir, ona da çok yüklenmemiştim.
Ama bu dediklerini okuyunca hiç utanmıyor mu, kendi ettiği hiç aklına gelmiyor mu, diye şaştım kaldım.
Acaba hiç düşündü mü, yaw Demet de böyle kustu mu bu ihanetin ardından diye..
Gerçi kendisinin içinin çok rahat olduğunun da altını çizelim, onlar evli değilmiş bu evliymiş onlarınki aldatmak sayılmazmış.. yaw he he..
Edvina'ya soralım madem öyle, onun da kendince bahaneleri vardır bence. Sizin için, onlarınki zaten bitmiş bir evlilikti derse ne diyeceksin?

Valla bu kadınlar öyle salak ki, insan en kızması gereken kişiye, adamlara yüklenemiyor bile..